Yargıtay yargitay 2025/8893 E. 2025/9629 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8893
2025/9629
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8893 E. , 2025/9629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2289 E., 2025/1583 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulunda 16.04.1999-01.07.2021 tarihleri arasında resepsiyonist olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 01.07.2021 tarihinde tazminatları ödenerek işverence feshedildiğini, müvekkilinin ... Sendikası üyesi olduğunu, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kararıyla işe iade talebinin kesin olarak karara bağlandığını, kararın kesinleşmesinden sonra noter aracılığıyla gönderilen ihtarname ile işe iade başvurusu yapıldığını, işverence başvuruya herhangi bir yanıt verilmediğini, işe iadeden doğan hiçbir parasal hakkının da ödenmediğini, iş sözleşmesinin işverene tanınan bir aylık yasal süre sonunda feshedilmiş sayılacağını, 4 aylık boşta geçen sürenin işçinin kıdem süresine eklenmesi gerektiğini, fesih tarihindeki emsal işçi ücretinin esas alınacak olmasının müvekkilinin hak kazandığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarını etkilediğini, emsal nitelikteki diğer çalışanlara uygulanan zamlar, kanun veya toplu iş sözleşmeleri ile sağlanan ayni ve nakdi yardımlar dikkate alınarak veya asgari ücrete oranlama ile fesih tarihi kabul edilen tarihteki ücretin belirlenmesi gerektiğini belirterek fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, fark yıllık ücretli izin, fark yol ücreti, yakacak yardımı, ikramiye, giyim yardımı, çocuk yardımı, bayram yardımı, ilave tediye, yemek yardımı ile kasa tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ile ilgili tazminatların 06.04.2023 tarihinde davacıya ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin İzmir depremi sonrası hizmet binasının hasar alması sonucu tahliye edilerek yıkılacak ve hizmet veremeyecek olması nedeniyle mücbir sebeplerden kaynaklı olarak haklı sebeple feshedildiğini, anılan Kurumun kapatılacak olmasından sonra ayrılacak işçilerin mağduriyet yaşamaması için ildeki diğer öğretmenevlerine eleman ihtiyacı olup olmadığının sorulduğunu, fakat hiçbir öğretmenevinde eleman ihtiyacı olmadığının anlaşıldığını, davacının hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli kararı ile; iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 01.07.2021 tarihinde feshi üzerine davacı tarafından açılan işe iade talepli davada yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 12.12.2022 tarihli başvurunun esastan reddine ilişkin kararıyla 12.12.2022 tarihinde kesinleştiği, davacının noter aracılığı ile işe başlama başvurusunda bulunduğu, ihtarnamenin davalıya 06.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından davacının işe başlatılmadığı, davacının işe iade başvurusunun davalıya 06.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı işveren 1 ay içinde işçiyi işe başlatmadığından 1 aylık sürenin sonu olan 06.02.2023 tarihinin fesih tarihi olduğu, davalı tarafından işe iade davası sonucunda hüküm altına alınan iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının davacıya 06.04.2023 tarihinde ödendiği, işe iade davası sonucuna göre 4 ay boşta geçen sürenin kıdem süresine eklendiği, 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesinin 21. maddesine göre yıllık 37 gün hesabı ile ilave edilen 4 ay için 12 gün kıdem farkının da hizmet süresine eklenmesi gerektiği, asgari ücret artış oranlaması ile davacının günlük giydirilmiş ücretinin tespit edildiği, kıdem tazminatının tavanı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, davacının hizmet süresine göre 70 gün ihbar süresinin olduğu, ihbar tazminatına hak kazandığı, hizmet süresine 4 ay boşta geçen süre ilave edildiğinde davacının çalışmasının bir yılı daha tamamladığı ve 30 gün yıllık ücretli izne hak kazandığı, davacının ücret, yol ücreti, yakacak yardımı, ikramiye ödemesi, giyim yardımı, çocuk yardımı, bayram yardımı, tediye tazminat farkı, yemek yardımı ve kasa tazminatı fark alacaklarını talep etmiş ise de bu alacak kalemlerine ilişkin fark alacaklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İzmir 6. İş Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararı ile; davacının açmış olduğu işe iade davasında verilen kararın kesinleştiği, davacının işe iade talebinde bulunmasına rağmen davalı işverence işe başlatılmadığı, davacının çalıştığı ... Öğretmenevinin İzmir depremi sonrası hasar almasının ve hizmet binasının yıkılacak olmasının verilen işe iade kararının neticesini değiştiremeyeceği, davacının kıdem ve ihbar tazminatının kısmen ödendiği, ancak davacının işe başlatılmayarak iş sözleşmesinin feshedilmesi sonrası fesih tarihi itibarıyla kıdem ve ihbar tazminatının belirlenmesi gerektiği, 4 aylık boşta geçen süre eklenince davacının 30 günlük yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, her ne kadar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/6466 Esas, 2022/8025 Karar sayılı kararında kabul edildiği üzere geçersiz fesih tarihindeki ücretin o dönemde geçerli asgari ücrete oranı alınmak ve bu oranın işe başlatmama suretiyle kesinleşen fesih tarihinde geçerli asgari ücret ile çarpılmak suretiyle son ücret hesabı yapılması yerinde değil ise de davalı tarafın bu hususu istinaf sebebi yapmadığı, bu durumun kamu düzenine ilişkin bir husus da olmadığı, bu nedenle davacının fesih tarihindeki ücretinin asgari ücrete oranlanarak tespit edilmesinin eleştiri konusu yapılmakla yetinileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödenen miktarların usulünce mahsubunun yapılmış olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde fesih tarihindeki ücretin hatalı tespit edildiğine ilişkin istinaf sebebine yer verildiği, bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin ücret tespitine ilişkin istinaf nedenleri incelenerek karar verilmesi gerekirken, bu konuda istinaf nedeni ileri sürülmediği gerekçesiyle eleştiri yapılmakla yetinilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesine aykırılık teşkil eder şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usul bozmasına uyularak işe başlatmama tarihinin 06.02.2023 olduğu, bu tarihteki ücretin dosya kapsamına göre emsal işçi ücretindeki artışa göre oranlanmak suretiyle tespitinin dosya kapsamındaki delil durumuna uygun olduğu, ödenen kıdem ve ihbar tazminatının usulünce de mahsubu yapıldıktan sonra davacının bakiye fark kıdem ve ihbar tazminatları bulunduğu, belirlenen ücret dikkate alındığında 30 gün karşılığı davacının bakiye 7.201,79 TL net fark yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zamanaşımı def'i karşılanmadan hüküm kurulduğunu,
2. Davacıya tüm yasal ödemelerin yapıldığını,
3. Feshin mücbir sebebe ve işletmesel karara dayalı olduğunu, denetiminin yerindelik sınırını aştığını,
4. Kurumlarınca davacıya yapılan ödemelerin en yüksek banka mevduat faiziyle nemalandırılacak veya güncel asgari ücrete oranlanarak güncellenip öyle mahsup edilmesi gerektiğini,
5. Emsal ücret tespitinin hatalı olduğunu,
6. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,
7. Yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını,
8. Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin oranlanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işe iade kararı üzerine işe başlatılmayan davacının ücretinin tespiti, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı Millî Eğitim Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.