MevzuatYürürlükte
TAHSİLAT İÇ GENELGESİ SERİ NO: 2000/3
Yapay Zeka Destekli
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Tür nullYürürlükte
Tertip
icGenelge
Tam metin (yapılandırılmış)
TAHSİLAT İÇ GENELGESİ SERİ NO: 2000/3 Tarih: None Kanun: 6183 - AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN T.C MALİYE BAKANLIĞI Gelirler Genel Müdürlüğü SAYI : B.07.0.GEL.0.36/3676-257 **** KONU : TAHSİLAT İÇ GENELGESİ SERİ NO : 2000/3**.................. VALİLİĞİ** **(Defterdarlık:******Gelir Müdürlüğüne) Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesi uyarınca bankaların tahsil ettikleri paraları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na geç aktarmalarından dolayı banka tüzel kişiliğine uygulanması gereken gecikme zammı ve sorumlulardan tahsili gereken % 10 cezaya ilişkin doğabilecek ihtilaflarla ilgili davaların görüm ve çözüm yerinin vergi mahkemeleri mi idare mahkemeleri mi olduğu hususunda tereddüte düşüldüğü ve açılan davalarda yetkili mercii konusunda iddialarda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 41 inci maddesiyle bankalarca tahsil edilen paraların Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına aktarılma süresi tahsil edildikleri tarihten itibaren 7 gün olarak belirlenmiş, Maliye Bakanlığının bu süreyi aşmamak üzere bankalar itibariyle farklı süreler tayin etmeye yetkili olduğu, Bankaların tahsil ettikleri paraları süresinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına aktarmamaları halinde söz konusu amme alacağının, tahsilatı yapan bu kuruluşlardan gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle tahsil edileceği, tahsilatı yapan banka şube müdürlerinin de tahsil edilen paraların belirlenen sürelerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına aktarılmasından sorumlu olduğu ve bu görevi süresinde yerine getirmeyen sorumlulardan aktarılmayan amme alacağının % 10'u nispetinde ayrıca ceza tahsil olunacağı öngörülmüş bulunmaktadır. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin (a) bendinde ise genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaların, (b) bendinde de (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaların vergi mahkemeleri tarafından çözümleneceği hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, 2576 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (b) bendi uyarınca çözümü vergi mahkemelerinin görevine giren davalar, borçlusunun niteliği ve sıfatı ne olursa olsun, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan davalardır. Diğer bir ifadeyle vergi mahkemelerinin görevlerinin belirlenmesinde amme borçlusunun niteliği ve sıfatı önem taşımamakta, kamu alacağının; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlerden olması gerekmektedir. 6183 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan 41 inci maddesinde öngörülen gecikme zammı ve % 10 nispetindeki ceza; genel bütçeye, il özel idaresi, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler arasında değildir. Zira, banka tarafından tahsil edilen verginin tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsil aşamaları vergi mükellefinin bankaya parayı yatırmasıyla sona ermektedir. Banka şubesi ise bu verginin ne mükellefi ne de sorumlusudur. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yüküm niteliğinde olmayan amme alacakları ile ilgili olarak ortaya çıkan ihtilaflar hakkında müstakar hale gelen Danıştay kararlarında " 2576 sayılı kanunun 6 ncı maddesinde vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin 6183 sayılı Kanun uygulamasından kaynaklanan davaların vergi mahkemelerinde görüleceği hükme bağlandığından; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin olmayan konularda 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümü, idare mahkemelerinin görevine girmektedir." şeklinde hüküm tesis edilmektedir. Nitekim, Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca verilen 11/12/1994 tarih ve E.No: 1993/75, K. No: 1994/109 sayılı karar da bu yöndedir. Bu itibarla, bundan böyle 6183 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin uygulanmasından kaynaklanan ihtilaflarda, davaların vergi mahkemeleri nezdinde açılması ya da vergi mahkemelerince bu davalara ilişkin karar verilmiş olması durumlarında, açılan davaların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddi ve bu davaların idare mahkemeleri nezdinde açılması gerektiği yönünde savunma yapılması gerekmektedir. Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim. Bakan a. ---
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
tahsigenelgesiseri2000
Kaynak: T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi
Güncelleme: 19.02.2026 01:45:52