Yargıtay yargitay 2025/8821 E. 2025/9646 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8821
2025/9646
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8821 E. , 2025/9646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1003 E., 2025/1356 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/149 E., 2025/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.06.2020 tarihinde davalı Bakanlığa bağlı ... Devlet Hastanesinde çalışmaya başladığını, çalışmasının hâlen devam ettiğini, müvekkilinin temizlik görevlisi olarak işe alınmasına rağmen hiç temizlik işi yapmaksızın teknik birimde teknisyen olarak görevlendirildiğini, 28.07.2020 tarihinde teknik personel olarak görevlendirildiğine ilişkin görevlendirme yazısı düzenlendiğini, 05.01.2022 tarihinde ise teknik birimde temizlik işlerini yürütmek üzere görevlendirildiği davacıya bildirilmiş ise de müvekkilince görevlendirme yazısının ihtirazı kayıt ile teslim alındığını, 05.01.2022 tarihinden sonra da müvekkilinin kesintisiz olarak teknik personel olarak çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin 30.05.2020 tarihinde ... Sendikasına üye olduğunu, ... ve ... İşverenler Sendikası (...) ile ... Sendikası arasında imzalanan 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli ve 08.09.2021 imza tarihli işletme toplu iş sözleşmesinin "Görev Bölümü" başlıklı 29. maddesinde yer verilen “Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamazlar." şeklindeki açık hüküm gereğince davacının davalı işyerinde 05.06.2020 tarihinden itibaren vasıflı kadro görevinde teknik personel olarak çalıştığının tespiti ile tüm özlük haklarının ödenmesinde ve belirlenmesinde vasıflı işçi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine; ayrıca toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmü gereğince vasıfsız işte çalıştırılmaması gerektiğinin tespitine ve 100,00 TL teknik personel ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi/hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın kısmi dava olarak açılması için gerekli şartların oluşmadığını, tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının İŞKUR aracılığıyla davalı nezdinde temizlik görevlisi kadro ve unvanı ile işe başladığını, davacının teknik servis bölümünde de temizlik işini yaptığını, davacının teknik serviste çalışıyor olmasının teknik personel olduğunu göstermeyeceğini, aksi hâlde dahi davacının iddia ettiği işlerin 1 yıl süreyle yapıldığının davacı tarafından ispatı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 27.02.2025 tarihli ara karar ile eda davasından tefrikine karar verilen işbu tespit davası bakımından yapılan değerlendirmede, davacının 4857 sayılı İş Kanunu ve Kamu ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Usul Ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümleri çerçevesinde ... Devlet Hastanesine "temizlik görevlisi" kadro ve ünvanı ile yerleştiği, davacı ile davalı İdare arasında 05.06.2020 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, davacının 30.05.2020 tarihinde ... Sendikasına üye olduğu, özlük dosyasındaki belgelere göre davacının Hastanede 28.07.2020 tarihinde teknik atölyede teknik personel olarak görevlendirildiğine ilişkin görevlendirme yazısı düzenlendiği, 05.01.2022 tarihinde ise teknik birimde temizlik işlerini yürütmek üzere görevlendirildiğinin bildirildiği, buna göre davacının bir yıldan uzun süreli teknisyen olarak çalıştığı, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi uyarınca bir yıl süreli vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız bir işte çalıştırılamayacaklarından ilgili toplu iş sözleşme süresi ve toplu iş sözleşmesi devam ettiği müddetçe vasıfsız işte çalıştırılmaması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 29.04.2020 tarihinde “Temizlik Görevlisi (Hastane) 9112.13” meslek adı ve kodu ile ... Devlet Hastanesinde işe başladığı, 24.07.2020 tarihli görevlendirme ile teknik personel olarak görevlendirildiği, davalı Kurum tarafından davacının yeniden 05.01.2022 tarihinde temizlik görevlisi olarak görevlendirildiği anlaşılmakta ise de davacının 24.07.20 20... .01.2022 tarihleri arasında teknik personel olarak çalıştığı, teknik personel işinin temizlik görevlisi işine göre daha vasıflı eleman istihdam etmeyi gerektiren işlerden olduğu, dolayısıyla ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi uyarınca verilen tespit kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece verilen tefrik kararının usul ekonomisine ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğini,
2. Yapılan görevlendirmenin işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğunu,
3. Davacının teknik birimde çalışıyor olmasının teknik eleman olduğunu göstermeyeceğini, davacının temizlik işleri ile malzeme taşıma, getirme, götürme işinde çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tefrikine karar verilen işbu tespit davası bakımından hukuki yarar dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Mahkemeden istenilen hukuki korunmaya göre davalar; eda davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır. Eda davalarında, bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken; inşai (yenilik doğuran) davalar ile de var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması istenir. İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulü ile yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğar. Tespit davaları ise, bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilen kararın icra ve infaz kabiliyeti yoktur.
Tespit davalarında davacının amacı, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi için konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının Mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsü olduğundan eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir.
Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da resen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesine göre dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesi incelendiğinde, ... ile ... Sendikası arasında imzalanan 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli işletme toplu iş sözleşmesinin "Görev Bölümü" başlıklı 29. maddesi uyarınca davacının davalı işyerinde 05.06.2020 tarihinden itibaren vasıflı kadro görevinde teknik personel olarak çalıştığının tespiti ile tüm özlük haklarının ödenmesinde ve belirlenmesinde vasıflı işçi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespiti; ayrıca toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmü gereğince vasıfsız işte çalıştırılmaması gerektiğinin tespiti ve 100,00 TL teknik personel ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı talebi üzerine İlk Derece Mahkemesince işbu tespit davası bakımından tefrik kararı verilerek yargılamaya devam edilmiş ise de eda davasında öncü nitelikte olan tespit davası yönünden de bir karar verilmesi gerekli olduğundan tespit davasının tek başına sonuçlandırılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Buna göre hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın esas yönünden kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.