Yargıtay yargitay 2025/8861 E. 2025/9599 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8861
2025/9599
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8861 E. , 2025/9599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2229 E., 2025/1580 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/34 E., 2025/127 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Bakanlığının (Bakanlık) 28.06.2024 tarihli ve 382636 sayılı olumlu yetki tespiti yazısının, 10.07.2024 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, işyerinde çalışan işçi sayısı ve davalı ... (Sendika) üye sayısına dair tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek davalı Bakanlığın 28.06.2024 tarihli ve 382636 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Sendika cevap dilekçesinde; müvekkili Sendikanın davacıya ait işyerinde 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) yetki tespiti için aradığı çoğunluğu sağladığını, başvuru tarihi itibarıyla davacıya ait işyerinde çalışan toplam 97 işçiden 51'inin müvekkili Sendika üyesi olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin 6356 sayılı Kanun'un aradığı çoğunluğun üstünde bir üye sayısına eriştiğini, davacının hukuken dinlenebilir tek itirazının çalışan ve üye sayılarına yönelik olduğunu, müvekkili Sendika kayıtları
göz önüne alındığında çalışan ve üye sayılarının tespitinde herhangi bir maddi hata bulunmadığını, söz konusu itirazın bilirkişi raporu aldırılmaksızın dosya üzerinden karara bağlanması gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda davacı işverene ait 1 işyeri olduğunu, söz konusu işyerinde 97 işçinin çalıştığını, davalı Sendikanın 51 üyesi olduğunun belirlendiğini, yetki tespit başvuruları karşılanırken işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, çoğunluk tespitine esas işçi ve üye sayısının hatalı olduğuna dair itirazın herhangi bir somut delile dayandırılmadığını, yetki tespitinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; SGK'dan alınan aylık prim ve hizmet belgesinin incelenmesi sonucunda; işyerinde başvuru tarihinde çalışan 97 işçiden 1'inin Şirket yetkilisi, 5'inin ise üst düzey yetkili oldukları, bu nedenle yetki tespitine esas alınması gereken çalışan işçi sayısının 91 olduğu ve bu işçilerden 51'inin davalı Sendikanın üyesi bulunduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen toplam işçi sayısının hatalı olduğunu, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak işçi sayısının tespitinin gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
6356 sayılı Kanun'un 2/1-(e) hükmü ile aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca işveren adına işletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri 6356 sayılı Kanun uygulamasında işveren sayılacağından çalışan işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınamaz.
Somut uyuşmazlıkta işletmenin bütününü yönetmediği anlaşılan bir kısım işçinin işveren vekili olduğu ve yetki başvuru tarihinde işyerinde 91 işçi çalıştığına dair İlk Derece Mahkemesi kabulü hatalı ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden eleştiri ile yetinilmiştir
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.