Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8874
2025/9932
16 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8874 E. , 2025/9932 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1827 E., 2025/1971 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/174 E., 2025/209 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışındaki şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının Şirketin işçisi olmayıp Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, son ücretinin bilinmediğini ancak iddia edilen ücretin kabul edilemeyeceğini, davacının ancak çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan yararlanabileceğini, proje bazlı çalıştığının anlaşıldığından infisah eden sözleşme hükümlerine göre ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ücretinin brüte çevrilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince davacının uyuşmazlık konusu çalışma döneminde Libya hukuku ile Rusya federasyonu hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesi ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca dava konusu uyuşmazlığın Libya ve Rusya Federasyonu hukuku uygulanarak çözümlenmesi gerektiği,Yargıtay 9. Hukuk Dairesince verilen güncel kararlarda Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dikkate alındığı, diğer yandan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2025/398 Esas sayılı kararında Libya hukukunda zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunun kabul edildiğinin anlaşıldığı, buna göre somut uyuşmazlıkta dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığı, dava tarihi itibarıyla Yargıtayın önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olacağından davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.03.2013-01.09.2013 tarihleri arası çalışma dönemine Rusya iş mevzuatının uygulanması gerektiği, Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uygulanarak iş sonu tarihi olan 01.09.2013 tarihinden sonra bir daha işe çağrılmaması ve dava tarihi (14.01.2020) birlikte nazara alındığında Rusya'daki çalışma dönemi yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu, 01.03.2010-28.02.2011 tarihleri arası çalışma dönemine ise Libya Medeni Kanunu'nun 698. maddesinde (Hizmet sözleşmesinden doğan davalar sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar. Ancak komisyon, kar paylaşımı brüt hasılat yüzdesinden doğan davalarda zamanaşımı süresi patronun işçiye son bilançoya göre verdiği beyanla başlar.) tanımlı zamanaşımı süresinin dava tarihi olan 14.01.2020 tarihi itibarıyla dolduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Eldeki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından söz edilemeyeceğini,
3. Rusya ve Libya hukukunda zamanaşımı/hak düşürücü süre müessesesinin bulunmadığını,
4. Arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukukunun tespiti ile buna göre talep konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.