Yargıtay yargitay 2025/8738 E. 2025/9595 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8738
2025/9595
4 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8738 E. , 2025/9595 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1248 E., 2025/2306 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/561 E., 2024/400 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını daha önce ... 42. İş Mahkemesinin 2021/793 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabul edildiğini ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiğini, ancak davalı Bakanlıkça eksik ödemeye devam edildiğinden hüküm altına alınan dönem sonrası için de dava açılması gerektiğini iddia ederek ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası türünde açılamayacağını, davacının sürekli işçi kadrosuna geçerken herhangi bir alacak talep etmeyeceğine ilişkin verdiği feragat nedeniyle davanın hukuka aykırı olduğunu, davacının yeni girdiği statüde önceki koşulları bekleyemeyeceğini, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23. maddesi uyarınca diğer kanunlarda bu maddeye aykırı düzenleme yapılamayacağının belirtildiğini, buna göre ücret zamlarının uygulandığını, fazlasının talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının imzaladığı bordrolara karşı ihtirazı kayıtta bulunmadığını, fazlası için alacak talebinde bulunulamayacağını, hem bireysel hem de toplu iş sözleşmesi hükümlerinin ayrı ayrı uygulanamayacağını, çifte zam uygulamasının fahiş sonuçlar yaratacağını, personel arasında dengesizlik ve eşitsizlik yaratılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, 20.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının kesinleşen Mahkeme kararı ile daha önce hüküm altına alınan dönem gözetilerek yapılan hesaplamalara dayalı olarak davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadroya geçiş aşamasında taraflarca imza altına alınan sözleşmenin 7. maddesinde her ay brüt asgari ücretin belli oranda fazlası üzerinden ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı, arabuluculuk görüşmelerinin 21.07.2022 tarihinde toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden sonra gerçekleştiği, davacının daha önce ... 42 İş Mahkemesinin 2021/793 Esas, 2022/301 Karar sayılı dosyasından açmış olduğu davasında hesaplamanın 14.02.2021 tarihine kadar yapıldığı, davacının 15.01.2021- 14.02.2021 tarihleri arasını kapsayan son yevmiyesinin 238,50 TL olarak tespit edildiği, kararın istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek onanmak suretiyle kesinleşmiş olduğu, eldeki dosyada hükme dayanak alınan bilirkişi hesap yönteminde bir hata bulunmadığı, alacakların zamanaşımına uğramadığı, faiz türü ve başlangıcının doğru belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu,
2. 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilmeden önceki dönemlerde davalı Bakanlığın hizmet alım yoluyla ihale alan şirketler nezdinde bireysel iş sözleşmelerine göre çalışan davacının, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da hizmet alım sözleşmelerinin devam ettiği döneme ilişkin ücretleri isteme beklentisi içinde olmasının doğru olmadığını,
3. İdare ile davacı arasında “asgari ücretin belli oranda fazlasının ödeneceği”ne dair bireysel iş sözleşmesi hükmü olmadığını, bireysel iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinin bire bir, tek tek ya da bütün olarak değil, konuların gruplandırılarak karşılaştırılması gerektiğini,
4. Ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine % 4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini,
5. Davacının ücretinin her seneki asgari ücrete yükseltilerek hizmet sözleşmesindeki oran üzerinden tekrar tespit edilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, zira bireysel sözleşmede kastedilen asgari ücretin 2018 yılı asgari ücret olduğunu ve kadroya geçiş ücretinin davacının 2018 yılı ücreti korunarak belirlendiğini, aksi yorumda davacı ve aynı durumda görev yapan sürekli işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşturacağını ve bu durumun da ülke genelinde görev yapan tüm çalışanlar arasında eşitsizliğe yol açacağını,
6. Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan başvurular neticesinde İdarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.