SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/8545

Karar No

2025/10047

Karar Tarihi

17 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8545 E. , 2025/10047 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1976 E., 2025/1929 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/98 E., 2025/103 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.09.2017 tarihinde yol masrafları işveren tarafından karşılanarak çalışmak üzere Maldivlere gittiğini, 01.10.2017 tarihinde çalışmaya başladığını ve burada 30.08.2018 tarihinde kadar çalıştığını, çalışmaya devam etmekte iken şantiye şefi tarafından herhangi bir sebep dâhi gösterilmeden işine son verildiğini, hak ve alacaklarının ödenmediğini, en son net 2.250,00 USD ücret aldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalı işyerinde bir çalışması olmadığını, herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, davanın yabancı para üzerinden açılmasının usule uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararın ortadan kaldırılarak dosyanın gönderilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda dosyanın bilirkişiye tevdi edilip 29.04.2025 tarihli ek rapor alındığı, 21.08.2017-25.09.2017 tarihleri arasındaki çalışmanın ispatlanamadığı, davalı tarafça yapılan ödemelerin dikkate alındığı, davacının talebinin aslında 21.08.2017-25.09.2017 tarihleri arasına ilişkin olduğundan çalışmanın 25.09.2017 tarihinde başladığı kabul edilip ücret alacağına ilişkin talebin reddine karar verildiği, asgari geçim indirimi yönünden de kabul edilen çalışma süresine göre yeniden hesap yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanık beyanlarına göre davacının Maldivler'de çalıştığı, davalı Şirketin Maldivler'de ... projesini yürüttüğü, davacının bu proje kapsamında çalıştığı, açıklanan nedenlerle davalı Şirket sorumlu tutularak hüküm kurmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Uyuşmazlıkta mutad işyeri olan Maldivler mevzuatının uygulanması gerektiğini,
2. Davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, çalıştığı Şirket ile müvekkili Şirket arasında bir bağ bulunmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini,
3. Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin belirsiz alacak olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını,
4. Taleplerin zamanaşımına uğradığını,
5. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının olmadığını,
6. Yabancı para üzerinden talep edilen ihbar tazminatının borcun muaccel olduğu tarihte geçerli kur esas alınarak Türk lirasına çevrilerek hüküm kurulması gerekirken yabancı para üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,
7. Davacının hizmet süresinin hâlen belirsiz olduğunu, yalnızca davacı tarafın beyanı doğrultusunda davacının ücret alacağının bulunduğunun kabulü hatalı olduğunu,
8. Asgari geçim indiriminin hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
9. Dinlenen tanıklar ve toplanan delillerde davacının işten işverence çıkarıldığı iddiası ispat edilemediğini,
10. Davacı ile tanıklar arasında menfaat birliği olduğunu,
11. Tamamen yurt dışında ifa edilen bir iş ilişkisinde, dinî ve millî bayram günlerinin Türk hukukuna göre belirlenemeyeceğini,
12. Bilirkişinin davacının çalıştığını varsaydığı gün ve saat aralıklarını neye göre belirlediği ve tespit ettiğinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanması gereken hukukun belirlenmesi, dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması ile hüküm altına alınan alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, davacının asgari geçim indiriminden faydalanıp faydalanamayacağı ve hükmedilen faiz hususlarındadır.
1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davacının asgari geçim indiriminden faydalanıp faydalanamayacağının açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Dairemizin 22.09.2020 tarihli ve 2016/23031 Esas, 2020/8789 Karar sayılı kararında Dairenin asgari geçim indirimi ile ilgili yerleşik hâle gelen görüşü şu şekilde belirtilmiştir:
"...
Asgari geçim indirimi bireyin ya da ailesinin asgari düzeyde geçimi için zorunlu olan ve belirli esaslara göre tespit edilen kısmın toplam gelirden indirilerek vergi dışı bırakılması uygulamasıdır. Bu uygulama 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinin 28/03/2007 tarihinde 5615 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmesi neticesinde yürürlüğe girmiştir. Asgari Geçim İndirimi vergi mükellefi ile devlet arasında vergi hukukunu ilgilendiren ilişkiden kaynaklanmakta olup, ücretin içindeki bir kısmın vergi kapsamı dışına çıkartılmasından ibarettir.
..."
Dairemiz kararında da belirtildiği üzere işçiye ücreti dışında ödenen asgari geçim indirimi, Kanun ile getirilmiş olup bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığı gibi vergi iadesi yerine getirilen bir müessese olduğundan vergiye tâbi olan işçiler açısından söz konusudur.
Somut uyuşmazlık bakımından durum değerlendirildiğinde; davacı işçi, yurt dışında çalıştığı ve ücretinden vergi kesintisi yapılmadığına göre davacının muaf tutulması gereken bir kısım da bulunmamaktadır. Şu hâlde davacının asgari geçim indirimi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili hükümde; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim