Soorgla AI Hukuk Asistanı
Yapay Zeka Yanıtı
Dava devam ederken davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin, daha sonra yapılacak ıslah veya artırımda dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ıslah veya artırım, mevcut bir borcun mevcut durumunu yansıtmalıdır. Kısmi ödeme yapılması, borç miktarını azaltır.
Borçlar Kanunu'nun (TBK) 100. maddesi, borçlunun faiz veya giderleri ödemede gecikmediği durumlarda, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğunu düzenlemektedir. Mahkeme kararları da bu doğrultuda, dava devam ederken veya icra takibi sonrasında yapılan kısmi ödemelerin, kalan borç miktarını azaltacağını ve dolayısıyla sonraki talep veya artırımların bu azalan miktar üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmektedir.
Örneğin, dava devam ederken 7 milyon TL olarak hesaplanan bir tazminatın ardından davalı tarafından 500 bin TL ödeme yapılmışsa, kalan borç 6.5 milyon TL'ye düşer. Bu durumda yapılacak bir ıslah veya artırım, bu 6.5 milyon TL üzerinden hesaplanmalı veya bu miktarın üzerine eklenmelidir. Esasen, talep edilen toplam miktar, ödenmiş olan tutarlar düşüldükten sonraki mevcut borcu karşılamalıdır.
Bu husus, mahkeme kararlarında da emsal olarak ele alınmıştır. Örneğin, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2024 tarihli ve 2024/79 Esas sayılı kararında, icra takibinden sonra yapılan kısmi ödemelerin alacak miktarını azalttığı ve bu durumun hukuki yarar ve talep miktarı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir Ref 358. Benzer şekilde, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.06.2018 tarihli ve 2018/670 Esas sayılı kararında da, kısmi ödemenin ana borçtan düşülerek hesaplama yapılması gerektiği hususu tartışılmıştır Ref 99.