Yargıtay yargitay 2025/8839 E. 2025/9644 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8839
2025/9644
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8839 E. , 2025/9644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/49 E., 2025/286 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyize konu edilen toplam alacak miktarı (dava tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirasına çevrilmekle hesaplanan) 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mekanik tamirci olarak yurt dışı hizmet sözleşmesi ile 02.06.2012-19.08.2018 tarihleri arasında davalı Şirkette en son aylık net 2.000,00 USD ücret ile çalışırken iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, davalı Şirket şantiyelerinde ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil haftanın 7 günü 06.00-19.00 saatlerinde çalıştığını, iş yoğunluğu sebebiyle bir ay içerisinde ortalama toplam 15 gün çalışmasının 06.00-01.00 saatlerine kadar devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yurt dışı firması olan ...&... CO. Ltd. Şirketinde (... Şirketi) çalıştığını, tüm ücretlerinin ve sosyal haklarının dava dışı ... Şirketi tarafından ödendiğini, işbu davanın müvekkili Şirketle hiçbir ilgisi olmadığını, davacının dava dışı ... Şirketinin projesinde 29.09.2013-08.05.2014, 02.10.2014 - 17.08.2018 tarihleri arasında çalıştığını, ilk dönemin istifa ile sona erdiğini, ikinci dönem çalışmada ise tüm hak ve alacakları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde hukuk seçimi yapıldığından somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının aylık temel ücreti net 5.172,00 SAR olup davanın USD para birimi üzerinden ikame edilmesinin yerinde olmadığını, davacının tüm alacaklarının ödendiğinin dosyadaki bordrolar ve ödeme kayıtları ile sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararı ile; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30.06.2022 tarihli kaldırma kararı uyarınca Suudi Arabistan hukuku hükümlerine göre hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alınmak suretiyle davacının 02.06.2012-14.01.2013, 29.09.2013-09.05.2014, 02.10.2014-18.08.2018 tarihleri arasında 5 yıl 1 ay 10 gün çalışmasının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davacının ücretinin 7.500,00 SAR olarak kararlaştırıldığı, USD karşılığı 1.999,98 USD olan bu ücretin davacı iddiasını kanıtladığından davacının ücretinin 2.000,00 USD olduğunun kabulü gerektiği, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 234. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği 18.08.2018 tarihinden itibaren 12 aylık süre dolmadan 28.02.2019 tarihinde açılan işbu dava bakımından talep konusu alacakların zamanaşımına uğramadığı, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 74... . maddeleri dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde sona erdiği, haftanın 7 günü 07.00-20.00 saatleri arasında 2 saat ara dinlenmesi kullanarak çalışan davacının dinî bayramların ilk günü hariç tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmaya devam ettiği, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 1 04... . maddeleri dikkate alındığında davacının ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 30.06.2022 tarihli kaldırma kararı öncesinde verilen ilk kararda davalı lehine usulî kazanılmış hak oluşturan miktarlar da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 12.07.2024 tarihli kararı ile; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27. maddesi dikkate alındığında tarafların aralarında bir hukuk seçimi yapmış olmaları ve mutad işyerinin de Suudi Arabistan'da bulunması nedeni ile uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 234. maddesi dikkate alındığında, davacının iş sözleşmesi 18.08.2018 tarihinde sona ermiş olup 28.02.2019 tarihinde açılan davanın 12 aylık yasal süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği, davacının hizmet süresinin yurda giriş-çıkış kayıtları, yurt dışı iş sözleşmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları dikkate alınarak tespit edildiği, Suudi Arabistan hukukuna göre yapılan hesaplamalarda çıplak brüt ücretin esas alındığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddialarını tanık anlatımları ile ispatladığı, davalı tarafça her ne kadar iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretlerinin aylık ücrete dâhil olduğu yönünde hüküm bulunduğu ileri sürülmüş ise de Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nda bu yönde hüküm içeren iş sözleşmelerine ilgili alacaklar yönünden değer verilmesi gerektiği yönünde bir düzenleme yer almadığının tespit edildiği, dolayısıyla istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, talep konusu alacakların resmî para birimi olan SAR üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken davacı talebi doğrultusunda USD üzerinden hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, davalının zamanaşımı def'i dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği, davalı tarafça sunulan ödeme belgeleri yabancı dilde olması ve tahakkukların ödendiğini ispatlar ödeme belgesi bulunmadığından dikkate alınmamış ise de dosya kapsamında yer alan Al Rajhi Bank'a ait "Payroll Cards Settlement Report" adı altındaki hesap hareketlerinin Mahkemece hiç değerlendirilmemesinin hatalı olduğu, fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanırken davacının ayın yarısında 07.00-19.00, diğer yarısında 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü gerekirken davacı vekilinin ileri sürmediği şekilde ayın ilk yarısında çalışmanın 20.00'de bittiğinin kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanmasının taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiği, dosya kapsamındaki İngilizce ücret bordroları incelendiğinde, aylık temel ücret olarak kabul edilen 7.500,00 SAR'ı aşacak şekilde "... " adı altında tahakkukların yer aldığı, davalı tarafça haftalık 60 saati aşan çalışmaların da bu tahakkuklar altında ödendiğinin savunulduğu, dosya kapsamında yer alan ... Bank'a ait "... Report" adı altındaki hesap hareketleri incelendiğinde de aylık 7.500,00 SAR'ı aşacak şekilde değişen miktarlarda ödemelerin bulunduğu, buna göre dava zamanaşımı dikkate alınarak yeniden yapılacak hesaplama dönemi bakımından, dosya kapsamındaki bordrolar ve banka kayıtları karşılaştırılmak suretiyle haftalık 60 saati aşan fazla çalışmaların ödenip ödenmediği hususunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre kısmi olarak açılan kıdem ve ihbar tazminatları bakımından ıslah tarihi itibarıyla zamnaaşımı def'i; belirsiz alacak davası olarak açılan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından dava tarihi itibarıyla zamanaşımı def'i gözetilerek alacakların miktarı yeniden belirlenmiş; tanık beyanları ve davacının talebi dikkate alınarak davacının haftanın 7 günü olmak üzere ayın yarısında 07.00-19.00, diğer yarısında 19.00-20.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile yapılan hesaplama neticesinde temel ücreti aşan banka ödemeleri de mahsup edildiğinden davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları, hafta tatii, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne, fazla çalışma ücreti alacağının ise reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Somut uyuşmazlığa daha sıkı ilişkili hukuk olan Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
b. Fesih tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında davacının zamanaşımına uğramış bir alacağının bulunmadığını,
c. Alacaklara indirim uygulanmasının hatalı olduğunu,
d. 29.09.2013-09.05.2014 tarihleri arası dönemin hizmet süresinden dışlanmasının hatalı olduğunu, zira davalı taraf bu dönem için davacının istifa ettiğini beyan ettiğinden ödemelerin mahsubunun hatalı olduğunu,
e. Yargıtayın önceki uygulamasına güvenerek açılan işbu davada davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kıdem ve ihbar tazminatları fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması ve miktarı ile davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalının cevap dilekçesindeki savunması dikkate alındığında, 29.09.2013-09.05.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğinin kabulü ile ilgili dönemin tasfiyesi hatalı olmuş ise de kıdem ve ihbar tazminatı bakımından ıslaha karşı zamanaşımı def'i; ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bakımından da davaya karşı zamanaşımı def'i dikkate alınarak hesaplama yapıldığı anlaşıldığından aralıklı çalıştığı anlaşılan davacı bakımından söz konusu tasfiyenin hüküm altına alınan alacakların miktarına etkisinin bulunmadığı görülmüştür.
Diğer yandan, dava tarihindeki Dairemiz uygulanmasına güvenerek dava açan davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği yönünde temyiz itirazı bulunmakta ise de davacının fazla çalışma ücreti alacağının ödeme olgusu nedeniyle reddedildiği anlaşıldığından davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.