Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/9202
2025/9888
15 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/9202 E. , 2025/9888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1408 E., 2025/1580 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/738 E., 2025/339 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Bakanlığınca (Bakanlık) 27.09.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2024/73 Karar numaralı işkolu tespit kararında; davalı ... Elektromekanik Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) ünvanlı işverenliğe ait 1086135.045 sicil No.lu işyerinde yapılan işin plastik ürünlerin imalatı işi olduğu, bu nedenle yürütülen faaliyetin İşkolları Yönetmeliği'nin 04 sıra No.lu petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda yer aldığı yönünde tespitte bulunulduğunu, Bakanlıkça yapılan tespitin hatalı olduğunu, söz konusu işyerinde bakır plaka üretimi, lehimleme, elektronik kart üretimi, metal yay üretim ve enjeksiyonu, bulaşık makinelerinde bulunan tablet bölümlerinde, araba camlarını açma kapama tuşlarında, direksiyonda bulunan tuşlarda kullanılmak üzere metal yay ve sair metal aksamı üretim ve enjeksiyonu yapıldığını, işyerinde yapılan asıl işin İşkolları Yönetmeliği'nin 12 sıra No. lu metal işkoluna girdiğini belirterek 27.09.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan .../73 Karar No.lu tespit kararının iptaline, ... işyeri sicil No.lu işyerinin, İşkolları Yönetmeliğinin 12 sıra No.lu metal işkolunda yer aldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılıp açılmadığının tetkik edilmesi gerektiğini, dava konusu işyerinin hangi işkoluna girdiğinin tespiti için yapılan inceleme neticesinde; işyerinde hammadde hâlinde gelen plastiklerin enjeksiyon makinelerinde işlenip şekillendirilerek çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi beyaz eşya makinelerin tuz kutusu, deterjan kutusu, su cebi ve beyaz eşya plastik aksesuarları, otomotive yönelik olarak görülebilir plastik yığın anahtar grupları, ısınma, havalandırma ve soğutma ürün grubu, hidrolik grubu, vana motoru gibi kombi cihazlarının plastik aksamlarının üretilerek satışa hazır hâle getirildiğinin tespit edildiğini, üretimin ağırlıklı olarak plastik bileşenlerle gerçekleştirildiği, imalatı yapılan plastik yoğunluklu aksamların metal, kauçuk, lastik gibi parçalarla birleştirildiği, işyerine giren hammaddenin büyük çoğunluğunun plastikten oluştuğu, işyerinde çalışan işçilerin bu amaca yönelik işlerde çalıştığı hususları birlikte değerlendirildiğinde işyerinde diğer plastik ürünlerin imalatı işinin yapıldığı ve bu işyerinde çalışan işçilerin bu hizmetlere yönelik görevleri icra ettiği tespit edildiğini, bu faaliyetin İşkolları Yönetmeliği'nin 04 sıra No.lu petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda yer aldığını ileri sürerek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Bitron Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti, işyerinde işveren tarafından izlenen teknik amaç başta olmak üzere çok sayıda ölçüt birlikte dikkate alınmak suretiyle yapılacağını, davalı Bakanlığın işleminin hem mevzuata hem işyerinde izlenen teknik amaca uygun olduğunu, müvekkilinin "plastik ürün üretimi" ile iştigal ettiğini, davacının iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, işyerinin girdiği işkolunun işyerinde yürütülen asıl işe göre belirleneceğini, İşkolları Yönetmeliği uyarınca işkolu tespitinin NACE sınıflaması yanında işyerinde yapılan faaliyetin bütün yönleri ile dikkate alınarak ve işyerine ait tüm kayıtlar (Sosyal Güvenlik Kurumu, vergi levhası, ticaret sicil ve meslek odası kaydı v.b.) incelenmek suretiyle yapılacağının hükme bağlandığını, bir işyerinin faaliyetinin iktisadi anlamda tasnif ve gruplandırılmasında o işyerinin katma değerine en çok katkıda bulunan faaliyetin o işyerinin ana faaliyeti olarak olarak kabul edileceğini, bu faaliyetin müvekkili Bitron Ltd. Şti. bakımından plastik ürün üretimi olduğunu, işyerinde kullanılan hammadde ve üretilen ürünlerin türü bakımından
yüzde 55 oranında plastik ve yüzde 14 oranında kauçuk kullanıldığını, metal hammadde oranının sadece yüzde 22 olduğunu, Bakanlık işleminde bir hata bulunmadığını gerekçe göstererek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre davaya konu ... Sosyal Güvenlik Kurumu sicil numaralı işyerinde yapılan işin çamaşır ve bulaşık makinelerinin tuz kutusu, deterjan kutusu, su cebi ve beyaz eşya plastik aksesuarları; otomotive yönelik olarak görülebilir plastik yığın anahtar grupları; ısıtma, havalandırma ve soğutma ürün grubu, hidrolik grubu, vana motoru gibi parçalarla olarak kombi cihazlarının plastik aksamlarının üretimine hazır hâle getirildiği, sonrasındaki süreçte ise kauçuk, metal ve küçük elektronik birleştirmeler ile söz konusu ürün çıktılarının üretildiği, asıl işin de bu üretim faaliyeti olduğu ve üretim faaliyetinin ağırlıklı olarak plastik ve lastikten mamul makine parçalardan oluştuğu, plastik ve lastik kullanım oranının yüzde 78, elektrik elektronik ve metal parçaların toplam oranının ise yüzde 20 oranında olduğu dikkate alındığında, işyerinde yapılan işlerin ve üretilen ürünlerin ağırlıklı olarak İşkolları Yönetmeliğine ekli listede 22.29 sınıf kodu ile ifade edilen "Diğer Plastik Ürünlerin İmalatı" tanımına uygun olduğu; bu hâliyle işyerinde sürdürülen faaliyetin İşkolları Yönetmeliği'nin 04 sıra No.lu petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolu kapsamında bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konu işyerinde üretilen nihai ürünün dikkate alınmadığını, işyerinde üretilen ürünün meydana getirildiği malzeme esas alınarak yapılan değerlendirmenin isabetli olmadığını, işyerinden ağırlık olarak elektrikli ev aletleri ve taşıtlara yönelik aksam üretimi yapıldığını, dosyaya ibraz edilen uzman görüşünün dikkate alınması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 4. ve 5. maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1. 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre işkolu tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip bu tespite karşı ilgililer, on beş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür. Madde metninde ifade edilen "ilgililer” sözcüğü Kanun'da tanımlanmadığı gibi davanın kimin aleyhine açılacağı da belirlenmemiştir.
İşkolu tespitine itiraz davasında öncelikle işlemi gerçekleştiren ... davalı olarak yer almalıdır.
Diğer taraftan Yargıtay uygulaması; işkolu tespitine itiraz davalarının niteliği ve dava sonucunda verilecek kararın mahiyeti dikkate alındığında, davanın, Bakanlık yanında işveren ile dava sonucunda verilecek karardan etkilenecek olması sebebiyle Bakanlık tarafından tespit edilen işkolunda kurulu sendikalara da yöneltilmesi gerektiği ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, eksikliğin dâhili dava yolu ile giderilmesi gerektiği yönündeydi. Ancak konunun yeniden değerlendirilmesi neticesinde; davayı takip iradesi olmayan gerçek ve tüzel kişilerin davanın tarafı hâline getirilmesi ile davanın kabulü durumunda yargılama giderlerinden sorumlu tutulması sonucunu doğuran bu uygulamanın, usul ekonomisi ilkesi ile tasarruf ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından değişmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece; hukuki menfaati bulunan sendikalardan, kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydetmek suretiyle işkolu barajını aşanlar ile işverene dava ihbar edilmeli, davaya katılma talebinin söz konusu olması durumunda bu talep doğrultusunda taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası incelenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular ışığında Mahkemece, Bakanlık tarafından tespit edilen işkolu olan petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda yer alan ve davaya katılma hakkı bulunan sendikalara (işkolu barajını aşan sendikalara) davanın ihbar edilmesi, belirtilen sendikalardan davaya katılan olması durumunda cevap ve delil sunma imkanı tanınması ve bu suretle işin esasının incelenmesi gerekirken, anılan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar. Bu anlamda toplu iş hukukumuzda işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesinin kabul edildiği ve işkolu kavramı ile sendikaların hukuki olarak faaliyet sınırının belirlendiği ifade edilebilir.
İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre ise işkolu tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılacaktır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip bu tespite karşı ilgililer, on beş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür.
19.12.2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşkolları Yönetmeliği'nin "İşyerinin girdiği işkolunun belirlenmesi" başlıklı 4. maddesinin dava tarihinde yürürlükte olan metni şöyledir: "(1) İşveren, işveren sendikası veya işçi sendikasının başvurusu üzerine, bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti yapılır.
(2) Bir işyerinin girdiği işkolu, ilgililerin başvurusu üzerine, o işyerinde yürütülen işin niteliğine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenir. Bakanlığın tespit ile ilgili kararı Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu tespite karşı ilgililer, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 5 inci maddesine göre kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir.
(3) Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.
(4) 10/11/1983 tarihli ve 83/7376 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan mülga İşkolları Tüzüğüne göre belirlenmiş olan işyerlerinin işkolu yeni bir işkolu tespiti yapılıncaya kadar, en son yetki belgesi alan sendikanın kurulu bulunduğu işkolundan sayılır."
İşkolu kavramı ile çalışma yaşamında benzer nitelikte olan faaliyet türleri gruplandırılmak suretiyle tasnif edilmektedir. Hukukumuzda, bu suretle oluşturulan işkolu sayısı yirmi olarak belirlenmiştir. İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında işyerine bağlı yerler ile eklentiler ve araçların bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması hâlinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda amaçta birlik, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile yönetimde birlik, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir.
İşyeri kavramının unsurları da nazara alındığında, teknik amaç doğrultusunda yapılan işin niteliğine göre işkolunun belirlenmesi gerektiği ifade edilebilir. Bununla birlikte, aynı işyerinde farklı nitelikte mal veya hizmet üretimlerinin söz konusu olması durumunda, birden fazla teknik amaç mevcut olabilir. Bu ihtimalde, işyerinde yürütülen faaliyet kapsamındaki ağırlıklı işin niteliğine göre işkolunun tespit edilmesi gerekmektedir (... , Toplu İş Hukuku, İstanbul, 2020, s.50; ... .../ ... , Toplu İş Hukuku, İstanbul, 2019, s.50)
Somut uyuşmazlıkta; ... tarafından 27.09.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2024/73 sayılı karara göre ... Elektromekanik Ltd. Şti. unvanlı işverenliğe ait ... SGK sicil numaralı işyerinde yapılan işin plastik ürünlerin imalatı işi olduğu, bu nedenle yapılan işlerin İşkolları Yönetmeliği'nin 04 sıra numaralı petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda yer aldığına dair işkolu tespit kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince keşif suretiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddedildiği ve bu suretle kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu noktada ifade etmek gerekir ki, dava konusu birimlerde yapılan işin niteliği, yürütülen faaliyetin kapsamı, iş müfettişi raporu ile keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde yapılan tespitler karşısında, İlk Derece Mahkemesince yetersiz bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
İşkolu tespitine konu işyerinde yürütülen faaliyetin kapsamı ve itiraz konusu hususlar dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince elektrik mühendisi, endüstri mühendisi ve makine mühendisi bilirkişilerin içinde yer aldığı heyet aracılığı ile tespit konusu işyerinde yeniden keşif icra edilmeli, işyerinde imal edilen nihai ürünlerin bileşiminde yer alan malzemelerin nitelik ve nicelik olarak ağırlığı somut verilere istinaden belirlenmeli, üretim sürecinde kullanılan yöntemler değerlendirilmeli, bu tespitler bağlamında imal edilen nihai ürünlerin kullanım amacı da gözetilerek İşkolları Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemeler çerçevesinde işyerinde yürütülen ağırlıklı faaliyet belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Anılan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.