Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8666
2025/9950
16 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8666 E. , 2025/9950 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2062 E., 2025/1297 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/27 E., 2020/210 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... ili ... ve ...'ta bulunan işyerlerinde 01.04.1993-01.03.2013 tarihleri arasında kuyumcu ustası olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 3.000,00 TL olduğunu ve elden ödendiğini, işyerinde iki öğün yemek verildiğini, 1993-2008 yıllarında her yıl on bir ay boyunca 09.00-24.00 saatleri arasında ve geri kalan bir ayda ise günde sekiz saat çalıştığını, 2008-2013 yıllarında her yıl yedi ay boyunca 09.00-24.00 saatleri arasında ve geri kalan beş ay boyunca günde sekiz saat çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini bu çalışmaları karşılığının ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerini kullanamadığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz bir şekilde sona erdirildiğini ve hak ettiği tazminatlarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla çalışma ücreti alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkil Şirkette 2010, 2011, 2012 yıllarında sadece yılın nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim aylarında çalışan mevsimlik işçi olduğunu, sadece ... ve ...'de bulunan ve yazın açık olan otellerdeki kuyumcu dükkanında yılın yedi ayı çalıştığını kış döneminde iş sözleşmesinin askıda olduğunu ve kışın başka işlerde çalıştığını, daha önce 1993-2009 yıllarında tasfiye edilen ... Kuyumculuk AŞ'de çalıştığını, davacının basit tamir işleri yapan vasıfsız işçi olduğunu, 3.000,00 TL ücret almadığını, gün içerisinde ortalama sadece 4 veya 5 saat çalışan davacının çalışma şekline ve fazla çalışma yaptığına ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacıya tasfiye edilen ... Kuyumculuk AŞ nezdindeki çalışmaları karşılığı kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları için 2011 yılında toplam 54.710,00 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin faizi ile birlikte mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) şahsi belgeleri ve hizmet döküm cetvelleri, banka kayıtlarının celbedilerek tanık beyanı, ... Turizm AŞ'ye yazılan müzekkere cevabı celp edilerek incelenmiş, tanıkların dinlenildiği, davacının fasılalı olarak davalı işverenden sigortalılık bildirimleri bulunduğu, davacının çalıştığı kuyumcu dükkanına ait otelin işletmecisi olan ... Turizm AŞ'ye yazılan müzekkere cevabına göre kuyumcu dükkanının 1996-2012 yılları arasında 01 Nisan-31 Ekim tarihleri arasında açık olduğu, kasım ve mart ayları arasında kapalı olduğu, davacının kesintisiz çalıştığı hususunu ispatlayamadığı, yaptığı işin mevsimlik iş olmadığı ve fasılalı çalıştığı kabul olunarak yıllık yapmış olduğu 7 aylık hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle toplam hizmet süresinin 01.04.1993-05.01.2013 tarihleri arasında 11... ay olduğu, kıdemi ve yaptığı işin niteliği dikkate alındığında davacının ücret iddiasını ispatladığı, hizmet süresi dikkate alındığında tazminatlarını almaksızın işten ayrılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiği, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazandığı, işçilik alacaklarının ödenmediği, yıllık ücretli izne ilişkin sunulan belge ve bilgi de bulunmadığı, taraf tanıklarının görgüye dayalı ve tanıkların davacıyla birlikte çalıştıkları dönem itibarıyla esas alınan beyanlarına göre haftalık ortalama 15 saat fazla çalışma yaptığının ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının anlaşıldığı, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 07.04.2020 tarihi itibarıyla SGK kayıtlarında davacının çalışması tüm yıl üzerinden prim ödenmek sureti ile gösterilmişken 7 ay üzerinden esas alınmasının hatalı olduğu, buna göre davacının hizmet süresinin 12... ay 4 gün olduğu, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının bu kabule göre yeniden resen hesaplandığı, davacının sair istinaf itirazlarının yerinde olmayıp fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplandığı dönemin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının çalışma süresi, görevi ve tanık anlatımları dikkate alınarak ücret konusundaki kabulde isabetsizlik bulunmadığı, ihbar tazminatı alacağının yeniden hesaplandığı, davacıya ... Kuyumculuk AŞ dönemine ait çalışmaları için 2011 yılında kıdem tazminatı ve sair işçilik alacaklarının tasfiyesi adına banka kanalıyla ödendiği iddia olunan 54.710,00 TL'nin mahsubu gerektiği ileri sürülmüşse de davacıya yapılan bu ödemenin neye ilişkin olduğunun ortaya konulamadığı, parça parça yapılan ödemenin davacıya davalı Şirket yetkilisi ... 'nın talimatları doğrultusunda nar bahçeleri için kullanması amaçlı gönderildiği, bu iddiayı destekler şekilde gönderilen e-postalarda yer alan masraf dökümleri ile tutarın örtüştüğü gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazları değerlendirilmeden ve bu doğrultuda farklı bir bilirkişiden itirazlarını karşılar rapor alınmadan eksik incelemeyle karar verildiğini,
b. Davacı müvekkilinin davalı işyerinde 01.04.1993-01.03.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, bu hususun tanık beyanlarıyla doğrulandığını, buna rağmen hizmet süresinin fasılalı olarak kabulünün hatalı olduğunu, davacının yıllın belli dönemlerinde çalıştığı yönündeki davalı savunmasının doğru olmadığını,
c. Müvekkilinin çalışma süresi boyunca her yıl 7 ay sabah 09.00’dan gece 00.00’a kadar çalışıp, 5 ay da günde sekiz saat çalıştığını, yaptığı fazla çalışmaları karşılığı hak ettiği ücretlerinin ödenmediğini, aynı şekilde millî bayramlarda ve resmî tatillerde çalışmaya devam eden davacının bu çalışmaları karşılığı ücretlerinin de ödenmediğini, davacının çalışma şekli ve çalışma saatlerinin tanık beyanlarıyla doğrulandığını,
d. Müvekkili davacının yıllık ücretli izinlerinin de kendisine ödenmediğini,
e. İş sözleşmesinin davalı tarafça haksız ve bildirimsiz olarak feshediliğini, bütün ısrarlı taleplerine karşın davalı işveren tarafından sürekli oyalandığını,
f. Davacıya ödendiği iddia olunan bedelin işçilik alacakları için değil davalı Şirket yetkilisi ... 'nın nar bahçeleri ile ilgili yapılacak olan masraf ve giderlerine ilişkin olduğunu, bu durumun taraflar arasındaki e-posta yazışmalarıyla da sabit olduğunu, kaldı ki iş ilişkisi devam ederken ödeme yapıldığı iddiasının tutarlı olmadığı gibi söz konusu ödeme için müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını ve takibe itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacıya banka kanalıyla işçilik alacaklarına mahsuben ödeme yapıldığını, ödemenin işçilik alacakları için yapılmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu ve davacının dilekçeler teatisinden sonra bir kısım belgeler sunmasına ve iddiasını genişletmesine taraflarınca muvafakat edilmediğini, dolayısıyla söz konusu iddianın hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki ... 'nın belirtilen işletmenin ortağı ya da yetkilisi olmadığını,
b. Tanık beyanıyla da sübut bulduğu üzere davacının gayesinin haksız kazanç teminine yönelik olduğunu, tüm haklarını almasına rağmen ve fesih tarihinden çok sonra açtığı bu davada gerçek bir işçilik alacağı varlığının ispat edilemediğini,
c. Ücret konusundaki kabulün hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, davacının asgari ücretle çalıştığını, davacının asgari ücretin üzerinde ücret aldığı iddiasını dosya kapsamına göre ispat edemediğini,
d. Davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanamayacağını, buna rağmen çalışmanın fasılalı olarak nitelendirilmesinin kanuna ve içtihatlara aykırı olduğunu, zira müvekkili tarafından kiralanan ve işletilen kuyumcu dükkanının içinde bulunduğu otelin işletmecisi olan şirketin cevabi yazısı ile de sabit olduğu üzere söz konusu işyerinin yılın belli dönemlerinde kapalı olduğunu ve çalışılmadığını, müvekkili Şirkete ait işyerinde faaliyetin sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte faaliyetin yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işlerin mevsimlik iş olarak kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan işin mevsimlik iş olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, fesih, aylık ücret miktarı, davaya konu alacak kalemlerine yönelik işverence ödeme yapılıp yapılmadığı, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılıp yapılmadığı konularına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı taraflara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.