Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 334)
Resmi Gazete Tarihi: 5 Mayıs 2004 · Mevzuat No: 22653
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 334)
Bakanlığımıza intikal eden olaylardan, Vergi Usul Kanunu ile ilgili bazı konularda oluşan tereddütleri gidermek ve uygulama birliği sağlamak amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
I. HAVA YOLU TAŞIMACILIĞINDA KULLANILAN YOLCU BİLETLERİ
**(Mülga:RG-25/12/2015-29573)(1) **
II. ŞEHİRLER ARASI YOLCU TAŞIMA İŞİYLE UĞRAŞANLARIN DÜZENLEYECEKLERİ YOLCU LİSTELERİ
173 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin1 (C) bölümünün 5 inci maddesinde, şehirler arası yolcu taşıma işiyle uğraşan otobüs işletmecilerinin, kendi otobüsleri ile yaptıkları veya otobüs acenteleri (komisyoncuları) aracılığıyla bağımsız otobüs sahiplerine yaptırdıkları yolcu taşıttırma hizmeti karşılığında düzenlenecek yolcu listelerinin nasıl ve kimler tarafından düzenlenmesi gerekliği hususları örnekleri ile açıklanmıştır.
Ancak, Bakanlığımıza intikal eden bazı olaylardan, aynı şehir içinde birden fazla terminal veya yazıhaneden çıkış olması durumunda yolcu listesinin nasıl düzenleneceği hususunda tereddütler oluştuğu anlaşılmıştır.
Aynı şehir içinde birden fazla terminalden veya yazıhaneden yolcu alınmasının söz konusu olduğu durumlarda, taşıtın ilk hareket merkezinden çıktığı noktada taşıtta bulunan yolcular için yolcu taşıma bileti düzenlenmiş olması şartıyla yolcuların alındığı en son hareket noktası çıkışına kadar yolcu listesi düzenlenmemesi, en son çıkıştan itibaren otobüste bulunan tüm yolcuları gösteren yolcu listesi düzenlenmesi gerekmekledir.
III. KUR FARKLARI
163 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği2 ile yatırımların finansmanında kullanılan kredilere ilişkin faiz giderleri ile yurt dışından döviz kredisi ile sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının, aktifleştirme tarihine kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanların ise seçimlik hak olarak doğrudan gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmek sureliyle amortismana tabi tutulması gerektiği açıklanmış bulunmaktadır.
Lehe oluşan kur farklarının da aktifleştirme işleminin gerçekleştiği dönemin sonuna kadar oluşan kısmının maliyetle ilişkilendirilmesi) aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanların ise kambiyo geliri olarak değerlendirilmesi veya maliyetten düşülmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerekecektir. Ayrıca, daha sonraki dönemlerde, seçimlik olarak hangi hak kullanılmışsa o yönteme göre işlem yapılmasına devam edilecektir.
İV. FİNANSAL KİRALAMA
Vergi Usul Kanununa 4842 sayılı Kanunla3 eklenen ve finansal kiralama işlemlerinde değerleme hükümlerini düzenleyen mükerrer 290, inci maddeye ilişkin açıklamalara 319 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer verilmiştir.
319 sıra numaralı Genel Tebliğin (I) Tanımlar bölümünün 5 numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan parantez içi büküm bu Tebliğin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
V. KATMA DEĞER VERGİSİ İÇİN ŞÜPHELİ ALACAK KARŞILIĞI
AYRILMASI
Bakanlığımıza yansıyan olaylardan, kredili mal veya hizmet satışları üzerinden hesaplanan katına değer vergisinin tahsilinin şüpheli hale geldiği durumda karşılık ayrılıp ayrılamayacağı hususunda tereddüde düşüldüğü görülmüştür.
Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde bir alacağın şüpheli alacak olarak değerlendirilmesinde aranılan şartlar gösterilmiştir.
Katma değer vergisi, ekonomik faaliyetlerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan ve işletmenin alışları sırasında ödediği, işletme alacaklarının bir unsurunu teşkil eden ve doğrudan doğruya mal (veya hizmet) tesliminden (veya ifasından) kaynaklanan bir alacaktır.
Bu itibarla, katma değer vergisinden kaynaklanan alacak için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi; yukarıdaki madde hükmünde yer alan şartların mevcut olması, alacağın ilgili dönemin kayıtlarına girmesi ve katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmesi halinde mümkün olacaktır.
VI. 2004 YILI İLK GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİNDE UYGULANACAK YENİDEN DEĞERLEME ORANI
Geçici vergi uygulamasına ilişkin olarak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde yer alan geçici vergi dönemleri Uç ay, beyan süresi de üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın onuncu günü akşamı olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, 5024 sayılı Kanunun geçici I inci maddesinde, dileyen mükelleflerin enflasyon düzeltmesi yapmayacakları belirtilmiştir. Bu. hükme göre, dileyen mükellefler 2004 yılı ilk geçici vergilendirme dönemine münhasır olarak eski hükümlere göre işlem yapabileceklerdir.
Bu nedenle, 2004 yılı ilk geçici vergi döneminde 5024 sayılı Kanundan önceki hükümlere göre işlem yapmak isteyen mükellefler için, üç aylık geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oram % 3,4 (yüzde üç virgül dört) olarak tespit edilmiş lir.
Tebliğ olunur.
_(1) _Bu değişiklik 1/7/2016 tarihinde yürürlüğe girer.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi
Güncelleme: 30.01.2026 23:42:47