SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/8711

Karar No

2025/9923

Karar Tarihi

15 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8711 E. , 2025/9923 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/680 E., 2025/1204 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 33. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/353 E., 2025/25 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 15.08.2016-30.04.2019 tarihleri arasında çalıştığını, 01.12.2017 tarihi itibarıyla insan kaynakları grup müdürlüğünden insan kaynakları direktörlüğüne terfi ettiğini, terfi listesi ile bu hususun ilan ve müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin aylık ücretinin yükseltildiğini, ancak terfinin davalı işverenlik tarafından tek taraflı olarak uygulanmadığını, müvekkilinin ücret zammı, performans primi sistemi ve diğer hak ve menfaatlerden mahrum bırakıldığını, işverenin işçinin yazılı onayı olmaksızın terfiden tek taraflı olarak dönmesinin mümkün olmadığını, terfi listesinde adı olan Türkiye satış müdürlüğünden Türkiye satış direktörlüğüne terfi ettirilen diğer personel ...'nın ise terfi kararının uygulandığını, ücret zammı ile diğer hak ve menfaatlerden yararlandırıldığını, bu yönüyle işverenin eşit işlem borcunu da ihlal ettiğini ileri sürerek fark ücret ve fark prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili Şirkette personel sayısını iş gücü ihtiyacı ile uyumlu hâle getirmek amacıyla yapılmış olan şirket içi organizasyonel değişiklik neticesinde alınan, davacının çalışmakta bulunduğu insan kaynakları grup müdürü pozisyonunun kapatılması yönündeki Yönetim Kurulu kararı sonrasında davacının iş sözleşmesinin 26.04.2019 tarihinde yapılan bildirimle geçerli biçimde feshedildiğini, davacının ücretlerinin bordrolardaki gibi olduğunu, banka yoluyla ödendiğini, davacının terfi edildiğini iddia ettiği pozisyonda hiç çalışmadığını, bu kapsamda 01.12.2017 tarihinde terfi ettirildiğini iddia etmesine rağmen iş sözleşmesinin feshedildiği 26.04.2019 tarihine kadar aynı pozisyonda aynı ücretle çalıştığını ve pozisyonunu ve ücretine hiçbir şekilde itiraz etmediğini, 2 sene boyunca aynı pozisyonda çalışan davacının 2 sene sonra iş sözleşmesinin feshedilmesiyle terfi edildiği iddiası ile fark ücret ve fark prim alacağı talep etmesinin izahı olmadığını, zira davacının pozisyonunun hiç değiştirilmediğini, tüm çalışma dönemi boyunca aynı pozisyonda çalıştığını, davacıya yönelik bir terfi işlemi uygulanmadığını, hak kazanması hâlinde tüm ödemeleri eksiksiz yapılan davacının davalı Şirketten ücret ve prim alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.12.2017 tarihi itibarıyla terfi sonucunda davacının ücretinin brüt 22.624,00 TL olduğunun görüldüğü, ücret bordroları incelendiğinde davacının ücretinin 2017 Aralık ayında değişmediği, dosya içeriğindeki fesih belgelerinden, ücret bordrolarından ve tanık beyanlarından terfi işleminin uygulanmadığının, davacının terfi listesinden sonra da işyerinde insan kaynakları grup müdürü olarak çalışmaya devam ettiğinin anlaşıldığı, diğer taraftan, terfi listesinde ayrıca Türkiye satış müdürü olarak çalışan ...'nın Türkiye satış direktörlüğüne terfi ettirildiği ve davalı tarafından ibraz edilen prim katsayısı tablosunda adı geçen işçiye 2018 yılında direktör ünvanı ile prim ödendiği ve bu bağlamda adı geçen işçinin terfisinin uygulandığı sonucuna varıldığı, davacının ücret ve prim alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairelerinin 2021/1859 Esas, 2023/1194 Karar sayılı kaldırma kararı ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının Dairelerince de benimsenmiş maddi delillere dayandığı, hizmet süresi yönünden taraflar arasında ihtilaf olmadığı, kaldırma kararı doğrultusunda yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, davacının fark ücret ve prim alacaklarına hak kazandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının terfi ettiğini iddia ettiği pozisyonda hiç çalışmadığını,
2. Aynı pozisyonda iki sene boyunca çalışan davacının iki sene sonra iş sözleşmesinin feshedilmesiyle terfi edildiği iddiası ile fark ücret ve fark prim alacağı talep etmesinin izahı bulunmadığını,
3. Davacının terfi edilip edilmeyeceğinin müvekkili Şirketin şirket içi kararı olduğunu, davacıya yönelik bir terfi işlemi uygulanmadığını,
4. Yapılan ücret tespitinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fark ücret ve prim alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
İşyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği işveren ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamayacaktır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 22/1 hükmünün asıl konuluş amacı, işverenin tek taraflı değişiklik işlemlerine karşı işçiyi korumak; işçinin isteği dışında işini, işyerini ve diğer çalışma şartlarını değiştirecek işveren davranışlarına engel olmaktır.
Davacının görev değişikliğine uzun süre ses çıkarmamasının, sözleşmenin karşı tarafı olan işverende bu değişikliğin kabul edildiği yönünde bir inancın oluşmasına neden olması olağandır. Davacının işverenin işlemine uygun davranışlarda bulunduktan sonra 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinde öngörülen şekil eksikliğini ileri sürmesi dürüstlük kuralına uygun düşmemektedir.
Öte yandan 4857 sayılı Kanun'un "Ücret ve ücretin ödenmesi" kenar başlıklı 32. maddesine göre ise ücret; bir kimseye bir iş karşılığında sağlanan ve para ile ödenen tutardır ve ücret çalışma karşılığı olup davacı yapmadığı işin karşılığına hak kazanamaz. Eş söyleyişle ücret, fiilî çalışma karşılığı ödenir.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin 01.12.2017 tarihi itibarıyla insan kaynakları grup müdürlüğünden insan kaynakları direktörlüğüne terfi ettiğini, terfi listesi ile bu hususun ilan edildiğini, davalı tarafça terfi kararının tek taraflı uygulanmadığını, müvekkilinin ilgili ücret zammı ile performans primi sistemi ve diğer hak ve menfaatlerden mahrum bırakıldığını ileri sürerek fark ücret ve prim alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı taraf, davacının da dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere davacının terfi edildiğini iddia ettiği pozisyonda hiç çalışmadığını, bu kapsamda davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar aynı pozisyonda, aynı ücretle çalıştığını, pozisyonu ve ücretine hiçbir şekilde itiraz etmediğini savunmuştur.
Dosya kapsamında dinlenen davacı tanığı ve davalı tanığı da davacının insan kaynakları grup müdürü olarak çalıştığını beyan etmişlerdir. Bu kapsamda, davacının iş sözleşmesinin feshine kadar insan kaynakları grup müdürü olarak çalıştığı, insan kaynakları direktörü olarak görev yapmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, fark ücret ve prim alacağı talep ettiği dönemde kendi kabulünde de olduğu üzere, insan kaynakları grup müdürü olarak çalışmış olup fiilen çalışmadığı bir işin karşılığı ücrete de hak kazanamayacağından; fark ücret ve prim alacaklarının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim