SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/9080

Karar No

2025/9951

Karar Tarihi

16 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/9080 E. , 2025/9951 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1616 E., 2025/1702 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/445 E., 2022/166 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde Etiyopya’daki demiryolu projesinde makine
mühendisi olarak 19.06.2015-01.04.2017 tarihleri arasında 5.000,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin feshedildiğini, açılan işe iade davasında feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair verilen kararın kesinleştiğini, bunun üzerine işe iade başvurusunda bulunulduğunu, davalı tarafça işe başlatılmayarak boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı ödemesi yapıldığını, ancak işe başlatmama tazminatının giydirilmiş brüt ücret üzerindem ödenmesi gerektiğinden eksik ödendiğini, ayrıca davalı işverenin ücretinden haksız kesinti yaptığını
belirtilerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işe iade başvurusunun süresinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kaldı ki müvekkili Şirket tarafından her türlü hak ve alacağının kendisine ödenerek bu bağlamda boşta geçen süre ücreti ve
işe başlatmama tazminatı ödemesinin eksiksiz olarak ödendiğini, davacının boşta geçen sürede başka bir işte çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi
gerektiği belirtilerek davanın reddi istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mübrez sigortalı hizmet döküm cetveline göre davacının davalı nezdinde 19.06.2015-01.04.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı, 4 aylık boşta geçen sürenin eklenmesiyle davacının kıdem süresinin 2 yıl 1 ay 12 gün olduğu, işe başlatmama tazminatının işe başlatmama tarihinde geçerli olan ücretlere göre hesaplanacağı, boşta geçen süreye ait ücrette ise geçersiz sayılan fesih tarihinden itibaren dört aylık sürede doğan haklara göre hesaplama yapılacağı, davacının işe başlatmama tarihindeki ücretinin ise davacı vekilinin 05.07.2021 tarihli beyan dilekçesi de gözetildiğinde net 5.000,00 USD olduğu, işe iade kararının kesinleşmesinden sonra davacının süresi içerisinde işe başlamak amacıyla başvurduğu, davacıya işe başlatmama tazminatı için ödeme yapılmakla birlikte ödemenin gerçek ücret üzerinden yapılmadığı, davacının boşta geçen dört aylık sürenin eklenmesiyle yeni hizmet süresine göre kıdem tazminatının yeniden belirlenmesi gerektiği, geçersiz sayılan fesih döneminde davacıya ihbar öneli kullandırılmadığı gibi sonrasında da ödeme yapılmadığı anlaşılmakla fark işe başlatmama tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacağına hak kazandığı, taraflar arasında iş sözleşmesine göre yol masraflarının işveren tarafından karşılanacağı kararlaştırılmasına rağmen davacının ücretinden 2017 yılı Mart ve Nisan ayı bordrolarından uçak bileti kesintisi yapıldığı, söz konusu kesintinin sözleşmeye aykırı olduğundan kesintilerin davacıya iadesi gerektiği, bilirkişi raporunda zamanaşımı def'i gözetilerek yapılan hesaplamaların denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında davacının iş sözleşmesinin feshi üzerine açtığı işe iade davasının kabulüne dair kararın kesinleşmesi üzerine işverene başvurduğu, davalının işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen ücret için ödeme yaptığı, davacının iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle feshedilmediği tespit edildiğinden davacıdan uçak bileti parası kesilmesinin sözleşmeye aykırı olduğu, bu kapsamda ücret alacağı bulunduğu, davalının yaptığı ek menfaat ödemesinin mahsup edilmemesinde de isabetsizlik bulunmadığı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın "Bağımlı Faaliyetler" başlıklı 15. maddesindeki düzenlemeye göre Etiyopya'da ifa ettiği çalışma dolayısıyla gelir elde eden kişi, ilgili mali yıl içinde başlayan veya sona eren herhangi bir 12 aylık dönemde bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayacak şekilde Etiyopya'da kalırsa elde edilecek gelirin yalnızca ilk bahsedilen Devlet olan Türkiye'de vergilendirilmesi gerekeceği, davacı işçinin ise sözü edilen dönemdeki çalışmalarında 183 günden fazla bir süre Etiyopya'da kaldığı anlaşıldığından gelirin Türkiye'de vergilendirilmesi mümkün olmadığından davacının brüt ücreti belirlenirken sigorta primi olarak %5 genel sağlık sigortası primi eklenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükmedilen faiz oranlarında da isabetsizlik bulunmadığından bunu yönelik istinaf itirazının da yerinde görülmediği açıklanarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvurusunda;
1. Davacının net ücreti ile brüt ücretinin aynı olduğunu, bu sebeple ücret brütleştirmesi yapılmasının hatalı olduğunu, yurt dışında çalışan davacının kısa vadeli sigorta kollarına tâbi olduğunu ve ücretinden herhangi bir vergi kesintisi yapılmadığını, bu sebeple net ücretinin aynı zamanada brüt ücreti olduğu hususu göz ardı edilerek aynı zamanda brüt ücret hesabı yapılmasının hatalı olduğunu,
2. Davacının ücretinin fazla çalışma dâhil her nev'i ücretini de kapsar biçimde ve ülke şartlarının da çok üzerinde olacak biçimde belirlenmesine, davacıyla imzalanan ve Türkiye İş Kurumunca da onaylanan sözleşmenin eki niteliğindeki Yurtdışı Çıkış Yapan İşçi Bilgilendirme Formu'nda açıkça görüleceği üzere; fazla çalışma ücretine dair hüküm konularak fazla çalışma ücretinin olmadığının, fazla çalışmanın asıl ücrete dâhil olduğunun "fazla çalışma ücreti: yok" ibaresiyle kararlaştırılmış olduğunu,
3. İş sözleşmesi süresince davacıya prim ve ücret farkı adı altında ödenen ek menfaatlerin hesaplanan alacaklardan mahsubu gerektiği gibi davacıya işe iadeye bağlı hak ve alacaklarının ödendiğini,
4. İhbar tazminatı ve işe başlatmama yönünden ise yasal faiz oranını aşmamak koşulu ile kamu bankalarınca yabancı para alacağına ilişkin uygulanan mevduat faizinin uygulanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, ücretin tespiti, işe başlatmama tazminatı ile ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanılıp kazanılmadığı, tazminatların hesabı ile karışılığının ödenip ödenmediği, ücretinden yapılan kesintinin haklı olup olmadı, faiz türü ve başlangıç tarihlerinin doğru belirlenip belirlenmediğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim