MevzuatYürürlükte
KURUMLAR VERGİSİ İÇ GENELGESİ SERİ NO 2002/1
Yapay Zeka Destekli
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Tür undefinedYürürlükte
Tertip
icGenelge
Tam metin (yapılandırılmış)
KURUMLAR VERGİSİ İÇ GENELGESİ SERİ NO 2002/1 Tarih: None Kanun: 5422 - KURUMLAR VERGİSİ KANUNU T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelirler Genel Müdürlüğü SAYI : B.07.0.GEL.0.49/4938-140-058026 KONU: KURUMLAR VERGİSİ İÇ GENELGESİ SERİ NO:2002/1 ..................VALİLİĞİNE (Defterda****rlık:Gelir Müdürlüğü) Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 94' üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin b-ii alt bendi hükmü uyarınca, yatırım indiriminin belli bir kazanç tutarının vergi dışı kalmasını gerektiren vergi istisnası niteliğinde olması nedeniyle vergi tevkifatına tabi tutulması gerektiği yolundaki Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca verilen 01.12.2000 tarihli ve E:2000/196, K:2000/409 sayılı karar ve aynı doğrultudaki Danıştay Üçüncü Dairesinin 01.05.2002 tarihli ve E:2002/208, K:2002/1783 sayılı kanun yararına bozma kararı ile 193 sayılı Kanunun 94' üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendi hükmü uyarınca Bakanlar Kurulunca alınan 99/13230 sayılı kararda yer alan "yatırım indirimi dahil" ibaresinin Danıştay Dördüncü Dairesinin 03.05.2000 tarihli ve E:1999/5648, K:2000/1914 sayılı kararıyla iptal edildiğinden yatırım indiriminden tevkifat yapılmayacağı yolundaki Danıştay Dördüncü Dairesinin 27.02.2001 tarihli ve E:2001/219, K:2001/558 sayılı kararı arasında oluşan aykırılığın içtihatların birleştirilmesi suretiyle giderilmesinin istenmesi sonucunda Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, 19.07.2002 tarihli ve E:2002/3, K:2002/3 sayılı kararı ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 94'üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendi hükmüne göre "yatırım indirimi"nin vergi tevkifatına tabi olmadığı hakkında karar almış ve bu karar, 13.12.2002 tarihli ve 24962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı üzerine ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermek ve uygulama birliğini sağlamak amacıyla, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür. 1- Mükelleflerce ihtirazi kayıtla verilen muhtasar beyannameler üzerinden 1999 yılı kazançlarına uygulanan yatırım indirimi tutarına ilişkin olarak193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 94'üncü maddesininbirinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendine göre tahakkuk ettirilen gelir vergisi tevkifatı ve fon payının terkini, ödenmiş ise ret ve iadesi istemiyle açılan ve halen devam eden davalar ile ilgili olarak yapılması gereken işlemler ; Danıştay Kanununun 39'uncu maddesinde, dava dairelerinin veya idare ve vergi dava daireleri genel kurullarının kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık görüldüğü veyahut birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi gerekli görüldüğü takdirde, İçtihatları Birleştirme Kurulunun içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkında karar vereceği, aynı Kanunun 40/4 maddesinde de; bu kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idarenin uymak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır. Buna göre, mükelleflerce 1999 yılı kazançlarına uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 94'üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendi uyarınca tahakkuk ettirilen gelir vergisi tevkifatı ve fon payının kaldırılması istemiyle açılan ve halen devam eden davalar üzerinde Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19.07.2002 tarih ve E:2002/3, K:2002/3 sayılı kararı bağlayıcılık arz edeceğinden, yargı mercilerince bu davalar sonucunda anılan İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı çerçevesinde hüküm tesis edilerek söz konusu tevkifat ve fon payının terkinine, ödenmiş olması halinde ret ve iadesine karar verileceği tabiidir. Bu nedenle, mükellefler tarafından 1999 yılı kazançlarına uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi tevkifatı ve fon payına karşı açılan ve halen devam eden davalara ilişkin olarak, yargı mercilerince Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19.07 2002 tarihli ve E:2002/3, K:20022/3 sayılı kararı çerçevesinde verilecek kararlar aleyhine temyiz veya itiraz yoluna başvurulmaması uygun görülmüştür. 2- 1999 yılı kazançlarına uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen söz konusu gelir vergisi tevkifatı ve fon payı ile ilgili olarak mükelleflerce açılan davalar sonucunda mükellefler aleyhine verilen ve kesinleşen mahkeme kararları ile dava açmamış mükellefler hakkında yapılması gereken işlemler; Bilindiği üzere içtihadı birleştirme kararlarının geriye yürümezliği hukukun temel ilkelerinden biridir. Bu ilke uyarınca, içtihadı birleştirme kararları, yargılama süreci bitmemiş uyuşmazlıklar ile henüz işlem tesis edilmemiş idari olaylar üzerinde etkili olabilmektedir. Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 10.06.1993 tarihli ve E:1992/1, K:1993/2 sayılı kararında; "... İçtihadı birleştirme kararlarının öteki yargı kararlarından ayrılan bir özelliği, bu kararların mevcut bir uyuşmazlığı, belli yargısal yöntemlerle çözümleyen kararlardan olmamasıdır. Bir başka anlatımla, bu kararlar iptal ve tam yargı kararları gibi herhangi bir idari işlem ya da eyleme yönelik değildir ve doğrudan doğruya uyuşmazlık konusu olan bu işlem ve eylemlere uygulanamaz. İçtihadın birleştirilmesine ilişkin kararlar genel, objektif nitelikteki düzenleyici bir kuralın anlam ve kapsamının belirlenmesine, onun yorumlanmasına ilişkin olup konusunu teşkil eden hukuk kuralı yürürlükte kaldığı sürece geçerliliğini korur ve Danıştay Kanununun 40/4 maddesi uyarınca bu kararlara Danıştay Daire ve Kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır. Bu zorunluluk, idarece, sebep unsuru içtihadı birleştirme kararının verilmesinden önce oluşmuş olsa dahi henüz tesis edilmemiş idari işlemlerle, yargı yerleri için yargılama süreci bitmemiş uyuşmazlıklarla sınırlıdır. Daha açık anlatımla idare içtihadı birleştirme kararının ilgili olduğu hukuk kuralını uygulayacağı her durumda karar doğrultusunda işlem yapmak zorundadır. Yargı organları da görmekte oldukları davaların her evresinde keza içtihadı birleştirme kararına uygun olarak uyuşmazlığı çözümleyeceklerdir. Ancak idare, içtihadı birleştirme kararından önce bu karara aykırı olarak tesis ettiği bir idari işlemi geri alarak düzeltmesi için zorlanamayacağı gibi, yine yargı yerlerince bu kararlara aykırı olarak verilmiş ve kesinleşmiş olan kararlar hakkında, sonradan verilmiş içtihadı birleştirme kararına dayanılarak yargılamanın yenilenmesi istenemez. Bu husus senelerden beri idari ve adli yargının verdiği çok sayıda kararla doğrulanmış ve içtihadı birleştirme kararlarının geriye yürümezliği hukukun temel ilkelerinden biri olarak kabul edilmiş bulunmaktadır..." ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19.07.2002 tarihli ve E:2002/3,K:2002/3 sayılı Kararı geriye yürümeyeceğinden, 1999 yılı kazançlarına uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 94' üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendi uyarınca tahakkuk ettirilen gelir vergisi tevkifatı ve fon payı ile ilgili olarak mükelleflerce açılan davalar sonucunda verilen ve kesinleşen yargı kararlarına göre işlem yapılması, dava açmamış mükelleflerden de söz konusu vergi ve fon payının ilgili mevzuat uyarınca takip ve tahsili gerekir. 3- Mükelleflerce 19.07.2002 tarih ve E:2002/3,K:2002/3 sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı gerekçe gösterilerekVergi Usul Kanununun 116ve müteakip maddelerine istinaden yapılacak düzeltme başvuruları ile ilgili olarak yapılması gereken işlemler; Vergi Usul Kanununun 116'ncı maddesinde vergi hatası, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlandıktan sonra 117'nci ve 118'inci maddelerinde sırası ile hesap hataları ve vergilendirme hatalarına yer verilmiş 122'nci maddesinde ise mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Bilindiği üzere, vergi dairesi işlemlerinde "açık" bir vergilendirme veya hesap hatası bulunmadığı ve uyuşmazlığın hukuki bir nitelik taşıdığı durumlarda, mükelleflerce yapılan düzeltme taleplerinin düzeltme merciince reddi gerekmektedir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 10.06.1993 tarih ve E:1992/1; K:1993/2 sayılı kararında konuyla ilgili olarak "...Sadece, aykırı görüşler ve kararlarla dolu yargılama evresi göz önünde tutulduğunda, 01.01.1986 tarihinden önceki dönemler için gecikme faizi istenmesi ve alınması işleminde, Vergi Usul Kanununun 118' inci maddesinin 2' nci ve 3'üncü fıkralarında yer alan "açık**** olarak" deyimine uygun şekilde bir hata, yani "vergi hatası" bulunmadığı görülmektedir. Vergilendirme işlemlerinde her zaman bazı hatalar yapılabilir. Fakat her hata Vergi Usul Kanununun 117' nci ve 118' inci maddelerinde sayılan hatalar kapsamında değildir. Bu kapsamda olmayan hatalar ise, "düzeltme ve şikayet yoluyla" düzeltilemez. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 01.01.1986 tarihinden önceki dönemler için gecikme faizi uygulanamayacağına ilişkin kararı, daha önce uygulanmış olan gecikme faizlerinin "vergi hatası" kapsamında görülmesine haklı bir neden sayılamaz. İçtihadı birleştirme kararlarının öteki yargı kararlarından ayrılan bir özelliği, bu kararların mevcut bir uyuşmazlığı, belli yargısal yöntemlerle çözümleyen kararlardan olmamasıdır. Bir başka anlatımla, bu kararlar iptal ve tam yargı kararları gibi herhangi bir idari işlem ya da eyleme yönelik değildir ve doğrudan doğruya uyuşmazlık konusu olan bu işlem ve eylemlere uygulanamaz... Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 03.07.1989 günlü K: 1989/3sayılı kararına aykırı olarak 01.01.1986 tarihinden önceki dönemler için bu karar verilmeden, vergi dairelerince uygulanmış ve yükümlülerce ödenmiş olan "gecikme faizi" olayda Vergi Usul Kanununun 118'nci maddesi kapsamında bir "vergi hatası" bulunduğu gerekçesiyle "düzeltme ve şikayet" yoluyla geri verilemez ..." denilmiştir. Buna göre, mükelleflerce 1999 yılı kazançlarına uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi tevkifatı ve fon payının 19.07.2002 tarihli ve E:2002/3, K:2002/3 sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı gerekçe gösterilerek Vergi Usul Kanununun düzeltme hükümlerine göre düzeltilmesi talebinde bulunulması halinde bu talepler, sadece aykırı görüşler ve kararlarla dolu yargılama aşaması dikkate alındığında dahi olayda Vergi Usul Kanununun 118'nci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkralarında yer alan "açık olarak" deyimine uygun bir hata, yani "vergi hatası" bulunmadığından reddedilecektir. Başka bir ifade ile beyannamelerini ihtirazi kayıtla vermeyen veya ihtirazi kayıtla vermekle birlikte süresinde dava açmayan ya da açmış oldukları davalar aleyhlerine kesinleşen mükellefler adına tahakkuk etmiş gelir vergisi tevkifatı ve fon payının terkini, ödenmiş olması halinde ret ve iadesi mümkün değildir. Diğer taraftan, mükelleflerin idarenin bu ret kararlarını dava konusu yapmaları halinde, bu davalara ilişkin savunmaların Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunca verilen 10.06.1993 tarihli ve E:1992/1, K:1993/2 sayılı kararda yer alan hususlar da dikkate alınarak yapılması gerekir. 4- Mükelleflerce 19.07.2002 tarihli ve E:2002/3, K:2002/3 sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı gerekçe gösterilerek yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulması durumunda yapılması gereken işlemler; Bilindiği üzere, idari yargıda yargılamanın yenilenmesi, İdari Yargılama Usulü Kanununun 53'üncü maddesinde tahdiden sayılmış sebeplere dayanılarak, esas hükmün kaldırılmasını ve davanın yeniden tetkikini sağlayan olağanüstü bir yasa yoludur. Anılan maddede yer alan sebepler tahdidi olarak sayıldığından, bunun kıyas yolu ile genişletilmesinin ve dolayısı ile maddede yer almayan bir sebeple yargılamanın yenilenmesinin mümkün olmaması gerekir. Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 10.06.1993 tarihli ve E:1992/1, K:1993/2 sayılı kararında, "... yargı yerlerince bu kararlara aykırı olarak verilmiş ve kesinleşmiş olan kararlar hakkında, sonradan verilmiş içtihadı birleştirme kararına dayanılarak yargılamanın yenilenmesi istenemez. Bu husus senelerden beri idari ve adli yargının verdiği çok sayıda kararla doğrulanmış ve içtihadı birleştirme kararlarının geriye yürümezliği hukukun temel ilkelerinden biri olarak kabul edilmiş bulunmaktadır..." ifadelerine; 20.06.1970 tarihli ve E:1969/1, K: 1970/27 sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında da, "...Kesin hükümle uyuşmazlık halledilmiş ve ortadan kalkmış olacağından kesin hükme bağlanmış bir uyuşmazlığın yeniden dava konusu yapılması mümkün değildir. İçtihatları birleştirme kararları kesin hüküm halini almış bulunan kararlara konu teşkil eden olaylara tesir icra edemeyip bu kararlara ancak verildikleri tarihten sonra karara bağlanacak davalarda uyulması zorunludur..." ifadelerine yer verilmiştir. Buna göre, kesinleşmiş kararlar hakkında mükelleflerce, 19.07.2002 tarih ve E:2002/3, K:2002/3 sayılı İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı**** gerekçe gösterilerek yargılamanın yenilenmesi başvurusunda bulunulması üzerine yargı merciince gönderilecek davacı dilekçesine karşı yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alınarak cevap verilecek, yargı merciince mükellefler tarafından yapılan bu başvurunun kabul edilmesi ve görülen dava sonucunda idare aleyhine karar çıkması durumunda da süresi içerisinde gerekli kanun yollarına gidilecektir. 5- 1998 ve önceki yıllar ile 2000 ve izleyen yıllarda uygulanan yatırım indiriminin gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması ve bu yıllar için açılacak davalar ile ilgili olarak gerekli kanun yollarına başvurulması ; Bilindiği üzere, 30 Kasım 2000 günlü ve mükerrer 24246 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4605 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendi değiştirilmiş ve bu bende "yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar dahil olmak üzere" ibaresi eklenmek suretiyle bu konudaki tereddütlere son verilmiştir. Bu nedenle, 2000 ve müteakip yıl kazançlarına uygulanan yatırım indiriminin "kurumlar vergisinden istisna kazanç ve iratlar" kapsamında Gelir Vergisi Kanununun 94' üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b- ii) alt bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekir. 19.07.2002 tarihli ve E:2002/3, K:2002/3 sayılı**** İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı, sadece 1999 yılı kazançlarına uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 94' üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendi hükmüne göre gelir vergisi tevkifatına tabi tutulmamasına ilişkin olup, 1998 ve önceki yıllar ile 2000 ve müteakip yıl kazançları üzerinden indirim konusu yapılan yatırım indirimine ilişkin tevkifatları ilgilendirmemektedir. Bu nedenle 1998 ve önceki yıllar ile 2000 ve müteakip yıl kazançlarına uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi tevkifatı ve fon payına ilişkin olarak mükelleflerce açılan davalara devam edilmesi,aleyhe karar çıkması durumunda da bu kararlara karşı gerekli kanun yollarına gidilmesi gerekir. 6- Yatırım indirimi uygulanan 1999 yılı kazançlarının ortaklara dağıtılmış olması halinde yapılması gereken işlemler; Bilindiği üzere, Gelir Vergisi Kanununun 94' üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-i) alt bendinde; kurumlar vergisinden istisna kazançlara isabet eden kısım düşüldükten sonra, 75' inci maddenin ikinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından (kârın sermayeye ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz) (kurumlar ile gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve muaf olanlara ödenenler dahil) gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 4369 sayılı Kanunla değişik 94' üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendi hükmüne göre "yatırım indirimi"nin vergi tevkifatına tabi olmadığı yolunda haklarında karar verilen mükelleflerce 1999 yılı kurum kazancının yatırım indirimine isabet eden kısmının ortaklara dağıtılmış olması halinde, dağıtılan bu kazançlar üzerinden aynı maddenin 6 numaralı bendinin (b-i) alt bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılacağı tabiidir. Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim. Bakan a. ---
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
kurumlarvergigenelgesiseri2002
Kaynak: T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi
Güncelleme: 19.02.2026 01:44:05