Yargıtay yargitay 2025/8705 E. 2025/9645 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8705
2025/9645
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8705 E. , 2025/9645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1115 E., 2025/1374 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı ücret belirlendiğini ve ödeme yapıldığını ileri sürerek, davacının eksik ödemeden kaynaklı ücret farkı, ilave tediye, ikramiye ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması gerektiğini, zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davanın kısmi/belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davalı İdare ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörülmediğini, ayrıca davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, davacı tarafça talep edilen faize de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli kararı ile; dosyada mevcut olan ve davalı İdarenin cevap dilekçesi ekinde sunduğu ilgili Hastanenin İdari ve Mali Hizmetler Müdürü ... . tarafından aslı gibidir onayı yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının öngörülmediği; ancak yine dosyada yer alan İdari Mali Hizmetler Müdür Yardımcısı ... tarafından aslı gibidir onayı yapılan aynı belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde ise asgari ücretin belirli bir oran fazlasının yer aldığı, her iki evrakın da aslı gibidir onaylı olduğu ancak ücret bordroları nazara alınarak zam oranın yazılı olduğu belirsiz süreli iş sözleşmesinin hükme esas alındığı, davalının birbiri ile içerik anlamında çelişen sözleşmelerin varlığına dair beyanlarının gerekçeli karar yazım aşamasında beyan edilmiş olması karşısında davalı beyanlarına yalnızca gerekçeli karar içeriğinde yer verilmek suretiyle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 02.05.2024 tarihli kararı ile; davacı ile ilgili Hastanenin İdari ve Mali Hizmetler Müdürü .... tarafından aslı gibidir onayı yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının öngörülmediği, 16.06.2021 tarihli son celsede ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, ayrıca Müdürlüğün de idari soruşturma yaptığını belirtmiş olmalarına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu durumun araştırılmadığının beyan edilmesi üzerine Dairece yapılan incelemede ilgili yerlere müzekkereler yazılmış olup davacı hakkında konu ile ilgili olarak ayrıca yapılan herhangi bir inceleme/soruşturma bulunmadığının belirtildiği, Mersin Valilik Makamının 12.07.2021 tarihli ve 2210 sayılı onayı ile yapılan inceleme dosyası kapsamında maaş mutemetlik biriminde görev yapan ... , Hastanede müdür yardımcısı olarak görev yapan ... . ve davacı asıl beyanları ile soruşturma kapsamı sonunda incelemeci olarak sonuç ve kanaatini bildiren Dr. ... 'nın 16.11.2021 tarihli raporundaki tespitler dikkate alındığında davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde açıkça işçiye her ay brüt asgari ücretin %100 fazlası üzerinden günlük olarak ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince fark alacakların hüküm altına alınması yerinde ise de dava konusu alacakların arabuluculuk son tutanak tarihi olan 21.07.2020 tarihini aşacak şekilde hesaplanması hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 02.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, fark fazla çalışma ücreti alacağı bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından koşulları oluşmayan davanın belirtilen fark fazla çalışma ücreti alacağı yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği; ayrıca ilave tediye fark alacağına en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi talep edilmiş ise de ilave tediye alacağına uygulanması gereken faiz oranı, kanunen yasal faiz olduğundan davacının talebi de dikkate alınarak en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca fark fazla çalışma ücreti alacağı yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine; ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye fark alacaklarının bozma öncesindeki gibi kabulüne; ayrıca ilave tediye farkı alacağına en yüksek banka mevduat faizini aşmamak üzere yasal faize hükmedilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Daha önceki davalarda fazla çalışma ücreti alacaklarına yönelik belirsiz alacak davası şeklinde verilen kararların onanmasına karar verildiğini, ancak işbu karar ile diğer onanan kararlar ile çelişen yeni bir içtihat yoluna gidildiğini, bozma kararının hakkaniyetli olmadığını
b. İçtihat değişikliğine rağmen aleyhlerine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinde ücrete ilişkin yüzde fazlası oran kararlaştırılmadığından fark alacakların reddi gerektiğini,
b. Davacının 16.12.2020 tarihli, belirsiz alacak davasında arttırım talebi konulu dilekçesinin kısmi alacak davası şeklinde açılan alacaklar bakımından dikkate alınamayacağını,
c. Bilirkişi raporunun hatalı hesaplamalar içerdiğini,
d. Talep konusu alacakların belirsiz alacak ya da kısmi alacak olarak açılmasının mümkün olmadığını,
e. Alacaklara yürütülen faizin oranının hatalı olduğunu,
f. Reddedilen fazla çalışma fark alacağı bakımından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, belirsiz alacak davası olarak açılan fazla çalışma ücreti fark alacağı yönünden hukuki yarar dava şartını bulunup bulunmadığı ile ilave tediye farkı alacağına yürütülmesi gereken faizin oranına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, ileri sürülen temyiz nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.