GenelgeYürürlükte

FİNANSAL ARAÇLARA İLİŞKİN TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARDI (TFRS 9) HAKKINDA TEBLİĞ (SIRA NO: 211)

Resmi Gazete Tarihi: 20 Mart 2011 · Mevzuat No: 14818

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene
GenelgeYürürlükte
Mevzuat No
14818
Tertip
5
R.G. Tarihi
20 Mart 2011
Tam metin (yapılandırılmış)
Madde numaralarına tıklayarak doğrudan ilgili maddeye gidebilirsiniz.

uygun değeri 40 - Kâr veya zarar (devirdeki kazanç) - 90 Borç - 1.065 Nakit olarak tahsil edilen tutar _9.115_ - Toplam 10.155 10.155 Anılan işlemin ardından, ilgili varlığın defter değeri 2.040 TL’dir. Bu tutar elde kalan kısmın dağıtılan defter değeri olan 1.000 TL ve kredi zararlarına karşılık krediyle ilgili işletmenin elinde bulundurduğu risk tutarı olan 1.040 TL’nin (bu tutar işletme lehine oluşan 40 TL tutarındaki faiz farkını da içermektedir) toplamına eşittir. Müteakip dönemlerde, işletme, kredi değerliliğinde sağlanan artış karşılığında elde ettiği 65 TL tutarındaki bedeli zamanla orantılı bir şekilde etkin faiz yöntemiyle muhasebeleştirir ve varlığa ilişkin olarak oluşan herhangi bir kredi değer düşüklüğünü finansal tablolarına yansıtır. Kredi değer düşüklüğünün muhasebeleştirilmesine örnek olarak, gelecek yıl ilgili kredilere ilişkin olarak 300 TL tutarında bir kredi değer düşüklüğü zararı oluştuğunu farz edelim. İşletme muhasebeleştirdiği varlığı 600 TL (300 TL elde tutulan krediyle bağlantılı ve 300 TL de kredi zararlarıyla ilgili devredene sağladığı kredi değerliliğindeki artışla ilgili olarak), muhasebeleştirdiği borcu ise 300 TL tutarında azaltır. Anılan işlemin net sonucu, kar veya zarara ilgili kredinin değer düşüklüğüne ilişkin 300 TL tutarında zarar yansıtılmasıdır.


Finansal borçların finansal durum tablosu dışı bırakılması (bölüm 3.3)

B3.3.1 Bir finansal borç (veya bir bölümü) aşağıdakilerden herhangi birinin olması durumunda sona erer:

(a) Borçlunun, ilgili borcunu (veya bir bölümünü) nakit, diğer bir finansal varlık, mal veya hizmet olarak alacaklıya ödemesi;

(b) Borçlunun, borca (veya borcun bir bölümüne) ilişkin asli sorumluluktan hukuki süreç çerçevesinde veya alacaklının rızasıyla yasal olarak kurtulması (borçlunun teminat vermiş olması da bu duruma sebep olabilir).

B3.3.2 Borçlanma aracını ihraç edenin ilgili aracı geri satın alması durumunda, ihraç edenin bu aracın piyasa yapıcısı konumunda olması veya yakın dönemde anılan aracı yeniden satmayı planlaması halinde dahi borç sona ermiş olur.

B3.3.3 Tröst de dahil olmak üzere üçüncü bir şahsa yapılan ödeme (bazen ‘özünde kendiliğinden iptal’ olarak da adlandırılır) kanunen mümkün olmadıkça, tek başına, borçluyu alacaklıya ilişkin asli yükümlülüğünden kurtarmaz.

B3.3.4 Bir borçlunun üçüncü bir şahsa yükümlülüğünün üstlenilmesi için ödemede bulunması ve alacaklıya ilgili borca ilişkin yükümlülüğün üçüncü bir şahıs tarafından üstlenildiğini bildirmesi durumunda, borçlu, B3.3.1(b) Paragrafında yer alan koşul yerine gelmeden ilgili borç yükümlülüğünü finansal durum tablosu dışı bırakamaz. Borçlunun üçüncü bir şahsa yükümlülüğünü üstlenmesi için ödemede bulunup alacaklıdan yasal olarak bunun onayını alması durumunda, borçlu açısından borç sona ermiş sayılır. Ancak borçlu, sözü edilen üçüncü şahsa veya doğrudan ilk alacaklıya borca ilişkin ödemede bulunmayı kabul etmiş olması durumunda, üçüncü şahsa ilişkin yeni bir borç yükümlülüğü muhasebeleştirir.

B3.3.5 Mahkeme veya alacaklının kararıyla borcun yasal olarak sona ermesi sonucunda ilgili borç finansal durum tablosu dışı bırakılsa dahi, işletme, 3.2.1-3.2.23 Paragraflarında belirtilen finansal durum tablosu dışı bırakma koşullarının karşılanmaması durumunda devredilen finansal varlıklarla ilgili yeni bir borç muhasebeleştirebilir. Sözü edilen koşulların karşılanmaması durumunda, devredilen varlıklar finansal durum tablosu dışı bırakılmaz ve işletme devredilen varlıklara ilişkin yeni bir borç muhasebeleştirir.

B3.3.6 3.3.2 Paragrafı açısından, elde edilecek her türlü ücretin düşülmesinden sonra geriye kalan ödenecek ücret tutarı da dahil olmak üzere yeni koşullar çerçevesinde oluşacak nakit akışlarının orijinal etkin faiz oranı kullanılarak iskonto edilen bugünkü değerinin orijinal finansal borcun geriye kalan nakit akışlarının iskonto edilmiş bugünkü değerinden en az %10 farklı olması durumunda, koşulların önemli ölçüde farklılaştığı kabul edilir. Borç araçlarının takasının veya koşulların değişmesinin borcun sona ermesi olarak muhasebeleştirilmesi durumunda, oluşan maliyet ve ücretler, borcun sona ermesi dolayısıyla oluşan kazanç veya kaybın bir parçası olarak muhasebeleştirilir. Borç araçlarının takasının veya koşulların değişmesinin borcun sona ermesi olarak muhasebeleştirilmemesi durumunda, oluşan maliyet ve ücretler borcun defter değerini etkiler ve değişen borcun geri kalan ömrü boyunca itfa edilir.

B3.3.7 Bazı durumlarda, alacaklı, borçlunun ödemede bulunma konusundaki mevcut yükümlülüğünü kaldırır, ancak borçlu asli sorumluluğu üstlenen tarafın ödemeyi yapmaması durumunda ödemede bulunmaya yönelik bir teminat yükümlülüğü üstlenir. Bu durumda, borçlu:

(a) İlgili teminata ilişkin yükümlülüğünün gerçeğe uygun değeri üzerinden yeni bir finansal borç muhasebeleştirir ve

(b) (i) ödenen tutarlar ile (ii) orijinal finansal borcun gerçeğe uygun değeri eksi yeni finansal borcun gerçeğe uygun değeri arasındaki farka göre kazanç veya kayıp muhasebeleştirir.

Sınıflandırma (bölüm 4)

Finansal varlıkların sınıflandırılması (bölüm 4.1)

Finansal varlık yönetim modeli

B4.1.1 4.1.1(a) Paragrafı, finansal varlık yönetim modeli temel alınarak, söz konusu varlıkların sonraki dönemlerde itfa edilmiş maliyeti veya gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülen olarak sınıflandırılmasını gerektirmektedir. Finansal varlıkların bu koşulu sağlayıp sağlamadığı, kilit yönetici personel (“TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları” Standardında tanımlanan şekliyle) tarafından belirlenen yönetim modelinin amacı dikkate alınarak değerlendirilir.

B4.1.2 İşletmenin yönetim modeli, yönetimin bireysel bir finansal araca ilişkin niyetine bağlı değildir. Dolayısıyla sınıflandırmaya ilişkin söz konusu koşul finansal araç bazında değil, ilgili finansal araç grubunun geneli için geçerlidir. Ancak, bir işletmenin finansal araçların yönetimine ilişkin birden fazla yönetim modeli olabilir. Bu nedenle, sınıflandırmanın raporlayan işletme bazında belirlenmesine gerek yoktur. Örneğin, bir işletme hem sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmek amacıyla yönettiği bir yatırım portföyünü hem de gerçeğe uygun değer değişikliklerini nakde dönüştürmek için alım satım amacıyla yönettiği başka bir yatırım portföyünü elinde bulundurabilir.

B4.1.3 Yönetim modelinin amacı, finansal varlıkları sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etme niyetiyle elde tutmak olsa dahi bu araçların hepsinin vadeye kadar elde tutulması gerekmez. Dolayısıyla, finansal varlık satışlarının olduğu durumlarda dahi, yönetim modeli, finansal varlıkların sözleşmeye bağlı nakit akışlarının tahsili amacıyla elde tutulmasını amaçlayan bir model olabilir. Örneğin, bir finansal varlık aşağıdaki durumlarda satılabilir:

(a) Finansal varlık artık işletmenin yatırım politikasına uymamaktadır (örneğin, varlığın kredi derecesi işletmenin yatırım politikasınca öngörülen seviyenin altına düşmüştür),

(b) Sigortacı süre tahmininde (örneğin ödemelerin beklenen zamanlamasında) meydana gelen bir değişikliği yansıtmak amacıyla yatırım portföyünü düzeltmiştir veya

(c) Yatırım harcamaları için fona ihtiyaç vardır.

Ancak, bir portföy içerisinden yapılan satışların sayısı ender olarak yapılan satış niteliği arz etmiyor ise, bu satışların sözleşmeye bağlı nakit akışlarını elde etme amacı ile tutarlı olup olmadığının ve ne kadar tutarlı olduğunun değerlendirilmesi gerekir.

B4.1.4 Aşağıda yer alan tablolarda, yönetim modelinin amacının finansal varlıkları sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etme niyetiyle elde tutmak olabileceği durumlara ilişkin örnekler yer almaktadır. Bu örnekler listesi olası her türlü durumu kapsamamaktadır.

Örnek | Analiz

---|---

Örnek 1 İşletme yatırımlarını sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etme amacıyla elde tutmaktadır. Ancak belirli durumlarda bazı yatırımlarının satışını gerçekleştirmektedir. | İşletme, diğer bilgilerin yanı sıra, likidite açısından (yani işletmenin varlıkları satma ihtiyacının olduğu durumda gerçekleşecek olan nakit tutar) finansal varlıklarının gerçeğe uygun değerini göz önünde bulundursa dahi, işletmenin amacı finansal varlıkları elde tutmak ve sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmektir. Bazı yatırımların satılması bu amaçla çelişmemektedir.

Örnek 2 İşletmenin yönetim modeli, krediler gibi finansal varlık portföyleri satın almaktır. Bu portföyler kredi zararları olan finansal varlıklar içerebilir veya içermeyebilir. Söz konusu kredilere ilişkin ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda, işletme sözleşmeye bağlı nakit akışlarını çeşitli yollarla tahsil etmeye çalışmaktadır. Örneğin, borçlu ile posta, telefon veya diğer yöntemlerle irtibata geçmektedir. Bazı durumlarda, işletme portföydeki belirli finansal varlıklar üzerindeki faiz oranını değişken bir faiz oranından sabit bir faiz oranına dönüştürmek için faiz oranı swapı yapmaktadır. | İşletmenin yönetim modelinin amacı, finansal varlıkları elde tutmak ve sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmektir. İşletme, portföydeki finansal varlıkları satarak kâr elde etmek amacıyla portföy satın almamaktadır. Aynı analiz, işletmenin sözleşmeye bağlı nakit akışlarının tamamını tahsil etmeyi beklemediği durumda (örneğin, bazı finansal varlıkların kredi zararları oluşması durumunda) dahi geçerlidir. Bunun yanı sıra, işletmenin portföyün nakit akışlarında değişiklik yapmak üzere türev sözleşmesine taraf olması, işletmenin yönetim modelini tek başına değiştirmez. Portföyün gerçeğe uygun değer esasına göre yönetilmediği durumda yönetim modelinin amacı sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmek için varlıkları elde tutmaktır.

Örnek 3 İşletmenin, müşterilerine kredi kullandırma ve daha sonra bu kredileri menkul kıymetleştirme için kullanılan bir aracı kuruluşa satma amacı bulunan bir yönetim modeli vardır. Menkul kıymetleştirme için kullanılan aracı kuruluş yatırımcılara finansal araçlar ihraç eder. Kredileri kullandıran işletme menkul kıymetleştirme için kullanılan aracı kuruluşu kontrol etmektedir. Dolayısıyla söz konusu kuruluşu konsolide edecektir. Menkul kıymetleştirme için kullanılan aracı kuruluş, kredilerin sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil eder ve bunu yatırımcılarına iletir. Bu örneğin amacı doğrultusunda şöyle bir varsayım yapılmıştır; krediler menkul kıymetleştirme için kullanılan aracı kuruluş tarafından finansal durum tablosu dışı bırakılmamıştır, bu nedenle kredilerin konsolide finansal durum tablosunda muhasebeleştirilmesine devam edilmektedir. | Konsolide grup, kredileri, sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmek için elde tutma amacıyla kullandırmıştır. Ancak, kredileri kullandıran işletmenin, kredileri menkul kıymetleştirme için bir aracı kuruluşa satmak suretiyle kredi portföyüne ilişkin nakit akışlarını gerçekleştirme amacı vardır, dolayısıyla kendi bireysel finansal tablolarının amacı açısından, işletmenin bu portföyü sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etme amacıyla yönettiği düşünülemez.

B4.1.5 Amacın sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmek için finansal araçları elde tutmak olmadığı bir yönetim modeli, finansal varlık portföy performansının, varlıkların satışı yoluyla nakit akışlarının elde edilmesi amacı doğrultusunda yönetildiği durumda meydana gelir. Örneğin; bir varlık portföyünün kredi marjlarındaki veya getiri eğrilerindeki değişikliklerden kaynaklanan gerçeğe uygun değer değişikliklerini nakde dönüştürmek için aktif olarak yönetilmesi durumunda işletmenin yönetim modeli, söz konusu varlıkları sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmek amacıyla elde tutan bir model değildir. İşletmenin amacı doğrultusunda aktif alım ve satımlar gerçekleşmekte ve işletme söz konusu araçları sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmek amacıyla değil, gerçeğe uygun değer kazançlarını nakde dönüştürmek amacıyla yönetmektedir. _ _

B4.1.6 Gerçeğe uygun değer esasına (4.2.2(b) Paragrafında tanımlandığı gibi) göre yönetilen ve performansı değerlendirilen bir portföy, sözleşmeye bağlı nakit akışlarının tahsil edilmesi amacıyla elde tutulan bir portföy değildir. Ayrıca, alım satım amaçlı elde tutulan tanımını karşılayan bir finansal varlık portföyü de sözleşmeye bağlı nakit akışlarının tahsil edilmesi amacıyla elde tutulan bir portföy değildir. Finansal araçlardan oluşan bu tür portföyler, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülür.

Sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içeren sözleşmeye bağlı nakit akışları

B4.1.7 4.1.1 Paragrafı (4.1.5 Paragrafının uygulanmadığı durumda), sözleşmeye bağlı nakit akışlarının tahsil edilmesi çerçevesinde yönetilen finansal varlıklar grubundaki bir finansal varlığın sözleşmeye bağlı nakit akış özellikleri esas alınarak sonraki dönemlerde itfa edilmiş maliyet veya gerçeğe uygun değer ile ölçülen olarak sınıflandırılmasını gerektirmektedir.

B4.1.8 Sözleşmeye bağlı nakit akışlarının, sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içerip içermediğinin değerlendirilmesi, finansal varlığın ifade edildiği para birimi üzerinden yapılır (ayrıca bakınız: B5.7.2 Paragrafı).

B4.1.9 Kaldıraç, bazı finansal varlıkların sözleşmeye bağlı nakit akışlarının bir özelliği niteliğinde olup, sözleşmeye bağlı nakit akışlarının değişkenliğini artırmaktadır. Ortaya çıkan değişkenlikler faizin ekonomik özelliklerine sahip değildir. Solo opsiyon ile forward ve swap sözleşmeleri kaldıraç etkisini içinde barındıran finansal varlıklara örnek olarak gösterilebilir. Dolayısıyla, bu tür sözleşmeler 4.1.2(b) Paragrafında ifade edilen koşulu karşılamazlar ve sonraki dönemlerde itfa edilmiş maliyetleri üzerinden ölçülemezler.

B4.1.10 İhraç edene (yani borçluya) bir borç aracını (örneğin bir kredi veya bir bono) erken ödeme hakkı veren veya borçlanma aracını elinde bulundurana (yani alacaklıya) bir borç aracını vadeden önce ihraç edene geri satma hakkı veren sözleşme hükümleri, yalnızca anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinden oluşan sözleşmeye bağlı nakit akışlarına ancak şu durumlarda neden olur:

(a) İlgili sözleşme hükmü gelecekte meydana gelecek olaylara bağlı değildir; bunun yerine:

(i) Borçlanma aracını elinde bulunduranı; ihraç edenin kredi derecesindeki yıpranmaya (örneğin temerrüde düşmek, kredi notunun düşmesi ya da sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi gibi) veya ihraç edenin kontrol gücündeki bir değişime karşı korumak veya

(ii) Borçlanma aracını elinde bulunduranı veya ihraç edeni ilgili vergi mevzuatı veya yasalardaki değişikliklere karşı korumak amacını taşır ve

(b) Erken ödeme tutarı, esasen anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faizlerin ödenmemiş tutarını temsil eder. Erken ödeme tutarı sözleşmenin erken sonlandırılmasından kaynaklanan makul bir ek tazminatı içerebilir.

B4.1.11 İhraççıya veya hamile bir borçlanma aracının sözleşmeye bağlı olan vadesini uzatma imkânı veren hükümler (yani bir uzatma seçeneği), aşağıda belirtilen durumların her ikisinin birden varlığı halinde, nakit akışlarının anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içermesi sonucuna yol açar:

(a) Söz konusu hüküm, aşağıda belirtilen durumlar dışında gelecekte meydana gelecek olaylara bağlı değildir:

(i) Hükmün, hamili ihraççının kredi değerliliğindeki kötüleşmeye karşı (örneğin temerrüde düşmesi, kredi notunun düşmesi ya da sözleşme ihlalleri yapması gibi) veya ihraççının kontrolünde meydana gelen değişmeye karşı korumayı amaçladığı durumlarda veya

(ii) Hükmün, hamili veya ihraç edeni ilgili vergi ve hukuk kurallarındaki değişikliklere karşı korumayı amaçladığı durumlarda.

(b) Vadeyi uzatma seçeneğine ilişkin koşullar, uzatma dönemi süresince, sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri şeklinde gerçekleşen nakit akışları meydana getirir.

B4.1.12 Anapara veya faiz ödemelerinin zamanını veya tutarını değiştiren bir sözleşme hükmü, sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içeren sözleşmeye bağlı nakit akışları meydana getirmez. Ancak;

(a) İlgili sözleşme hükmünün, paranın zaman değerinin ve anapara bakiyesine ilişkin kredi riskinin (sadece ilk muhasebeleştirme sırasında belirlenebilen ve bu nedenle sabit olabilen) bedeli niteliğindeki bir değişken faiz oranı olduğu ve

(b) Söz konusu hükmün B4.1.10 Paragrafı hükümlerini karşılayan bir erken ödeme seçeneği veya

(c) B4.1.11 Paragrafı hükümlerini karşılayan bir vadeyi uzatma seçeneği olduğu

durumlarda, söz konusu sözleşme hükmü sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içeren nakit akışları meydana getirir.

B4.1.13 Aşağıdaki örnekler, sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinin gerçekleştirildiği sözleşmeye bağlı nakit akışlarını göstermektedir. Örnekler, olası her türlü durumu kapsamamaktadır.

Finansal Araç | Analiz

---|---

A Finansal Aracı A finansal aracı, belirli bir vadesi olan bir tahvildir. Anapara ile anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri finansal aracın ihraç edildiği para birimine dayanan bir enflasyon endeksine bağlıdır. Bu enflasyon bağlantısı borcu artırmaz ve anapara korunur. | Sözleşmeye bağlı nakit akışları, sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içermektedir. Anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinin kaldıraçsız bir enflasyon endeksine bağlanması paranın zaman değerini bugünkü düzeyine getirir. Bir başka deyişle, finansal aracın faiz oranı reel faizi yansıtmaktadır. Bu nedenle, anapara bakiyesine ilişkin faiz tutarları paranın zaman değeri açısından dikkate alınmalıdır. Ancak, faiz ödemelerinin borçlunun performansı (örneğin borçlunun net geliri) ya da özkaynak endeksi gibi başka bir değişkene endeksli olması durumunda, sözleşmeye bağlı nakit akışlarının sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içerdiği söylenemez. Bunun nedeni, faiz ödemelerinin paranın zaman değeri ve anapara bakiyesine ilişkin kredi riski açısından dikkate alınmamasıdır. Piyasa faiz oranları ile tutarlı olmayan sözleşmeye bağlı faiz ödemelerinde değişkenlik vardır.

B Finansal Aracı B finansal aracı, borçlanan kişiye piyasa faiz oranını sürekli olarak seçme izni veren, belirli bir vade tarihi olan, değişken faizli bir finansal araçtır. Faiz oranının her belirlenme tarihinde, borçlanan kişi üç aylık bir dönem için üç aylık LIBOR ya da bir aylık bir dönem için bir aylık LIBOR ödemeyi tercih edebilir. | Finansal aracın vadesi boyunca ödenen faiz, paranın zaman değeri ile finansal araçla ilgili kredi riskini yansıttığı sürece sözleşmeye bağlı nakit akışlarının sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içermektedir. Finansal aracın vadesi boyunca LIBOR faiz oranının yeniden belirlenmesi söz konusu finansal aracı tek başına etkilemez. Ancak, borçlanan kişi üç aylık bir dönem için bir aylık LIBOR oranı almayı seçebiliyorsa ve söz konusu bir aylık LIBOR oranı her ay yeniden belirlenmiyorsa, sözleşmeye bağlı nakit akışları anapara ve faiz ödemeleri olarak nitelendirilmez. Aynı analiz, borçlanan kişinin borç verenin ilan ettiği bir aylık değişken faiz oranı ile üç aylık değişken faiz oranı arasında seçim yapabiliyor olması durumunda da yapılabilir. Ancak, finansal aracın söz konusu finansal aracın kalan süresini aşan bir vadeye dayanan sözleşmeye bağlı bir faiz oranına sahip olduğu durumda, sözleşmeye bağlı nakit akışları, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilmez. Örneğin; dönemsel olarak belirlenen fakat devamlı 5 yıllık bir vadeyi yansıtan değişken faiz oranlı sabit vadeli bir tahvilin sözleşmeye bağlı nakit akışları anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilmez. Bunun nedeni her dönemde ödenen faizin finansal aracın vadesinden bağımsız olmasıdır (vade başlangıç dönemi dışında).

C Finansal Aracı C finansal aracı, belirli bir vadesi olan bir tahvildir ve değişken piyasa faiz oranı ödemektedir. Söz konusu değişken faiz oranı belirli bir faiz oranıyla (tavan faiz oranı) sınırlandırılmıştır. | (a) Sabit faiz oranına sahip finansal araçlar ile (b) Değişken faiz oranına sahip finansal araçların sözleşmeye bağlı nakit akışları, ilgili faiz oranı paranın zaman değerini ve finansal aracın vadesi süresince mevcut olan kredi riskini yansıttığı sürece, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilir. Bu nedenle, (a) ve (b) maddelerinde yer alan finansal araçlarının kombinasyonu olan bir finansal araç (tavan faiz oranlı bir tahvil gibi) sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinden oluşan nakit akışlarına sahip olabilir. Bu tür bir özellik, değişken faiz oranına belirli bir sınır getirerek (örneğin, tavan ya da taban faiz oranı) nakit akışlarındaki değişkenliği azaltabilir veya sabit oran değişken orana dönüşeceğinden nakit akışlarındaki değişkenliği artırabilir.

D Finansal Aracı D finansal aracı tamamı geri ödemeli bir kredidir ve teminat altına alınmıştır. | Ödenmemesi durumunda tamamı geri çağrılabilir hale gelen bir kredinin teminat altına alınmış olması, sözleşmeye bağlı nakit akışlarının sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olup olmadığının değerlendirilmesini etkilemez.

B4.1.14 Aşağıda yer alan örnekler, sözleşmeye bağlı nakit akışlarının anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini ifade etmediği durumları göstermektedir. Örnekler, olası her türlü durumu kapsamamaktadır.

Finansal Araç | Analiz

---|---

E Finansal Aracı E finansal aracı, ihraç edenin özkaynağa dayalı finansal araçlarına dönüştürülebilir bir tahvildir. | Finansal aracı elinde bulunduran taraf, hisse senedine dönüştürülebilir tahvili bütün olarak değerlendirir. Sözü edilen aracın faiz oranı, sadece paranın zaman değerini ve kredi riskini yansıtmadığından, sözleşmeye bağlı nakit akışları, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilmez. Ayrıca, ilgili finansal aracın getirisi finansal aracı ihraç edenin özkaynak değerine bağlı da bulunmaktadır.

F Finansal Aracı F finansal aracı, ters değişken faiz oranı ödemesi olan bir kredidir (şöyle ki faiz oranı piyasa faiz oranları ile ters ilişkilidir). | Sözleşmeye bağlı nakit akışları, sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilemez. Faiz tutarları, anapara bakiyesine ilişkin paranın zaman değerinin karşılığı değildir.

G Finansal Aracı G finansal aracı, sürekli bir finansal araçtır ancak finansal aracı ihraç eden söz konusu finansal aracı herhangi bir zamanda geri çağırabilir ve söz konusu finansal aracı elinde bulundurana finansal aracın nominal değeri ile tahakkuk etmiş faizini öder. G finansal aracı, piyasa faiz oranı üzerinden ödeme yapmaktadır ancak finansal aracı ihraç eden, sonraki dönemlerde bu faizi hemen ödeyebilir durumda olmadıkça bu faiz ödemesi yapılamaz. Ertelenmiş faiz, ek faiz tahakkuk ettirmemektedir. | Sözleşmeye bağlı nakit akışları, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilmez. Bunun nedeni ise finansal aracı ihraç edenin faiz ödemelerini ertelemek zorunda kalabilecek olması ve ertelenen söz konusu faiz tutarları için ek faiz tahakkuk etmeyecek olmasıdır. Sonuç olarak, faiz tutarları anapara bakiyesine ilişkin paranın zaman değerinin karşılığı değildir. Ertelenen tutarlar üzerinde faiz tahakkuk ederse, sözleşmeye bağlı nakit akışları, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemesi olarak nitelendirilebilir. G finansal aracının sürekli olması, sözleşmeye bağlı nakit akışlarının anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilemeyeceği anlamına gelmez. Aslında, sürekli bir finansal araç devamlı olarak (çoklu) uzatma opsiyonlarına sahiptir. Faiz ödemelerinin zorunlu olması ve söz konusu ödemelerin sürekli olarak yapılması durumunda, bu tür opsiyonlar anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinden oluşan nakit akışları meydana getirebilir. Ayrıca, söz konusu finansal araç anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemesini önemli ölçüde yansıtmayan bir tutarda geri çağrılabilir olmadıkça, G finansal aracının geri çağrılabilir olması, sözleşmeye bağlı nakit akışlarının da anapara ve anaparaya ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilemeyeceği anlamına gelmez. Geri çağrılabilir tutar, finansal aracın erkenden sonlandırılması açısından söz konusu finansal aracı elinde bulunduran tarafı tazmin edecek bir tutarı içerdiği takdirde dahi, sözleşmeye bağlı nakit akışları, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri olarak nitelendirilebilir.

B4.1.15 Bazı durumlarda, bir finansal varlık anapara ve faiz olarak belirtilen sözleşmeye bağlı nakit akışlarına sahip olmakla birlikte söz konusu nakit akışları bu TFRS’nin 4.1.2(b) ve 4.1.3 Paragraflarında ifade edildiği gibi anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini temsil etmez.

B4.1.16 Bu durum, söz konusu finansal varlığın belirli varlıklara ya da nakit akışlarına yapılmış bir yatırımı temsil ettiği durumlarda söz konusu olabilir ve dolayısıyla, sözleşmeye bağlı nakit akışları sadece anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri niteliğinde olmaz. Örneğin, sözleşmeye bağlı nakit akışları, paranın zaman değeri ve belirli bir zaman diliminde anapara bakiyesine ilişkin kredi riski dışında, başka unsurlar için yapılan ödemeleri de içerebilir. Sonuç olarak, finansal araç 4.1.2(b) Paragrafındaki koşulu karşılamayabilir. Bu durum, kredi verenin talebinin borçlunun belirli varlıkları veya belirli varlıklarından kaynaklanan nakit akışları ile sınırlı olduğu durumlarda mümkündür (örneğin, ödenmemesi durumunda geri çağrılabilir nitelikte olmayan finansal varlıklar).

B4.1.17 Ancak, finansal varlığın geri çağrılabilir olmaması, söz konusu varlığın 4.1.2(b) Paragrafındaki koşulu karşılamasına her zaman engel olmaz. Bu tür durumlarda, kredi verenin, sınıflandırılan finansal varlığa ait sözleşmeye bağlı nakit akışlarının anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla belirli sözleşmeye konu olan varlıkları veya nakit akışlarını değerlendirmesi (“gözden geçirmesi”) gerekir. Finansal varlığın koşullarının başka bir nakit akışına neden olması veya nakit akışlarını anapara ve faizi temsilen yapılan ödemelerle tutarsız bir şekilde sınırlandırması durumunda, ilgili finansal varlık 4.1.2.(b) Paragrafındaki koşulu karşılamaz. Sözleşmeye konu olan varlıkların finansal ya da finansal olmayan varlık olup olmaması söz konusu varlık üzerinde yapılacak bu değerlendirmeyi etkilemez.

B4.1.18 Sözleşmeye bağlı nakit akışlarının varlığın doğasından kaynaklanmayan özellikleri, ilgili finansal varlığın sınıflandırılmasını etkilemez. Finansal aracın sözleşmeye bağlı nakit akışlarını, son derece nadir olarak görülen, olağandışı ve meydana gelme ihtimali çok az olan bir olayın gerçekleşmesi durumunda etkileyecek olan bir nakit akış özelliğinin, ilgili varlığın doğasından kaynaklanmadığı ifade edilebilir.

B4.1.19 Borç verme işlemlerinin neredeyse tamamında, kredi sağlayan kuruluşun finansal aracının tahsil önceliği, diğer alacaklı kuruluşların finansal araçlarının niteliğine göre sıralanmış durumdadır. Borçlunun ödemede bulunmaması durumunda sözleşmenin ihlal edilmiş olduğu ve finansal aracı elinde bulunduranın, borçlunun iflas ettiği durumlarda dâhi, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faizlerin ödenmesini talep etmeye yönelik sözleşmeye bağlı bir hakkının bulunduğu durumlarda, tahsil önceliği diğer finansal araçlardan sonra gelen bir finansal aracın, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerini içeren sözleşmeye bağlı nakit akışları bulunabilir. Örneğin; alacaklısına normal (_tahsil önceliği olmayan_) bir alacaklı statüsü kazandıran bir ticari alacak, anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerine sahip olur. Bu durum, ilgili borçlunun, iflası durumunda tahvili elinde bulunduran tarafa teminat kapsamındaki alacaklar açısından normal alacaklıya göre öncelikli talepte bulunma imkânı sağlayan ve normal alacaklının anaparaya ve vadesi gelmiş diğer alacaklarına ilişkin sözleşmeye bağlı haklarını etkilemeyecek olan, teminatlı tahvil ihraç etmiş olduğu durumlarda dahi geçerlidir.

_Sözleşme ile birbirine bağlı finansal araçlar_

B4.1.20 Bazı işlemlerde, kredi risk yoğunluğu (kredi risk dilimleri (_tranch_)) oluşturan ve sözleşme ile birbirine bağlı bulunan birden fazla finansal araç kullanılmak suretiyle, finansal varlıkları elinde bulunduranlara yapılacak olan ödemeler kendi içerisinde önceliklendirilebilir. Her bir dilimin, ihraç eden tarafından oluşturulan nakit akışlarının ilgili dilime dağıtımındaki sırayı belirleyen bir alt sıralaması bulunur. Bu tür durumlarda, herhangi bir dilimde yer alan alacaklıların anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemeleri üzerinde haklarının bulunması için, ihraç edenin sağladığı nakit akışlarının daha yüksek bir risk diliminde yer alan alacaklıların taleplerini karşılamaya yetecek düzeyde olması gerekir.

B4.1.21 Bir dilimin anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinin nakit akış özelliklerine sahip olabilmesi için aşağıdaki nitelikleri taşıması gerekir:

(a) Sınıflandırma açısından değerlendirilecek olan dilime ilişkin sözleşme hükümlerinin (finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzuna bakılmaksızın), yalnızca anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinden sağlanan nakit akışlarına sebep olması (örneğin; dilimin faiz oranının bir emtia endeksine bağlı olmaması);

(b) Finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzunun, B4.1.23 ve B4.1.24 Paragraflarında belirtilen nakit akış özelliklerine sahip olması ve

(c) Dilimin içinde var olan finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzunun maruz kaldığı kredi riskinin, finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzunun maruz kaldığı kredi riskine eşit veya daha az olması (örneğin; finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzunun kredi zararları sonucunda yüzde 50 oranında değer kaybetmesi durumunda ve diğer tüm koşullarda ilgili dilimin yüzde 50 veya daha az değer kaybedecek olması).

B4.1.22 Finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzlarından nakit akışlarını yaratanı (aktaranı değil) tespit edilinceye kadar araştırma yapılır. Tespit edilen bu havuz, finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzunu gösterir.

B4.1.23 Finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzu, yalnızca anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinden oluşan sözleşmeye bağlı nakit akışları bulunan bir veya birden fazla finansal aracı içermek zorundadır.

B4.1.24 Finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzu, aşağıdaki finansal araçları da içerebilir:

(a) B4.1.23 Paragrafında belirtilen finansal araçların nakit akış değişkenliğini azaltan finansal araçlar ve B4.1.23 Paragrafındaki finansal araçlarla birleştirildiğinde yalnızca anapara ve anapara bakiyesine ilişkin faiz ödemelerinin nakit akışlarına neden olan finansal araçlar (örneğin; tavan veya taban faiz oranı ya da B4.1.23 Paragrafındaki finansal araçların bazıları veya tamamı üzerindeki kredi riskini azaltan sözleşme) veya

(b) Yalnızca aşağıdaki farklılıkları ortadan kaldırmak amacıyla, B4.1.23 Paragrafında yer alan finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzunun yarattığı nakit akışları ile dilimin nakit akışlarını uyumlu hale getiren finansal araçlar:

(i) Faiz oranın sabit ya da değişken olmasının yarattığı farklılıklar,

(ii) İlgili para biriminin satın alma gücünde oluşan kayıp da dahil olmak üzere, nakit akışlarının gerçekleştiği para birimindeki farklılıklar veya

(iii) Nakit akışlarının zamanlamasındaki farklılıklar.

B4.1.25 Havuzdaki herhangi bir finansal aracın B4.1.23 veya B4.1.24 Paragrafındaki koşulları yerine getirmemesi durumunda, B4.1.21(b) Paragrafındaki koşul karşılanmamış olur.

B4.1.26 Finansal aracı elinde bulunduranın B4.1.21 Paragrafında yer alan koşulları ilk muhasebeleştirme sırasında değerlendiremediği durumlarda, ilgili dilimin gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülmesi gerekir. Finansal varlıklara dayanak oluşturan finansal araç havuzunun ilk muhasebeleştirme sonrasında, B4.1.23 ve B4.1.24 Paragraflarında yer alan koşulları karşılayamayacak şekilde değişmesi durumunda, ilgili dilim B4.1.21 Paragrafında yer alan koşulları karşılamaz hale gelir ve gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülür.

Bir finansal varlığı veya borcu gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflama (_tanımlama)_ seçeneği

B4.1.27 4.1.5 ve 4.2.2 Paragraflarında yer alan koşullara bağlı olarak bu TFRS, ihtiyaca daha uygun bilgi sağlanması koşuluyla, bir finansal varlığın, borcun ya da finansal araç grubunun (finansal varlıkları, finansal borçları veya her ikisini birden içeren) gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanmasına izin verir.

B4.1.28 Bir finansal varlığın veya borcun gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılması yönünde alınacak karar muhasebe politikası seçimine benzer (ancak muhasebe politikası seçiminin aksine, benzer işlemlere tutarlı bir şekilde uygulanması gerekmez). İşletmeler bu tür bir seçim hakkına sahip olduklarında TMS 8’in 14(b) Paragrafı, seçilen politikanın, işlemlerin olayların ve koşulların işletmenin finansal durumu, finansal performansı veya nakit akışı üzerindeki etkilerinin finansal tablolarda daha güvenilir ve ihtiyaca daha uygun bir şekilde sunulmasını sağlamasını gerekli kılar. Örneğin, bir finansal borcun gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılmasında, 4.2.2 Paragrafı, ihtiyaca daha uygun bilgi sağlanması hükmünün karşılanacağı iki duruma yer verir. Dolayısıyla, 4.2.2 Paragrafı uyarınca bu tür bir sınıflamanın seçilebilmesi için, bu iki durumdan birinin karşılandığının kanıtlanması gerekir.

Sınıflama işlemi, yanlış muhasebe eşleşmesini tamamen veya büyük oranda ortadan kaldırmaktadır

B4.1.29 Bir finansal varlığın veya borcun hangi değeri üzerinden ölçüleceği ve muhasebeleştirilen değer değişikliklerinin nasıl sınıflandırılacağı, finansal aracın veya borcun ne şekilde sınıflandırıldığına ve finansal riskten korunma ilişkisinin bir parçası olup olmadığına bağlı olarak belirlenir. Bu çerçevede ilgili hükümler ölçüm ve muhasebe tutarsızlıklarına (bazen ‘yanlış muhasebe eşleşmesi’ olarak da adlandırılan) neden olabilir. Örneğin, Standartta gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflama seçeneği olmadığı bir durumda, bir finansal varlığın ilk muhasebeleştirmeden sonra gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülen olarak, varlıkla ilişkili olduğu düşünülen bir borcun ise itfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülen olarak (böyle bir durumda finansal borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişiklikler muhasebeleştirilmeyecektir) sınıflandırılması gerekebilir. Bu gibi durumlarda işletmeler, hem finansal varlığın hem de finansal borcun gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılmasıyla finansal tablolarda ihtiyaca daha uygun bilgi sunumunun sağlanacağı sonucuna varabilir.

B4.1.30 Aşağıda yer alanlar bu koşulun ne zaman karşılanabileceğini gösteren örneklerdir. 4.1.5 ve 4.2.2(a) Paragraflarında yer alan esasların karşılandığı her durumda, finansal varlık ve borçların gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılması amacıyla bu koşul kullanılabilir.

(a) Bir işletmenin sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan ve ölçümünde güncel bilgilerin kullanıldığı (TFRS 4’ün 24 üncü Paragrafında izin verildiği üzere) birtakım borçları ve aksi durumda itfa edilmiş maliyetinden ölçülmesi gerekecek olan, bunlarla ilişkili gördüğü birtakım finansal varlıkları bulunmaktadır.

(b) Bir işletmenin, faiz oranı riski gibi belirli bir riski paylaşan ve ilgili riskin gerçeğe uygun değerlerde birbirini dengeleyici zıt yönde değişimlere sebep olduğu birtakım finansal varlıkları, finansal borçları veya finansal varlık ve borçları bulunmaktadır. Ancak, finansal araçlardan sadece bazıları gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak ölçülebilmektedir (örneğin sadece türev araçlar ve alım satım amaçlı elde tutulanlar) veya finansal riskten korunma muhasebesi ile ilgili hükümler, örneğin TMS 39’un 88 inci Paragrafındaki etkinlik koşulu yerine getirilmediğinden, uygulanamamaktadır.

(c) Bir işletmenin, faiz oranı riski gibi belirli bir riski paylaşan ve ilgili riskin gerçeğe uygun değerlerde birbirini dengeleyici zıt yönde değişimlere sebep olduğu birtakım finansal varlıkları, finansal borçları veya finansal varlık ve borçları bulunmaktadır. Diğer yandan, hiçbir aracın türev ürün olmaması sebebiyle finansal riskten korunma muhasebesi uygulanamamaktadır. Buna ek olarak, finansal riskten korunma muhasebesi uygulanamadığından kazanç ve kayıpların muhasebeleştirilmesinde önemli tutarsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Örneğin; işletme, belirli bir kredi grubunu birtakım tahvillerin ihracı yoluyla finanse etmiş olup bunların gerçeğe uygun değerlerinde meydana gelen değişimler birbirlerini dengeleme eğilimindedir. İşletmenin sözü edilen tahvilleri düzenli olarak alıp satmasına karşılık ilgili kredileri nadiren alıp satmakta olması durumunda, hem kredi hem de tahvillerin gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak raporlanması, aksi halde her ikisinin birden itfa edilmiş maliyetlerinden ölçülmesinden ve tahvilin geri alındığı her seferde kazanç ya da kayıp muhasebeleştirilmesinden kaynaklanacak, kazanç ve kayıpların muhasebeleştirme zamanındaki tutarsızlıkları ortadan kaldırmaktadır.

B4.1.31 Bir önceki Paragrafta yer verilen durumlarda olduğu gibi, TFRS 9’da bu tür bir sınıflama seçeneği bulunmasaydı değer değişiklikleri kâr veya zarara yansıtılmak suretiyle gerçeğe uygun değerleri üzerinden ölçülmeyecek olan finansal varlık ve borçların, ilk muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılmalarıyla birlikte, ölçüm veya muhasebeleştirme tutarsızlıkları tamamen veya büyük oranda ortadan kaldırılmış ve ihtiyaca daha uygun bilgi sunulmuş olur. Uygulama açısından, işletmelerin ölçüm veya muhasebeleştirme tutarsızlıklarına yol açan tüm varlık ve borçları eş zamanlı olarak finansal tablolara yansıtmış olmaları gerekmez. İlk muhasebeleştirme sırasında her bir işlemin gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılması ve ilk muhasebeleştirmenin yapıldığı tarih itibariyle geriye kalan işlemlerin gerçekleşeceğinin muhtemel olması koşuluyla, makul bir gecikmeye müsaade edilir.

B4.1.32 Tutarsızlığa neden olan finansal varlık ve finansal borçlardan sadece bazılarının gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılmasına, bu şekilde bir tercih tutarsızlığın tamamen veya büyük oranda ortadan kaldırılması ve dolayısıyla ihtiyaca daha uygun bilgi sunumunun sağlanması sonucunu doğurmayacaksa izin verilmez. Ancak bu tür bir tercih tutarsızlığın büyük oranda ortadan kaldırılması sonucunu doğuracaksa (ve tutarsızlıklarda, muhtemelen, yapılması mümkün diğer sınıflamalardan daha fazla azalmayı sağlayacaksa), benzer nitelikteki finansal varlık veya borçlardan bazılarının gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılmasına izin verilebilir. Örneğin bir işletmenin, toplam değerleri 100 TL olan benzer nitelikte finansal borçları ve toplam değerleri 50 TL olan benzer nitelikte finansal varlıkları bulunduğunu ve bunların ölçümlerinin farklı şekillerde yapıldığını varsayın. Böyle bir durumda işletme, ilk muhasebeleştirme sırasında varlıkların tamamını, borçların ise bir kısmını (örneğin toplam değerleri 45 TL olan finansal borçlarını) gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflamak suretiyle ölçüm tutarsızlıklarını büyük ölçüde azaltabilir. Öte yandan gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflama, tek bir finansal aracın tamamı için yapılabileceğinden, işletme bu örnekte, bir veya daha fazla finansal borcun tamamını bu şekilde bir sınıflamaya tabi tutmalıdır. İşletmenin bir finansal borcun bir bileşenini (örneğin, gösterge faiz oranındaki değişiklikler gibi sadece tek bir riske bağlı olarak meydana gelen değer değişikliklerini) veya oranını (yani yüzdesini) gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılması mümkün değildir.

Bir finansal borç grubu ya da finansal varlık ve borç grubu gerçeğe uygun değerleri esas alınarak yönetilmekte ve performansları buna göre değerlendirilmektedir.

B4.1.33 Bir finansal borç grubunun veya finansal varlık ve finansal borç grubunun performansının yönetilme ve ölçülme şekli nedeniyle, bu tür grupların gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülmesi ihtiyaca daha uygun bilgi sunumunu sağlayabilir. Burada üzerinde durulan nokta, finansal araçların niteliği değil finansal araçların performanslarının yönetim ve değerlendirilme şeklidir.

B4.1.34 Örneğin, 4.2.2(b) Paragrafında yer alan ilkenin karşılandığı, sahip olunan finansal varlıkların ve borçların ortak risk veya riskler barındırdıkları ve bu risklerin belgelendirilmiş varlık ve borç yönetimi politikasına uygun bir biçimde gerçeğe uygun değer esasına göre yönetildiği ve değerlendirildiği durumlarda, bu koşul, finansal borçları gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırmak için kullanılabilir. Bir işletmenin çoklu saklı türev ürünler içeren “yapısal ürünler” ihraç etmesi ve ortaya çıkan riskleri, türev ve türev olmayan finansal araçlardan oluşturduğu bir grup aracılığıyla gerçeğe uygun değer esasına göre yönetmesi böyle bir duruma örnek olarak gösterilebilir.

B4.1.35 Yukarıda yer verildiği üzere, bu koşul finansal araç grubunun performansının yönetilme ve değerlendirilme şekline bağlıdır. Dolayısıyla finansal borçların bu koşul çerçevesinde gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılması durumunda, birlikte yönetilen ve değerlendirilen finansal borçların tamamı (bu sınıflandırmanın ilk muhasebeleştirme sırasında yapılması şartıyla) bu şekilde sınıflandırılır.

B4.1.36 Finansal araçların bu koşul kapsamında gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılabilmesi, stratejilerin çok kapsamlı bir şekilde belgelendirilmesini gerektirmemektedir. Bununla birlikte, belgelendirmenin 4.2.2(b) Paragrafına uyulduğunu göstermeye yetecek düzeyde olması gerekir. Bu tür bir belgelendirmenin her bir kalem için yapılmış olması gerekmez. Ancak belgelendirme her bir portföy için yapılabilir. Örneğin bir departmana ilişkin performans yönetim sisteminin (kilit işletme personeli tarafından da onaylanan) departmanın performansının toplam getiri esasına göre değerlendirildiğini açık bir biçimde kanıtlaması durumunda, 4.2.2(b) Paragrafına uyulduğunu göstermek için başka bir belgelendirmeye gerek bulunmaz.

Saklı türev ürünler (Bölüm 4.3)

B4.3.1 Bu TFRS’nin kapsamındaki bir varlık olarak değerlendirilmeyen bir asal ürün içeren karma sözleşmeye taraf olunması halinde, 4.3.3 Paragrafı saklı türev ürünün belirlenmesini, asal sözleşmeden ayrıştırılıp ayrıştırılmayacağının değerlendirilmesini ve bunların asal sözleşmeden ayrıştırılması gereken türev ürünlerin ilk muhasebeleştirmede ve sonrasında gerçeğe uygun değerleri üzerinden ölçülmesini gerektirmektedir.

B4.3.2 Asal sözleşmenin belirli veya önceden tespit edilmiş bir vadeye sahip olmadığı ve işletmenin net varlıklarındaki kalıntı bir payı temsil ettiği durumlarda, ekonomik özellikleri ve riskleri bir özkaynağa dayalı finansal aracınki gibidir. Böyle bir durumda saklı türev ürünün ekonomik özellikleri ve risklerinin, asal sözleşmenin ekonomik özellikleri ve riskleri ile yakından ilgili olarak değerlendirilebilmesi için saklı türev ürünün de aynı işletmenin özkaynak özelliklerine sahip olması gerekir. Asal sözleşmenin özkaynağa dayalı bir finansal araç olmadığı, bununla birlikte finansal araç tanımını karşıladığı durumlarda ise, ekonomik özellikleri ve riskleri bir borçlanma aracınınki gibidir.

B4.3.3 Opsiyon olmayan bir saklı türev ürün (örneğin saklı forward veya swap sözleşmeleri gibi), ilk muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değerinin sıfır olması amacıyla, ilgili asal sözleşmeden sözleşmede belirlenen ya da sözleşmeden anlaşılan somut koşullar esas alınarak ayrıştırılır. Opsiyon bazlı bir saklı türev ürün (saklı satış, alış, tavan faiz oranı, taban faiz oranı ya da takas opsiyonu gibi), asal sözleşmeden opsiyonun sözleşmede belirlenen koşulları esas alınarak ayrıştırılır. Asal sözleşmenin başlangıçtaki defter değeri, saklı türev ürünün ayrıştırılmasının ardından geriye kalan kalıntı tutardır.

B4.3.4 Tek bir karma sözleşmede bulunan çoklu saklı türev ürünler, genellikle, tek bir bileşik saklı türev ürün olarak kabul edilirler. Buna karşılık, özkaynak olarak sınıflandırılan saklı türev ürünler (bakınız: TMS 32) varlık veya borç olarak sınıflandırılanlardan ayrı olarak muhasebeleştirilirler. Buna ek olarak, karma sözleşmenin birden fazla saklı türev ürün içerdiği ve türev ürünlerin farklı risklerle ilgili olup, istenildiğinde ayrıştırılabilir ve birbirlerinden bağımsız nitelikte oldukları durumlarda, sözü edilen saklı türev ürünler birbirlerinden ayrı olarak muhasebeleştirilirler.

B4.3.5 Aşağıda yer alan örneklerde, saklı türev ürünün ekonomik özellikleri ve riskleri, asal sözleşmenin ekonomik özellikleri ve riskleri ile yakından ilgili değildir (4.3.3(a) Paragrafı). Bu örneklerde 4.3.3(a) ve 4.3.3(b) Paragraflarından belirtilen koşulların karşılandığı varsayılmaktadır. Bu çerçevede saklı türev ürünlerin asal sözleşmeden ayrı olarak muhasebeleştirilir.

(a) Hamiline, ihraç edenden, özkaynak payının fiyat veya endeksine ya da bir malın fiyat veya endeksine göre değişen nakit veya diğer varlık tutarları üzerinden finansal aracı geri almasını isteme hakkı veren bir saklı satım opsiyonu, asal borçlanma aracıyla yakından ilişkili değildir.

(b) Bir borçlanma aracının vadeye kadar olan süresini uzatmaya ilişkin bir opsiyon veya bir hüküm, uzatmanın gerçekleştiği zamanda cari piyasa faiz oranına göre eş zamanlı bir düzeltme yapılmadıkça, asal borçlanma aracıyla yakından ilişkin değildir. Bir işletmenin borçlanma aracı ihraç etmesi ve söz konusu borçlanma aracının hamilinin üçüncü bir kişiye bu borçlanma aracı üzerinden bir alım opsiyonu yazması durumunda, ihraççının opsiyonun kullanılması sonucunda borçlanma aracının yeniden pazarlanmasında yer alması ya da bunu kolaylaştırması istenebiliyorsa, ihraççı, ilgili satım opsiyonunun, borçlanma aracının vadeye kadar olan süresini uzattığını kabul eder.

(c) Asal bir borçlanma aracında ya da sigorta sözleşmesinde saklı hisseye endeksli faiz ya da anapara ödemeleri - faiz veya anapara ödemelerinin özkaynağa dayalı finansal araçların değerine endeksli olduğu - asal borçlanma aracıyla yakından ilişkili değildir. Çünkü asal ürün ile ürün ile saklı türev ürünün içerdiği riskler birbirinden farklıdır.

(d) Asal bir borçlanma aracında ya da sigorta sözleşmesinde saklı mala endeksli faiz ya da anapara ödemeleri - faiz ya da anapara ödemelerinin mal (örneğin altın) fiyatına endeksli olduğu - asal borçlanma aracıyla yakından ilişkili değildir. Çünkü asal ürün ile saklı türev ürünün içerdiği riskler birbirinden farklıdır.

(e) Asal bir borç sözleşmesinde veya asal bir sigorta sözleşmesinde saklı alım, satım ya da peşin ödeme opsiyonu, aşağıda belirtilen durumlar söz konusu değilse, asal sözleşmeyle yakından ilişkili sayılmaz:

(i) Opsiyonun kullanım fiyatı, her bir kullanım tarihinde, asal borçlanma aracının itfa edilmiş maliyetine ya da asal sigorta sözleşmesinin defter değerine hemen hemen eşittir veya

(ii) Peşin ödeme opsiyonunun kullanım fiyatı, asal sözleşmenin kalan süresine ilişkin olarak borç verenin uğradığı faiz kaybının bugünkü değerine hemen hemen eşit bir tutarı karşılayacak düzeydedir. İlgili faiz kaybı, peşin ödenen anapara tutarı ile faiz oranı farkının çarpılması sonucunda bulunur. Faiz oranı farkı ise, asal sözleşmenin etkin faiz oranının, peşin ödenen anapara tutarının asal sözleşmenin kalan süresine denk bir vadeye sahip benzer bir sözleşmeye yatırılması durumunda elde edilecek olan faiz oranını aşan kısmını ifade eder.

Alım ya da satım opsiyonunun asal borç sözleşmesiyle yakından ilişkili olup olmadığına, dönüştürülebilir bir borçlanma aracındaki özkaynak unsurunun TMS 32 uyarınca ayrıştırılmasından önce karar verilir.

(f) Asal bir borçlanma aracında saklı bulunan ve bir tarafa (‘lehdar’) belirli bir referans varlığın (lehdarın bu varlığın sahibi olması gerekmez) kredi riskini diğer bir tarafa (‘garantör’) devretme imkanı sağlayan kredi türevleri asal borçlanma aracıyla yakından ilişkili değildir. Bu çeşit kredi türevleri, garantöre, referans varlığa doğrudan sahip olmaksızın referans varlığa ilişkin kredi riskini üstlenme imkanı verir.

B4.3.6 Hamiline, özkaynak payının ya da malın endeksindeki artış ya da azalışlara göre değişebilen nakit veya diğer finansal varlık tutarları üzerinden ilgili finansal aracı ihraççısına geri satma hakkı veren finansal araç (“satılabilir araç”), karma sözleşmeye bir örnektir. Satılabilir araç ilk muhasebeleştirme sırasında ihraççı tarafından gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarar yansıtılan bir finansal borç olarak sınıflandırılmamışsa, 4.3.3 Paragrafına göre saklı türev ürünün (diğer bir ifadeyle, endekslenmiş anapara ödemesinin) ayrıştırılması gerekir; çünkü ilgili asal sözleşme B4.3.2 Paragrafına göre bir borçlanma aracıdır ve endekslenmiş anapara ödemesi B4.3.5(a) Paragrafı çerçevesinde asal borçlanma aracıyla yakından ilişkili değildir. Anapara ödemesi artıp azalabileceğinden, anılan saklı türev ürün, değeri bir değişkene endekslenen opsiyon dışı bir türev üründür.

B4.3.7 İşletmenin net varlıklarının oransal payına (açık uçlu bir yatırım fonunun parçaları veya aynı parçadaki yatırım ürünlerinden bazıları) eşit bir nakit karşılığında her an geri verilebilen satılabilir araç açısından, saklı türev ürünün ayrıştırılması ve her bir bileşenin ayrıca muhasebeleştirilmesi, ilgili karma sözleşmenin, hamilin ihraççıya geri satma hakkını kullanması durumunda raporlama dönemi sonu itibariyle ödenmesi gereken itfa tutarından ölçülmesi anlamına gelir.

B4.3.8 Aşağıda yer alan örneklerde, saklı türev ürünün ekonomik özellikleri ve riskleri, asal sözleşmenin ekonomik özellikleri ve riskleri ile yakından ilgili değildir. Bu örneklerde saklı türev ürünler asal sözleşmeden ayrı olarak muhasebeleştirilmez.

(a) Aksi halde faiz içeren asal borç sözleşmesi veya sigorta sözleşmesine göre ödenmesi veya tahsil edilmesi gereken faiz tutarını sözleşmedeki faiz oranı veya faiz oranı endeksine göre değiştiren bir saklı türev ürün, ilgili karma sözleşmenin, hamilin muhasebe kayıtlarında izlenen yatırımın tamamını geri kazanamayacağı bir şekilde ödenebilir olduğu veya ilgili saklı türev ürün asal sözleşmenin baştaki getiri oranını ikiye katlamadığı ve asal sözleşme ile aynı koşulları haiz bir sözleşme için piyasada gerçekleşecek orana göre iki katı bir getiri oranı ile sonuçlanmadığı sürece, asal sözleşme ile yakından ilişkilidir.

(b) Bir borç ya da sigorta sözleşmesindeki faiz oranında saklı taban ya da tavan faiz oranı, sözleşme düzenlendiğinde tavan faiz oranının piyasa faiz oranı düzeyinde veya onun üzerinde, taban faiz oranının ise piyasa faiz oranı düzeyinde ya da onun altında olması ve taban ya da tavan faiz oranının asal sözleşme üzerinde kaldıraç etkisi yaratmaması koşuluyla, asal sözleşmeyle yakından ilişkilidir. Benzer biçimde, bir varlığın (örneğin bir malın) alım satımına ilişkin sözleşmede yer alan ve ilgili varlığa istinaden ödenecek ya da varlıktan elde edilecek fiyat üzerinde bir tavan ya da taban oluşturan koşullar/hükümler, ilgili tavan ve tabandan her ikisinin birden başlangıçta asli değersiz olması (işleme konulmasının başlangıçta rasyonel olmaması) ve kaldıraç etkisi oluşturmaması durumunda, asal sözleşmeyle yakından ilişkilidir.

(c) Anapara ve faiz ödemelerinin yabancı para üzerinden yapılmasını gerektiren ve asal borçlanma aracında (örneğin çift para birimli tahvil gibi) saklı yabancı para türevi, ilgili asal borçlanma aracıyla yakından ilişkilidir. Bu tür bir türev ürün, TMS 21’in parasal kalemlerde meydana gelen yabancı para kazanç ve kayıplarının kâr veya zararda muhasebeleştirilmesini gerektirmesi sebebiyle asal araçtan ayrıştırılmaz.

(d) Sigorta sözleşmesi olan bir asal sözleşmede ya da finansal araç niteliğinde olmayan bir asal sözleşmede (fiyatın yabancı para üzerinden belirlendiği finansal olmayan bir aracın alım veya satımına ilişkin sözleşme gibi) saklı yabancı para türevi; kaldıraç etkisi yaratmaması, opsiyon özelliği içermemesi ve ödemenin aşağıdaki paralardan biri üzerinden yapılmasını gerektirmesi kaydıyla, asal sözleşmeyle yakından ilişkilidir:

(i) Söz konusu sözleşmenin önemli taraflarından herhangi birisinin geçerli para birimi;

(ii) Alınan veya verilen ilgili mal ya da hizmetlerin, ticari işlemlerdeki fiyatlarının belirlenmesinde dünya genelinde sürekli olarak kullanılan para birimi (ham petrol işlemleri için Amerikan Doları gibi)

(iii) İşlemin gerçekleştiği ekonomik çevrede, finansal olmayan kalemlerin alım veya satımına ilişkin sözleşmelerde yaygın olarak kullanılan para birimi (örneğin yerel ticari işlemlerde veya dış ticarette yaygın olarak kullanılan nispeten sabit ya da likit para birimi).

(e) Sadece faiz ya da sadece anapara takasında (interest-only strip/principal only strip) saklı peşin ödeme opsiyonu, asal sözleşmenin (i) saklı türev içermeyen bir finansal araca ilişkin sözleşmeye bağlı nakit akışlarını alma hakkının ayrıştırılmasından kaynaklanması ve (ii) orijinal asal borç sözleşmesinde yer almayan bir koşul içermemesi durumunda, asal sözleşmeyle yakından ilişkilidir.

(f) Asal bir kiralama sözleşmesinde saklı türev ürünün (i) kira ödemelerinin tüketici fiyat endeksine endekslenmesi gibi enflasyon ilişkili bir endeksi ifade etmesi (kiralamanın kaldıraç etkisi yaratmaması ve endeksin işletmenin kendi ekonomik çevresindeki enflasyonla ilişkili olması koşuluyla), (ii) satışlara bağlı koşullu kira ödemeleri olarak oluşturulması veya (iii) değişken faiz oranlarına bağlı koşullu kira ödemeleri olarak oluşturulması durumunda, türev ürün asal sözleşmeyle yakından ilişkilidir.

(g) Asal finansal araçta veya asal sigorta sözleşmesinde saklı parça birleştirme özelliği, parça bazlı yapılan ödemelerin fon varlıklarının gerçeğe uygun değerlerini yansıtan cari parça değerlerinden ölçülmeleri durumunda ilgili asal finansal araçla ya da asal sözleşmeyle yakından ilişkilidir. Parça birleştirme özelliği, dahili ya da harici bir yatırım fonunun parçaları cinsinden ödemede bulunmayı gerektiren bir sözleşme koşuludur.

(h) Sigorta sözleşmesinde saklı türev ürün, türev ürünün ayrı olarak ölçülmesini (diğer bir ifadeyle, asal sözleşmeyi dikkate almaksızın) engelleyecek derecede sigorta sözleşmesinin ve türev ürünün birbirlerine bağlı olmaları durumunda, sigorta sözleşmesiyle yakından ilişkilidir.

Saklı türev ürün içeren araçlar

B4.3.9 B4.3.1 Paragrafında da belirtildiği üzere, bu TFRS’nin kapsamındaki bir varlık olarak değerlendirilmeyen bir asal ürün ile bir veya daha fazla saklı türev ürün içeren bir karma sözleşmeye taraf olunması halinde, 4.3.3 Paragrafı saklı türev ürünlerin belirlenmesini, bunların asal sözleşmeden ayrıştırılıp ayrıştırılmayacağının değerlendirilmesini ve asal sözleşmeden ayrıştırılması gereken türev ürünlerin ilk muhasebeleştirmede ve sonrasında eğe uygun değerleri üzerinden ölçülmesini gerektirmektedir. Bu tür bir uygulama aracın tamamının gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülmesinden çok daha karmaşık olabilir ya da daha az güvenilir olan ölçümlerle sonuçlanabilir. Bu nedenle bu Standart, karma sözleşmenin tamamının gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılmasına izin vermektedir.

B4.3.10 4.3.3 Paragrafının saklı türev ürünlerin asal sözleşmeden ayrıştırılmasını gerektirip gerektirmediğine veya bu tür bir ayrıştırmayı yasaklayıp yasaklamadığına bakılmaksızın, karma sözleşmenin tamamı gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılabilir. Ancak 4.3.5 Paragrafı, 4.3.5(a) ve 4.3.5(b) Paragraflarında yer alan durumlarda karma sözleşmenin gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılmasına izin vermez. Çünkü bu durumlarda karma sözleşmenin tamamını gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtarak sınıflandırmak karışıklığı azaltmayacak veya güvenilirliği arttırmayacaktır.

Saklı türev ürünlerin yeniden değerlendirilmesi

B4.3.11 4.3.3 Paragrafı uyarınca, bir saklı türev ürünün asal sözleşmeden ayrıştırılıp ayrıştırılmayacağının ve bu Standart kapsamında bir türev ürün olarak muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesi karma sözleşmeye taraf olunduğunda yapılmalıdır. Sözleşme hükümlerinde, sözleşme uyarınca belirlenecek olan nakit akışlarını önemli ölçüde değiştiren bir değişiklik olmadığı sürece, daha sonraki tarihlerde bu tür bir değerlendirmenin yapılmasına izin verilmez. Sözleşme hükümlerinde, sözleşme uyarınca belirlenecek olan nakit akışlarını önemli ölçüde değiştiren bir değişiklik olduğu durumlarda ise yeniden değerlendirmenin yapılması gereklidir. Nakit akışlarındaki değişikliğin önemli olup olmadığı; saklı türev ürüne, asal sözleşmeye ya da her ikisine ilişkin beklenen gelecekteki nakit akışlarındaki değişikliklerin büyüklüğünün değerlendirilmesi suretiyle belirlenir; söz konusu değişikliklerin, sözleşme kapsamında değişim öncesi beklenen nakit akışlarına kıyasla önemli olup olmadığı da ayrıca değerlendirilir.

B4.3.12 B4.3.11 Paragrafı, aşağıdaki durumlarda edinilen sözleşmelerde yer alan saklı türev ürünlere uygulanmaz:

(a) Bir işletme birleşmesi (“TFRS 3 İşletme Birleşmeleri” Standardında tanımlanan şekliyle);

(b) TFRS 3 ün B1-B4 Paragraflarında yer verile şekliyle ortak kontrole tabi işletmelerin veya teşebbüslerin birleşmesi veya

(c) “TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar” Standardında tanımlandığı gibi iş ortaklığı kurulması

Ayrıca B4.3.11 Paragrafı türev ürünlerin edinim tarihinde yapılacak olası yeniden değerlendirmelerinde uygulanmaz.*

Finansal varlıkların yeniden sınıflandırılması

B4.4.1 Finansal varlıklara ilişkin yönetim modelinin amacının değiştiği durumlarda, bu değişiklikten etkilenen finansal varlıkların 4.1.1 Paragrafına göre yeniden sınıflandırılması gerekmektedir. Bu tür değişikliklerin çok nadir olması beklenir. Söz konusu değişiklikler, içsel veya dışsal değişiklikler sonucunda işletmenin üst yönetimi tarafından belirlenir ve işletmenin faaliyetleri açısından önemli ve üçüncü taraflara kanıtlanabilir nitelikte olmalıdır. Yönetim modelindeki değişime ilişkin örnekler aşağıda yer almaktadır:

(a) İşletme, kısa vadede satmak üzere elinde tuttuğu ticari kredilerden oluşan bir portföye sahiptir. Bu işletme, söz konusu ticari kredilerini yönetecek olan ve sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmek üzere elinde kredi tutan bir yönetim modeline sahip olan bir şirketi satın alır. Ticari krediler portföyü bundan böyle satış amaçlı olmayıp alınan ticari kredilerle birlikte yönetilmektedir ve bütün krediler, sözleşmeye bağlı nakit akışlarını tahsil etmek amacıyla elde tutulmaktadır.

(b) Bir finansal hizmet şirketi, ipotek karşılığı bireysel kredi işini sonlandırmaya karar vermiştir. Artık yeni iş kabul edilmemektedir. Finansal hizmet şirketi ise kendi ipotekli kredi portföyünü satış amacıyla aktif olarak pazarlamaktadır.

B4.4.2 Yönetim modelinin amacında yapılacak değişiklikler, yeniden sınıflandırma tarihinden önce gerçekleştirilmelidir. Örneğin; bir finansal hizmet şirketi, ipotek karşılığı bireysel kredi işini 15 Şubat tarihinde sonlandırmaya karar veriyor ve bu nedenle söz konusu durumdan etkilenen tüm finansal varlıkları 1 Nisan tarihinde (örneğin işletmenin sonraki raporlama dönemdeki ilk gün) yeniden sınıflandırması gerekiyorsa, söz konusu işletmenin yeni ipotek karşılığı bireysel kredi işini kabul etmemesi veya aksi takdirde 15 Şubat tarihinden sonra önceki yönetim modeline ilişkin faaliyetlerde bulunmaması gerekmektedir.

B4.4.3 Aşağıda yer alan durumlar, yönetim modelindeki değişim olarak nitelendirilmemektedir:

(a) Belirli finansal varlıklarla ilgili amaçta meydana gelen bir değişim (piyasa koşullarında önemli değişikliklerin olduğu durumlarda bile),

(b) Finansal varlıklar açısından belirli bir piyasanın geçici olarak yok olması,

(c) İşletmenin farklı yönetim modellerine sahip bölümleri arasında finansal varlıkların transferi.

Ölçüm (Bölüm 5)

Başlangıçtaki ölçüm (Bölüm 5.1)

B5.1.1 Bir finansal aracın ilk muhasebeleştirmedeki gerçeğe uygun değeri normalde işlem fiyatıdır (yani, verilen ya da alınan bedelin gerçeğe uygun değeridir. Bakınız: B5.4.8 Paragrafı). Ancak, verilen ya da alınan bedelin bir kısmının finansal araçtan başka bir unsur için verilmiş olması durumunda, finansal aracın gerçeğe uygun değeri bir değerleme yöntemi kullanılarak tahmin edilir (bakınız: B5.4.6-B5.4.12 Paragrafları). Örneğin; faiz getirisi olmayan uzun vadeli bir kredi veya alacağın gerçeğe uygun değeri, gelecekteki tüm nakit akışlarının, aynı kredi derecelendirmesine sahip benzer bir finansal aracın (para birimi, vade, faiz oranının türü ve diğer unsurlar açısından benzer) cari faiz oranı (oranları) kullanılarak iskonto edilmiş bugünkü değeri üzerinden hesaplanabilir. Geriye kalan kredi tutarı, başka tür bir varlık olarak muhasebeleştirilmesi gerekmedikçe, gider veya gelirden indirim olarak kaydedilir.

B5.1.2 Piyasa faiz oranından farklı bir oranda faiz içeren bir kredinin verilmesi (örneğin benzer krediler için piyasa faiz oranı yüzde 8 iken verilen kredinin faiz oranının yüzde 5 olması) ve bu farkı karşılamak için peşinen ücret alınması durumunda, söz konusu kredi gerçeğe uygun değeri üzerinden (yani alınan ücret tutarı kredi anaparasından düşüldükten sonra) muhasebeleştirilir.

Finansal varlıkların sonraki ölçümü

B5.2.1 Önceki dönemlerde gerçeğe uygun değeri ile muhasebeleştirilen bir finansal aracın gerçeğe uygun değerinin sıfırın altına düşmesi durumunda, söz konusu araç 4.2.1 Paragrafı uyarınca ölçülen bir finansal borca dönüşür. Ancak, bu TFRS’nin kapsamındaki bir varlık olarak değerlendirilen asal ürünler içeren karma sözleşmeler, her zaman 4.3.2 Paragrafı uyarınca ölçülür.

B5.2.2 Aşağıda yer alan örnek, gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülen ve 4.2.1 Paragrafı uyarınca gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişiklikleri diğer kapsamlı gelire yansıtılan bir finansal varlığın başlangıçtaki ve sonraki ölçümlerinde ortaya çıkan işlem maliyetlerinin muhasebeleştirilmesini göstermektedir.

Bir işletme, 100 TL satın alma fiyatı ile 2 TL satın alma komisyonu ödeyerek bir varlık edinmiştir. İşletme, söz konusu varlığı başlangıçta 102 TL tutarı üzerinden muhasebeleştirir. Raporlama dönemi, varlığın satın alınmasından bir gün sonradır ve o tarihte varlığın kayıtlı piyasa fiyatı 100 TL’dir. Söz konusu varlık satıldığında, 3 TL tutarında bir komisyon ödenecektir. Satış tarihinde, işletme söz konusu varlığın değerini 100 TL olarak ölçer (satıştaki olası bir komisyon tutarını dikkate almadan) ve 2 TL tutarındaki zararı diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirir.

Gerçeğe uygun değerin ölçümü (Bölüm 5.4)

B5.4.1 Gerçeğe uygun değer tanımının altında işletmenin tasfiye olma, faaliyetlerinin kapsamını önemli ölçüde daraltma veya işletmenin sürekliliği kavramıyla zıt koşullar içeren bir işlemde bulunma niyet ve ihtiyacının bulunmadığı sınırsız bir faaliyet ömrüne sahip olduğunun kabulü yatar. Dolayısıyla gerçeğe uygun değer, işletmenin, yapmaya zorlandığı bir işlemde veya zorunlu tasfiye ya da satışta elde edeceği veya ödeyeceği bir tutar değildir. Diğer yandan, gerçeğe uygun değer ilgili aracın kredi kalitesini yansıtır.

B5.4.2 Bu Standart “alış fiyatı” ve “satış fiyatı” (bazen “cari teklif fiyatı” olarak da adlandırılır) terimlerini kayıtlı piyasa fiyatları kapsamında, “alış fiyatı-satış fiyatı arasındaki fark” terimini de sadece işlem maliyetlerini içerecek şekilde kullanır. Gerçeğe uygun değere ulaşmak için yapılan diğer düzeltmeler (örneğin karşı tarafın kredi riski için yapılan düzeltmeler), “alış fiyatı-satış fiyatı arasındaki fark” teriminin içinde yer almaz.

Aktif piyasa: kayıtlı fiyat

B5.4.3 Bir finansal araca ilişkin fiyatın, istenildiğinde ve düzenli olarak borsadan, satıcıdan, simsardan, sanayi grubundan, fiyatlama hizmeti yapan veya düzenleyici bir kuruluştan elde edilmesinin mümkün olması ve anılan fiyatların, karşılıklı pazarlık ortamında gerçekleştirilen fiili ve düzenli piyasa işlemlerini temsil etmesi durumunda ilgili finansal aracın aktif bir piyasada kayıtlı olduğu kabul edilir. Gerçeğe uygun değer, istekli bir alıcı ve satıcı arasında karşılıklı pazarlık ortamında gerçekleştirilen bir işlemde üzerinde anlaşılan fiyattır. Aktif bir piyasada işlem gören bir finansal aracın gerçeğe uygun değerinin belirlenmesindeki amaç, işletmenin anında erişim imkanına sahip olduğu en avantajlı aktif piyasada anılan araca (diğer bir ifadeyle, finansal aracı değiştirmeden veya farklı bir şekilde sunmadan) ilişkin olarak raporlama dönemi sonu itibariyle yapılacak bir işlemin fiyatına ulaşmaktır. Diğer taraftan işletme, söz konusu piyasada alınıp satılan araçlar ile değerlemesi yapılan finansal araç arasındaki karşı tarafın kredi riskine ilişkin farklılıkları yansıtmak amacıyla en avantajlı piyasadaki fiyatı düzeltir. Aktif bir piyasada yayımlanmış bir fiyat kotasyonunun varlığı, gerçeğe uygun değerin en iyi göstergesidir ve finansal varlık veya finansal borçların ölçümünde bu değerler kullanılır.

B5.4.4 Elde tutulan bir varlık veya yüklenilecek bir borç için uygun olan kayıtlı piyasa fiyatı, genellikle, cari alış fiyatıdır; edinilecek bir varlık veya elde tutulan bir borç için ise satış fiyatıdır. İşletmenin birbirlerinin piyasa risklerini mahsup eden varlık ve borçlarının bulunması durumunda, ortalama piyasa fiyatları birbirini mahsup eden risk pozisyonlarının gerçeğe uygun değerlerinin tespiti sırasında baz alınabilir ve alış veya satış fiyatından uygun olanı net açık pozisyonun gerçeğe uygun değerinin tespitinde kullanılır. Cari alış ve satış fiyatlarının bulunmaması durumunda, en yakın tarihli işlemin fiyatı, söz konusu işlemden bu yana ekonomik koşullarda önemli bir değişiklik oluşmamış olduğu sürece cari gerçeğe uygun değere ilişkin bir gösterge oluşturur. En yakın tarihli işlemin gerçekleştirildiği günden bu yana ekonomik koşullarda değişiklik olmuşsa (örneğin kurumsal bir şirket tahvilinin en son ilan edilen fiyatının ardından risksiz faiz oranlarında değişiklik olması durumunda), varsa benzer finansal araçlar için geçerli olan cari fiyatlar ya da oranlar referans alınmak suretiyle gerçeğe uygun değerin koşullarda meydan gelen değişimleri yansıtması sağlanır. Benzer şekilde işletmenin, son işlem fiyatının gerçeğe uygun değeri yansıtmadığını kanıtlaması durumunda (örneğin anılan fiyat işletmenin, yapmaya zorlandığı bir işlem, zorunlu tasfiye ya da satış esnasında elde edeceği veya ödeyeceği tutarı yansıttığı durumda), söz konusu fiyatta gerekli düzeltmeler yapılır. Bir finansal araç portföyünün gerçeğe uygun değeri, ilgili araçların birim sayısının bunlara ilişkin kayıtlı piyasa fiyatlarıyla çarpımına eşittir. Finansal aracın bütününe ilişkin yayımlanmış bir fiyat kotasyonu bulunmamakla birlikte finansal aracın bileşenlerine ilişkin aktif bir piyasanın bulunduğu durumlarda, gerçeğe uygun değer, bileşenlere ilişkin piyasa fiyatları esas alınarak tespit edilir.

B5.4.5 Aktif piyasada bir oranın (fiyattan ziyade) kayıtlı bulunduğu durumlarda, söz konusu oran gerçeğe uygun değerin tespitinde kullanılan değerleme yöntemine girdi olarak kullanılır. Piyasada kayıtlı oranın finansal aracın değerlenmesinde piyasa katılımcılarının dikkate alacakları kredi riskini veya diğer faktörleri içermediği durumlarda, bu faktörler göz önüne alınarak gerekli düzeltme işlemleri yapılır.

Aktif piyasanın bulunmaması: değerleme yöntemi

B5.4.6 Finansal araçla ilgili aktif bir piyasanın bulunmaması durumunda, gerçeğe uygun değer bir değerleme yöntemi kullanılmak suretiyle tespit edilir. Değerleme yöntemleri, varsa ilgili araçla büyük ölçüde benzer olan başka bir araca ilişkin olarak karşılıklı pazarlık ortamında, bilgili ve istekli taraflar arasında yapılan işlemlerdeki gerçeğe uygun değerin referans alınmasını, indirgenmiş (iskonto edilmiş) nakit akışları analizini ve opsiyon fiyatlama modellerini içerir. Finansal aracın fiyatlandırılmasında piyasa katılımcıları tarafından müştereken kullanılmakta olan bir değerleme yönteminin bulunduğu ve anılan yöntemin güncel piyasa işlemlerinde oluşan fiyatların güvenilir bir tahminini sağladığının kanıtlandığı durumlarda, gerçeğe uygun değerin tespitinde söz konusu yöntem kullanılır.

B5.4.7 Bir değerleme yönteminin kullanılmasındaki amaç, olağan işletme faaliyetleri gereğince yapılmasına ihtiyaç duyulan ve karşılıklı pazarlık ortamında gerçekleştirilen bir takas işleminde ölçüm tarihi itibariyle oluşacak fiyatın tespitidir. Gerçeğe uygun değer, piyasa girdilerini olabildiğince fazla, işletmeye özgü girdileri ise olabildiğince az kullanan bir değerleme yöntemi aracılığıyla tahmin edilir. Bir değerleme yönteminin, (a) ilgili aracın piyasa tarafından nasıl fiyatlandırılacağını makul ölçüde yansıtması ve (b) kullandığı girdilerin, piyasa beklentileri ile araçta bulunan risk-getiri faktörlerinin düzeyini makul ölçüde içermesi durumunda, gerçekçi bir gerçeğe uygun değer tahminiyle sonuçlanması beklenir.

B5.4.8 Bu nedenle, bir değerleme yönteminin (a) fiyatın oluşumu sırasında piyasa katılımcılarının göz önünde bulunduracakları unsurları içermesi ve (b) finansal araçların fiyatlandırılması konusunda genel kabul gören ekonomik yöntemlerle tutarlılık arz etmesi gerekir. Kullanılan değerleme yöntemi düzenli olarak gözden geçirilir ve değeri değerleme yöntemi kullanılmak suretiyle tespit edilen araca ilişkin gözlenebilen her türlü cari piyasa işlemindeki fiyatlar (değiştirilmeksizin ya da farklılaştırılmaksızın) ve gözlenebilen her türlü piyasa verisi kullanılmak suretiyle yöntemin geçerliliği test edilir. Piyasa verileri, tutarlı bir biçimde, ilgili finansal aracın ihraç edildiği veya satın alındığı piyasayla aynı piyasadan elde edilir. Bir finansal aracın ilk muhasebeleştirilmesi sırasındaki gerçeğe uygun değerinin en iyi göstergesi, söz konusu aracın gerçeğe uygun değerinin aynı araca ilişkin gözlenebilen diğer cari piyasa işlemleriyle kanıtlanmadığı veya içerdiği değişkenlerin tamamı sadece gözlemlenebilen piyasalardaki verilerden oluşan bir değerleme yöntemine dayandırılmadığı sürece işlem fiyatıdır (diğer bir ifadeyle, alınan veya ödenen bedelin gerçeğe uygun değeridir).

B5.4.9 Finansal varlık veya borcun sonraki ölçümleri ve ilk muhasebeleştirme sonrası ortaya çıkan kazanç veya kayıpların muhasebeleştirmeleri, bu Standardın hükümleriyle tutarlı olmalıdır. B5.4.8 Paragrafının uygulanması, finansal varlık veya borcun ilk muhasebeleştirilmesi sırasında hiçbir kazanç veya kayıp muhasebeleştirilmemesi ile sonuçlanmış olabilir. Bu tür bir durumda, bu Standart, ilk muhasebeleştirme sonrasında, sadece fiyatın belirlenmesi sırasında piyasa katılımcılarınca göz önünde bulundurulacak bir unsurda (zamanı da içeren) meydana gelen değişimden kaynaklanan kazanç veya kayıpların muhasebeleştirilmesini gerektirir.

B5.4.10 Bir finansal varlığın ilk baştaki edinimi veya oluşumu ya da finansal bir borcun ilk baştaki yüklenimi, ilgili finansal aracın gerçeğe uygun değerinin tespit edilmesine dayanak teşkil eden bir piyasa işlemidir. Özellikle, ilgili finansal aracın bir borçlanma aracı (kredi gibi) olması durumunda, söz konusu aracın gerçeğe uygun değeri, edinim veya oluşum tarihindeki piyasa koşulları ile cari piyasa koşullarının ya da benzeri borçlanma araçları (diğer bir ifadeyle, geriye kalan vadesi, nakit akışlarının yapısı, para birimi, kredi riski, teminat ve faiz oranları açısından benzer olan) için işletme veya diğerleri tarafından uygulanan faiz oranlarının referans alınması suretiyle belirlenir. Buna alternatif olarak, ilgili borçlanma aracının ihracının ardından borçlunun kredi riskinde ve uygulanan faiz oranı farklarında (credit spread) herhangi bir değişiklik meydana gelmediği durumlarda, cari piyasa faiz oranı, faiz oranı farklarının sabit tutulması durumunda ilgili borçlanma aracındakinden daha iyi bir kredi kalitesini yansıtan gösterge bir faiz oranında borcun oluşum tarihinden itibaren meydana gelen değişimlere göre düzeltilmek suretiyle tahmin edilebilir. En son piyasa işleminden bu yana koşulların değişmiş olması durumunda, değerlemeye tabi finansal aracın gerçeğe uygun değerinde bu nedenle oluşan değişim, benzer finansal araçlara ilişkin fiyat ve oranlar referans alınmak ve değerlenen araçla olan farklılıklara göre ilgili fiyat ve oranlar düzeltilmek suretiyle tespit edilir.

B5.4.11 Her ölçüm tarihinde aynı bilgilere ulaşılamayabilir. Örneğin, işletmenin piyasada aktif olarak işlem görmeyen bir borçlanma aracını kredi olarak vermesi veya edinmesi durumunda, gerçekleştirilen işlemin fiyatı aynı zamanda piyasa fiyatını da gösterir. Ancak bir sonraki ölçüm tarihinde yeni bir işleme ilişkin herhangi bir bilgi bulunmayabilir ve işletme, piyasa faiz oranlarının genel düzeyini tespit edebilecek olmasına rağmen piyasa katılımcılarının anılan tarih itibariyle ilgili aracı fiyatlandırmaları durumunda göz önüne alacakları kredi veya diğer risklerin düzeyini bilemeyebilir. İşletme, cari işlemlere ilişkin bilgisi bulunmaması sebebiyle, bugünkü değer hesaplamalarında kullanılacak iskonto oranının tespiti için gerekli olan temel faiz oranlarının üzerindeki faiz farklarını da tespit edemeyebilir. Bu durumda, aksine ilişkin bir kanıt bulunmadığı sürece, kredinin kullandırıldığı tarihten bu yana ilgili faiz oranı farklarında hiçbir değişim meydana gelmediğinin varsayılması uygun olacaktır. Ancak, işletmenin, bu tür faktörlerde bir değişim olduğunu gösteren bir delil bulunup bulunmadığının tespitine yönelik makul ölçüde çaba sarf etmesi beklenir. Değişimin olduğu yönünde bir kanıt bulunması durumunda, işletme, anılan değişimin etkilerini finansal aracın gerçeğe uygun değerinin belirlenmesi sırasında dikkate alır.

B5.4.12 İndirgenmiş (iskonto edilmiş) nakit akışı analizinin kullanılması sırasında, finansal aracın kredi kalitesi, sözleşme faiz oranının sabitlendiği geriye kalan dönem, anaparanın ödenmesine kalan dönem ve ödemelerin yapılacağı para birimi de dahil olmak üzere, büyük ölçüde aynı koşul ve özelliklere sahip finansal araçların halihazırdaki getiri oranlarına eşit bir veya birden fazla iskonto oranı kullanılır. Açıklanmış bir faiz oranı bulunmayan kısa dönemli alacak ve borçlar, indirgenmelerinin etkisinin önemsiz olması durumunda orijinal fatura tutarlarından ölçülebilir.

Değerleme yöntemlerine ilişkin girdiler

B5.4.13 Bir finansal aracın gerçeğe uygun değerinin tahmin edilmesinde kullanılması uygun olan yöntem, aracın gerçeğe uygun değerini etkileme olasılığı bulunan piyasa koşulları ve diğer unsurlar hakkında gözlemlenebilen piyasa verilerini içermelidir. Bir finansal aracın gerçeğe uygun değeri, aşağıdaki unsurlardan bir veya birden fazlasına (ve belki de başka unsurlara) dayandırılmış olacaktır:

(a) _Paranın zaman değeri (diğer bir ifadeyle, temel veya risksiz faiz oranı)._ Temel faiz oranları, genellikle, devlet tahvillerinin gözlenebilen fiyatlarından elde edilebilir ve çoğunlukla finansal yayınlarda yer alır. Bu tür oranlar, genellikle, öngörülen nakit akışlarının beklenen zamanlamalarına göre farklı zaman aralıklarını içeren faiz oranı getiri eğrisi boyunca farklılık gösterirler. Pratikliğinden ötürü LIBOR veya swap oranı gibi, genel kabul görmüş ve istendiğinde elde edilebilir olan bir oranı gösterge oran olarak alınabilir (LIBOR, risksiz bir faiz oranı olmadığından, gösterge faiz oranındaki kredi riskinin, değerlemesi yapılan finansal aracın kredi riskiyle karşılaştırılması suretiyle gösterge oranda gerekli düzeltmeler yapılır). Bazı ülkelerde, devlet tahvilleri büyük bir kredi riski taşıyor olabilirler ve anılan ülkelerin para biriminden ihraç edilen araçlar için gösterge olarak alınabilecek durağan bir temel faiz oranı sağlamayabilirler. Bu ülkelerdeki bazı işletmeler, devletten daha yüksek bir kredi derecesine ve daha düşük borç oranına sahip olabilirler. Bu durumda temel faiz oranlarının ilgili ülkenin para biriminden çıkarılan en yüksek dereceli şirket tahvillerinin göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi daha uygun olabilir.

(b) _Kredi riski._ Kredi riskinin gerçeğe uygun değere olan etkisi (diğer bir ifadeyle, temel faiz oranının üzerindeki kredi riskinden kaynaklanan risk primi) alım satımı yapılan ve farklı kredi kalitesine sahip bulunan araçlara ilişkin gözlemlenebilir piyasa fiyatlarından ya da kredi verenlerin farklı kredi derecelerine sahip krediler için uyguladıkları gözlemlenebilir faiz oranlarından elde edilebilir.

(c) _Döviz fiyatları._ Birçok para birimine ilişkin aktif bir döviz piyasası bulunur ve fiyatlar finansal yayınlarda günlük olarak duyurulur.

(d) _Ticari mal fiyatları._ Birçok ticari malın gözlemlenebilen bir piyasa fiyatı bulunur.

(e) _Özkaynağa dayalı finansal araç fiyatları._ İşlem görmekte (alınıp satılmakta) olan özkaynağa dayalı finansal araçlardan bazılarının fiyatları (ve fiyat endeksleri), ilgili oldukları piyasalardan rahatlıkla elde edilebilir. Gözlemlenebilir fiyatları bulunmayan özkaynağa dayalı finansal araçların cari piyasa fiyatları ise bugünkü değeri esas alan çeşitli yöntemlerin kullanılması suretiyle belirlenebilir.

(f) _Dalgalanma (diğer bir ifadeyle, finansal aracın veya başka bir kalemin fiyatında oluşacak gelecekteki değişimlerin büyüklüğü)._ Aktif olarak alınıp satılmakta olan kalemlerin dalgalanma düzeyleri, normalde tarihi piyasa verilerinden veya cari piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalardan makul bir biçimde tahmin edilebilir.

(g) _Peşin ödeme riski ve geri ödeme riski_. Finansal varlıklara ilişkin olarak yapılması beklenen peşin ödemeler ile finansal borçlara ilişkin olarak yapılması beklenen geri ödemeler tarihi veriler esas alınmak suretiyle tahmin edilebilir (karşı tarafça geri ödenmesi talep edilebilecek finansal borçların gerçeğe uygun değeri, geri ödeme tutarının bugünkü değerinden az olamaz – bakınız: 5.4.3 Paragrafı).

(h) _Finansal varlık veya finansal borçlara ilişkin olarak verilen hizmetlerin maliyeti_. İlgili hizmetlerin maliyeti, diğer piyasa katılımcıları tarafından ödenen cari ücretlerle karşılaştırılmak suretiyle tahmin edilebilir. Bir finansal borç veya varlığa ilişkin olarak verilen hizmetin maliyetinin önemli bir tutara tekabül etmesi ve diğer piyasa katılımcılarının da benzer maliyetlerle karşılaşacak olmaları durumunda, ihraçcı, ilgili finansal varlık veya finansal borcun gerçeğe uygun değerinin belirlenmesinde söz konusu maliyetleri dikkate alır. Gelecekte ücret elde edilmesine yönelik sözleşmeden doğan hakkın başlangıçtaki gerçeğe uygun değeri, sözü edilen gelecekteki ücretlerin ve ilgili maliyetlerin bunlara ilişkin piyasa emsalleriyle benzeşmediği durumlar haricinde, anılan ücretlerin maliyetine eşittir.

Borsaya kayıtlı olmayan özkaynağa dayalı finansal araçlara yapılan yatırımlar (ve sözü edilen yatırımlara ilişkin olup borsaya kayıtlı olmayan özkaynağa dayalı finansal araçların teslimiyle ifa edilecek sözleşmeler)

B5.4.14 Özkaynağa dayalı finansal araçlara yapılan tüm yatırımlar ve söz konusu finansal araçlarla ilgili sözleşmeler, gerçeğe uygun değerleri üzerinden ölçülmelidir. Ancak, bazı istisnai durumlarda, maliyet, gerçeğe uygun değerin belirlenmesine ilişkin uygun bir tahmin yöntemi olabilir. Söz konusu durum, gerçeğe uygun değerin belirlenmesine ilişkin yeterli düzeyde yakın zamanlı bilgi bulunmaması ya da gerçeğe uygun değerin birden fazla yöntemle ölçülebilmesi ve bu yöntemler arasında maliyetin gerçeğe uygun değer tahminini en iyi şekilde yansıtıyor olması durumunda mümkün olabilir.

B5.4.15 Maliyetin gerçeğe uygun değeri yansıtmayabileceği durumlara ilişkin göstergeler aşağıdaki gibidir:

(a) Bütçeler, plânlar veya şirket için önemli olan gelişmeler ile karşılaştırıldığında yatırım yapılan kurumun performansında önemli bir değişim olması.

(b) Yatırım yapılan kurumun teknik ürün hedeflerinin başarılacağına ilişkin beklentilerin değişmesi.

(c) Yatırım yapılan kurumun özkaynağına, ürünlerine veya muhtemel ürünlerine ilişkin piyasada önemli bir değişiklik olması.

(d) Küresel ekonomide ya da yatırım yapılan kurumun faaliyet gösterdiği ekonomik çevrede önemli bir değişiklik olması.

(e) Karşılaştırılabilir işletmelerin performansında ya da piyasa genelinde ortaya konan değerlerde önemli bir değişiklik olması.

(f) Yatırım yapılan kurumun, hile, ticari anlaşmazlıklar, ihtilaf, işletme yönetiminde ya da stratejisinde meydana gelen değişiklikler gibi içsel sorunlarının bulunması.

(g) Yatırım yapılan kurumun özkaynakları ile ilgili olarak, doğrudan kurum tarafından yapılan (yeni bir hisse senedi ihracı gibi) veya üçüncü kişiler arasında gerçekleştirilen işlemlerden elde edilen kanıtlar.

B5.4.16 B5.4.15 Paragrafında yer alan liste, olası her türlü durumu kapsamamaktadır. Bir işletme tarafından yatırım yapılan kurumun performansı ve faaliyetlerine ilişkin olarak ilk muhasebeleştirme tarihinden sonra ulaşılabilen tüm bilgi kullanılabilir. Her türlü ilgili unsurun mevcut olması halinde, maliyet gerçeğe uygun değerin bir göstergesi olmayabilir. Bu tür durumlarda, gerçeğe uygun değerin tahmin edilmesi gerekir.

B5.4.17 Borsaya kayıtlı özkaynağa dayalı finansal araçlardaki (veya borsaya kayıtlı özkaynağa dayalı araçlara ilişkin sözleşmelerdeki) yatırımlar açısından maliyet, hiçbir zaman gerçeğe uygun değere ilişkin en iyi tahmin olamaz.

Kazanç ve kayıplar (Bölüm 5.7)

B5.7.1 (Değişik:RG-16/12/2017-30272 Mükerrer) 5.7.5 paragrafı, ticari amaçla elde tutulmayan özkaynak aracına yapılan yatırımın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişimlerin diğer kapsamlı gelirde sunulması konusunda geri dönülemeyecek bir tercihte bulunulmasına izin vermektedir. Söz konusu seçim, her bir finansal araç için ayrı ayrı (diğer bir ifadeyle hisse bazında) yapılır. Diğer kapsamlı gelirde sunulan tutarlar, sonraki dönemlerde kâr veya zarara aktarılamaz. Ancak, toplam kazanç veya kayıp özkaynağa aktarılabilir. Bu tür yatırımlardan sağlanan temettüler, açıkça yatırımın maliyetinin bir kısmının geri kazanılması niteliğinde olmadıkça, 5.7.6 paragrafına göre kâr veya zarar olarak finansal tablolara alınır.

B5.7.2 “TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri” Standardı, TMS 21 uyarınca parasal kalem olarak nitelendirilen ve yabancı para cinsinden gösterilen finansal varlıklara uygulanır. TMS 21, parasal varlıklardan kaynaklanan kur kazanç veya kayıplarının, kâr veya zararda muhasebeleştirilmesini gerektirir. Bu durumun bir istisnası; nakit akış riskinden (bakınız: TMS 39’un 95-101 Paragrafları) veya net yatırım riskinden korunma (bakınız: TMS 39’un 102 nci Paragrafı) işleminde finansal riskten korunma (hedging) aracı olarak sınıflanan parasal kalemlerdir.

B5.7.3 5.4.4 Paragrafı, alım satım amacıyla elde tutulmayan özkaynağa dayalı bir finansal araca yapılan yatırımın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişimlerin diğer kapsamlı gelirde sunulması için geri dönülemeyecek bir seçim yapılmasına izin vermektedir. Bu tür bir yatırım parasal kalem değildir. Dolayısıyla, 5.4.4 Paragrafı uyarınca diğer kapsamlı gelirde sunulan kazanç veya kayıp, ilişkili her türlü yabancı para unsurunu da içerir.

B5.7.4 Türev olmayan parasal bir varlık ile türev olmayan parasal bir borç arasında finansal riskten korunma amaçlı bir ilişki varsa, söz konusu finansal araçların yabancı para unsurundan kaynaklanan değişiklikler kâr veya zarara yansıtılır.

Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılan borçlar

B5.7.5 Bir finansal borç gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırıldığında, finansal borca ilişkin kredi riskinde meydana gelen değişiklerin diğer kapsamlı gelirde sunulmasının kâr veya zararda yanlış muhasebe eşleşmeleri yaratıp yaratmadığının ya da kâr ya da zarardaki yanlış muhasebe eşleşmelerini artırıp artırmadığının belirlenmesi gerekir. Finansal borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkilerinin diğer kapsamlı gelire yansıtılması, kâr veya zarara yansıtıldığı duruma göre kâr veya zararda daha fazla yanlış muhasebe eşleşmesine neden oluyorsa, söz konusu değişiklik etkilerinin diğer kapsamlı gelire yansıtılmasının kâr veya zararda yanlış muhasebe eşleşmeleri yarattığı ya da kâr veya zarardaki yanlış muhasebe eşleşmelerini artırdığı sonucuna varılır.

B5.7.6 Bu belirlemenin yapabilmesi için, finansal borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkilerinin kâr veya zarara yansıtılması durumunda, kâr veya zarardaki değişimin, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen diğer bir finansal aracın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişikliklerle dengelenmesinin beklenip beklenmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Bu tür bir beklentinin, finansal borcun özellikleri ile diğer finansal aracın özellikleri arasındaki ekonomik bir ilişkiye dayandırılması gerekir.

B5.7.7 Söz konusu belirleme ilk muhasebeleştirme sırasında yapılır ve ilk muhasebeleştirmeden sonra yeni değerlendirmeler yapılmaz. Uygulama açısından, işletmelerin yanlış muhasebe eşleşmelerine yol açan tüm varlık ve borçları eş zamanlı olarak finansal tablolara yansıtmış olmaları gerekmez. İlk muhasebeleştirmenin yapıldığı tarihte, geriye kalan işlemlerin gerçekleşeceğinin muhtemel olması durumunda makul bir gecikmeye müsaade edilir. Finansal borca ilişkin kredi riskinde meydana gelen değişiklerin diğer kapsamlı gelirde sunulmasının kâr veya zararda yanlış muhasebe eşleşmeleri yaratıp yaratmadığının ya da kâr ya da zarardaki yanlış muhasebe eşleşmelerini artırıp artırmadığının belirlenmesi sırasında kullanılan yöntem tutarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Ancak, gerçeğe uygun değer fakı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırılan finansal borcun özellikleri ile diğer finansal aracın özellikleri arasında farklı ekonomik ilişkiler söz konusu olduğunda, yapılacak belirlemede farklı yöntemler kullanılabilir. TFRS 7 finansal tablo dipnotlarında bu belirlemenin yapılmasında kullanılan yönteme ilişkin niteliksel açıklamaların yapılmasını gerektirmektedir.

B5.7.8 Bu tür yanlış muhasebe eşleşmelerinin yaratıldığı ya da artırıldığı durumlarda, gerçeğe uygun değerde meydana gelen tüm değişiklikler (borcun kredi riskinde meydana gelen değişiklerinin etkileri de dahil olmak üzere), kâr veya zarara yansıtılmalıdır. Bu tür yanlış muhasebe eşleşmelerinin yaratılmadığı ya da artırılmadığı durumlarda ise, borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkilerinin diğer kapsamlı gelirde sunulması gerekir.

B5.7.9 Diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirilen tutarlar daha sonra kâr veya zarara aktarılamaz. Ancak birikmiş kazanç veya kayıpların başka bir özkaynak kalemine aktarımı yapılabilir.

B5.7.10 Bu Paragrafta yer alan örnek, finansal borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkilerinin diğer kapsamlı gelirde sunulması durumunda, kâr veya zararda yanlış muhasebe eşleşmelerinin yaratılacağı bir durumu tanımlamaktadır. Bir banka, müşterilerine ipotekli krediler (mortgage kredileri) vermekte ve eş özelliklere (örneğin, tutar, geri ödeme şekli, koşullar ve uygulanan para birimi açılarından) sahip tahviller satarak bu kredilere kaynak sağlamaktadır. Verilen kredilerin sözleşmeye bağlı koşullarına göre, müşterinin, krediye karşılık gelen tahvili gerçeğe uygun değeri üzerinden satın alarak ve bu tahvili bankaya teslim ederek borcunu erken ödemesi (krediyi kapatması) mümkündür. Sözleşmeye bağlı bu erken ödeme hakkının bir sonucu olarak, tahvilin kredi kalitesinin bozulduğu (ve bunun sonucu olarak bankanın borcunun gerçeğe uygun değerinin azaldığı) bir durumda bankanın verdiği kredinin (bankanın varlığının) gerçeğe uygun değerinde de azalma olacaktır. Varlığın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişim, krediye karşılık gelen tahvili gerçeğe uygun değeri (bu örnekte azalmış olan) üzerinden satın alarak ve bankaya teslim ederek borcunu erken ödemesine imkan sağlayan müşterinin sözleşmeye bağlı hakkını yansıtmaktadır. Bu nedenle, borcun (tahvilin) kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkileri, kâr veya zararda, finansal varlığın (kredinin) gerçeğe uygun değerinde meydana gelen eş zamanlı değişikliklerle dengelenecektir. Böyle bir durumda borcun kredi riskinde meydana gelen değişiklikler diğer kapsamlı gelirde sunulursa, kâr veya zararda yanlış bir muhasebe eşleşmesi yaratılmış olur. Bu nedenle banka, borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen tüm değişikleri (borcun kredi riskinde meydana gelen değişiklerinin etkileri de dahil) kâr veya zarara yansıtmalıdır.

B5.7.11 B5.7.10 Paragrafında yer alan örnekte, borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkileri ile finansal varlığın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişiklikler arasında sözleşmeyle kurulmuş (krediye karşılık gelen tahvili gerçeğe uygun değeri üzerinden satın alarak ve bankaya teslim ederek borcunu erken ödemesine imkan sağlayan sözleşmeye bağlı bir hakkın sonucu olarak kurulan) bir ilişki vardır. Ancak, sözleşmeyle kurulmuş bir ilişki olmadığında da, yanlış muhasebe eşleştirmeleri ortaya çıkabilir.

B5.7.12 5.7.7 ve 5.7.8 Paragraflarında yer verilen hükümlerin uygulanması açısından, yanlış muhasebe eşleşmelerine münferiden, finansal borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkilerinin belirlenmesinde kullanılan ölçüm yöntemleri neden olmaz. Kâr veya zarardaki yanlış muhasebe eşleşmeleri sadece, borcun kredi riskinde (TFRS 7’de tanımlandığı şekliyle) meydana gelen değişikliklerin etkilerinin diğer bir finansal aracın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişiklerle dengelenmesi beklendiğinde ortaya çıkar. Nedeni sadece kullanılan ölçüm yöntemi olan (başka bir ifadeyle borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin gerçeğe uygun değerde meydana gelen diğer değişikliklerden ayrıştırılamaması nedeniyle ortaya çıkan) yanlış muhasebe eşleşmeleri, 5.7.7 ve 5.7.8 Paragrafları uyarınca yapılacak sunum şeklinin belirlenmesinde etkili değildir. Örneğin, bir işletme bir finansal borcuna ilişkin kredi riskinde meydana gelen değişiklikleri likidite riskinde meydana gelen değişikliklerden ayrıştıramayabilir. Gerçeğe uygun değerlerinde meydana gelen tüm değişikliklerin kâr veya zarara yansıtıldığı finansal varlıkların ölçümünde likidite riskinde meydana gelen değişikler dikkate alınmış olabileceğinden, işletmenin her iki unsurun toplam etkisini (finansal borç açısından) diğer kapsamlı gelirde sunması durumunda yanlış muhasebe uyumsuzlukları ortaya çıkabilir. Ancak, bu tür bir yanlış muhasebe eşleşmesi, kâr veya zararın diğer finansal aracın gerçeğe uygun değerinde meydana değişikliklerle dengelenmesinden değil (B5.7.6 Paragrafında belirtildiği gibi) ölçüm sırasında yaşanan bir sorundan kaynaklanmaktır. Dolayısıyla, bu nedenle ortaya çıkan bir eşleşmesi 5.7.7 ve 5.7.8 Paragrafları uyarınca yapılacak sunum şeklinin belirlenmesinde etkili değildir.

_“Kredi riskinin” anlamı_

B5.7.13 TFRS 7 kredi riskini “finansal aracın taraflarından birinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle diğer tarafta finansal bir kayıp/zarar meydana gelmesi riski” olarak tanımlar. 5.7.7(a) Paragrafında yer alan hüküm, ihraç edenin belli bir borç için yükümlülüğü yerine getirememesi ile ilgili bir risktir. Söz konusu riskin ihraç edenin kredi değerliliği ile ilgisi olması gerekmez. Örneğin, bir işletme tarafından aksi belirtilmedikçe aynı niteliklere sahip olan teminata bağlanmış ve teminata bağlanmamış borç ihraç edildiğinde, her iki borca ilişkin kredi riski aynı işletme tarafından ihraç edilmiş olmalarına rağmen farklı olacaktır. Teminata bağlanmış borcun kredi riski teminata bağlanmamış borcun kredi riskinden düşük olacaktır. Teminata bağlanmış borca ilişkin kredi riski sıfıra yakın olabilir.

B5.7.14 5.7.7(a) Paragrafındaki hükmün uygulanması açısından, kredi riski varlığa özgü performans riskinden farklıdır. Varlığa özgü performans riski, belli bir yükümlülüğün yerine getirilememesi riskinden ziyade, tek bir varlığın ya da varlıklar grubunun yetersiz bir performans göstermesi (ya da hiçbir performans gösterememesi) ile ilgili bir risktir.

B5.7.15 Aşağıda varlığa özgü performans riskine ilişkin örnekler yer almaktadır:

(a) Yatırımcılara ödenecek olan tutarın, belli varlıkların performansı esas alınarak sözleşmeye bağlı olarak belirlendiği birim birleştirici özelliği bulunan borç. Söz konusu birim birleştirici özelliğinin anılan borcun gerçeğe uygun değeri üzerindeki etkisi kredi riski değil, varlığa özgü performans riskidir.

(b) Özel amaçlı bir işletme (ÖAİ) tarafından aşağıdaki özelliklere sahip olarak ihraç edilen bir borç. ÖAİ yasal açıdan farklı bir statüdedir ve bu sayede ÖAİ’nin iflas etmesi durumunda bile işletmedeki varlıklar sadece yatırımcıların menfaatleri açısından koruma altına alınmıştır. ÖAİ diğer başka işlemlere girmez ve ÖAİ’deki varlıklar ipotek altına alınamaz. Yalnızca koruma altına alınmış olan varlıkların nakit yarattığı durumlarda ÖAİ yatırımcılarına ödeme yapılır. Bu yüzden, borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişimler öncelikle varlıkların gerçeğe uygun değerlerindeki değişimi yansıtır. Varlıkların performansının borcun gerçeğe uygun değeri üzerindeki etkisi kredi riski değil, varlığa özgü performans riskidir.

_Kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkilerinin belirlenmesi_

B5.7.16 5.7.7(a) Paragrafındaki hüküm uygulanırken, bir finansal borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve söz konusu borcun kredi riskindeki değişikliklerle ilişkilendirilebilen değişiklik tutarı:

(a) Borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve piyasa riskine neden olan piyasa koşullarındaki değişikliklerle ilişkilendirilemeyen değişiklik tutarı olarak (bakınız: B5.7.17 ve B5.7.18 Paragrafları) ya da

(b) Borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve söz konusu borcun kredi riskindeki değişikliklerle ilişkilendirilebilen değişiklik tutarını daha doğru bir şekilde sunacağına inanılan alternatif bir yöntem kullanılarak

belirlenir.

B5.7.17 Piyasa riskine neden olan piyasa koşullarındaki değişiklikler; gözlemlenen (gösterge) faiz oranında, diğer bir işletmenin finansal araçlarının fiyatında, mal fiyatında, döviz kuru veya bir fiyat ya da oran endeksinde meydana gelen değişiklikleri içerir.

B5.7.18 Bir borçla ilgili olarak piyasa koşullarında meydana gelen tek önemli değişiklik gözlemlenen (gösterge) faiz oranındaki değişiklik ise, B5.7.16(a) Paragrafındaki tutar aşağıdaki şekilde tahmin edilebilir:

(a) İlk olarak, borcun dönem başı iç getiri oranı, söz konusu borcun dönem başı gerçeğe uygun değeri ile sözleşmeye bağlı nakit akışları kullanılarak hesaplanır. İç getiri oranının finansal araca özgü bileşenine ulaşmak amacıyla bulunan bu orandan, dönem başına ait gözlemlenen (gösterge) faiz oranı çıkartılır.

(b) Daha sonra, borçla ilgili nakit akışlarının bugünkü değeri, söz konusu borca ilişkin sözleşmeye bağlı nakit akışlarının dönem sonu tutarları ve (i) dönem sonuna ait gözlemlenen (gösterge) faiz oranı ile (a) bendinde belirlenen iç getiri oranının finansal araca özgü bileşeninin toplamına eşit bir iskonto oranı kullanılarak hesaplanır.

(c) Söz konusu borcun dönem sonundaki gerçeğe uygun değeri ile (b) bendinde belirlenen tutar arasındaki fark, gözlemlenen (gösterge) faiz oranında meydana gelen değişikliklerle ilişkilendirilemeyen bir gerçeğe uygun değer değişikliğidir. Bu tutar, 5.7.7(a) Paragrafı uyarınca diğer kapsamlı gelirde sunulur.

B5.7.19 B5.7.18 Paragrafındaki örnekte, gerçeğe uygun değerde meydana gelen ve söz konusu finansal aracın kredi riskinde ya da gözlemlenen (gösterge) faiz oranlarında meydana gelen değişiklikler dışındaki faktörlerden kaynaklanan değişikliklerin önemli olmadığı varsayılır. Bu yöntem, gerçeğe uygun değerde meydana gelen ve diğer faktörlerden kaynaklanan değişikliklerin önemli olduğu durumlarda uygun olmaz. Bu tür durumlarda, söz konusu borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkilerini daha güvenilir bir şekilde ölçen alternatif bir yöntemin kullanılması gerekir (bakınız: B5.7.16(a) Paragrafı). Örneğin, örnekteki finansal aracın bir saklı türev ürün içermesi durumunda, söz konusu saklı türev ürünün gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişiklik diğer kapsamlı gelirde sunulacak tutar belirlenirken 5.7.7(a) Paragrafı uyarınca kapsam dışı bırakılır.

B5.7.20 Gerçeğe uygun değere ilişkin bütün tahminlerde olduğu gibi, borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişikliğin, söz konusu borcun kredi riskindeki değişikliklerle ilişkilendirilebilen kısmının belirlenmesinde kullanılan ölçüm yönteminde, piyasa girdileri azami seviyede kullanılmalıdır.

Yürürlük tarihi ve geçiş

Geçiş

Alım satım amaçlı elde tutulan finansal varlıklar

B7.2.1 Bu TFRS’nin ilk uygulama tarihinde, finansal varlıkların yönetimi için oluşturulan yönetim model(ler)inin, 4.1.2(a) Paragrafında yer alan koşulu karşılayıp karşılamadığının ve bir finansal varlığın 5.7.5 Paragrafı uyarınca muhasebeleştirilmesinin uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu amaçla; finansal varlıkların ilk uygulama tarihinde alınmış olduğu varsayımıyla, “alım satım amacıyla elde tutulan” tanımını karşılayıp karşılamayacakları belirlenir.

Tanımlar

Türev Ürünler

BA.1 Futures ve forward ile swap ve opsiyon sözleşmeleri türev ürünlerin tipik örnekleridir. Bir türev ürün genellikle para, hisse senedi, ağırlık, hacim veya sözleşmede belirlenen diğer ölçü birimlerinden oluşan bir tutar (türev ürün tutarı) üzerinden düzenlenir. Bununla birlikte, türev ürün, hamil ya da satıcısının (opsiyon yazıcısının) anılan türev ürün tutarını sözleşmenin başında yatırmasını veya tahsil etmesini gerektirmez. Diğer yandan, bir türev ürün, sabit bir tutarın ya da türev ürün tutarıyla ilişkisi olmayan gelecekteki bazı olaylar sonucunda değişebilecek (sözleşme konu olan kalemde meydana gelen değişimle orantılı olmaksızın) bir tutarın ödenmesini gerektirebilir. Örneğin bir sözleşme, altı aylık LIBOR’un 100 baz puan artması durumunda 1.000 TL tutarında sabit bir ödemede bulunulmasını gerektirebilir. Bu tür bir sözleşme, her ne kadar bir türev ürün tutarı belirlenmemiş olsa da, türev ürün sözleşmesidir.

BA.2 Bu Standarttaki türev ürün tanımı, sözleşme konusu kalemin teslim edilmesi suretiyle brüt ödemeler yapılarak sonlandırılacak sözleşmeleri (sabit kurlu bir borçlanma aracının satın alınmasına yönelik forward sözleşmesi gibi) içerir. İşletmeler, ödemenin nakit olarak, başka bir finansal araçla ya da finansal araçların takasıyla (bir malın gelecekteki bir tarihte sabit bir fiyattan alım satımına ilişkin bir sözleşme gibi) yapılacağı finansal olmayan bir kalemin alım satımına ilişkin bir sözleşme yapabilirler. Bu tür bir sözleşme, işletmelerin beklenen alış, satış veya kullanım gereksinimleri ile uyumlu olarak finansal olmayan bir varlığın teslimine yönelik düzenlenmediği ve elde tutulmaya devam edilmediği sürece bu Standart kapsamındadır (bakınız: 5-7 inci Paragraflar).

BA.3 Türev ürünün tanımlayıcı özelliklerinden biri, piyasa etkenlerindeki değişimlere benzer tepki vermesi beklenen diğer türdeki sözleşmeler için gerekli olandan daha az net bir başlangıç yatırımı gerektirmesidir. Bir opsiyon sözleşmesi buna örnek olarak verilebilir; çünkü opsiyon primi, opsiyona konu olan finansal aracı elde etmek için yapılması gereken yatırımdan daha azdır. Eşit gerçeğe uygun değerlere sahip farklı para birimlerinin başlangıçta takas edilmesini gerektiren bir para swap sözleşmesi de, net başlangıç yatırımı sıfır olduğundan bu tanımı karşılar.

BA.4 Normal yoldan alım veya satım işlemi, işlem tarihi ile teslim tarihi arasında fiyatın sabit olacağına yönelik bir taahhütte bulunulması sonucunu doğurur. Buna rağmen, ilgili taahhüdün süresinin kısalığından dolayı, söz konusu taahhüt, bir türev finansal araç olarak muhasebeleştirilmez. Bu Standart, bu tür normal yoldan yapılan sözleşmeler için özel muhasebeleştirme şekilleri öngörür (bakınız: 3.1.2 ve B3.1.3-B3.1.6 Paragrafları).

BA.5 Türev ürün tanımı, sözleşme taraflarından birine özgü olmayan finansal olmayan değişkenlerden söz eder. Bunlar; belirli bir bölgedeki deprem zararları endeksini ve belirli bir şehirdeki ısı endeksini içerir. Sözleşmenin bir tarafına özgü finansal olmayan değişkenler, sözleşme taraflarından birinin sahip olduğu bir varlığa zarar veren veya onu yok eden bir yangının ortaya çıkması ya da çıkmamasını içerir. Finansal olmayan varlığın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen bir değişim, sözü edilen gerçeğe uygun değerin, bu tür varlıkların sadece piyasa fiyatlarındaki değişimleri değil (finansal bir değişken) aynı zamanda varlığın içinde bulunduğu koşulları (finansal olmayan bir değişken) da yansıtması durumunda varlığın sahibine özgü sayılır. Örneğin, bir arabanın kalıntı değeri garanti edildiğinde, arabanın fiziksel durumunda değişiklik olması riskine garanti eden katlanıyorsa, arabanın kalıntı değerindeki değişim araba sahibine özgü sayılır.

Alım satım amaçlı olarak elde tutulan finansal borçlar

BA.6 Alım satım işlemi, genellikle, aktif ve sık bir biçimde gerçekleştirilen alım ve satım işlemlerini ifade eder. Alım satım amaçlı olarak elde tutulan finansal araçlar, genellikle, fiyatlardaki ya da satıcı kârındaki kısa dönemli dalgalanmalardan kâr sağlamak amacıyla kullanılır.

BA.7 Alım satım amaçlı olarak elde tutulan finansal borçlar aşağıdakileri içerir:

(a) Finansal riskten korunma aracı olarak muhasebeleştirilmeyen türev borçlar;

(b) Açığa satıştan kaynaklanan finansal varlıkları teslim yükümlülükleri (diğer bir ifadeyle, işletmenin ödünç almış olduğu ancak henüz mülkiyetine sahip olmadığı finansal varlıklarını satması);

(c) Yakın dönemde geri satın almak niyetiyle yüklenilen finansal borçlar (örneğin, ihraççının gerçeğe uygun değerde oluşabilecek dalgalanmalara göre yakın zamanda geri satın alabileceği, borsada işlem gören bir borçlanma aracı) ve

(d) Son zamanlarda kısa dönemde kâr etme konusunda belirgin bir eğilimi bulunduğu yönünde delil bulunan ve birlikte yönetilen belirli finansal araçlardan oluşan bir portföyün parçası olan finansal borçlar.

Bir borcun alım satım amaçlı faaliyetleri fonlamak amacıyla kullanılması, bu borcu tek başına alım satım amaçlı bir borç haline getirmez.

EK 2

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TFRS 1 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_ 29 uncu Paragraf_

“29. D19A Paragrafı uyarınca, daha önce muhasebeleştirilmiş olan finansal varlığın, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen finansal varlık olarak sınıflanmasına izin verilir. Bu şekilde sınıflanan finansal varlıkların sınıflanma tarihindeki gerçeğe uygun değerleri ile önceki dönem finansal tablolarında dahil oldukları sınıflar ve defter değerleri hakkında açıklama yapılır.”

_29A Paragrafı_

“29A. D19 Paragrafı uyarınca, daha önce muhasebeleştirilmiş olan finansal borcun, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen finansal borç olarak sınıflanmasına izin verilir. Bu şekilde sınıflanan finansal borçların sınıflanma tarihindeki gerçeğe uygun değerleri ile önceki dönem finansal tablolarında dahil oldukları sınıflar ve defter değerleri hakkında açıklama yapılır.”

_39B Paragrafı_

“39B. “-””

_39G Paragrafı_

“39G. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 29 uncu Paragraf ile B1–B5, D1(j), D14, D15, D19 ve D20 Paragrafları değiştirilmiş, 29A, B8, B9, D19A–D19D, E1 ve E2 Paragrafları eklenmiş ve 39B Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 Standardı uygulandığında uygulanır.”

_B1 Paragrafı_

“B1. Bu Ek, aşağıda yer alan konularda istisnalar içermektedir:

(a) Finansal riskten korunma muhasebesi (B4 ve B6 Paragrafları),

(b) Kontrol gücü olmayan paylar (B7 Paragrafı);

(c) Finansal varlıkların ölçümü ve sınıflanması (B8 Paragrafı) ve

(d) Saklı türev ürünler(B9 Paragrafı).”

_B2 Paragrafı_

“Finansal varlık ve borçların finansal durum tablosu dışı bırakılması

B2. B3 Paragrafında izin verilen durumlar hariç olmak üzere, TFRS’leri ilk kez uygulayan bir işletme, “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardında yer alan finansal durum tablosu dışı bırakma hükümlerini, 1 Ocak 2004 tarihinde veya sonrasında gerçekleşen işlemler için geleceğe dönük olarak uygular. Başka bir deyişle, TFRS’lere geçmeden önceki muhasebe ilkeleri çerçevesinde, 1 Ocak 2004 tarihinden önce gerçekleşen bir işlem sonucunda finansal durum tablosu dışında bırakılmış olan türev olmayan finansal varlık ve borçlar, TFRS’ler çerçevesinde yeniden finansal tablolara yansıtılmaz (daha sonraki bir işlem veya olay nedeniyle muhasebeleştirilmesi uygun görülenler hariç).”

_B3 Paragrafı_

“B3. TFRS 9’un ilgili finansal varlık ve borçlara uygulanması için gerekli olan bilgiye, bunların finansal tablo dışında bırakılmalarıyla sonuçlanan geçmiş tarihteki işlemlerin ilk muhasebeleştirilmesi sırasında sahip olunması koşuluyla, B2 Paragrafında yer alan hükümle bağlı kalınmaksızın, TFRS 9’un seçilmiş bir tarihten itibaren geriye dönük olarak uygulanması mümkündür.”

_B4 Paragrafı_

“Finansal riskten korunma muhasebesi

B4. TFRS 9’da belirtildiği üzere, TFRS’lere geçiş tarihi itibariyle:

(a) Tüm türev araçlar gerçeğe uygun değerleri üzerinden ölçülür ve

(b) TFRS’lere geçmeden önceki muhasebe ilkelerine göre varlık veya borç olarak raporlanan, türev finansal araçlara ilişkin ertelenmiş kayıp ve kazançlar iptal edilir.”

_B5 Paragrafı_

“B5. Finansal riskten korunma muhasebesinin TFRS 9’da belirtilen uygulanma koşullarını taşımayan finansal riskten korunma ilişkileri, TFRS açılış finansal durum tablosuna yansıtılmaz (finansal riskten korunma aracının nakit veya yazılı bir opsiyon olduğu veya finansal riskten korunan kalemin net pozisyon olduğu birçok finansal riskten korunma ilişkisinde olduğu gibi). Ancak, TFRS’lere geçmeden önceki muhasebe ilkelerine göre net pozisyonun finansal riskten korunan kalem olarak belirlenmiş olduğu durumlarda, TFRS’lere geçiş tarihinden sonra olmamak üzere, söz konusu net pozisyonda yer alan bireysel bir kalemin TFRS’lere göre finansal riskten korunan kalem olarak belirlenebilmesi mümkündür.”

_B8 Paragrafı_

“Finansal varlıkların sınıflanması ve ölçümü

B8._ _Bir finansal varlığın TFRS 9’un 4.1.2 Paragrafında yer alan şartları sağlayıp sağlamadığı, TFRS’lere geçiş tarihinde var olan durum ve koşullar esas alınarak değerlendirilir.”

_B9 Paragrafı_

“Saklı türev ürünler

B9. TFRS’leri ilk kez uygulayan bir işletme, bir saklı türev ürünün asal üründen ayrılmasının ve söz konusu saklı türev ürünün sözleşmeye ilk defa taraf olunulan tarihten sonra oluşan şartlar çerçevesinde türev ürün olarak muhasebeleştirilmesinin gerekip gerekmediği hususu ile TFRS 9 un B4.3.11 Paragrafı uyarınca gerekli kılınan yeniden değerlendirmenin yapılacağı tarihi değerlendirir.”

_D1 Paragrafının (j) bendi_

“D1. (j) Önceden muhasebeleştirilmiş finansal araçların sınıflanması (D19-D19 Paragrafları)”

_D14 Paragrafı_

“D14. İşletmelerin bireysel finansal tablo hazırlamaları durumunda TMS 27, bağlı ortaklıklardaki, müştereken kontrol edilen işletmelerdeki ve iştiraklerdeki yatırımların söz konusu tablolarda;

(a) Maliyet değerleri üzerinden veya

(b) TFRS 9 çerçevesinde muhasebeleştirilmesini gerektirir.”

_D15 Paragrafı_

“D15. TFRS’leri ilk kez uygulayan işletmelerin bu tür bir yatırımı TMS 27 çerçevesinde maliyet değeri üzerinden ölçmeleri durumunda, söz konusu yatırım TFRS bireysel açılış finansal durum tablosunda

(a) TMS 27 uyarınca belirlenen maliyet değeri ya da

(b) Tahmini maliyeti üzerinden ölçülür. Sözü edilen tahmini maliyet; yatırımın:

(i) İşletmenin TFRS’leri uygulamaya başladığı tarihteki bireysel finansal tablolarında yer alan gerçeğe uygun değeri (TFRS 9 uyarınca belirlenen) ya da

(ii) Söz konusu tarih itibariyle, TFRS’lere geçmeden önceki muhasebe ilkelerine göre belirlenmiş defter değeridir.

Bağlı ortaklıktaki, müştereken kontrol edilen işletmedeki ve iştirakteki yatırımını tahmini maliyet değeri üzerinden ölçmeyi tercih eden ilk uygulayıcı konumundaki işletmeler, (i) ya da (ii) bentlerinden herhangi birini kullanabilirler.”

_ D19 Paragrafı _

“D19._ _TFRS 9 bir finansal borcun (belirli koşulları karşılaması durumunda) gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borç olarak sınıflanmasına izin verir. Bu hükme karşın, anılan sınıflamanın yapılabilmesi için söz konusu borcun TFRS’lere geçiş tarihinde TFRS 9’un 4.2.2 Paragrafında belirtilen koşulları sağlaması gerekmektedir.”

_D19A Paragrafı _

“D19A. Bir finansal varlık, TFRS’lere geçiş tarihinde mevcut olan durum ve koşullar esas alınarak, TFRS 9’un 4.1.5 Paragrafı uyarınca gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen finansal varlık olarak sınıflanabilir.”

_D19B Paragrafı_

“D19B. Özkaynağa dayalı finansal araca yapılan bir yatırım, TFRS’lere geçiş tarihinde mevcut olan durum ve koşullar esas alınarak, TFRS 9’un 5.7.5 Paragrafı uyarınca gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire yansıtılan olarak sınıflanabilir.”

_D19C Paragrafı_

“D19C. TMS 39’un 58-65 ve UR84-UR93 Paragraflarında belirtilen etkin faiz yönteminin veya değer düşüklüğü hükümlerinin geriye dönük olarak uygulanmasının mümkün olmaması durumunda (TMS 8’de belirtildiği gibi), finansal varlığın TFRS’lere geçiş tarihindeki gerçeğe uygun değeri, söz konusu finansal varlığın TFRS’lere geçiş tarihindeki yeni itfa edilmiş maliyetidir.”

_D19D Paragrafı_

“D19D. TFRS 9 un 5.7.7 Paragrafında yer alan muhasebeleştirme yönteminin TFRS’lere geçiş tarihindeki mevcut olan durum ve koşullar esas alınarak kar ya da zararda yanlış bir muhasebe eşleştirmesine neden olup olmayacağı belirlenir.”

_D20 Paragrafı_

“Finansal varlık veya borçların ilk muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değerlerinin ölçümü

D20. İşletmeler, 7 ve 9 uncu Paragraflarda yer alan hükümlerin yanı sıra, TFRS 9’un B5.4.8 Paragrafının son cümlesinde ve B5.4.9 Paragrafında belirtilen hükümleri ileriye yönelik olarak,

(a) 25 Ekim 2002 ve sonrasında gerçekleşen işlemlere veya

(b) 1 Ocak 2004 ve sonrasında gerçekleşen işlemlere uygulayabilir.”

_E1 Paragrafı_

“Karşılaştırmalı bilgilerin TFRS 9 açısından yeniden ifade edilmesi zorunluluğundan muafiyet

E1. (a) 1 Ocak 2012’den önce başlayan yıllık dönemler için TFRS’lerin kabul edilmesi ve (b) TFRS 9’un uygulanması durumunda, TFRS’lerin ilk kez uygulandığı finansal tablolarda en az bir yıllık karşılaştırmalı bilgi verilir. Ancak, “TFRS 7 Finansal Araçlar: Sunum” Standardının gerektirdiği açıklamaların TFRS 9 kapsamındaki varlıklarla ilgili olması halinde, söz konusu karşılaştırmalı bilginin TFRS 7 veya TFRS 9 ile uyumlu olması zorunlu değildir. Anılan durumda “TFRS’lere geçiş tarihi”ne yapılan atıflar sadece TFRS 9 ve TFRS 7’nin uygulanması açısından ilk TFRS raporlama döneminin başlangıcını ifade eder.”

_E2 Paragrafı_

“E2. TFRS’lere geçişin ilk yılında TFRS 7 ve TFRS 9 ile uyumlu olmayan karşılaştırmalı bilgi sunumunun tercih edilmesi durumunda:

(a) TFRS 9 kapsamındaki varlıklara ilişkin karşılaştırmalı bilgi için, TFRS 9’da yer alan hükümler yerine önceki muhasebe ilkelerinde yer alan muhasebeleştirme ve ölçme hükümleri uygulanır.

(b) Söz konusu durum, ilgili bilgiyi hazırlamak için kullanılan esas ile birlikte açıklanır.

(c) Karşılaştırmalı dönemin raporlama tarihindeki finansal durum tablosu (başka bir deyişle, TFRS’lere geçmeden önceki muhasebe ilkelerine göre karşılaştırmalı bilgi içeren finansal durum tablosu) ile ilk TFRS raporlama döneminin (başka bir deyişle, TFRS 9 ve TFRS 7 ile uyumlu bilgi içeren ilk dönemin) başlangıcında hazırlanan finansal durum tablosu arasındaki düzeltmeler, muhasebe politikasındaki değişikliklerden kaynaklanan düzeltmeler gibi ele alınır ve TMS 8’in 28(a)–(e) ve (f)(i) Paragraflarında öngörülen açıklamalar yapılır. 28(f)(i) Paragrafı sadece karşılaştırmalı dönemin raporlama tarihindeki finansal durum tablosunda sunulan tutara uygulanır.

(d) TFRS’lerde yer alan özellikli hükümlere uyumun, finansal tablo kullanıcılarının belirli işlem, olay ve koşulların işletmenin finansal durumu ve finansal performansı üzerindeki etkilerini anlamalarında yetersiz kalması durumunda, ek açıklamaların yapılması amacıyla TMS 1’in 17(c) Paragrafı uygulanır.”

EK 3

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TFRS 3 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_16 ncı Paragraf_

“16._ _Bazı durumlarda, TFRSler, bir işletmenin belirli bir varlık ya da borcu nasıl sınıflandırdığına göre değişik muhasebeleştirme türleri sağlayabilmektedir. Edinen işletmenin birleşme tarihinde var olan ilgili koşullar temelinde yapması gereken sınıflandırmaların ve belirlemelerin örnekleri bunlarla sınırlı olmamakla birlikte aşağıdakileri içermektedir:

(a) Belirli finansal varlık ve borçların “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı uyarınca gerçeğe uygun değerinden veya itfa edilmiş maliyetinden ölçülen olarak sınıflandırılması;

(b) TMS 39 uyarınca bir türev finansal aracın riskten korunma aracı olarak belirlenmesi ve

(c) Saklı bir türev ürünün TMS 39 uyarınca, TFRS 9’un kapsamı dışındaki bir ana sözleşmeden ayrılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi (söz konusu değerlendirme, bu TFRS’in bu terimi kullanışı itibariyle “sınıflandırma” ya yöneliktir).”

_ 42 nci Paragraf _

“42. Aşamalı olarak gerçekleşen bir işletme birleşmesinde edinen işletme, daha önceden elinde bulundurduğu edinilen işletmedeki özkaynak payını, birleşme tarihindeki gerçeğe uygun değeri ile yeniden ölçer ve sonuç olarak ortaya çıkan bir kazanç veya kayıp varsa bunu da kâr veya zararda ya da uygun görülürse diğer kapsamlı gelir içerisinde muhasebeleştirir. Daha önceki raporlama dönemlerinde edinen işletme, edinilen işletmedeki özkaynak payının değerindeki değişiklikleri diğer kapsamlı gelir içerisinde muhasebeleştirmiş olabilir. Böyle bir durum söz konusu ise, diğer kapsamlı gelir içerisinde muhasebeleştirilmiş olan tutar, edinen işletmenin daha önceden elinde bulunan özkaynak payını doğrudan elden çıkarmış olması halinde zorunlu olacak muhasebeleştirme esası ile aynı esas çerçevesinde muhasebeleştirilir.”

_53 üncü Paragraf_

“53. Satın almaya ilişkin maliyetler, edinen işletmenin bir işletme birleşmesini gerçekleştirmek için katlandığı maliyetlerdir. Bu maliyetlere aracılık ücretleri; danışmanlık ücretleri, yasal ücretler, muhasebe ve değerlemeye ilişkin ücretler, diğer profesyonel ücretler veya müşavirlik ücretleri; iç satın alma biriminin idamesi için gerekli olan maliyetler de dahil olmak üzere genel yönetim giderleri; borçlanma araçları ile hisse senetlerinin ihraç edilmesi ve kaydının maliyetleri dahildir. Edinen işletme, satın alıma ilişkin maliyetleri, sadece bir istisna dışında, maliyetlerin gerçekleştiği ve hizmetlerin alındığı dönemlerde gider olarak muhasebeleştirir. Borçlanma araçlarının ya da hisse senetlerinin ihraç edilmesine ilişkin maliyetler, TMS 32 ve TFRS 9 uyarınca muhasebeleştirilir.”

_56 ncı Paragraf_

“56. Edinen işletme, bir işletme birleşmesinde muhasebeleştirilen koşullu bir borcu, ilk muhasebeleştirmeden sonra ve borç ödeninceye, iptal veya geçersiz oluncaya kadar aşağıdakilerden yüksek olanı ile ölçer:

(a) TMS 37 uyarınca muhasebeleştirilebilecek olan tutar ve

(b) (Değişik:RG-16/12/2017-30272 Mükerrer) İlk defa finansal tablolara alınan tutardan, varsa, “TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat’taki ilkelere göre finansal tablolara aktarılmış olan toplam gelir tutarının düşülmesiyle bulunan tutar.

Bu hüküm, TFRS 9 uyarınca muhasebeleştirmesi yapılmış sözleşmelere uygulanmaz.”

_58 inci Paragrafın (b) bendi_

“58. (b) Varlık veya borç olarak sınıflandırılan koşullu bedelin:

(i) Finansal araç niteliğinde olması ve TFRS 9 kapsamında bulunması durumunda, söz konusu koşullu bedel gerçeğe uygun değerinden ölçülür ve değişiklikten kaynaklanan kazanç ya da kayıp, TFRS 9 kapsamında kâr veya zararda ya da diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirilir.

(ii) TFRS 9 kapsamında olmayanlar ise, TMS 37 veya diğer uygun TFRS’ler uyarınca muhasebeleştirilir.”

_64A Paragrafı_

“64A. “-””

_64D Paragrafı_

“64D. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 16, 42, 53, 56 ve 58(b) Paragrafları değiştirilmiş ve 64A Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 4

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TFRS 4 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_3 üncü Paragraf_

“3._ _Bu TFRS, 45 inci Paragraftaki geçiş hükümleri haricinde, sigortacılar tarafından elde tutulan finansal varlıkların ve sigortacılar tarafından ihraç edilen finansal borçların muhasebeleştirilmesi gibi sigortacıların diğer muhasebe konularına değinmez (bakınız: “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum”, “TMS 39 Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme”, TFRS 7 ve “TFRS 9 Finansal Araçlar”).”

_4 üncü Paragrafın (d) bendi_

“4. (d) Finansal garanti sözleşmeleri ihraç edenin bu tür sözleşmeleri bir sigorta sözleşmesi olarak kabul edildiğini açık bir şekilde önceden belirtilmemiş ve sigorta sözleşmelerine uygulanabilir muhasebe kullanılmamış olduğu durumda, ihraç eden bu tür finansal garanti sözleşmelerine ya TMS 32, TFRS 7 ve TFRS 9 ya da bu Standardın uygulanmasını seçebilir. İhraç eden bu seçimi sözleşme bazında yapabilir, fakat hiçbir sözleşmeye ilişkin seçimini sonradan değiştiremez.”

_7 nci Paragraf_

“7. TFRS 9, işletmenin, melez bir üründe saklı türev ürünlerini ana sözleşmeden ayırıp gerçeğe uygun değeri ile ölçmesini ve bunların gerçeğe uygun değerlerindeki değişiklikleri kâr veya zarara dahil etmesini gerekli kılar. TFRS 9, melez bir üründe saklı türev ürünün kendisi bir sigorta sözleşmesi olmadıkça, sigorta sözleşmesi içindeki melez bir üründe saklı türev ürünlerine uygulanır.”

_8 inci Paragraf_

“8._ _TFRS 9’daki düzenlemenin bir istisnası olarak; sigortacının, uygulanacak fiyat, ana sigorta borcunun defter değerinden farklı bile olsa, sabit bir tutar (veya sabit bir tutara veya bir faiz oranına dayalı tutar) karşılığında sigortalının sigorta sözleşmesinden iştira edilmesine olanak veren bir sözleşmenin opsiyonunu ayrıştırmasına ve gerçeğe uygun değerden ölçmesine gerek yoktur. Bununla birlikte, sigorta iştira tutarının sözleşmenin taraflarından birine özgü olmayan finansal olmayan bir değişken veya bir finansal değişkendeki (bir hisse senedi veya mal fiyatı veya endeks gibi) farklılığa göre değişmesi durumunda, TFRS 9’daki düzenleme, sigorta sözleşmesi içinde saklı nakit iştira ya da satış opsiyonuna da uygulanır. Ayrıca, sigortalının nakit iştira ya da satış opsiyonunu kullanma ihtimalinin bu tür bir değişkende meydana gelen bir değişiklik tarafından harekete geçirilmesi durumunda, yine bu düzenleme uygulanır (örneğin borsa endeksinin belirli bir seviyeye ulaşması durumunda kullanılacak bir satım opsiyonu).”

_12 nci Paragraf_

“12. Bir sözleşmeyi ayrıştırmak için, sigortacı:

(a) Sigorta unsuruna bu TFRS’i uygular.

(b) Birikim unsuruna TFRS 9’u uygular.”

_34 üncü Paragrafın (d) bendi_

“34. (d) Söz konusu sözleşmenin TFRS 9’un kapsamına değerlendirilen saklı türev ürün içermesi durumunda, bu türev ürüne TFRS 9 hükümleri uygulanır.”

_35 inci Paragrafın (a) ve (b) bendleri_

“Finansal araçlarda isteğe bağlı katılım özellikleri

35. (a) İhraç edenin, isteğe bağlı tüm katılım özelliklerini borç olarak sınıflandırmış olması durumunda, tüm sözleşmeye (yani hem garanti edilmiş unsura, hem de isteğe bağlı katılım özelliğine) 15-19 uncu Paragraflarda yer alan borç yeterlilik testi uygulanır. İhraç edenin, garanti edilmiş unsura TFRS 9’un uygulanması sonucunda ortaya çıkacak tutarı belirlemesine gerek yoktur.

(b) İhraç edenin, söz konusu özelliğin tümünü veya bir kısmını özkaynağın ayrı bir unsuru olarak sınıflandırmış olması durumunda, tüm sözleşmeye ilişkin olarak muhasebeleştirilmiş olan borç, garanti edilen unsura TFRS 9’un uygulanmasından ortaya çıkacak tutardan daha az olmaz. Anılan tutar, ilgili sözleşmeden dönme opsiyonunun esas değerini kapsar, fakat 9 uncu Paragrafın söz konusu opsiyonu gerçeğe uygun değer ile ölçülmekten muaf tutması durumunda, sözü edilen tutarın, zaman değerini kapsamasına gerek yoktur. İhraç edenin, garanti edilen unsura TFRS 9’un uygulanması neticesinde ortaya çıkacak tutarı açıklamasına veya bu tutarı ayrı olarak sunmasına gerek yoktur. Ayrıca, eğer muhasebeleştirilen toplam borç açık bir şekilde daha yüksekse, ihraç edenin bu tutarı belirlemesine gerek yoktur.”

_41C Paragrafı_

“41C. “-””

_41D Paragrafı_

“41D. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 3, 4(d), 7, 8, 12, 34(d), 35, 45 ve B18–B20 Paragrafları ile Ek A değiştirilmiş ve 41C Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

_45 inci Paragraf_

“45._ _TFRS 9’un 4.4.1 Paragrafına karşın sigortacının, sigorta borçlarına ilişkin muhasebe politikalarını değiştirmesi durumunda, finansal varlıklarının bir kısmını veya tamamını gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülen olarak yeniden sınıflandırmasına izin verilir; fakat bu husus zorunluluk arz etmez. Sigortacının bu TFRS’yi ilk kez uyguladığında muhasebe politikalarını değiştirmesi ve bu değişikliğin 22 nci Paragrafta izin verilen izlenen bir politika değişikliği niteliğinde olması durumunda, söz konusu yeniden sınıflandırmaya izin verilir. Söz konusu yeniden sınıflandırma işlemi bir muhasebe politikası değişikliğidir ve anılan işleme TMS 8 uygulanır.”

_Terimlere ilişkin tanımlar başlıklı A Ekinde “birikim unsuru” tanımı_

“Birikim unsuru TFRS 9’a göre türev ürün olarak muhasebeleştirilmeyen ve eğer ayrı bir yatırım aracı olsaydı TFRS 9 kapsamında olacak olan bir sözleşme unsuru.”

_B18 Paragrafının (g) bendi_

“B18. (g) Belirli bir borçlunun bir borçlanma aracının orijinal ya da değiştirilmiş koşullarına göre vadesi gelmiş borcunu ödeyememesi nedeniyle ortaya çıkan zararın hamiline karşılamak için belirli ödemeleri yapmasını sağlayan kredi sigortaları. Bu sözleşmelerin, garanti, kredi mektuplarının bazı türleri (akreditif (L/C)), temerrüde karşı geliştirilen türev ürünleri veya sigorta sözleşmeleri gibi çok çeşitli yasal biçimleri bulunmaktadır. Bununla birlikte, bu sözleşmeler bir sigorta sözleşmesi tanımını karşılamasına rağmen, bunlar aynı zamanda TFRS 9’daki finansal garanti sözleşmesi tanımına uymaktadırlar ve bu TFRS değil (bakınız: Paragraf 4 (d)) TMS 32 ve TFRS 9 kapsamındadır. Bunun yanında, eğer finansal garanti sözleşmelerini ihraç eden, bu tür sözleşmelerin bir sigorta sözleşmesi olarak kabul edildiğini açık bir şekilde önceden belirtirse ve sigorta sözleşmelerine uygulanabilir muhasebeleştirme esasını kullanırsa, ihraç eden bu tür finansal garanti sözleşmelerine ya TMS 32 ve TFRS 9 un ya da bu Standardın uygulanmasını seçebilir.”

_B19 Paragrafının (e) ve (f) bendleri_

“B19. Aşağıdakiler, sigorta sözleşmesi olmayan sözleşme örnekleridir:

(e) Bir tarafı finansal riske maruz bırakan, ancak sigorta riskine maruz bırakmayan türev ürünler; çünkü bu ürünler, değişkeni sözleşmenin taraflarından birine özgü olmayan finansal olmayan bir değişken durumunu hesaba katan belirli bir faiz oranı, finansal araç fiyatı, mal fiyatı, döviz kuru, faiz veya fiyat endeksleri, kredi notu ya da kredi endeksi veya diğer değişkenlerin bir veya daha fazlasındaki yalnızca değişikliklere dayanan ödemeyi yapmayı öngörürler (bakınız TFRS 9).

(f) Sözleşme sahibi, borçlunun ödemelerini vadesinde yapmamasından dolayı bir zarar oluşmasa bile poliçe sahibine ödeme yapmayı gerektiren bir kredi-ilişkili garantiler (veya akreditif –L/C-, ödenmeme riskine karşı geliştirilen alacak türev ürün sözleşme veya kredi sigorta sözleşmeleri) (bakınız: TFRS 9).”

_B20 Paragrafı_

“B20. Paragraf B19’da tanımlanan sözleşmelerin, finansal varlık veya finansal borç yaratması durumunda, ilgili sözleşmeler TFRS 9 kapsamındadır.”

EK 5

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TFRS 5 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_5 inci Paragrafın (c) bendi_

“5. (c) “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı kapsamındaki finansal varlıklar.”

_44F Paragrafı_

“44F. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 5 inci Paragraf değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 6

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TFRS 7 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_2 nci Paragraf_

“2. Bu TFRS’de yer alan ilkeler, “TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum” ve “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standartlarında yer alan finansal varlık ve borçların muhasebeleştirilmesi, ölçülmesi ve sunumuna ilişkin ilkeleri tamamlar.”

_3 üncü Paragrafın (a) ve (d) bendleri_

“Kapsam

3. (a) “TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar”, “TMS 28 İştiraklerdeki Yatırımlar” ve “TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar” Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak veya iş ortaklıklarındaki paylar. Diğer taraftan, bazı durumlarda, TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş ortaklıklarındaki payların TFRS 9’a göre muhasebeleştirilmesine izin vermektedir. Bu Standart, ilgili türev ürün TMS 32’de yer alan özkaynağa dayalı finansal araç tanımına girmediği sürece, bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki paylarla ilişkilendirilmiş her türlü türev ürüne de uygulanır.

(d) “TFRS 4 Sigorta Sözleşmeleri” Standardında tanımlanan sigorta sözleşmeleri. Ancak, TFRS 9 Standardının sigorta sözleşmelerinde saklı türev ürünlerin ayrı ayrı muhasebeleştirilmesini gerektirdiği durumlarda, anılan türev ürünler için bu Standart uygulanır. Diğer yandan, ihraççının, finansal teminat sözleşmelerine ilişkin muhasebeleştirme ve ölçme işlemlerinde TFRS 9’u uygulamakta olması durumunda da bu Standart uygulanır. İhraççının, anılan sözleşmelere ilişkin muhasebeleştirme ve ölçme işlemlerinde TFRS 4’ün 4(d) Paragrafı uyarınca TFRS 4’ü uygulamayı seçmesi durumunda ise TFRS 4 uygulanır.”

_4 üncü Paragraf_

“4. Bu TFRS, finansal tablolara yansıtılmış olup olmadığına bakılmaksızın finansal araçların tümü için uygulanır. Finansal tablolara yansıtılmış finansal araçlar, TFRS 9 kapsamındaki finansal varlık ve finansal borçları içerir. Finansal tablolara yansıtılmamış finansal araçlar ise, TFRS 9’un kapsamı dışında olmalarına rağmen bu TFRS kapsamında olan bazı finansal araçları içerir (bazı kredi taahhütleri gibi).”

_5 inci Paragraf_

“5. Bu TFRS, finansal olmayan bir kalemin alımı veya satımına ilişkin olarak düzenlenen TFRS 9 kapsamındaki sözleşmelere uygulanır.”

_ 8 inci Paragraf_

“8. TFRS 9’da belirtildiği üzere aşağıdaki sınıflardan her birine ilişkin defter değeri, finansal durum tablosu veya dipnotlarda açıklanır:

(a) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen finansal varlıklar; (i) ilk muhasebeleştirmede bu şekilde sınıflananlar ve (ii) TFRS 9 uyarınca zorunlu olarak gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülenler ayrı ayrı gösterilmek suretiyle.

(b)-(d) “-”

(e) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borçlar; (i) ilk muhasebeleştirmede bu şekilde sınıflananlar ile (ii) TFRS 9’da yer alan alım satım amaçlı elde tutulan tanımını karşılayanlar ayrı ayrı gösterilmek suretiyle.

(f) İtfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülen finansal varlıklar.

(g) İtfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülen finansal borçlar.

(h) Gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire yansıtılarak ölçülen finansal varlıklar.”

_9 uncu Paragraf_

“Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlıklar ya da finansal borçlar

9. Aksi takdirde itfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülecek olan bir finansal varlığın (veya finansal varlık grubunun) gerçeğe uygun değer üzerinden ölçülen olarak sınıflanmış olması durumunda aşağıda belirtilen hususlar açıklanır:

(a) İlgili finansal varlığa (veya finansal varlık grubuna) ilişkin raporlama dönemi sonu itibariyle maruz kalınan azami kredi riski tutarı (bakınız: 36(a) Paragrafı).

(b) Sözü edilen azami kredi riski tutarının herhangi bir kredi türevi veya benzeri bir araçla azaltılabilecek kısmı.

(c) Aşağıdaki şekillerden biriyle tespit edilen, finansal varlığın (veya finansal varlık grubunun) gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve finansal varlığın kredi riskiyle ilişkilendirilebilen değişikliğin dönem içerisinde gerçekleşen tutarı ve birikmiş tutarı:

(i) Gerçeğe uygun değerde meydana gelen ve piyasa riskine yol açan piyasa koşullarındaki değişiklikler ile ilişkilendirilemeyen değişiklik tutarı olarak; veya

(ii) Bir varlığın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişikliğin ilgili varlığın kredi riskindeki değişmelerden kaynaklanan kısmını daha doğru bir şekilde yansıttığı düşünülen alternatif bir yöntem aracılığıyla

(d) İlgili herhangi bir kredi türevi veya benzeri bir aracın gerçeğe uygun değerinde dönem içerisinde meydana gelen değişim tutarı ile finansal varlığın sınıflandığı tarihten bu yana söz konusu türev ürün veya aracın gerçeğe uygun değerinde meydana gelen birikmiş değişim tutarı.”

_10 uncu Paragraf_

“10. Bir finansal borcun, TFRS 9’un 4.2.2 Paragrafı uyarınca gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanmış olması durumunda ve söz konusu borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin diğer kapsamlı gelirdeki etkilerinin sunulması gerektiğinde(bakınız: TFRS 9 un 5.7.7 Paragrafı) aşağıda belirtilen hususlara ilişkin olarak açıklama yapılır:

(a) Finansal borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve finansal borcun kredi riskiyle ilişkilendirilebilen değişikliğin birikmiş tutarı(bakınız: TFRS 9 un B5.7.13–B5.7.20 Paragrafları söz konusu borcun kredi riskinde meydana gelen değişimlerin etkilerinin belirlenmesinde yol gösterir).

(b) Finansal borcun defter değeri ile işletmenin sözleşme hükümlerine göre vade tarihinde hak sahibine ödemek zorunda olduğu tutar arasındaki fark.

(c) Transferlerin neden olduğu ilgili dönemde dahil özkaynakta oluşan birikmiş kazanç ya da zararlara ilişkin her türlü transferler

(d) Borcun dönem içinde finansal durum tablosu dışı bırakılması durumunda, finansal durum tablosu dışı bırakılması sırasında gerçekleşmiş olan ve diğer kapsamlı gelirde sunulan tutar (varsa).”

_10A Paragrafı_

“10A. Bir finansal borcun, TFRS 9’un 4.2.2 Paragrafı uyarınca gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanmış olması durumunda ve söz konusu borcun gerçeğe uygun değerindeki meydana gelen değişimlerin kar ya da zararda sunulması gerektiğinde(söz konusu borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkileri dahil) (bakınız: TFRS 9 un 5.7.7 ve 5.7.8 Paragrafları) aşağıda belirtilen hususlara ilişkin olarak kamuoyuna açıklama yapılır:

(a) Finansal borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve finansal varlığın kredi riskiyle ilişkilendirilebilen değişikliğin dönem içerisinde gerçekleşen tutarı ve birikmiş tutarı(TFRS 9 un B5.7.13–B5.7.20 Paragrafları söz konusu borcun kredi riskinde meydana gelen değişikliklerin etkilerinin belirlenmesine yol gösterir).

(b) Finansal borcun defter değeri ile işletmenin sözleşme hükümlerine göre vade tarihinde hak sahibine ödemek zorunda olduğu tutar arasındaki fark.”

_11 inci Paragraf_

“11. İşletme aşağıda belirtilen hususlara ilişkin olarak kamuoyuna açıklamada bulunur:

(a) 9(c), 10(a) ve 10A(a) Paragrafları ile TFRS 9 un 5.7.7(a) Paragrafında yer alan hükümlerin yerine getirilmesinde kullanılan yöntemler (kullanılan yöntemin neden uygun yöntem olduğuna ilişkin açıklama da dahil olmak üzere).

(b) İşletmenin, 9(c), 10(a) ve ve 10A(a) Paragrafları ile TFRS 9 un 5.7.7(a) Paragrafında yer alan hükümlerin yerine getirilmesi amacıyla finansal durum tablosunda ya da dipnotlarda yaptığı açıklamanın ilgili finansal varlık veya finansal borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve anılan kalemlerin kredi riskindeki değişikliklerle ilişkilendirilebilen değişimi doğru olarak göstermediğine inanması durumunda, bu sonuca ulaşılmasındaki sebepler ve ilgili olduğu düşünülen etkenler.

(c) Borca ilişkin kredi riskinden kaynaklanan değişimlerin etkilerinin diğer kapsamlı gelirde sunulup sunulmamasının belirlenmesinde kullanılan yöntem ya da yöntemlerin ayrıntılı olarak tanımlanması kar ya da zararda bir yanlış muhasebe eşleştirmesine ya da mevcut bir yanlış bir muhasebe eşleştirmesinin büyümesine neden olabilir (bakınız: TFRS 9 un 5.7.7 ve 5.7.8 Paragrafları). Bir borcun kredi riskinde meydana gelen değişimlerin etkilerinin kar ya da kararda sunulmasının gerekli olması durumunda (bakınız: TFRS 9 un 5.7.8 nci Paragrafı), söz konusu açıklama TFRS 9 un B5.7.6 Paragrafında belirtilen ekonomik ilişkinin ayrıntılı bir tanımını içermelidir.”

_11A Paragrafı_

“Gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire yansıtılarak ölçülen finansal varlıklar

11A. Özkaynağa dayalı finansal araçlara yapılan yatırımların gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelireyansıtılarak ölçülen yatırım olarak sınıflanması durumunda, TFRS 9’un 5.7.5 Paragrafının izin verdiği şekilde aşağıdaki hususlarda açıklama yapılır:

(a) Özkaynağa dayalı finansal araçlara yapılan yatırımların gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire yansıtılarak ölçüleceği hususu.

(b) Söz konusu alternatif sunum seçeneğinin kullanım nedenleri.

(c) Bu tür yatırımlardan her birinin raporlama dönemi sonundaki gerçeğe uygun değeri.

(d) Raporlama dönemi boyunca finansal durum tablosu dışı bırakılan yatırımlara ilişkin olanlar ile raporlama dönemi sonunda elde tutulanlara ilişkin olanlar ayrı ayrı gösterilmek suretiyle, dönem içinde muhasebeleştirilmiş temettü tutarı.

(e) Özkaynak içerisinde yer alan birikimli kazanç ya da kayıplara ilişkin olarak dönem içerisinde hesaplar arasında gerçekleştirilen aktarımlar ve bu işlemlerin gerekçesi.”

_11B Paragrafı_

“11B. Gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire yansıtılarak ölçülen özkaynağa dayalı finansal araçlara yapılan yatırımların finansal durum tablosu dışı bırakılması durumunda, aşağıdaki hususlarda açıklama yapılır:

(a) Yatırımların elden çıkarılma gerekçeleri.

(b) Yatırımların finansal durum tablosu dışı bırakılma tarihindeki gerçeğe uygun değerleri.

(c) Elden çıkarma sonucu oluşan birikimli kazanç ya da kayıplar.”

_12 inci Paragraf_

“12. “-””

_12A Paragrafı_

“12A. “-””

_12B Paragrafı_

“12B. Herhangi bir finansal varlığın TFRS 9’un 4.4.1 nci Paragrafı uyarınca cari dönemde veya önceki raporlama dönemlerinde yeniden sınıflandırıldığı durumlarda, aşağıdaki hususlarda açıklama yapılır:

(a) Yeniden sınıflandırma tarihi.

(b) Yönetim modelindeki değişimin detaylı bir açıklaması ve işletmenin finansal tabloları üzerindeki etkisi.

(c) Her bir sınıf içinde ve dışında yeniden sınıflandırılan tutar.”

_12C Paragrafı_

“12C. Finansal durum tablosu dışı bırakmaya kadar yeniden sınıflandırmayı takip eden her bir raporlama dönemi için, yeniden sınıflandırılan varlıklar ile ilgili olarak aşağıdaki hususlarda açıklama yapılır ve böylece söz konusu varlıklar TFRS 9’un 4.9 uncu Paragrafı uyarınca itfa edilmiş maliyetinden ölçülmüş olur:

(a) Yeniden sınıflandırma tarihinde belirlenmiş etkin faiz oranı ve

(b) Muhasebeleştirilen faiz gelir veya gideri.”

_12D Paragrafı_

“12D. Finansal varlıklar yeniden sınıflandırıldığı ve bunun sonucunda ilgili varlıkların son yıllık raporlama tarihinden itibaren itfa edilmiş maliyetinden ölçülmeye başlandığı durumlarda aşağıdaki hususlarda açıklama yapılır:

(a) Finansal varlıkların raporlama dönemi sonundaki gerçeğe uygun değeri ve

(b) Finansal varlıklar yeniden sınıflandırılmamış olsaydı, raporlama dönemi boyunca kâr veya zarar içerisinde muhasebeleştirilecek olan gerçeğe uygun değer kazanç ya da kaybı.”

_14 üncü Paragraf_

“14. İşletme aşağıda belirtilen hususlarda kamuoyuna açıklamada bulunur:

(a) TFRS 9'un 3.3.23(a) Paragrafı uyarınca yeniden sınıflandırılmış bulunan tutarlar da dahil olmak üzere, işletmenin borçları veya koşullu borçları için teminat olarak verdiği finansal varlıkların defter değeri ve

(b) Verilen teminata ilişkin kayıt/kural ve koşullar.”

_20 nci Paragraf_

“20. Aşağıda yer alan gelir, gider, kazanç ve kayıplar hakkında kapsamlı gelir tablosunda veya dipnotlarda açıklama yapılır:

(a) Aşağıdakilerden elde edilen net kazanç veya kayıplar:

(i) İlk muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanmış finansal varlıklar ya da finansal borçlar ile TFRS 9 uyarınca zorunlu olarak gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülen finansal varlıklardan kaynaklananlar(TFRS 9 uyarınca alım satım amaçlı tanımını karşılayan finansal borçlar) ayrı ayrı gösterilmek suretiyle, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen finansal varlıklardan kaynaklanan net kazanç veya kayıplar. Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanmış finansal borçlarda diğer kapsamlı gelire yansıtılan kazanç ya da zarar tutarı ile kar ya da zarara yansıtılan tutar ayrı ayrı gösterilir.

(ii)-(iv) “-””

(v) İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal borçlar.

(vi) İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal varlıklar.

(vii) Gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire yansıtılarak ölçülen finansal varlıklar.

(b) İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal varlıklar veya gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülmeyen finansal borçlara ilişkin toplam faiz gelir ve giderleri (etkin faiz yöntemi kullanılarak hesaplanan)

(c) Aşağıdakilerden kaynaklanan ücret gelir ve giderleri (etkin faiz oranının belirlenmesinde kullanılan tutarların dışında kalanlar):

(i) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılmayan itfa edilmiş maliyetle ölçülen finansal varlıklar veya finansal borçlar ve

(ii) Varlıkların bireyler, vakıflar, emeklilik fayda plânları ve kurumlar adına saklanması veya yatırım olarak değerlendirilmesi sonucunu doğuran emanet ve diğer saklama faaliyetleri;

(d) Değer düşüklüğüne uğramış finansal varlıklara ilişkin olarak TMS 39 Paragraf UR 93 uyarınca tahakkuk ettirilen faiz geliri

(e) Her bir finansal varlık sınıfına ilişkin değer düşüklüğü zararı tutarı.”

_20A Paragrafı_

“20A. İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal araçların finansal durum tablosu dışı bırakılmasından kaynaklanan ve kapsamlı gelir tablosunda muhasebeleştirilen kazanç ve kayıpların analizine ilişkin açıklamada, bu finansal araçların finansal durum tablosu dışı bırakılmasından kaynaklanan kazanç ve kayıplar ayrı olarak gösterilir. Söz konusu açıklama, finansal araçların finansal durum tablosu dışı bırakılmanın nedenlerini de içerir.”

_28 inci Paragraf_

“28. Bir finansal araca ilişkin piyasanın aktif olmaması durumunda, işletme ilgili finansal aracın gerçeğe uygun değerini bir değerleme yöntemi aracılığıyla belirler (bakınız: TFRS 9'un B5.4.6 – B5.4.12 Paragrafları). Diğer yandan TFRS 9'un B5.4.8 Paragrafında yer alan koşullar karşılanmadığı sürece, ilk muhasebeleştirmede gerçeğe uygun değere ilişkin en iyi gösterge yapılan işlemin fiyatıdır (diğer bir ifadeyle, alınan veya ödenen bedelin gerçeğe uygun değeridir). Dolayısıyla, ilk muhasebeleştirmedeki gerçeğe uygun değer ile anılan tarihte değerleme yöntemi kullanılarak belirlenen tutar arasında bir fark oluşabilir. Bu tür bir farkın bulunması durumunda, işletme, finansal araç sınıfı itibariyle aşağıdaki açıklamalarda bulunur:

(a) Fiyatın belirlenmesi sırasında piyasa katılımcılarının göz önünde bulunduracağı etkenlerde (zaman da dahil olmak üzere) meydana gelen değişiklikleri yansıtmak amacıyla söz konusu farkın kâr veya zararda muhasebeleştirilmesine ilişkin muhasebe politikası (bakınız: TFRS 9'un B5.4.9 Paragrafı) ve

(b) Dönem başı ve sonu itibariyle henüz kâr veya zararda muhasebeleştirilmemiş bulunan toplam fark tutarı ve sözü edilen tutarın bakiyesinde meydana gelen değişikliklerin mutabakatı.”

_29 uncu Paragrafın (b) bendi_

“29. (b) “-””

_30 uncu Paragrafın ilk fıkrası_

“30. 29(c) Paragrafında yer alan durumlarda, finansal tablo kullanıcılarının ilgili sözleşmelerin defter değerleri ile gerçeğe uygun değerleri arasındaki olası farklılıkların düzeyi hakkında değerlendirmede bulunabilmelerine yardımcı olacak bilgi açıklanır.”

_44H Paragrafı_

“44H. “-””

_44I Paragrafı_

“44I. TFRS 9’un ilk uygulamasında, her bir finansal varlık sınıfı için aşağıdaki hususlar ilk uygulama tarihinde açıklanır:

(a) TMS 39 uyarınca belirlenen orijinal ölçüm sınıfı ve defter değeri;

(b) TFRS 9 uyarınca belirlenen yeni ölçüm sınıfı ve defter değeri

(c) Daha önce gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanan fakat artık bu şekilde sınıflanmayacak olan finansal varlıkların finansal durum tablosunda yer alan tutarları. Söz konusu varlıklar, TFRS 9’un yeniden sınıflanmasını zorunlu kıldığı ve işletmenin yeniden sınıflamayı tercih ettiği finansal varlıklar olarak ayrıştırılır.

Söz konusu sayısal bilgiler başka bir format uygun olmadığı sürece tablo formatında sunulur.”

_44J Paragrafı_

“44J. TFRS 9’u ilk kez uygulayan işletmelerin, finansal tablo kullanıcılarının aşağıda belirtilen hususları anlamaları için niteliksel bilgi sunmaları gerekir:

(a) TFRS 9’un uygulanması sonucu sınıfı değişen finansal varlıklara TFRS 9’un sınıflandırmaya ilişkin hükümlerinin nasıl uygulandığı.

(b) Gerçeğe uygun değer farkı kâr ya da zarara yansıtılarak ölçülen finansal varlık veya finansal borçların sınıflandırılma veya sınıflandırma dışı bırakılma nedenleri.”

_44N Paragrafı_

“44N. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 2–5, 8–10, 11, 14, 20, 28, 30 ncu Paragrafları, Ek A ile B1, B5, B10(a), B22 ve B27 Paragrafları değiştirilmiş, 10A, 11A, 11B, 12B–12D, 20A, 44I ve 44J Paragrafları eklenmiş ve 12, 12A, 29(b), 44H, B4 Paragrafları ve Ek D silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

_B1 Paragrafı_

“B1. Paragraf 6, finansal araçların, açıklanan bilgilerin niteliğine uygun bir şekilde ve ilgili finansal araçların özellikleri de dikkate alınmak suretiyle sınıflara ayrılmasını gerektirir. 6 ncı Paragrafta yer alan sınıflar, işletme tarafından belirlenmeleri nedeniyle TFRS 9’da yer alan finansal araç sınıflarından farklıdır (Bu Standartlar finansal araçların nasıl ölçüleceğini ve gerçeğe uygun değerde meydana gelen değişimlerin nerede muhasebeleştirileceğini belirler).”

_Terimlere ilişkin tanımlar başlıklı A Ekinin son fıkrası_

· finansal varlık veya finansal borcun itfa edilmiş maliyeti

· finansal durum tablosu dışı bırakma

· türev ürün

· etkin faiz yöntemi

· özkaynağa dayalı finansal araç

· gerçeğe uygun değer

· finansal varlık

· finansal teminat sözleşmeleri

· finansal araç

· finansal borç

· gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borç

· tahmini işlem

· finansal riskten korunma aracı

· alım satım amaçlı elde tutulan

· yeniden sınıflandırma tarihi

· normal yoldan alım veya satım

_B4 Paragrafı_

“B4. “-””

_B5 Paragrafının (a), (aa), (b) ve (c) bendleri_

“B5. 21 inci Paragraf, finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan ölçüm esası (veya esasları) ile finansal tabloların anlaşılması için gerekli diğer muhasebe politikalarının kamuoyuna açıklanmasını gerektirir. Finansal araçlar açısından bu açıklamaların aşağıdakileri içermesi mümkündür:

(a) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanan finansal borçlar açısından:

(i) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanan finansal borçların nitelikleri;

(ii) Sözü edilen finansal borçların ilk muhasebeleştirme sırasında bu şekilde sınıflanmalarında göz önüne alınan kriterler ve

(iii) İşletmenin bu tür bir sınıflamanın yapılması için TFRS 9’un 4.2.2 nci Paragrafında yer alan koşulları nasıl karşıladığı.

(aa) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanan finansal varlıklar açısından:

(i) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanan finansal varlıkların nitelikleri;

(ii) Sözü edilen finansal borçların bu şekilde sınıflanmaları için TFRS 9’un 4.1.5 inci Paragrafında yer alan kriterlerin nasıl karşılandığı.

(b) “-”

(c) Finansal varlıkların normal yoldan alımı veya satımı işlemlerinin ticari işlem tarihinde mi yoksa teslim tarihinde mi muhasebeleştirildiği (bakınız: TFRS 9’un 3.1.2 Paragrafı).”

_B10 Paragrafının (a) bendi_

“B10 (a) Müşterilere sağlanan krediler ile diğer işletmelere verilen avanslar. Bu durumlarda, azami kredi riski ilgili finansal varlıkların defter değeri tutarıdır.”

_B22 Paragrafı_

“B22. Faiz oranı riski, finansal durum tablosuna yansıtılmış olan faiz içeren finansal araçlardan (edinilmiş ya da ihraç edilmiş borçlanma araçları gibi) ve finansal durum tablosuna yansıtılmamış olan diğer bazı finansal araçlardan (bazı kredi taahhütleri gibi) kaynaklanır.”

_B27 Paragrafı_

“B27. Paragraf 40(a) uyarınca, kâr veya zarardaki duyarlılık (örneğin, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen finansal araçlardan kaynaklanan), diğer kapsamlı gelirdeki duyarlılıktan (örneğin, gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişikliklerin diğer kapsamlı gelirde sunulduğu özkaynağa dayalı araçlara yapılan yatırımlardan kaynaklanan) ayrı olarak açıklanır.”

EK 7

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 1 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_7nci Paragrafta yer alan diğer kapsamlı gelir (özkaynaklara yansıtılan kâr veya zararlar) tanımı ve tanımdan sonra gelen (d), (e) ve (f) bendleri_

Diğer kapsamlı gelir _(özkaynaklara yansıtılan kâr veya zararlar)_ : Diğer TFRS’ler tarafından gerekli kılındığında ya da izin verildiğinde kâr ya da zararda muhasebeleştirilmeyen gelir ya da gider (yeniden sınıflandırma düzeltmeleri de dahil olmak üzere) kalemlerini kapsar.

Diğer kapsamlı gelirin unsurları:

(d) “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardının 5.7.5 üncü Paragrafı uyarınca gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire yansıtılan özkaynağa dayalı finansal araçlardaki yatırımlardan kaynaklanan kazanç ya da kayıplar.

(e) Nakit akış riskine ilişkin riskten korunma araçlarına bağlı olarak oluşan kazanç veya kayıpların etkin kısımları (bakınız: “TMS 39 Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme”)

(f) Gerçeğe uygun değer farkı kar ya da zarara yansıtılan olarak sınıflandırılan borçlara ilişkin olarak söz konusu borcun kredi riskinde meydana gelen değişimlerle ilişkilendirilebilen gerçeğe uygun değerdeki değişim tutarı (bakınız: TFRS 9 un 5.7.7 Paragrafı)

_68 inci Paragrafın son cümlesi_

“68. Dönen varlıklar ayrıca, esas itibariyle alım satım amaçlı elde tutulan varlıkları (örneğin; TFRS 9’da yer alan alım satım amaçlı elde tutulan tanımını karşılayan bazı finansal varlıklar) ve uzun vadeli finansal varlıkların kısa vadeli kısımlarını içerir.”

_71 inci Paragraf_

“71. Diğer kısa vadeli borçlar normal faaliyet döngüsü içinde yer almayan ancak vadeleri raporlama döneminden itibaren on iki ay içinde dolacak olan veya öncelikle ticari amaçla elde tutulan borçlardır. TFRS 9’a göre alım satım amacıyla elde bulundurulan olarak sınıflandırılmış bazı finansal borçlar, kredili mevduat hesapları, uzun vadeli finansal borçların kısa vadeli kısımları, temettü ödemeleri, gelir vergileri ve diğer ticari olmayan ödemeler bunlara örnektir. Uzun vadede finansman sağlayan finansal borçlar (örneğin işletmenin normal faaliyet döngüsünde kullanılan işletme sermayesinin bir parçası olmayan) ve raporlama döneminden sonraki on iki ay içerisinde ödenmeyecek olan finansal borçlar, uzun vadeli borçlardır ve bu borçlar 74 ve 75 inci Paragraf hükümlerine tabidirler”

_82 inci Paragrafın ilk fıkrası ile (a), (aa), (b), (c) ve (ca) bendleri_

“82. Kapsamlı gelir tablosu asgari olarak, söz konusu dönemle ilgili aşağıdaki tutarları gösteren kalemleri içerir:

(a) Hasılat;

(aa) İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal varlıkların finansal durum tablosu dışı bırakılmasından kaynaklanan kazanç veya kayıplar,

(b) Finansman maliyetleri;

(c) Özkaynak yöntemi kullanılarak muhasebeleştirilen iştirakler ve iş ortaklıklarının kar veya zarar payları;

(ca) Bir finansal varlığın yeniden sınıflandırılması neticesinde gerçeğe uygun değeri üzerinden ölçülmesi durumunda, önceki defter değeri ile yeniden sınıflandırma tarihindeki gerçeğe uygun değeri arasındaki farktan kaynaklanan kazanç ya da kayıplar (TFRS 9’da tanımlandığı üzere)”

_93 üncü Paragraf_

“93. Diğer TFRS’ler daha önce diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirilen tutarların kâr ya da zararda yeniden sınıflandırılıp sınıflandırılmayacağını ve ne zaman sınıflandırılacağını belirler. Bu tür sınıflandırmalar bu Standartta yeniden sınıflandırma düzeltmeleri olarak geçer. Yeniden sınıflandırma düzeltmesi, düzeltmenin kâr ya da zarar olarak sınıflandırıldığı dönemdeki diğer kapsamlı gelir ile ilgili bölümleri içerir. Bu tutarlar, cari döneme ya da önceki döneme gerçekleşmemiş karlar olarak diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirilir. Bu gerçekleşmemiş karlar, kar ya da zarar olarak yeniden sınıflandırıldığı dönemde, diğer kapsamlı gelirden gerçekleşen karların, toplam kapsamlı gelire iki defa dahil etmekten kaçınmak amacıyla düşülür.”

_95 inci Paragraf_

“95. Yeniden sınıflandırma düzeltmeleri örneğin; yabancı ülkede bulunan işletmenin elden çıkarılması (bakınız: TMS 21) gibi bir olaydan ve finansal riskten korunmaya konu olan tahmin işleminin kâr ya da zararı etkilemesinden kaynaklanır (nakit akış riskinden korunma ile ilgili olarak bakınız: TMS 39’un 100 üncü Paragrafı)..”

_123 üncü Paragrafın ilk fıkrası ve (a) bendi_

“123. İşletmenin muhasebe politikalarının uygulanmasında yönetim, tahminleri içerenlerden ayrı olarak, finansal tablolarda muhasebeleştirilen tutarları önemli ölçüde etkileyen, çeşitli değerlendirmeler yapar. Örneğin, yönetim aşağıdaki hususların belirlenmesinde değerlendirmeler yapar:

(a) “-””

_139E Paragrafı_

“139E. “-””

_139G Paragrafı_

“139G. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 7, 68, 71, 82, 93, 95 ve 123 Paragrafları değiştirilmiş ve 139E Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 8

(Mülga:RG-16/12/2017-30272 Mükerrer)

EK 9

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 8 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_ _

_53 üncü Paragrafı_

“53. Yeni bir muhasebe politikasının uygulanmasında veya geçmiş döneme ilişkin hatanın düzeltilmesinde, yönetimin geçmiş dönemdeki niyetleri veya muhasebeleştirilen, ölçülen veya açıklanan tahmin tutarlarında, sonraki dönemlere ilişkin durumlar dikkate alınmamalıdır. Örneğin, çalışanların birikmiş hastalık izinlerine ilişkin olarak “TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar” Standardı uyarınca yapılan borç hesaplamasında meydana gelen önceki döneme ilişkin hatanın düzeltilmesinde, sonraki dönemde ortaya çıkan ciddi grip salgınına ilişkin olarak, geçmiş dönem finansal tablolarının yayım için onaylanmasından sonra elde edilen bilgiler dikkate alınmaz. Geçmiş dönemlere yönelik karşılaştırmalı bilgileri değiştirmek için önemli tahminlerin sıkça gerekmesi, geçmiş dönemlerin karşılaştırmalı bilgilerinin güvenilir şekilde düzeltilmesini veya değiştirilmesini engellemez.”

_54A Paragrafı_

“54A. “-””

_54B Paragrafı_

“54B. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 53 üncü Paragraf değiştirilmiş ve 54A Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 10

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 12 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_20 nci Paragrafın ilk iki cümlesi_

“20. TFRS’ler bazı varlıkların gerçeğe uygun değerden gösterilmelerine ya da bunlar için yeniden değerleme yapılmasına izin vermekte ya da bu işlemi zorunlu kılmaktadır (örneğin bakınız: “TMS 16 Maddi Duran Varlıklar”, “TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar”, “TMS 40 Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller” ve ““TFRS 9 Finansal Araçlar” Standartları”). Bazı yasal düzenlemelere göre, bir varlığın yeniden değerlemeye tabi tutulması veya diğer şekillerde değerinin yeniden belirlenerek gerçeğe uygun değerine yükseltilmesi cari dönemin vergiye tabi kârını (mali zararını) etkileyebilir.”

_96 ıncı Paragraf_

“96. “-””

_97 inci Paragraf_

“97. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 20 inci Paragraf değiştirilmiş ve 96 ncı Paragraf silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 11

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 18 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_6 ncı Paragrafın (d) bendi_

“6. (d) Finansal varlık veya finansal borçların gerçeğe uygun değerindeki değişmeler veya bunların elden çıkarılması (bakınız: “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı)”

_11 inci paragrafın son cümlesi_

“11. Satış bedelinin nominal tutarı ile gerçeğe uygun değeri arasındaki fark, bu Standardın 29 ve 30 uncu Paragrafları ile TFRS 9 uyarınca faiz geliri olarak muhasebeleştirilir.”

_39 uncu Paragraf_

“39. “-””

_40 ıncı Paragraf_

“40. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 6(d) ve 11 inci Paragraflar değiştirilmiş ve 39 uncu Paragraf silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 12

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 20 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_10A Paragrafı_

“10A. Devletten piyasa faiz oranından düşük bir oranla alınan kredinin faydası, devlet teşviği olarak kabul edilir. Söz konusu kredi “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı uyarınca muhasebeleştirilir ve ölçülür. Düşük faiz oranının yarattığı fayda, kredinin TFRS 9 uyarınca belirlenen başlangıçtaki defter değeri ile elde edilen kazanımlar arasındaki fark olarak ölçülür. Söz konusu fayda, bu Standarda göre muhasebeleştirilir. Krediden sağlanan fayda ile karşılanması planlanan maliyetlerin belirlenmesinde, yerine getirilen veya yerine getirilmesi gereken koşul ve yükümlülükler göz önünde bulundurulur.”

_44 üncü Paragraf_

“44. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 10A Paragrafı değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 13

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 21 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_ _

_3 üncü Paragrafın (a) bendi_

“3. (a) “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardının kapsamında olan türev işlemler ve bakiyeler hariç; yabancı para işlemlerin ve yabancı para cinsinden bakiyelerin muhasebeleştirilmesinde”

_4 üncü Paragraf _

“4. TFRS 9 birçok yabancı para cinsinden türev araçlara uygulandığından, söz konusu türev araçlar bu Standart kapsamı dışındadır. Bununla birlikte; TFRS 9 un kapsamında olmayan yabancı para cinsinden türev araçlar (örneğin diğer sözleşmelerde saklı yabancı para cinsinden türev araçlar) bu Standart kapsamındadır. Ayrıca bu Standart, bir işletmenin türev araçlarına ilişkin tutarları geçerli para biriminden finansal tablolarda kullanılan para birimine çevirirken de uygulanır”

_52 nci Paragrafın (a) bendi_

“52. (a) TFRS 9’a göre finansal araçların gerçeğe uygun değerleri üzerinden ölçülmesinden kaynaklanan ve kâr veya zararda muhasebeleştirilen kur farkları hariç olmak üzere, kâr veya zararda muhasebeleştirilen kur farkları tutarı ve”

_60C Paragrafı_

“60C. “-””

_60E Paragrafı_

“60E. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 3(a), 4 ve 52(a) Paragrafları değiştirilmiş ve 60C Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 14

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 27 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_35 inci Paragrafın üçüncü cümlesi_

“35. Örneğin, bağlı ortaklığın yurtdışındaki işletme ile ilgili olarak birikmiş kur farklarının bulunması ve ana ortaklığın bağlı ortaklık üzerindeki kontrolünü kaybetmesi durumunda, ana ortaklık yurtdışındaki işletme ile ilgili olarak daha önce diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirilen kazanç veya kaybı, kâr ya da zararda yeniden sınıflandırır.”

_37 inci Paragraf_

“37. Eski bağlı ortaklıkta sahip olunan herhangi bir yatırımın gerçeğe uygun değeri bağlı ortaklığın kontrolünün kaybedildiği tarih itibariyle, “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı uyarınca finansal varlık olarak ilk muhasebeleştirilmesindeki gerçeğe uygun değeri olarak veya uygun olması durumunda bir iştirakteki veya müştereken kontrol edilen işletmedeki yatırımın ilk muhasebeleştirilmesindeki maliyet bedeli olarak dikkate alınır.”

_38 inci Paragraf _

“Bağlı ortaklık, iştirak ve müştereken kontrol edilen işletmelerin bireysel finansal tablolarda muhasebeleştirilmesi

38. Bireysel finansal tablolar hazırlayan bir işletme, bu tablolarda yer alan bağlı ortaklıklar, müştereken kontrol edilen işletmeler ve iştiraklerdeki yatırımlarını;

(a) Maliyet değeriyle veya

(b) TFRS 9’a uygun olarak muhasebeleştirir.

Her bir yatırım kategorisi için aynı muhasebe politikasının uygulanması esastır. Maliyeti üzerinden muhasebeleştirilmiş olan yatırımlar, TFRS 5’e göre satış amaçlı elde tutulan varlık olarak sınıflandırıldığında (ya da satış amaçlı varlık olarak sınıflanan bir grup varlık içerisine dahil edildiğinde) “TFRS 5 Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler” Standardına uygun olarak muhasebeleştirilir. Bu tür durumlarda, yatırımların TFRS 9’a göre muhasebeleştirilmesinde bir değişiklik olmaz.”

_40 ıncı Paragraf_

“40. Konsolide finansal tablolarda TFRS 9 uyarınca muhasebeleştirilen müştereken kontrol edilen işletmeler ve iştiraklerdeki yatırımlar, yatırımcının bireysel finansal tablolarında da aynı yöntemle muhasebeleştirilir.”

_Paragraf 45D_

45D. “-”

_Paragraf 45E_

“45E. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 35, 37, 38 ve 40 Paragrafları değiştirilmiş ve 45D Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 15

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 28 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_1 inci Paragraf_

“1. Bu Standart, iştiraklerdeki yatırımların muhasebeleştirilmesinde uygulanır. Ancak;

(a) Risk sermayesi kuruluşları veya

(b) Yatırım fonları ve yatırım amaçlı sigorta fonlarını kapsayan benzer işletmeler

tarafından elde bulundurulan ve “TFRS 9 Finansal Standardı” uyarınca gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen iştirak yatırımları bu Standart kapsamında değildir. Bu tür yatırımlar, TFRS 9 uyarınca gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülür. Bu tür bir yatırımı elinde bulunduranlar 37(f) Paragrafında yer verilen açıklamaları yapar.”

_18 inci Paragrafın ilk cümlesi_

“18. Bir iştirak yatırımı, bir bağlı ortaklığa ya da TMS 31’de tanımlandığı şekliyle iş ortaklığına dönüşmediği sürece, yatırımcı iştirakteki önemli etkinin bittiği tarihten itibaren özkaynak yöntemini uygulamayı bırakır ve yatırımını söz konusu tarihten itibaren TFRS 9 uyarınca muhasebeleştirir.”

_19 uncu Paragraf_

“19. Bir yatırımın iştirak niteliği sona erdiğinde ve TFRS 9’a göre muhasebeleştirildiğinde, söz konusu yatırımın iştirak niteliğinin sona erdiği tarihteki gerçeğe uygun değeri TFRS 9 uyarınca bir finansal varlık olarak onun ilk muhasebeleştirmedeki gerçeğe uygun değeri olarak kabul edilir.”

_19A Paragrafının üçüncü cümlesi_

“19A. Örneğin, iştirakin yurtdışındaki işletme ile ilgili olarak birikmiş kur farklarının bulunması ve yatırımcının iştirak üzerindeki önemli etkiyi kaybetmesi durumunda, yatırımcı yurtdışındaki işletme ile ilgili olarak daha önce diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirilen kazanç veya kaybı, kâr ya da zararda yeniden sınıflandırır.”

_Paragraf 41D_

41D. “-”

_Paragraf 41F_

“41F. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 1 ve 18-19A Paragrafları değiştirilmiş ve 41D Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 16

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 31 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_1 inci Paragraf_

“1. İş ortaklıklarındaki payların muhasebeleştirilmesi ve iş ortaklıklarının yapılarına ve faaliyetlerinin gerçekleştirilme şekline bağlı olmaksızın; iş ortaklığının varlık, borç, gelir ve giderlerinin ortak girişimcilerin ve yatırımcıların finansal tablolarında raporlanması bu Standart uyarınca yapılır. Ancak bu Standart, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen ve “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı uyarınca muhasebeleştirilen;

(a) Girişim (risk) sermayesi organizasyonları veya

(b) Yatırım fonları ve yatırım amaçlı sigorta fonları dahil benzer işletmeler tarafından elde tutulan, müştereken kontrol edilen işletmelerdeki ortak girişimci katılım paylarına uygulanmaz.

Bu tür yatırımlar, TFRS 9 uyarınca gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülür. Bu tür bir katılım payını elinde tutan ortak girişimci, 55 ve 56 ncı Paragraflar uyarınca gerekli açıklamaları yapar.”

_45 inci Paragrafın ilk cümlesi_

“45. İşletme üzerindeki müşterek kontrolü sona eren bir yatırımcı, önceden müştereken kontrol edilen işletmenin kontrolün sona erdiği tarihten itibaren bağlı ortaklık ya da iştirak niteliğine dönüşmediği durumlarda, geriye kalan yatırımını müşterek kontrolün sona erdiği tarihten itibaren TFRS 9 uyarınca muhasebeleştirir.”

_45A Paragrafı_

“45A. Bir yatırımın müştereken kontrol edilen işletme olma niteliği sona erdiği ve ilgili yatırımın TFRS 9’a göre muhasebeleştirildiği durumlarda, söz konusu yatırımın müştereken kontrol edilen işletme niteliğini kaybettiği tarihteki gerçeğe uygun değeri, bu yatırımın TFRS 9’a göre finansal varlık olarak ilk kez muhasebeleştirildiği tarihteki gerçeğe uygun değeri olarak kabul edilir.”

_45B Paragrafının üçüncü cümlesi_

“45B. Örneğin; müştereken kontrol edilen bir işletmenin yurtdışındaki işletme ile ilgili olarak birikimli kur farkları varsa ve yatırımcı işletmedeki müşterek kontrolünü kaybediyorsa, yatırımcı yurtdışındaki işletme ile ilişkili olarak daha önce cari dönemde diğer kapsamlı gelire yansıtılan kazanç veya kaybı, kâr veya zararda yeniden sınıflandırır.”

_51 inci Paragraf_

“51 . İş ortaklığındaki yatırımı üzerinde müştereken kontrolü olmayan bir yatırımcı bu yatırımını TFRS 9 uyarınca veya iş ortaklığında önemli etkiye sahip ise TMS 28 uyarınca muhasebeleştirir.”

_58C Paragrafı_

“58C. “-”

_58E Paragrafı_

“58E. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 1 ve 45–45B ile 51 Paragrafları değiştirilmiş ve 58C Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 17

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 32 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_3 üncü Paragraf_

“3. Bu Standartta yer alan ilkeler, “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardında yer alan finansal varlık ve borçların muhasebeleştirilme ve ölçümüne ilişkin ilkeler ile bunlara ilişkin bilginin kamuoyuna açıklanmasına yönelik olarak “TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar” Standardında yer alan ilkeleri tamamlar.”

_4 üncü Paragraf_

“Kapsam

4\. Bu Standart tüm işletmeler tarafından her türlü finansal araca uygulanır. Bunun istisnaları şunlardır:

(a) “TMS 27 Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar”, “TMS 28 İştiraklerdeki Yatırımlar” ve “TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar” Standartları kapsamında muhasebeleştirilen bağlı ortaklık, iştirak veya iş ortaklıklarındaki yatırımlar. Öte yandan, bazı durumlarda, TMS 27, TMS 28 ve TMS 31, bağlı ortaklık, iştirak ve iş ortaklıklarındaki payların TFRS 9’a göre muhasebeleştirilmesine izin vermektedir; bu tür durumlarda, işletme, bu Standartta yer alan hükümleri uygular. İşletmeler, bu Standardı bağlı ortaklıklardaki, iştiraklerdeki ve iş ortaklıklarındaki yatırımlarına ilişkin tüm türev ürünlere uygular.

(b) "TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar" Standardının uygulandığı emeklilik fayda planları kapsamındaki işveren hak ve yükümlülükleri.

(c) “-”

(d) “TFRS 4 Sigorta Sözleşmeleri” Standardında tanımlanan sigorta sözleşmeleri. Ancak, sigorta sözleşmelerinde saklı türev ürünler için, TFRS 9 Standardının işletmenin söz konusu işlemleri ayrı ayrı muhasebeleştirmesini gerektirmesi durumunda bu Standart uygulanır. Bunun dışında ihraççının, finansal teminat sözleşmeleri için, muhasebeleştirme ve ölçme işlemlerinde TFRS 9’u uyguluyor olması durumunda bu Standart; TFRS 4’ün 4(d) Paragrafına uygun olarak muhasebeleştirme ve ölçme işlemlerinde TFRS 4’ü uygulamayı seçmesi durumunda ise TFRS 4 uygulanır.

(e) İsteğe bağlı katılım şekli içermeleri nedeni ile TFRS 4 kapsamındaki finansal araçlar. Anılan araçları ihraç edenler, söz konusu araçlara finansal borçlar ve özkaynağa dayalı finansal araçlar arasındaki ayrım konusunda Standardın 15-32 ve UR 25-UR 35 Paragraflarını uygulamaktan muaftırlar. Ancak, bu araçlar Standardın diğer bütün hükümlerine tabidir. Ayrıca, Standart anılan araçlarda saklı türev ürünler için de uygulanır (bakınız: TFRS 9).”

_12 nci Paragraf_

“12. Aşağıdaki kavramlar TFRS 9’un A Ekinde veya TMS 39’un 9 uncu Paragrafında tanımlanmış olup bu Standartta TMS 39 ve TFRS 9’da belirtilen anlamları ile kullanılmıştır:

· finansal varlık veya finansal borcun itfa edilmiş maliyeti

· finansal durum tablosu dışı bırakma

· türev ürün

· etkin faiz yöntemi

· finansal teminat sözleşmesi

· gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borçlar

· kesin taahhüt

· tahmini işlem

· finansal riskten korunma işleminin etkinliği

· finansal riskten korunma konusu kalem

· finansal riskten korunma aracı

· alım satım amaçlı elde tutulan

· normal yoldan alım veya satım

· işlem maliyetleri”

_23 üncü Paragraf_

“23. 16A ve 16B veya 16C ve 16D Paragraflarında belirtilen durumlar haricinde, bir işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarını nakit ya da başka bir finansal varlık karşılığında satın alması yükümlülüğünü içeren bir sözleşme, geri satın alınan tutarın bugünkü değeri kadar (örneğin, forward geri satın alma fiyatı, opsiyon kullanma fiyatı veya diğer geri satın alım tutarının bugünkü değeri) bir finansal borç doğurur. Bu durum, sözleşmenin kendisinin özkaynağa dayalı finansal araç olduğu durumlarda bile geçerlidir. İşletmenin forward sözleşmesi çerçevesinde özkaynağına dayalı finansal araçlarını nakit karşılığı satın alma yükümlülüğü buna bir örnektir. TFRS 9’a göre, anılan finansal borç ilk muhasebeleştirilmesi sırasında gerçeğe uygun değeri (geri satın alma tutarının bugünkü değeri) özkaynaktan çıkarılmak suretiyle yeniden sınıflandırılır. Bunu takiben, finansal borcun değerlemesi TFRS 9 ile uyumlu olarak yapılır. Sözleşmenin teslim işleminin gerçekleştirilmesinden önce zamanaşımına uğraması durumunda, finansal borcun defter değeri yeniden özkaynaklar içerisinde sınıflandırılır. Bir işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarını satın almasına yönelik sözleşmeye dayalı yükümlülüğü, anılan yükümlülük karşı tarafın satış hakkını (örneğin karşı tarafa işletmenin özkaynağına dayalı finansal araçlarını sabit bir tutar karşılığında işletmeye satma hakkı veren bir yazılı satım opsiyonu) kullanmasına bağlı olsa bile, geri satın alım tutarının bugünkü değeri kadar bir finansal borç doğurur.”

_31 inci Paragrafın ilk cümlesi_

“31. TFRS 9 finansal varlıkların ve finansal borçların ölçümünü açıklar.”

_42 nci Paragrafın son fıkrası_

“42. İşletme, finansal durum tablosu dışı bırakılma koşullarını taşımayan bir finansal varlığın devrini muhasebeleştirmesi sırasında, devrolunan varlığı ve buna ilişkin borçları netleştiremez (bakınız: TFRS 9’un 3.2.22 nci Paragrafı).”

_96C Paragrafı_

“96C. Bu istisna uyarınca finansal araçların sınıflandırılması, söz konusu araçların TMS 1, TMS 32, TMS 39, TFRS 7 ve TFRS 9 uyarınca muhasebeleştirilmesi ile sınırlıdır. Finansal araç, yol gösterici başka bir Standart veya Yorum uyarınca, örneğin TFRS 2 uyarınca, özkaynağa dayalı finansal araç olarak dikkate alınmamalıdır.”

_97F Paragrafı_

“97F. “-””

_97H Paragrafı_

“97H. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 3, 4, 12, 23, 31, 42, 96C, AG2 ve AG30 Paragrafları değiştirilmiş ve 97F Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

_UR2 Paragrafı_

“UR2 Bu Standart, finansal araçların muhasebeleştirilmesi veya ölçülmesi ile ilgilenmez. Finansal varlıkların ve borçların muhasebeleştirilmesi ve ölçülmesine ilişkin hükümler TFRS 9’da yer alır.”

_UR30 Paragrafı_

“UR30 28 inci Paragraf yalnızca türev olmayan bileşik finansal araçları ihraç edenler için uygulanır. 28 inci Paragraf finansal aracın hamili açısından bileşik finansal araçlara değinmez. TFRS 9, hamili açısından bileşik finansal araç niteliğindeki finansal varlıkların sınıflandırılmasını ve ölçümünü açıklar.”

EK 18

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 36 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_2 inci Paragrafın (e) bendi_

“2. (e) “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı kapsamındaki finansal varlıklar;”

_5 inci Paragrafının ilk cümlesi_

“5. Bu Standart; TFRS 9 kapsamındaki finansal varlıklara, TMS 40 uyarınca gerçeğe uygun değerden ölçülen yatırım amaçlı gayrimenkullere, TMS 41 uyarınca gerçeğe uygun değerden satış maliyetleri düşülmek suretiyle ölçülen tarımsal faaliyetlere ilişkin canlı varlıklara uygulanmaz.”

_140F Paragrafı_

“140F. “-””

_140G Paragrafı_

“140G. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 2(e) ve 5 Paragrafları değiştirilmiş ve 140F Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 19

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 37 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_2 inci Paragraf_

“2. Bu Standart “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı kapsamına dahil olan finansal araçlara (garantiler dahil) uygulanmaz.”

_97 inci Paragraf_

“97. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 2 nci Paragraf değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 20

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında TMS 39 Standardına ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_1 inci Paragraf_

“1. “-””

_2 inci Paragrafın (b), (e), (h) ve (i) bendleri_

“2. (b) “TMS 17 Kiralama İşlemleri” Standardının uygulandığı kiralama işlemlerindeki hak ve yükümlülükler. Ancak:

(i) Kiraya veren tarafından muhasebeleştirilen kira alacakları bu Standardın finansal durum tablosu dışı bırakma ve değer düşüklüğüne ilişkin hükümlerine tabidir

(ii) Kiralayan tarafından muhasebeleştirilen finansal kiralama borçları bu Standardın finansal durum tablosu dışı bırakma hükümlerine tabidir

(iii) Kiralama işlemlerinde saklı türev ürünler, bu Standardın saklı türev ürünlerle ilgili hükümlerine tabidir

(e) İhraç edenin (ihraççının) TFRS 9’un Ek A Bölümünde belirtilen finansal teminat sözleşmesi tanımına giren sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri hariç olmak üzere, “TFRS 4 Sigorta Sözleşmeleri” Standardında tanımlanan türdeki bir sigorta sözleşmesinden veya (ii) isteğe bağlı katılım özelliğiiçermesi nedeniyle TFRS 4 kapsamına giren bir sözleşmeden kaynaklanan hak ve yükümlülükler. Ancak bu Standart, ilgili türev ürünün kendisinin TFRS 4 kapsamında bir sözleşme olduğu durumlar haricinde, TFRS 4 kapsamındaki bir sözleşmede bulunan saklı türev ürünler için uygulanır. Buna ek olarak, finansal teminat sözleşmelerini ihraç edenin söz konusu sözleşmeleri birer sigorta sözleşmesi olarak gördüğünü daha önceden açık bir biçimde beyan etmiş ve sigorta sözleşmelerinin muhasebeleştirilme yöntemlerini kullanmış olması durumunda, ihraç eden, bu tür finansal teminat sözleşmeleri için bu Standardı ya da TFRS 4’ü uygulama konusunda serbesttir (bakınız: UR4 ve UR4A Paragrafları). İhraç eden, söz konusu seçimi her bir sözleşme için yapabilir; ancak herhangi bir sözleşme için yapılan tercihten geri dönülemez.

(h) 4 üncü Paragrafta yer alan kredi taahhütleri dışında kalan kredi taahhütleri. Kredi taahhüdünde bulunan taraf, bu Standart kapsamında olmayan kredi taahhütleri için “TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar” Standardını uygular. Ancak, bütün kredi taahhütleri bu Standardın finansal durum tablosu dışı bırakma hükümlerine tabidir.

(i) Bu Standardın uygulandığı 5-7 nci Paragrafların kapsamındaki sözleşmeler hariç olmak kaydıyla, “TFRS 2 Hisse Bazlı Ödemeler” Standardının uygulandığı hisse bazlı ödeme işlemleri ile ilgili finansal araçlar, sözleşme ve yükümlülükler”

_4 üncü Paragrafın (a) ve (c) bendleri_

“4. (a) İşletmenin gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borç olarak tanımladığı kredi taahhütleri(bakınız: TFRS 9’un 4.2.2 Paragrafı). Kredi taahhütlerinin sonucunda oluşan varlıkları, oluşmalarından kısa bir süre sonra satma yönünde geçmişte uygulamaları bulunan bir işletmenin, aynı sınıf içindeki bütün kredi taahhütleri için bu Standart geçerlidir.

(c) Piyasa faiz oranın altında bir faiz oranından kredi kullandırmaya yönelik taahhütler (bakınız: TFRS 9 un 4.2.1 Paragrafı).”

_8 inci Paragraf_

“8. TFRS 9 ve TMS 32’de tanımlanan terimler, bu Standartta TFRS 9 un A Ekinde ve de TMS 32’nin 11 inci Paragrafında belirtilen anlamlarda kullanılmıştır. TFRS 9 ve TMS 32 aşağıdaki terimleri tanımlamakta ve bu tanımların uygulanması konusunda yol göstermektedir:

· Finansal durum tablosu dışı bırakma

· Türev ürün

· Özkaynağa dayalı finansal araç

· Gerçeğe uygun değer

· Finansal varlık

· Finansal teminat sözleşmesi

· Finansal araç

· Finansal borç

_9 uncu Paragraf_

9. Bu Standartta geçen terimlerin anlamları aşağıdaki gibidir:

Finansal araç çeşitlerinin tanımlanması

Alım satım amaçlı elde tutulan finansal varlık veya finansal borç: Bir finansal varlık veya finansal borç, aşağıdaki durumlarda alım satım amaçlı elde tutulan olarak sınıflandırılır:

(a) İlgili varlık veya borç, esas itibariyle, yakın bir tarihte satılmak veya geri satın alınmak amacıyla edinilmiş veya yüklenilmiştir,

(b) İlk muhasebeleştirme sırasında, birlikte yönetilen ve son zamanlarda kısa dönemde kâr etme konusunda belirgin bir eğilimi bulunduğu yönünde delil bulunan belirli finansal araçlardan oluşan portföyün bir parçasıdır veya

(c) Bir türev üründür (finansal teminat sözleşmesi olan veya etkin bir finansal riskten korunma aracı niteliğinde bulunan türev ürünler hariç).

Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal borç: Aşağıdaki koşullardan herhangi birisine sahip finansal borçtur _._

(a) Alım satım amaçlı elde tutulan tanımını karşılamaktadır

(b) İlk muhasebeleştirme sırasında, işletme tarafından, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanmıştır. İşletme, bu tür bir sınıflamayı, Paragaraf 11A’da izin verilen veya daha doğru bir bilgi sunulması sonucunu doğuran durumlarda kullanabilir. Çünkü;

(i) Söz konusu işlem, varlık veya borçların farklı temeller esas alınarak ölçülmesinden veya bunlar üzerindeki kayıp ve kazançların farklı temeller esas alınarak muhasebeleştirilmesinden kaynaklanan bir ölçüm veya muhasebeleştirme tutarsızlığını (bazen “yanlış muhasebe eşleştirmesi”olarak da adlandırılır) ortadan kaldırmakta veya önemli ölçüde azalması sonucunu doğurmaktadır; ya da

(ii) Bir finansal borç grubu veya finansal varlıklar ile finansal borçları birlikte içeren bir grup, belgelendirilmiş bir risk yönetimi veya yatırım stratejisi çerçevesinde gerçeğe uygun değer esas alınarak yönetilmekte, performansları buna göre değerlendirilmekte ve işletmenin kilit yönetici personeline (“TMS 24 İlişkili Taraf Açıklamaları” Standardında (2009 yılında gözden geçirilen) tanımlandığı şekliyle), örneğin yönetim kuruluna ve icra kurulu başkanına, ilgili grup hakkında bu esasa göre bilgi sunulmaktadır.

TFRS 7’nin 10 ve 11 inci Paragrafları, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak sınıflanan finansal borçlar hakkında, bunların gerekli koşulları ne şekilde yerine getirdiği de belirtilmek suretiyle açıklama yapılmasını gerektirir (bakınız: TFRS 7 B4 ve B5 Paragrafları). Anılan kamuoyuna açıklamada bulunma yükümlülüğü, yukarıda yer alan (ii) numaralı alt Paragraf kapsamındaki araçlar açısından, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan şeklinde yapılan bir sınıflamanın işletmenin belgelendirilmiş risk yönetim veya yatırım stratejisi ile ne kadar uyumlu olduğuna ilişkin açıklamada bulunulmasını da içerir.

Bir finansal borcun gerçeğe uygun değerinin güvenilir olarak tespit edilebilmesi için gerekli olan koşulların belirtildiği 48, 48A ve 49 uncu Paragraflar ile Ek A’da yer alan UR69-UR82 arasındaki Paragrafların, sonradan bu şekilde sınıflanmaları nedeniyle veya başka bir nedenle gerçeğe uygun değerlerinden ölçülen ya da gerçeğe uygun değeri kamuoyuna açıklanmış bulunan bütün kalemlere eşit olarak uygulanması gerekir.

Muhasebeleştirme ve ölçmeye ilişkin tanımlar

Finansal varlık veya finansal borcun etkin faiz yöntemiyle hesaplanan itfa edilmiş maliyeti: Finansal varlık veya finansal borcun __ ilk muhasebeleştirme sırasında ölçülen değerinden anapara geri ödemeleri düşüldükten, anılan ilk tutar ile vadedeki tutar arasındaki farkın etkin faiz yöntemi kullanılarak hesaplanan birikmiş itfa payı düşüldükten veya eklendikten ve değer düşüklüğü ya da tahsil edilememe durumuna ilişkin her türlü indirimin yapılmasından (doğrudan doğruya veya bir karşılık hesabı kullanılarak) sonra geriye kalan tutardır.

Etkin faiz yöntemi: Finansal varlık veya borcun (veya bir finansal varlık veya borç grubunun) itfa edilmiş maliyetlerinin hesaplanması ve ilgili faiz gelir veya giderlerinin ilişkili olduğu döneme dağıtılması yöntemidir. Etkin faiz oranı; finansal aracın beklenen ömrü boyunca veya uygun olması durumunda daha kısa bir zaman dilimi süresince yapılacak gelecekteki tahmini nakit ödeme ve tahsilatlarını tam olarak ilgili finansal varlık veya borcun __ net defter değerine indirgeyen orandır. Etkin faiz oranının hesaplanması sırasında, işletme, gelecekteki kredi zararlarını dikkate almaksızın, ilgili finansal aracın sözlemeye bağlı tüm koşullarını (örneğin peşin ödeme, alım opsiyonu ve benzeri opsiyonlar) göz önünde bulundurmak suretiyle nakit akışlarını tahmin eder. Bu hesaplama, etkin faiz oranının bir parçası olan ve sözleşmenin tarafları arasında ödenen veya alınan tüm masraf ve puanlar (bakınız: TMS 18) ile işlem masraflarını ve diğer her türlü prim ve iskontoyu içerir. Benzer nitelikteki finansal araç grubuna ait nakit akışlarının ve beklenen ömrün güvenilir bir şekilde tahmin edilebileceği varsayılır. Ancak, ilgili finansal araca (veya finansal araç grubuna) ait nakit akışlarının ve beklenen ömrün güvenilir bir şekilde tahmin edilmesinin mümkün olmadığı bazı ender durumlarda, işletme, ilgili finansal aracın (veya finansal araç grubunun) sözleşme süresinin tamamında gerçekleşmesi öngörülen sözleşmeye bağlı nakit akışlarını kullanır.

İşlem maliyetleri: Bir finansal varlık veya finansal borcun edinilmesi, ihraç edilmesi veya elden çıkarılması ile doğrudan ilişkilendirilebilen ek maliyetlerdir (bakınız: Ek A Paragraf UR13). Ek maliyet, işletme, ilgili finansal aracı edinmemiş, ihraç etmemiş veya elden çıkarmamış olsaydı oluşmayacak olan maliyettir.

Finansal riskten korunma muhasebesine ilişkin tanımlar

Kesin taahhüt: Belirli miktarda bir kaynağın belirli bir fiyattan gelecekteki belirli bir tarihte veya tarihlerde el değiştirmesine yönelik bağlayıcı bir anlaşmadır.

Tahmini işlem: Taahhüt edilmemiş ancak gerçekleşmesi muhtemel olan işlemdir.

Finansal riskten korunma aracı:__ Gerçeğe uygun değerinin veya nakit akışlarının finansal riskten korunma konusu kalemin gerçeğe uygun değerindeki veya nakit akışlarındaki değişiklikleri dengelemesi beklenen türev araç ya da (sadece döviz kuru riskinden korunma amaçlı işlemler için) türev olmayan finansal varlık veya borçlardır (Paragraf 72-77 ve Ek A Paragraf UR 94-UR 97, finansal riskten korunma araçlarının tanımını detaylı olarak içerir).

Finansal riskten korunma konusu kalem: (a) İşletmeyi, gerçeğe uygun değerde veya gelecekte elde edilecek nakit akışlarında değişiklik olması riskine maruz bırakan ve (b) finansal riskten korunan olarak sınıflanan bir varlık, yükümlülük, kesin taahhüt, gerçekleşme olasılığı yüksek tahmini işlem veya yurtdışı işletmedeki net yatırımdır (Paragraf 78-84 ve Ek A Paragraf UR 98-UR 101, finansal riskten korunma konusu kalemlerin tanımını detaylı olarak içerir).

Finansal riskten korunma işleminin etkinliği: Finansal riskten korunma konusu kalemin gerçeğe uygun değerinde veya nakit akışlarında meydana gelen ve korunulan finansal riskle ilişkilendirilebilen değişikliklerin finansal riskten korunma aracı tarafından dengelenme derecesidir (bakınız: Ek A Paragraf UR 105-UR 113).”

_10–57 nci Paragraflar_

“10-57. “-””

_58 inci Paragraf_

“İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal varlıklarda değer düşüklüğü ve tahsil edilememe

58\. Her raporlama dönemi sonunda, itfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal varlıkların veya finansal varlık gruplarının değer düşüklüğüne uğradığına ilişkin tarafsız göstergeler bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Bu tür bir göstergenin bulunması durumunda, değer düşüklüğü zararının tutarı 63 üncü Paragraf uygulanarak tespit edilir.”

_61 inci Paragraf_

“61. “-””

_63 üncü Paragraf_

“63. İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal varlıkların değer düşüklüğüne uğradığına ilişkin tarafsız bir göstergenin bulunması durumunda, ilgili zararın tutarı gelecekteki tahmini nakit akışlarının (henüz oluşmamış gelecekteki kredi zararları hariç) finansal varlığın orijinal faiz oranı (diğer bir ifadeyle, ilk muhasebeleştirme sırasında hesaplanan etkin faiz oranı) üzerinden iskonto edilerek hesaplanan bugünkü değeri ile defter değeri arasındaki fark olarak ölçülür. Varlığın defter değeri, doğrudan veya bir karşılık hesabı kullanılmak suretiyle azaltılır. İlgili zarar tutarı kâr veya zararda muhasebeleştirilir.”

_66–70 inci Paragrafla_

“66-70. “-””

_79 uncu Paragraf_

“79. “-””

_88 (d) Paragrafı_

“88. (d) Finansal riskten korunma işleminin etkinliği güvenilir bir şekilde ölçülebilir. Bir başka deyişle, finansal riskten korunma konusu kalemin korunulan finansal risk ile ilişkilendirilebilen gerçeğe uygun değeri ve nakit akışları ile finansal riskten korunma aracının gerçeğe uygun değerinin güvenilir bir şekilde ölçülebilir.”

_89 (b) Paragrafı_

“89. (b) Finansal riskten korunma konusu kalemden kaynaklanan ve korunulan riskle ilişkilendirilebilen kazanç veya kayıp, finansal riskten korunma konusu kalemin defter değerine yansıtılır ve kâr veya zararda muhasebeleştirilir. Söz konusu durum, finansal riskten korunma konusu kalem maliyeti üzerinden ölçülmüş olsa dahi geçerlidir.”

_90 ıncı Paragraf_

“90. Finansal riskten korunma konusu kaleme ilişkin yalnızca belirli risklerin finansal riskten korunma işlemine konu edilmiş olması durumunda, söz konusu kalemin gerçeğe uygun değerinde meydana gelen ve sözü edilen risklerle ilişkilendirilemeyen değişiklikler TFRS 9’un 5.7.1 Paragrafına göre muhasebeleştirilir.”

_96(c) Paragrafı_

“96. (c) Bir işletmenin belirli bir finansal riskten korunma ilişkisi ile ilgili belgelendirilmiş risk yönetim stratejisinin, finansal riskten korunma işleminin etkinliğini ölçmede, finansal riskten korunma aracına ilişkin kazanç veya kaybı ya da ilgili nakit akışlarının belirli bir bölümünü dikkate almadığı durumlarda (bakınız: 74, 75, ve 88 (a) Paragrafları), dikkate alınmayan söz konusu kazanç veya kayıp TFRS 9’un 5.7.1 Paragrafın uyarınca muhasebeleştirilir.”

_103B Paragrafı_

“103B. Finansal Teminat Sözleşmeleri Ağustos 2005’te yayımlanan Finansal Garanti Sözleşmeleri’ne yönelik hükümler (TMS 39 ve TFRS 4’te değişiklik yapan hükümler), 2(e) ve 2(h) ile 4 Paragrafları ve UR4 Paragrafında değişiklik yapmış, UR4A Paragrafını eklemiş, finansal garanti sözleşmelerine ilişkin olarak yer alan tanımı değiştirmiş ve 3 üncü Paragrafı silmiştir. Söz konusu değişiklikler, 1 Ocak 2006 veya sonrasında başlayan yıllık dönemler için uygulanır. Erken uygulama teşvik edilir. İşletmenin sözü edilen değişiklikleri daha önceki bir dönem için uygulaması durumunda, bu husus dipnotlarda açıklanır ve TMS 32 ile TFRS 4’te yapılan değişiklikler birlikte uygulanır.”

_103C Paragrafı_

“103C. TMS 1 (2007’de gözden geçirilen şekliyle) TFRS’lerde kullanılan terminolojiyi değiştirmiştir. Ayrıca 95(a), 97, 98, 100, 102, 108 ve AG99B Paragraflarını değiştirmiştir. Bu değişiklikler 1 Ocak 2009 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık dönemlerde uygulanır. TMS 1’in (2007’de gözden geçirilen şekliyle) daha önceki bir tarihte uygulanması durumunda bu değişiklikler söz konusu önceki tarihte uygulanır.”

_103H Paragrafı_

“103H. “-””

_103I Paragrafı_

“103I. “-””

_103J Paragrafı_

“103J. “-””

_103K Paragrafı_

“103K. Nisan 2009’da yayımlanan TFRS’lere Yönelik İyileştirmeler 2(g), 97 ve 100 Paragraflarını değiştirmiştir. Söz konusu Paragraflardaki değişiklikler 1 Ocak 2010 veya sonrasında başlayan yıllık dönemler için vadesi gelmemiş tüm sözleşmelere ileriye yönelik olarak uygulanır. Erken uygulamaya izin verilmiştir. Değişikliğin erken uygulanması durumunda, söz konusu husus açıklanır.”

_103L Paragrafı_

“103L. “-””

_103M Paragrafı_

“103M. “-””

_103O Paragrafı_

“103O. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 2, 4, 8, 9, 58, 63, 88(d), 89(b), 90, 96(c), 103B, 103C, 103K, 104, 108C, AG3–AG4, AG8, AG84, AG95, AG114(a) ve AG118(b) Paragrafları değiştirilmiş, 1, 10–57, 61, 66–70, 79, 103H–103J, 103L, 103M, 105–107A, AG4B–AG4K, AG9–AG12A, AG14–AG15, AG27–AG83 ve AG96 Paragrafları silinmiştir. Söz konusu değişiklikler Ekim 2010’da yayınlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

_104 üncü Paragraf_

“104. Bu Standart, 108 inci Paragraflarda belirtilen durumlar hariç, geriye dönük olarak uygulanır. Bilginin yeniden ifade edilmesi mümkün oldukça, sunulan en erken döneme ilişkin dağıtılmamış kârların açılış bakiyesi ve diğer tüm karşılaştırmalı tutarlar bu Standart anılan dönemlerde de geçerliymiş gibi yeniden ifade edilir. Yeniden ifade edilme işleminin uygulanabilir olmaması durumunda, işletme, anılan durumu kamuoyuna açıklar ve ilgili bilginin ne kadarının yeniden ifade edildiğini gösterir.”

_105–107A Paragrafları_

“105

-107A. “-””

_108C Paragrafı_

“108C. 73 ve UR8 Paragrafları Mayıs 2008’de yayımlanan TFRS’lere Yönelik İyileştirmeler tarafından değiştirilmiştir. 80 nci Paragrafta Nisan 2009 tarihinde yayınlanan TFRS’lere Yönelik İyileştirmeler tarafından değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklikler 1 Ocak 2009 tarihinde veya sonrasında başlayan yıllık dönemlerde uygulanır. Söz konusu tüm değişikliliklerin erken uygulanmasına izin verilmektedir. Bu değişikliklerin daha önceki bir dönemde uygulanması durumunda bu husus dipnotlarda açıklanır.

_UR3 Paragrafının son cümlesi_

“UR3. Özkaynak veya oransal konsolidasyon yöntemlerinden hiçbirinin uygulanamadığı durumlarda, ilgili “stratejik yatırım” için bu Standart ve “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı uygulanır.”

_UR3A Paragrafı_

“UR3A. Bu Standart ve TFRS 9, sigortacıların, TFRS 4 kapsamındaki sözleşmelerde ortaya çıkan ve bu nedenle 2(e) Paragrafında bu Standardın uygulanmasından istisna edilen hak ve yükümlülükleri dışındaki finansal varlık ve borçlarına uygulanır.”

_UR4 Paragrafının (a) ve (b) bendleri_

“UR4. (a) Bir finansal teminat sözleşmesi TFRS 4’te yer alan sigorta sözleşmesi tanımını karşılıyor olsa dahi, devredilen riskin önemli olması durumunda, sözleşmeyle yükümlülük altına giren taraf bu Standardı ya da TFRS 9 u uygular. Diğer yandan, sözleşmeyle yükümlülük altına giren tarafın, bu türden sözleşmeleri sigorta sözleşmesi olarak kabul ettiğini ve sigorta sözleşmelerine ilişkin muhasebe yöntemini kullandığını daha önce açıkça beyan etmiş olması durumunda, anılan finansal teminat sözleşmelerine uygulanmak üzere bu Standart ve TFRS 9u ya da TFRS 4’ü tercih edilebilir. Bu Standardın ya da TFRS 9 un uygulanması durumunda, TFRS 9 un 5.1.1 Paragrafı, sözleşmeyle yükümlülük altına girenin ilgili finansal teminat sözleşmesini başlangıçta gerçeğe uygun değerden muhasebeleştirmesini gerektirir. Finansal teminat sözleşmesinin karşılıklı pazarlık ortamında imzalanmış olması durumunda, başlangıçtaki gerçeğe uygun değer, aksi kanıtlanmadığı sürece büyük olasılıkla alınan prime eşittir. Diğer yandan finansal teminat sözleşmesi, başlangıçta, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan olarak tanımlanmadığı veya TFRS 9 un 3.2.15–3.2.23 ve B3.2.12–B3.2.17 Paragrafları uygulanmadığı sürece, sözleşmeyle yükümlülük altına giren taraf, söz konusu finansal teminat sözleşmesini aşağıdakilerden yüksek olanı üzerinden ölçer (finansal varlığın devrinin finansal durum tablosu dışı bırakılmayı gerektirmemesi veya devam eden ilgi yaklaşımının söz konusu olması durumunda) :

(i) TMS 37’ye uygun olarak belirlenen tutar ve

(ii) (Değişik:RG-16/12/2017-30272 Mükerrer) İlk defa finansal tablolara alınan tutardan, varsa, TFRS 15’teki ilkelere göre finansal tablolara aktarılmış toplam gelir tutarının düşülmesiyle bulunan tutar (bakınız: TFRS 9’un 4.2.1(c) paragrafı).

(b) Bazı kredi teminatlarında, borçlunun, teminat konusu varlığa ilişkin ödemeleri vadesinde yapmama riskinin bulunması ve ödemenin yapılmaması nedeniyle teminatın sağlandığı tarafın zarara uğraması, ödemenin yapılması için bir ön koşul değildir. Belirli bir kredi derecesindeki ya da kredi endeksindeki değişimler karşısında ödemede bulunulmasını gerektiren bir teminat, bu tür bir teminata örnektir. Sözü edilen teminatlar, TFRS 9 da belirtilen finansal teminat sözleşmeleri ve TFRS 4’te yer alan sigorta sözleşmeleri niteliğinde değildir. Sözü edilen teminatlar türev ürünler olup, sözleşmeyle yükümlülük altına giren taraf anılan teminatları için bu Standardı ve TFRS 9 u uygular.”

_UR4B–UR4K Paragrafları_

“UR4B

–UR4K. “-””

_UR8 Paragrafı_

“UR8. İşletmenin ödeme veya tahsilatlara ilişkin tahminlerini güncellemesi durumunda, cari ve güncel hale getirilen tahmini nakit akışlarının yansıtılması amacıyla finansal varlık veya borçların (veya finansal araç grubunun) defter değerleri de düzeltilir. İşletme, ilgili finansal aracın orjinal etkin faiz oranını veya, uygulanabilir olması durumunda, 92 nci Paragraf çerçevesinde yeniden hesaplanan etkin faiz oranını kullanmak ve gelecekteki tahmini nakit akışlarının bugünkü değerini tespit etmek suretiyle anılan finansal aracın defter değerini yeniden hesaplar. Düzeltme sonucunda oluşan farklar gelir ya da gider olarak kâr veya zararda muhasebeleştirilir.”

_UR9–UR12A Paragrafları_

“UR9

–UR12A.“-””

_UR14–UR15 Paragrafları_

“UR14

–UR15. “-””

_UR27–UR83 Paragrafları_

“UR27

–UR83. “-””

_UR84 Paragrafı_

“İtfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülen finansal varlıklarda değer düşüklüğü ve tahsil edilememe (58–65 inci Paragraflar)

AG84 İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen bir finansal varlığa ilişkin değer düşüklüğü tutarı, ilgili finansal aracın orijinal etkin faiz oranı kullanılarak ölçülür; çünkü cari piyasa faiz oranlarının kullanılması suretiyle yapılan iskonto, aksi halde itfa edilmiş maliyetinden ölçülmesi gerekecek olan finansal varlıkların gerçeğe uygun değerlerinin ölçülmesini gerektirir. İtfa edilmiş maliyeti üzerinden ölçülen finansal varlıklara ilişkin koşulların, borçlunun veya ihraççının içinde bulunduğu finansal zorluklar nedeniyle yeniden görüşülmesi veya değiştirilmesi durumunda, ilgili değer düşüklüğü, anılan koşullarda yapılan değişiklik öncesinde, orijinal etkin faiz oranı kullanılmak suretiyle ölçülür. Kısa vadeli alacaklara ilişkin nakit akışları, iskonto edilmelerinin yaratacağı etkinin önemsiz olduğu durumlarda iskonto edilmezler. İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen finansal varlıkların değişken faiz oranlı olması durumunda, 63 üncü Paragrafa göre yapılacak değer düşüklüğü ölçümlerinde kullanılacak iskonto oranı, sözleşmede kararlaştırılmış bulunan cari etkin faiz oranıdır. Uygulama kolaylığı dolayısıyla, alacaklı, itfa edilmiş maliyetinden ölçülen bir finansal varlığa ilişkin değer düşüklüğünü, gözlemlenebilir bir piyasa fiyatını kullanmak suretiyle bir finansal aracın gerçeğe uygun değerine göre de ölçebilir. Teminata bağlanmış bir finansal varlığın gelecekteki tahmini nakit akışlarının bugünkü değerinin hesaplanması, teminatın nakde çevrilmesinin muhtemel olup olmamasından bağımsız olarak, nakde çevirme eksi teminatı edinme ve satma maliyetlerinden kaynaklanan nakit akışlarını yansıtır.”

_UR95 ParagrafI_

“UR95 İtfa edilmiş maliyetinden ölçülen bir finansal varlık, yabancı para riskinden korunma işleminde finansal riskten korunma aracı olarak sınıflanabilir.”

_UR96 Paragrafı_

“UR96 “-””

_UR114 Paragrafının (a) bendi_

“UR114 (a) Risk yönetim sürecinin bir parçası olarak, işletme, faiz oranı riskinden korumak istediği portföyü belirler. Söz konusu portföy, sadece varlıklardan, sadece borçlardan veya hem borç hem de varlıklardan oluşabilir. İşletme, iki veya daha fazla portföy de belirleyebilir. Bu tür bir durumda, aşağıda yer verilen hükümler her bir portföy için ayrı ayrı uygulanır.”

_UR118 Paragafının (b) bendi_

“UR118 (b) Finansal riskten korunma işlemine bireysel olarak konu edilmişler gibi gösterilmeleri durumunda, gerçeğe uygun değer riskinden korunma muhasebesinin uygulanma şartlarını taşımalıdırlar. Özellikle TFRS 9’a göre, talep edilme özelliği bulunan bir finansal borcun (örneğin vadesiz mevduatlar ve bazı vadeli mevzuat türleri) gerçeğe uygun değeri, ilgili borcun ödenmesinin talep edilebileceği ilk günden itibaren iskonto edilmesi suretiyle bulunacak talep anında ödenebilecek tutardan düşük olamayacağından, bu tür bir kaleme, alacaklının ödemeyi talep edebileceği süreden daha uzun bir süre için gerçeğe uygun değer riskinden korunma muhasebesi uygulanması uygun olmaz. Yukarıdaki örnekte, finansal riskten korunan pozisyon belirli bir varlık tutarıdır. Bu nedenle, bu tür borçlar, sınıflanan finansal riskten korunma konusu kalemin bir parçası değildir; ancak işletme tarafından, finansal riskten korunma konusu olarak sınıflanan varlık tutarının belirlenmesinde kullanılırlar. İşletmenin finansal riskten korumak istediği pozisyonun bir borç tutarı olması durumunda, sınıflanan finansal riskten korunma konusu kalemi gösteren tutarın, daha erken bir tarihte ödenmesi gerebilecek borçlardan ziyade sabit oranlı borçlardan elde edilmesi ve UR 126(b) Paragrafına göre finansal riskten korunma işleminin etkinliğinin ölçülmesinde kullanılan yüzdenin de söz konusu sabit oranlı borçların bir yüzdesi olarak hesaplanması gerekir. Örneğin, bir işletmenin belirli bir yeniden fiyatlandırma zaman dilimi içerisinde 40 TL tutarında vadesiz mevduat ile 60 TL tutarında talep edilebilme özelliği bulunmayan borçtan oluşan 100 TL sabit oranlı borcunun ve 70 TL tutarında sabit oranlı varlığının bulunacağını beklediğini farz edelim. İşletmenin 30 TL tutarındaki net pozisyonunun tamamının finansal riskten korumaya karar vermesi durumunda, borcun 30 TL tutarındaki bölümünü veya talep edilme özelliği olmayan borçların yüzde 50’si finansal riskten korunma konusu kalem olarak sınıflanır.”

_UR133 Paragrafından önce gelen başlık_

Geçiş(103 – 108C Paragrafları)

EK 21

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında “TFRS Yorum 2 Üyelerin Kooperatif İşletmelerdeki Hisseleri ve Benzeri Finansal Araçlar” Yorumuna ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_ _

_İlgiliDüzenlemeler_

“İlgili Düzenlemeler

· TFRS 9 Finansal Araçlar

· TMS 32 Finansal Araçlar”

_ 15inci Paragraf_

“15. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile A8 ve A10 Paragrafları değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

_A8 Paragrafı_

“A8. Üyelerin hisselerinin geri satın alımına yönelik yasaklamayı aşan kısmı finansal borç niteliğindedir. Kooperatif işletme, söz konusu finansal borcu, ilk muhasebeleştirme sırasında gerçeğe uygun değer üzerinden ölçer. Bu hisse senetleri talep edildiğinde geri satın alınabildiğinden, kooperatif işletme, bu tür finansal borçların gerçeğe uygun değerini TFRS 9’un 5.4.3 üncü Paragrafı doğrultusunda belirler. Anılan Paragrafta şu hüküm yer almaktadır: ‘Talep edilme özelliği bulunan bir finansal borca (örneğin bir vadesiz mevduat) ilişkin gerçeğe uygun değer, talep anında ödenecek tutardan az olamaz...’. Buna göre, kooperatif işletme, geri satın alım hükümleri uyarınca, talep anında ödenecek azami tutarı finansal borç olarak sınıflandırır.”

_A10 Paragrafı_

“A10. İşletmenin ana sözleşmesinde yapılan değişikliğin ardından, artık kooperatif işletmenin, üyelerin elinde bulunan hisse senetlerinin azami yüzde 25’ini ya da her biri 20 PB değerindeki azami 50,000 adet hisse senedini geri satın alması gerekebilecektir. Buna bağlı olarak, 1 Ocak 20X3 tarihinde kooperatif işletme, TFRS 9’un 5.4.3 üncü Paragrafında belirtilen geri satın alım hükümleri çerçevesinde, talep anında ödenecek azami tutar olan 1,000,000 PB’yi finansal borç olarak sınıflandırır. Bu nedenle işletme, 1 Ocak 20X3 tarihinde 200,000 PB’lik tutarı özkaynaktan finansal borçlara aktarır ve 2,000,000 PB’lik tutar özkaynak olarak sınıflandırılmış şekilde bırakılır. Bu örnekte, işletme, söz konusu aktarmaya ilişkin herhangi bir kazanç veya kayıp muhasebeleştirmez.”

EK 22

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında “TFRS Yorum 5 Hizmetten Çekme, Restorasyon ve Çevre Rehabilitasyon Fonlarından Kaynaklanan Paylar Üzerindeki Haklar” Yorumuna ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_İlgiliDüzenlemeler_

“İlgili Düzenlemeler

· TFRS 9 Finansal Araçlar

· TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

· TMS 27 Konsolide Finansal Tablolar

· TMS 28 İştiraklerdeki Yatırımlar

· TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar

· TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar

· TMS Yorum 12 Konsolidasyon-Özel Amaçlı İşletmeler”

_5inci Paragraf_

“5. Hizmetten çekme tümüyle tamamlandığında veya fon tasfiye edildiğinde sözleşme kapsamında dağıtımdan pay alma hakkı gibi tazmin hakkından daha fazlasını kapsayan fondaki bir kalıntı pay, TFRS 9 kapsamında özkaynağa dayalı bir araç olabilir ve bu Yorum kapsamına girmez.”

_14A Paragrafı_

“14A. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 5 nci Paragrafı değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 23

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında “TFRS Yorum 10 Ara Dönem Finansal Raporlama ve Değer Düşüklüğü” Yorumuna ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_İlgiliDüzenlemeler_

“İlgili Düzenlemeler

· TFRS 9 Finansal Araçlar

· TMS 34 Ara Dönem Finansal Raporlama

· TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü”

_1 inci Paragrafın ilk cümlesi_

“1. Her raporlama dönemi sonunda şerefiyenin değer düşüklüğü açısından değerlendirilmesi ve gerektiğinde, TMS 36’ya göre söz konusu tarihte değer düşüklüğü zararının muhasebeleştirilmesi gerekir.”

_2 nci Paragraf_

“2. Bu Yorum, TMS 34 hükümleri ile TMS 36’da yer alan şerefiyedeki değer düşüklüğü zararlarının muhasebeleştirilmesine ilişkin hükümler arasındaki etkileşimi ve bu etkileşimin bir sonraki ara dönem ve yıllık finansal tablolar üzerindeki etkilerini düzenler.”

_5 inci Paragraf_

“5. “-””

_6 ncı Paragraf_

“6. “-””

_7 nci Paragraf_

“7. Bu Yorum aşağıdaki konuyu düzenler:

Değer düşüklüğü değerlendirmesinin sadece sonraki bir raporlama dönemi sonunda yapılmış olması halinde, bir zararın muhasebeleştirilmemesi veya daha düşük tutarda bir zararın muhasebeleştirilmesi söz konusu olacaksa; ara dönemde şerefiye için muhasebeleştirilen değer düşüklüğü zararı iptal edilmeli midir?”

_8 inci Paragraf_

“8. Bir önceki ara dönemde şerefiyeye ilişkin olarak muhasebeleştirilmiş olan değer düşüklüğü zararı iptal edilmez.”

_11 inci Paragraf_

“11. “-””

_12 nci Paragraf_

“12. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 1, 2, 7 ve 8 Paragrafları değiştirilmiş, 5, 6 ve 11 nci Paragraflar silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 24

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında “TFRS Yorum 12 İmtiyazlı Hizmet Anlaşmaları” Yorumuna ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_İlgiliDüzenlemeler_

“İlgili Düzenlemeler

· Finansal Tabloların Hazırlanma ve Sunulma Esaslarına İlişkin Kavramsal Çerçeve

· TFRS 1 Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması

· TFRS 7 Finansal Araçlar: Açıklamalar

· TFRS 9 Finansal Araçlar

· TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

· TMS 11 İnşaat Sözleşmeleri

· TMS 16 Maddi Duran Varlıklar

· TMS 17 Kiralama İşlemleri

· TMS 18 Hasılat

· TMS 20 Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanması

· TMS 23 Borçlanma Maliyetleri

· TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum

· TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü

· TMS 37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar

· TMS 38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar

· TFRS Yorum 4 Sözleşmenin Kiralama İşlemi Kapsayıp Kapsamadığının Belirlenmesi

· TMS Yorum 29 İmtiyazlı Hizmet Anlaşmaları - Açıklamalar[1][1]”

_23 üncü Paragraf_

“23. TMS 32 ile TFRS 7 ve TFRS 9, 16 ncı ve 18 inci Paragraflar uyarınca muhasebeleştirilen finansal varlıklar için geçerlidir.”

_24 üncü Paragraf_

“24. İmtiyazı tanıyan tarafından veya imtiyazı tanıyanın talimatı ile ödenmesi gereken tutar, TFRS 9 çerçevesinde,

(a) İtfa edilmiş maliyetinden muhasebeleştirilir veya

(b) Gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılarak ölçülen şeklinde muhasebeleştirilir.”

_25 inci Paragraf_

“25. İmtiyazı tanıyan tarafından ödenmesi gereken tutar itfa edilmiş maliyetinden muhasebeleştirilirse TFRS 9, etkin faiz yöntemi kullanılarak hesaplanan faizin kâr veya zararda muhasebeleştirilmesini gerektirir.”

_28A Paragrafı_

“28A. “-””

_28B Paragrafı_

“28B. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 23-25 Paragrafları değiştirilmiş, 28A Paragrafı silinmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 25

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında “TFRS Yorum 19 Finansal Borçların Özkaynağa Dayalı Finansal Araçlarla Ödenmesi” Yorumuna ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_İlgiliDüzenlemeler_

“İlgili Düzenlemeler

· Finansal Tabloların Hazırlanma ve Sunulma Esaslarına İlişkin Kavramsal Çerçeve

· TFRS 2 Hisse Bazlı Ödemeler

· TFRS 3 İşletme Birleşmeleri

· TFRS 9 Finansal Araçlar

· TMS 1 Finansal Tabloların Sunuluşu

· TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

· TMS 32 Finansal Araçlar: Sunum”

_4 üncü Paragrafın (a) bendi_

“4 (a) TFRS 9’un 3.3.3 ncu Paragrafında yer alan ‘ödenen tutar’ ifadesi, finansal borcun tamamının ya da bir kısmının ödenmesi amacıyla ihraç edilen özkaynağa dayalı finansal araçları da kapsamakta mıdır?”

_5 inci Paragraf_

“5. TFRS 9’un 3.3.3 ncu Paragrafında yer alan ödenen tutar ifadesi, finansal borcun tamamının ya da bir kısmının ödenmesi amacıyla gerçekleştirilen özkaynağa dayalı finansal araç ihracını da kapsamaktadır. Finansal borcun (ya da finansal borcun bir kısmının) finansal durum tablosundan çıkarılabilmesi için, TFRS 9’un 3.3.1 nci Paragrafında belirtildiği üzere ödenmiş (ortadan kalkmış) olması gerekir.”

_7 nci Paragraf_

“7. İhraç edilen özkaynağa dayalı finansal araçların gerçeğe uygun değerlerinin güvenilir bir şekilde ölçülemediği durumlarda, söz konusu finansal araçlar, ödenen finansal borcun gerçeğe uygun değerini yansıtacak şekilde ölçülür. İlgili finansal borcun talep edilme özelliğinin bulunduğu durumlarda (vadesiz mevduat gibi), söz konusu borca ilişkin gerçeğe uygun değerin ölçümünde, TFRS 9’un 5.4.3 ncü Paragrafı uygulanmaz.”

_9 uncu Paragraf_

“9. Ödenen finansal borcun (ya da finansal borcun bir kısmının) defter değeri ile ödenen tutar arasındaki fark, TFRS 9’un 3.3.3 ncu Paragrafı uyarınca kâr veya zararda muhasebeleştirilir. İhraç edilen özkaynağa dayalı finansal araçların ilk muhasebeleştirmesi ve ölçümü, finansal borcun (ya da finansal borcun bir kısmının) ödendiği tarihte yapılır.”

_10 uncu Paragraf_

“10. Finansal borcun sadece bir kısmının ödendiği durumda, ödenen tutar 8 inci Paragraf uyarınca dağıtılır. Borcun kalan kısmına yapılan dağıtımın tutarı, kalan borca ilişkin koşulların önemli ölçüde değiştirilip değiştirilmediğine yönelik değerlendirmenin bir parçasını oluşturur. Kalan borcun koşullarında önemli düzeyde bir değişiklik yapıldığının belirlenmesi durumunda, söz konusu değişiklik, TFRS 9’un 3.3.3 ncü Paragrafı uyarınca önceki (orijinal) borcun ödenmesi ve yeni bir borcun muhasebeleştirilmesi olarak kaydedilir.”

_14 üncü Paragraf_

“14. Ekim 2010’da yayımlanan “TFRS 9 Finansal Araçlar” Standardı ile 4(a), 5, 7, 9 ve 10 Paragrafları değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklikler, Ekim 2010’da yayımlanan TFRS 9 uygulandığında uygulanır.”

EK 26

İşletmeler, bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 9 Standardını uyguladıkları finansal tablolarında “TMS Yorum 27 Yasal Açıdan Kiralama Görünümündeki İşlemlerin Özünün Değerlendirilmesi” Yorumuna ilişkin aşağıda yer alan Paragrafları bu şekilleriyle uygularlar

_İlgiliDüzenlemeler_

“İlgili Düzenlemeler

· TFRS 4 Sigorta Sözleşmleri

· TFRS 9 Finansal Araçlar

· TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar

· TMS 11 İnşaat Sözleşmeleri

· TMS 17 Kiralama İşlemleri

· TMS 18 Hasılat”

_7 nci Paragraf_

“7. Anlaşmadan kaynaklanan diğer yükümlülükler, sağlanan garantiler ve anlaşmanın feshi dolayısıyla oluşan yükümlülükler de dahil olmak üzere, koşullarına bağlı olarak TMS 37, TFRS 4 veya TFRS 9’a göre muhasebeleştirilir.”


* 5.4.1-5.4.3 ve B5.4.1-B5.4.17 Paragrafları bir finansal varlığın ya da finansal borcun gerçeğe uygun değerinin belirlenmesine ilişkin hükümleri kapsar.

* TFRS 3, işletme birleşmelerinde edinilen ve saklı türev ürünler içeren sözleşmelere ilişkin hükümlere yer vermektedir.

[2][1] TMS Yorum 29’un daha önceden Açıklama- İmtiyazlı Hizmet Anlaşmaları olan başlığı TFRS Yorum 12 tarafından değiştirilmiştir.


* 5.4.1-5.4.3 ve B5.4.1-B5.4.17 Paragrafları bir finansal varlığın ya da finansal borcun gerçeğe uygun değerinin belirlenmesine ilişkin hükümleri kapsar.

* TFRS 3, işletme birleşmelerinde edinilen ve saklı türev ürünler içeren sözleşmelere ilişkin hükümlere yer vermektedir.

[1][1] TMS Yorum 29’un daha önceden Açıklama- İmtiyazlı Hizmet Anlaşmaları olan başlığı TFRS Yorum 12 tarafından değiştirilmiştir

_______

(1)

_28/10/2011 tarihli 28098 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Diğer İşletmelerdeki Paylara İlişkin Açıklamalarla İlgili Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 12) Hakkında Tebliğ Sıra No: 218” in bu Tebliğ ile ilgili hükümleri aşağıdadır._

_“---_

_Uygulamaya ilişkin hükümler_

_MADDE 5 –_ _(1) Bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10 Standardını, finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında aşağıda yer alan düzenlemeleri de uygularlar:_

_(a) 3.5.2009 tarihli ve 27217 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulamasına İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 1) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 1’in 39I, B7 ve C1 paragraflarını bu Tebliğin 2 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(b) 31.3.2006 tarihli ve 26125 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hisse Bazlı Ödemelere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 2) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 2’nin Ek A Hisse Bazlı Ödeme Anlaşması Tanımında verilen 6 no’lu dipnotu bu Tebliğin 3 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(c) 13.8.2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşletme Birleşmelerine İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 3) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 3’ün 7, 64E, B13 ve 63 üncü ((e) bendi) paragraflarını bu Tebliğin 4 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(d) 30.1.2007 tarihli ve 26419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Açıklamalara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 7) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 7’nin 3 ve ((a) bendi) 44O paragraflarını bu Tebliğin 7 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(e) 20.3.2011 tarih ve 27880 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 9’un 3.2.1, 7.1.2, B3.2.1-B3.2.3 ve B 5.7.15 ((b) bendi) paragrafının bu Tebliğin 9 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(f) 13.8.2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçların Sunuluşuna İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 1) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TMS 1’in 4, 123 ve 139H paragraflarını bu Tebliğin 10 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(g) 18.1.2005 tarihli ve 25704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Nakit Akış Tablolarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 7) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TMS 1’in 42B ve 57 nci paragraflarını bu Tebliğin 11 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(h) 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kur Değişiminin Etkilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 21) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 21’in 19, 45, 46 ve 60F paragraflarını bu Tebliğin 12 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(ı) 31.12.2009 tarihli ve 27449 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 24’ün 3, 9 ve 28A paragraflarını bu Tebliğin 13 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(i) 28.10.2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 32’nin 4 ve 74B paragraflarını bu Tebliğin 15 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(j) 18.3.2006 tarihli ve 26112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Varlıklarda Değer Düşüklüğüne İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 36) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 36’nın 4 ve 140H paragraflarını bu Tebliğin 16 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(k) 17.03.2006 tarihli ve 26111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maddi Olmayan Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 38) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 38’in 4 ve 130F paragraflarını bu Tebliğin 17 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(l) 3.11.2006 tarih ve 26335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçmeye İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 39) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 39’un 2 nci ((a) bendi) paragrafını bu Tebliğ’in 20 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_(m) 15.6.2007 tarihli ve 26553 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartları Yorumları Hakkında Tebliğin 4 no’lu ekinde yer alan “TFRS Yorum 5 Hizmetten Çekme, Restorasyon ve Çevre Rehabilitasyon Fonlarından Kaynaklanan Paylar Üzerindeki Haklar” Yorumu’nun İlgili Düzenlemeler bölümü ile 8 ve 14B paragraflarını bu Tebliğin 21 no’lu ekinde yer alan şekliyle,_

_uygularlar._

_Yürürlükten kaldırılan mevzuat_

_MADDE 6 –_ _(1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10 Standardının uygulanmasıyla, 13/8/2008 tarihli ve 26966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 27) Hakkında Tebliğ” ve Tebliğ Eki, 9/3/2007 tarih ve 26457 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Türkiye Muhasebe Standartları Yorumları Hakkında Tebliğ”in 2 no’lu eki TMS Yorum 12 Konsolidasyon – Özel Amaçlı İşletmeler Yorumu ve20.3.2011 tarih ve 27880 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9) Hakkında Tebliğ”in 14, 15 ve 16 no’lu ekleri yürürlükten kalkar._

_Geçiş süreci_

_GEÇİCİ MADDE 1 –_ _(1) İsteyen işletmeler bu hükümler çerçevesinde, bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan “TFRS 10 Konsolide Finansal Tablolar” Standardını 1/1/2013 tarihi öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilirler. Bu TFRS’nin 1/1/2013 öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarda uygulanması halinde, bu durum dipnotlarda açıklanır ve söz konusu tablolarda TFRS 11, TFRS 12, TMS 27 (2011’de yayımlanan) ve TMS 28 (2011’de yayımlanan) Standartları da uygulanır._

_(2) Bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10 Standardını 1/1/2013 tarihi öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında TFRS 9 Standardının 27.4.2010 ve 20.3.2011 tarihlerinde yayımlanan versiyonlarını uygulamaya başlamayıp, TMS 39’un söz konusu Standartların uygulamaya başlamaması ile yürürlükten kaldırılacak olan hükümlerini uygulamaya devam ediyorlarsa, TMS 39’un 2(a), 15, 130P, UR3, UR36-UR38 paragraflarını bu Tebliğin 18 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TFRS 7’nin 3 ((a) bendi) ve 44O Paragraflarını bu Tebliğin 5 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TMS 32’nin 4 ((a) bendi) ve 74B Paragraflarını bu Tebliğin 18 no’lu ekinde yer alan şekliyle uygularlar._

_(3) Bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 10 Standardını 1/1/2013 tarihi öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında TFRS 9’un 27.4.2010 tarih ve 27564 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan versiyonunu uyguluyorlarsa, söz konusu Standardın 8.1.2 paragrafını bu Tebliğin 8 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TFRS 7’nin 3 ((a) bendi) ve 44O Paragraflarını bu Tebliğin 6 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TMS 39’un 2 nci ((a) bendi) paragrafını bu Tebliğ’in 18 no’lu ekinde yer alan şekliyle uygularlar. Ayrıca bu durumda 27.4.2010 tarih ve 27564 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 184 Sıra No’lu “Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 27) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ”, 185 Sıra No’lu “İştiraklerdeki Yatırımlara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 28) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ” ve 186 Sıra No’lu “İş Ortaklıklarındaki Paylara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 31) Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ” hükümleri uygulanmaz._

_Yürürlük_

_MADDE 7 –_ _(1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan “TFRS 10 Konsolide Finansal Tablolar” Standardı, 31/12/2012 tarihinden sonra başlayan hesap dönemlerinde uygulanmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer._

_Yürütme_

_MADDE 8 –_ _(1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür._

_…_

EK 9

TFRS 10’u düzenleyen bu Tebliğ’le, aynı zamanda, 20.03.2011 tarihli ve 27880 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 9’da (TFRS 9’un 2011 versiyonunda) aşağıdaki değişiklikler yapılmış olup, TFRS 9’un (2011 versiyonu) söz konusu değişiklikleri içeren halinin uygulanmasına, TFRS 10’un -zorunlu veya ihtiyari- ilk kez uygulanmasıyla birlikte başlanmalıdır (değişiklikler, mevcut paragrafların değiştirilmesi, yeni paragraflar eklenmesi, paragrafların çıkarılması ve/veya paragraf başlıklarının değiştirilmesi şeklinde olabilir)

_3.2.1 paragrafı_

“3.2.1 3.2.2 – 3.2.9, B3.1.1, B3.1.2 ve B3.2.1–B3.2.17 paragrafları konsolide finansal tablolara konsolide düzeyde uygulanır. Bu nedenle, ilk olarak bağlı ortaklıkların tamamı “TFRS 10 Konsolide Tablolar” uyarınca konsolide edilir ve daha sonra ortaya çıkan gruba bu paragraflar uygulanır.”

_7.1.2 paragrafı_

“7.1.2 TFRS 10 ve TFRS 11 Müşterek Anlaşmalar 3.2.1, B3.2.1-B3.2.3, B4.3.12(c) ve B 5.7.15 paragraflarını değiştirmiştir. Söz konusu değişiklikler TFRS 10 ve TFRS 11 uygulandığında uygulanırlar.”

_B3.2.1 paragrafı_

“B3.2.1 Aşağıda yer alan akış çizelgesi, finansal bir varlığın finansal durum tablosu dışı bırakılıp bırakılmadığının ve ne kadarının finansal durum tablosu dışı bırakıldığının değerlendirilmesi sürecini gösterir.

_”_

_B3.2.2 paragrafı_

“B.3.2.2 3.2.4(b) paragrafında yer alan durum (işletmenin ilgili finansal varlığın nakit akışlarını elde etmeye yönelik sözleşmeden doğan hakları elinde bulundurmakla birlikte, ilgili nakit akışlarını bir veya birden fazla alıcıya ödemeye yönelik sözleşmeden doğan yükümlülüğü bulunduğu durumlar), örneğin işletmenin tröst olması ve sahibi olduğu finansal varlıkların intifa haklarını yatırımcılara ihraç etmesi ve söz konusu finansal varlıklarla ilgili hizmet sağlaması durumunda oluşur. Bu durumda, 3.2.5 ve 3.2.6 paragraflarındaki koşullar yerine getirildiği takdirde ilgili finansal varlıkların finansal durum tablosu dışı bırakılmaları uygundur.”

_B3.2.3 paragrafı_

“B3.2.3 3.2.5 paragrafının uygulanmasında, işletme, örneğin finansal varlığı doğrudan tahsis eden bir işletme veya finansal varlığı devralan ve ilgili nakit akışlarını üçüncü şahıs yatırımcılara aktaran bir bağlı ortaklığı bulunan bir grup olabilir.

_B5.7.15 paragrafının (b) bendi_

“B5.7.15 (b) bir yapısal işletme tarafından aşağıdaki özelliklere sahip olarak ihraç edilen bir borç. İşletme yasal açıdan farklı bir statüdedir ve bu sayede işletmenin iflas etmesi durumunda bile işletmedeki varlıklar sadece yatırımcıların menfaatleri açısından koruma altına alınmıştır. İşletme diğer başka işlemlere girmez ve işletmedeki varlıklar ipotek altına alınamaz. Yalnızca koruma altına alınmış olan varlıkların nakit yarattığı durumlarda işletmenin yatırımcılarına ödeme yapılır. Bu yüzden, borcun gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişimler öncelikle varlıkların gerçeğe uygun değerlerindeki değişimi yansıtır. Varlıkların performansının borcun gerçeğe uygun değeri üzerindeki etkisi kredi riski değil, varlığa özgü performans riskidir.”

_(2)__28/10/2011 tarihli 28098 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Diğer İşletmelerdeki Paylara İlişkin Açıklamalarla İlgili Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 12) Hakkında Tebliğ Sıra No: 218” in bu Tebliğ ile ilgili hükümleri aşağıdadır._

_“---_

Uygulamaya ilişkin hükümler
5
Madde 5

(1) Bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’i finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında aşağıda yer alan düzenlemeleri de uygular:

(a) 9.12.2005 tarihli ve 26018 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulamasına İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 1) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 1’in 31, 39I, D1, D14, D15 ve D31 paragrafları ile 31 inci ve D14 paragraflarından önce gelen başlıkları bu Tebliğin 2 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(b) 31.3.2006 tarihli ve 26125 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hisse Bazlı Ödemelere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 2) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 2’nin 5 ve 63A paragraflarını bu Tebliğin 3 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(c) 16.3.2006 tarihli ve 26110 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Satış Amaçlı Elde Tutulan Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetlere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 5) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TFRS 5’in 28 ve 44G paragraflarını bu Tebliğin 4 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(d) 20.3.2011 tarihli ve 27880 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 9’un B 4.3.12 ((c) bendi) paragrafını bu Tebliğin 5 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(e) 18.1.2005 tarihli ve 25704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Nakit Akış Tablolarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 7) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 7’nin 37, 38, 50 ((b) bendi) ve 57 paragraflarını bu Tebliğin 6 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(f) 28.3.2006 tarihli ve 26122 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 12) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TMS 12’nin 2, 15, 18 ((e) bendi), 24, 38, 39, 43, 44, 45, 81 ((f) bendi), 87, 87C, 98A paragraflarını ve 38 inci paragraftan önce gelen başlığı bu Tebliğin 7 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(g) 9.12.2005 tarihli ve 26018 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hasılata İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 18) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 18’in 6 ((b) bendi) ve 41 inci paragrafını bu Tebliğin 8 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(h) 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kur Değişiminin Etkilerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 21) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 21’in 3 ((b) bendi), 8, 11, 18, 33, 44, 45, 46, 48A ve 60F paragraflarını bu Tebliğin 9 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(ı) 31/12/2009 tarihli ve 27449 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 24) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 24’ün 3, 11 ((b) bendi), 19, 25 ve 28A paragraflarını bu Tebliğin 10 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(i) 28.10.2006 tarihli ve 26330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Sunuma İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 32) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 32’nin 4(a) ve 97I paragraflarını bu Tebliğin 11 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(j) 28.3.2006 tarihli ve 26122 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hisse Başına Kazanca İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 33) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 33’ün 40, A11 ve 74B paragraflarını bu Tebliğ’in 12 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(k) 18.3.2006 tarihli ve 26112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Varlıklarda Değer Düşüklüğüne İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 36) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 36’nın 4 ((b) ve (c) bentleri), 12 ((h) bendi), 140H paragrafını ve 12 ((h) bendi) paragrafından önce gelen başlığı bu Tebliğ’in 13 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(l) 17.3.2006 tarihli ve 26111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maddi Olmayan Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 38) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 38’in 3 ((e) bendi) ve 130F paragraflarını bu Tebliğ’in 14 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(m) 3.11.2006 tarihli ve 26335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçmeye İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 39) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TMS 39’un UR3 paragrafını bu Tebliğ’in 17 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(n) 15.6.2007 tarihli ve 26553 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartları Yorumları Hakkında Tebliğin 4 no’lu ekinde yer alan TFRS Yorum 5 Hizmetten Çekme, Restorasyon ve Çevre Rehabilitasyon Fonlarından Kaynaklanan Paylar Üzerindeki Haklar’ın 8 ve 14B paragraflarını bu Tebliğin 18 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

(o) 8.1.2009 tarihli ve 27104 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yurt Dışındaki İşletmede Bulunan Net Yatırımın Finansal Riskten Korunmasına İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı Yorumu (TFRS Yorum 16) Hakkında Tebliğ’in ekinde yer alan TFRS Yorum 16’nın 2 nci paragrafında yer alan dipnot bu Tebliğin 21 no’lu ekinde yer alan şekliyle,

uygularlar.

Yürürlükten kaldırılan mevzuat
6
Madde 6

(1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’in uygulanmasıyla, 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı Hakkında Tebliğ ve Tebliğ eki TMS 31 İş Ortaklıklarındaki Paylar Standardı ile 9.3.2007 tarihli ve 26457 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartları Yorumları Hakkında Tebliğ’in 3 no’lu ekinde yer alan TMS Yorum 13 – Müştereken Kontrol Edilen İşletmeler \- Ortak Girişimcilerin Parasal Olmayan Katılım Payları yürürlükten kalkar.

Geçişsüreci

GEÇİCİMADDE 1– (1) İsteyen işletmeler bu hükümler çerçevesinde, bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’i 1/1/2013 tarihinden önce başlayan yıllık hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayabilir. Bu TFRS’nin 1/1/2013 tarihinden önce başlayan yıllık hesap dönemlerinde uygulanması halinde, bu durum dipnotlarda açıklanır ve söz konusu tablolarda TFRS 10, TFRS 12, TMS 27 (2011’de yayımlanan) ve TMS 28 (2011’de yayımlanan) Standartları da uygulanır.

(2)

Bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’i 1/1/2013 tarihi öncesi yıllık hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında TFRS 9 Standardının 27.4.2010 ve 20.3.2011 tarihlerinde yayımlanan versiyonlarını uygulamaya başlamayıp, TMS 39’un söz konusu Standartların uygulamaya başlamaması ile yürürlükten kaldırılacak olan hükümlerini uygulamaya devam ediyorlarsa, TMS 39’un UR3 ve UR41 ((a) bendi) paragraflarını bu Tebliğin 15 no’lu ekinde yer alan şekliyle, 15.6.2007 tarihli ve 26553 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartları Yorumları Hakkında Tebliğin 8 no’lu ekinde yer alan TFRS Yorum 9 Saklı Türev Ürünlerin Yeniden Değerlendirilmesi’nin 5 ((c) bendi) ve 12 nci paragraflarını bu Tebliğin 19 no’lu ekinde yer alan şekliyle uygular.

(3)

Bu Tebliği ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11’i 1/1/2013 tarihi öncesi hesap dönemlerine ilişkin finansal tablolarında uygulayan işletmeler, söz konusu finansal tablolarında TFRS 9’un 27.4.2010 tarihli ve 27564 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan versiyonunu uyguluyorlarsa, TMS 39’un UR3 paragrafını bu Tebliğ’in 16 no’lu ekinde yer alan şekliyle, TFRS Yorum 9’un 5 ((c) bendi) ve 12 nci paragraflarını bu Tebliğin 20 no’lu ekinde yer alan şekliyle uygular.

Yürürlük
7
Madde 7

(1) Bu Tebliğ ve bu Tebliğin 1 no’lu ekinde yer alan TFRS 11 Müşterek Anlaşmalar Standardı, 31.12.2012 tarihinden sonra başlayan yıllık hesap dönemlerinde uygulanmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

Yürütme
8
Madde 8

(1) Bu Tebliğ hükümlerini Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu yürütür.

EK 5

TFRS 10’u düzenleyen bu Tebliğ’le, aynı zamanda, 20.03.2011 tarihli ve 27880 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Finansal Araçlara İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 9) Hakkında Tebliğin ekinde yer alan TFRS 9’da (TFRS 9’un 2011 versiyonunda) aşağıdaki değişiklikler yapılmış olup, TFRS 9’un (2011 versiyonu) söz konusu değişiklikleri içeren halinin uygulanmasına, TFRS 10’un -zorunlu veya ihtiyari- ilk kez uygulanmasıyla birlikte başlanmalıdır (değişiklikler, mevcut paragrafların değiştirilmesi, yeni paragraflar eklenmesi, paragrafların çıkarılması ve/veya paragraf başlıklarının değiştirilmesi şeklinde olabilir)

_B4.3.12 Paragrafının (c) bendi_

“B4.3.12 (c) TFRS 11 _Müşterek Anlaşmalar_ Standardında tanımlanan iş ortaklıklarının kurulması sırasında”

(3)

18/9/2014 tarihli ve 29123 sayılı Resmi Gazete’de yürürlüğe FİNANSAL ARAÇLARA İLİŞKİN TÜRKİYE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARDI (TFRS 9) HAKKINDA TEBLİĞ (SIRA NO: 211)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SIRA NO: 21) ile bu değişiklikler 30/6/2014 tarihinden sonra başlayan hesap dönemlerinde geçerli olmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

nansalaraçlaratürkinansalraporlamastandarditfrshakkinda

Kaynak: T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi

Güncelleme: 30.01.2026 23:23:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim