Yargıtay yargitay 2025/8577 E. 2025/9347 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8577
2025/9347
1 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8577 E. , 2025/9347 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/954 E., 2025/923 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/446 E., 2025/190 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... Sendikasının üyesi olduğunu, ... ... Sendikası ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının üyesi bulunduğu ... ve ... ... Sendikası arasında 11.05.2022 tarihinde 01.11.2021-31.10.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin ... Sosyal Hizmetler İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulunun 22.12.2023 tarihli ve 38555 sayılı yazısı ile işyeri sendika temsilcisi olarak atandığını, davacının görev yerinin 02.09.2024 tarihli ve 12722697 sayılı yazı ile değiştirildiğini, 02.09.2024 tarihli ve 12722697 sayılı yazı ile müvekkilinin görev yerinin ve çalışma koşullarının değiştirilmesinin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 24/4 hükmüne, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine ve işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesine açıkça aykırı olduğunu belirterek dava konusu 02.09.2024 tarihli işlemin geçersizliğinin tespiti ile eski işine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işin esası gereği yapılan işlemin idari bir işlem olması göz önüne alındığında yetkili ve görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davacı ... dava dışı diğer kişilerin işyerinde kendi aralarında gruplaşmaya giderek iş ve işlemlerin aksamasına neden olduğunu, davacının işyerindeki huzur ve güven ortamını bozduğunu, işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin ekinde bulunan Disiplin Ceza Cetveline göre davacının ihtar cezası ile tecziyesine karar verildiğini, davacının, çalışanlar arasında huzursuzluğa sebebiyet verdiğini, İdarenin otoritesini sarsacak nitelikte davranışlar sergilediğini, sendikal faaliyetler yerine getirirken kişiler üzerinde baskı uyguladığını, personel biriminde bulunmasından kaynaklı yürütülen iş ve işlemlerde görevi gereği İdareyi bilgilendirmesi gereken konularda zaman zaman bilgilendirme yapmadığını, davacının görev yeri değişikliğinin haklı nedenle yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dışı Sendika tarafından 19.12.2023 tarihinde işyeri sendika temsilcisi olarak atandığı ve bu hususun 22.12.2023 tarihinde davalı işverenliğe bildirildiği, davalı işverence davacının yazılı rızası olmadan işyerinin değiştirildiği, 6356 sayılı Kanun'un 24/4 hükmü uyarınca işverenin, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işyeri değişikliği için yazılı rızasının olmadığı; öte yandan davalının işyeri değişikliğini haklı kılacak zorunluluk hâllerine dair delil göstermediği, cevap dilekçesinde bahsedilen tutanaklardaki olaylara ilişkin yapılan disiplin soruşturması sonucu davacıya disiplin cezaları verildiği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi tespit ve kabulünün isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, davacının eski işine iadesine dair taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla ve resen gözetilecek diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrası hükmü şöyledir:
"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hukuki dinlenilme hakkı" kenar başlıklı 27/1 hükmü ise "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler." düzenlemesini içermektedir.
6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yer bulan hukuki dinlenilme hakkı gereğince davanın tarafları, müdâhiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkının, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar.
Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan sadece davalı vekilinin istinaf sebeplerine yer verilmek suretiyle istinaf başvurusu hakkında esastan ret kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenmeksizin sadece davalı vekilinin istinaf başvurusu incelenerek karar verilmesi hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.