SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/8637 E. 2025/9445 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/8637

Karar No

2025/9445

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8637 E. , 2025/9445 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/21 E., 2025/174 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... ve Kazakistan'da bulunan muhtelif şantiyelerinde 03.05.2010-02.06.2019 tarihleri arasında sıva ustası olarak aylık net 2.200,00 USD ücret ile çalıştığını, ücretin bir kısmının elden avans olarak kalanının banka aracılığıyla ödendiğini, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlendiğini ve sürecin anlaşma ile sona erdiğini, anlaşma belgesine rağmen davacının işbu davayı açmasının mümkün olmadığını, uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanamayacağını, talep konusu alacakların ... hukukuna göre değerlendirilmesi gerektiğini, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının ücret bordroları ile ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile; dosya kapsamına göre davalı Şirket ile organik bağı olan ve davalı Şirketin yurt dışı işlerinde aktif olan ... Şirketi ile davacı arasında dava konusu tüm işçilik alacakları konusunda ihtiyari anlaşma belgesi imzalandığı, bunun aksine söz konusu arabuluculuk belgesinin iptaline yahut sakatlığına ilişkin delil de bulunmadığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 hükmünde "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." şeklinde düzenleme bulunduğu, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan konularda dava açılması durumunda dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.07.2024 tarihli kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; somut uyuşmazlıkta dosyada mevcut 31.05.2019 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi ve son tutanağına göre arabuluculuk faaliyeti sırasında tarafların arabuluculuğun esasları, süreci, hukuki ve mali sonuçları konusunda bilgilendirildikleri, arabuluculuk süreci sonunda da davacı işçinin 20.03.2018-31.05.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin olarak anlaşmaya vardıkları, dosyadaki delil durumuna göre söz konusu çalışma dönemi yönünden anlaşma belgesine itibar edilmesinin yerinde olduğu, ancak bilirkişi raporunda davacının davalı işveren nezdinde yurt dışında 03.05.2010-31.05.2019 tarihleri arasında fasılalı olarak çalıştığının belirlendiği, o hâlde öncelikle davacının 20.03.2018 tarihinden önceki hizmet süresinin tespit edilmesi, ardından da ilgili çalışma döneminde uyuşmazlığa uygulanacak hukukun belirlenmesi ve sonucuna göre talep konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesinin gerektiği, İlk Derece Mahkemesince açıklanan hususlar dikkate alınmaksızın ve arabuluculuk anlaşmasının kapsamı dışına çıkılarak davacının tüm çalışma dönemi yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davacının en son 31.05.2019 tarihinde ...'da çalıştığı, eldeki davanın ise 26.01.2022 tarihinde açıldığı, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 20.03.2018 tarihinden önceki talepler yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, 20.03.2018-31.05.2019 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden ise tarafların arabuluculuk yoluyla anlaşmaya vardığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü iptal edildiğinden uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Müvekkilinin mutad işyerinin Türkiye olduğu gibi daha sıkı ilişkili hukukun da Türk hukuku olduğunu,
3. Davalı tarafça süresinde sunulmayan cevap dilekçesi içeriğinde ve ön inceleme duruşmasında yabancı hukuka dair bir itirazda bulunulmadığını,
4. Arabuluculuk anlaşma tutanağının geçerli olmadığını,
5. Davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerekmekte olup yargılama giderleri ve harçların taraflar üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ile vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacının 03.05.2010-16.06.2017 tarihleri arasındaki fasılalı çalışma döneminin tamamına ... hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmış ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; 03.05.2010-16.06.2017 tarihleri arasında ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tâbiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan söz konusu çalışma dönemlerinde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının 03.05.2010-16.06.2017 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim