Yargıtay yargitay 2025/8668 E. 2025/9344 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8668
2025/9344
1 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8668 E. , 2025/9344 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/618 E., 2025/354 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankada 02.12.2005- 23.01.2014 tarihleri arasında çalıştığını, son aylık brüt ücretinin 8.335,00 TL olduğunu, 15.01.2014 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) başvuru yaparak emekliliğe ve kıdem tazminatı ödemesine hak kazandığını öğrendiğini, bunun üzerine SGK'dan alınmış yazının da ekli olduğu 23.01.2014 tarihli dilekçeyi işverene sunduğunu, 27.01.2014 tarihinde iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, ancak kıdem tazminatının ödenmediğini, yaptığı fazla çalışmaların karşılığı ücretlerin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; fazla çalışma talebine ilişkin zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 23.01.2014 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, emeklilik tahsis başvusurunda bulunmadığını, kıdeme hak kazanma hususunu emeklilik sebebiyle işten ayrılma olarak değerlendirdiğini, istifa dilekçesini bu yönüyle geçerli hâle getirmeye çalıştığını, davacının gerçek iradesinin araştırılması gerektiğini, fazla çalışmanın söz konusu olmadığını, kaldı ki taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre ücretin fazla çalışma ücretlerini de kapsadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 8. İş Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli kararı ile; davacının davalı işyerinden emeklilik nedeniyle ayrıldığını 23.01.2014 tarihli dilekçesi ile bildirdiği, davacıya kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 16.12.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesinde işyerindeki haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi buna ilişkin başkaca bir belge de mevcut olmadığı, bu sebeple haftalık çalışma süresinin 45 saat yerine 40 saat olarak kabul edilmesinin hatalı olduğu, yine fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğuna ilişkin sözleşme hükmü üzerine her hafta 5,2 saatlik fazla çalışma karşılığının aylık ücret içerisinde ödendiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesinin hatalı olduğu şeklindeki gerekçe ile Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İstanbul 8. İş Mahkemesinin 24.10.2022 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin 05.07.2022 tarihli duruşmasına davacı tarafın katılmadığı, herhangi bir mazeret de bildirmediği, duruşmada hazır olan davalı vekilinin davacı tarafça takip edilmeyen davayı takip etmediklerini beyan ettiği ve taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, ilgili Kanun maddesi uyarınca 05.07.2022 tarihinde işlemden kaldırılan davanın taraflarınca, üç ay içinde yenileme talebi olmadığı dikkate alınarak davanın 05.10.2022 tarihi itibarıyla açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 24.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; UYAP ile oluşturulan elektronik ortamdan yapılan incelemede, 31.03.2022 tarihinden sonra davacıya yapılmış bir duruşma günü tebligatı bulunmadığının anlaşıldığı, Mahkemenin 05.04.2022 tarihli ara kararında da belirtildiği üzere duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı, davacı vekiline usulune uygun davetiye ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligat da yapılmadığından, davacı vekiline yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi, usulüne uygun tebliğe rağmen gelmez ise davanın işlemden kaldırılması gerekirken 05.07.2022 tarihli celsede takipsiz bırakılan davanın üç ay içinde yenilenmediği kabulüyle açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma sonrası taraflarca kıdem tazminatı talebi bakımından ödemelerin yapıldığı belirtildiğinden kıdem tazminatı konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, fazla çalışma ücreti yönünden de bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İşyerinde çalışma süresinin haftalık 40 saat olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olup alacağın eksik hesaplandığını, raporlar arası çelişkinin giderilmediğini,
b. Faiz başlangıcının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davacının fazla çalışma ücretine hak kazanmadığını, davanın usulüne uygun açılmadığını,
b. Zamanaşımı def'inin değerlendirilmediğini,
c. Hesaplamanın hatalı olduğunu, davacıya ödenen primlerin fazla çalışma hesabında dikkate alınması gerektiğini, 270 saat fazla çalışma olgusunun haftalık değil, yıllık değerlendirilmesi gerektiğini,
d. Davacı çalışma saatlerini kendisi düzenlediğinden fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, zamanaşımı, fazla çalışma ücretinin ispatı ve hesap yöntemi ile faiz başlangıcı hususlarına ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.