SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/8529

Karar No

2025/10044

Karar Tarihi

17 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8529 E. , 2025/10044 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3891 E., 2025/1091 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/628 E., 2020/770 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.09.2013-13.12.2017 tarihleri arasında elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, ücretinin net 2.713,07 TL olduğunu. iş sözleşmesinin hiçbir sebep gösterilmeden feshedildiğini, 04.09.2013 tarihine kadar ise ... Dağıtım AŞ'nin (... alt işverenlerinde çalıştığını, ... özelleştirilmesinden sonra iş sözleşmesinin feshedilerek davalı ... Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ'de (... Enerji AŞ) çalışmaya devam ettiğini, 31.08.2013 tarihine kadar ... alt işverenlerinde muvazaalı olarak çalıştığını, kadrolu çalışanlar ile aynı işi yapmasına rağmen hak ve alacaklarının ödenmediğini, Çalışma Bakanlığının muvazaa raporuna karşı İstanbul 1. İş Mahkemesinin 2011/681 Esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, davalının talebinin kesin olarak reddedildiğini ve davacının baştan beri dava dışı ... işçisi olduğunun kesinleştiğini, işinin dava dışı ... asıl işi olduğunu, davacının kadrolu işçilerle beraber aynı işi yaptıklarını, yaptıkları işin koordinasyon ve denetiminin dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiğini, davacının sendika üyesi olduğunu ancak toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadığını, davacıya ilave tediye ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret farkı, yıllık ücretli izin, ikramiye, ilave tediye, iş gücü tazminatı, sosyal yardım, vardiya tazminatı, gelir vergisi farkı, asgari geçim indirimi, giyim yardımı, yemek ve gıda yardımı, elektrik yardımı ve bakım yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile davalı arasında 11.10.2013 tarihinde iş sözleşmesi kurulduğunu ve bunun dışında herhangi bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, davacının 01.07.2017 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, davacının iyiniyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunması sebebiyle 13.12.2017 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının izinlerinin kullandırıldığını, çalışma gün ve koşullarına ilişki ve diğer iddiaların gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, özelleştirme öncesinde özelleştirme ile işyerini devreden ... ihale alınan işte muvazaa tespitine konu farklı alt işveren şirketlere bağlı olarak çalıştığı; ... özelleştirme sürecinin tamamlanmasını müteakip ise ... ile yüklenici firmalar arasındaki sözleşmelerin sona erdirildiği ve ihale konusu işin özelleştirme sonrasında hisse satış sözleşmesi ile işyerlerini devralan davalı ... Enerji AŞ tarafından yapıldığı, davacının özelleştirme sonrasında da özelleştirme öncesi işinde çalışmayı sürdürdüğü anlaşıldığından özellikle işyeri devri hükümleri gereği davalı ... AŞ'nin özelleştirme ile işyerini devralan işveren olması sebebiyle özelleştirme öncesi ve sonrası dönemden sadır işçilik alacaklarından sorumlu olduğunun kabul edildiği, 04.09.2013 tarihine kadar olan özelleştirme öncesi dönem için sendika üyesi olan davacının üyelik tarihine göre toplu sözleşmeden kaynaklı haklardan yararlanacağı, 04.09.2013-28.02.2015 özelleştirme sonrası devir ile art etki dönemi için ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) işyeri devri konulu 6. maddesi ile birlikte 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 36, 37... . maddeleri gereği davacının ... ile ... arasında imzalanmış 01.03.2013- 28.02.2015 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin zam dâhil hükümlerinden, bu sefer ile iş sözleşmesi hükmü olarak yürürlük tarihi olan 28.02.2015 tarihine kadar yararlanmaya devam edeceği, 01.03.2016 sonrası dönem için de (15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin statik art etki dönemi) 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin zam hükümleri hariç statik (mevcut durumu korumaya yönelik) uygulanmaya devam edeceğinin kabul edildiği, öte yandan davacının İstanbul 14. İş Mahkemesinde açtığı 2016/982 Esas sayılı davada 31.08.2013 tarihinde iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiası ile dava açtığı ve talep konusunun eldeki dava ile aynı olduğu fakat dönemlerin farklı olduğu anlaşılmakla, eldeki davada 31.08.2013 dönemi öncesine yönelik talepleri derdestlik sebebiyle dışlanarak, yalnızca özelleştirme sonrası dönem olan 04.09.2013-13.12.2017 tarihleri arasındaki 4 yıl 3 ay 9 günlük sürenin davaya konu hizmet süresi olarak kabul edildiği, davacının toplu sözleşmeden kaynaklı talepleri yönünden ise davacının 26.02.2012 tarihinden itibaren sendikal haklardan yararlanacağı, ancak toplu sözleşmenin art etkisinin 01.03.2016 tarihinde sona erdiği kabul edildiğinden ve bu dönemden sonra ... İş arasında imzalanmış başkaca bir toplu sözleşme de olmaması sebebiyle toplu iş sözleşmelerinin ve ... AŞ bordrolarının geçerli olması sebebiyle 28.12.2017 tarihli işbu davaya vaki zamanaşımı def'i sebebiyle ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı haklar bakımından dava konusu dönemin 04.09.2013-01.03.2016 arası kabul edildiği, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacıya 01.07.2019 tarihinde 19.757,17 TL kıdem tazminatı, 6.789,42 TL ihbar tazminatı, 1.620,00 TL multinet bedeli ödendiğinin anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kabul edilen ücret miktarı üzerinden yapılan hesaplamada davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği anlaşıldığından bu taleplerin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer istinaf itirazlarının reddine karar verildikten sonra, faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf sebebi değerlendirildiğinde; davacı tarafça davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, zamanaşımının dava tarihi itibarıyla kesildiği, bu durumda talep olunan alacaklar yönünden dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince dava/ıslah tarihi ayrımı yapılarak alacaklara faiz işletilmesinin hatalı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, gelir vergisi farkı, asgari geçim indirimi ve bakım yardımı alacaklarına ilişkin taleplerinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,
b. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,
c. Yüklenici firmalar ile dava dışı ... arasında asıl alt işveren ilişkisinin bulunmadığını,
d. Davacı ile dava dışı ... arasında herhangi bir iş ilişkisinin olmadığını,
e. Muvazaa kararının farklı yükleniciler için verilmiş olup davacının çalıştığı işverenler için de bu kararın kabul edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
f. Dava dışı ... nezdinde çalışmamış bir yüklenici firma işçisinin iş sözleşmesinin özelleştirme sonrasında müvekkili Şirkete devredildiği ve devralan işveren sıfatı ile sorumlu olduğu yönündeki tüm tespit ve iddiaların hatalı olduğunu,
g. Davacının dayanışma aidatı ödediğine ya da sendika üyeliğinin işverene bildirimine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını,
h. Müvekkili Şirket tarafından davacının hak ettiği sosyal yardım ve ikramiye alacaklarının davacıya eksiksiz ödendiğini, hiçbir hak ve alacağı kalmadığını,
ı. Bilirkişi tarafından yetkili sendika ile müvekkili Şirket arasında imzalanan 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesi yok sayılarak yapılan tüm hesaplamaların hukuka aykırı olduğunu,
i. Müvekkili Şirket ile ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin içeriği dikkate alındığında da müvekkili Şirketin davacı işçinin yıllık ücretli izin talebi bakımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,
j. Müvekkili Şirket ... Enerji AŞ ile ... sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden doğan sosyal yardım ve ikramiye alacaklarının tam ve eksiksiz ödendiğini,
k. Giyim yardımı, gıda yardımı ve yemek yardımı alacaklarına ilişkin hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
l. Davacı hiçbir surette dava dışı ... nezdinde çalışmadığı ve müvekkili Şirket ile ... arasında imzalanan toplu iş sözlemesinde de bu kaleme yönelik herhangi bir hüküm de bulunmadığından iş güçlüğü tazminatının hesaplanmasının hatalı olduğunu,
m. Davacının vardiya tazminatına hak kazanması için sendikaya üyeliği bulunduğunu ve vardiyalı sistemde çalıştığını ispatlaması gerektiğini,
n. Dava dışı ... çalışan kadrolu işçilerle aynı ücreti alması gerektiği iddia ve talebi hiçbir haklı sebebe dayanmadığından ücret farkı alacağı talebinin reddi gerektiğini,
o. Davacının elektrik yardımı alacağına hak kazanmadığını,
ö. Toplu iş sözleşmesi hükümlerinin art etki sebebiyle iş sözleşmesi hükmü olarak kabul edildiği döneme ilişkin alacaklara ancak yasal faiz işletilebileceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, talep edilen alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, alacakların hesap yöntemi, hesap dönemi, ispatı, alacaklara uygulanan faizin türü ile başlangıç tarihine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Elektrik dağıtım hizmetini üstlenen ... özelleştirme programına alınması sonucunda ..., 28.05.2013 tarihinde ... Perakende Satış AŞ ve ... olarak özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yükleniciler tarafından kurulan ... Enerji AŞ’ye ayrı ayrı işletme hakkı devir sözleşmesi ile devredilmiş olup bu kapsamda işletme hakkının %100 hissesi ... Enerji AŞ'ye ait hâle gelmiştir.
Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edildiğinden, bu dönem için davacının ... işçisi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının bu dönem için hesaplamalara esas alınacak ücretinin ve ücrete bağlı diğer haklarının davacının sendika üyeliğinin ... bildirildiği tarihten itibaren ...'ın taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir.
Davacının 04.09.2013 tarihinden itibaren ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürenin ise ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesine 09.07.2008 tarihli ve 5784 Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ve 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren fıkra; "Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri, gerekli hallerde üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler." şeklindedir. Bu hüküm 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14.03.2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun (6446 sayılı Kanun) 30. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup 6446 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile; lisans sahibi tüzel kişilerin, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabileceği düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 48. maddesine göre de, lisans sahibi tüzel kişiler, lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler. Hizmet ise dağıtım faaliyeti kapsamında; arıza giderme, endeks okuma, kesme-bağlama, sayaç sökme-takma, ihbarname dağıtma, kaçak tarama, proje, hukuk, bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayın, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetleri ifade eder.
..., 6446 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre lisans sahibi tüzel kişi olarak lisans kapsamındaki faaliyetlerle ilgili hizmet alımı yapmaktadır. ...’ın dağıtım faaliyeti kapsamında ihale yoluyla gördürdüğü işler arasında yukarıda ifade edildiği üzere arıza giderme, endeks okuma, kesme bağlama, sayaç sökme takma, bakım onarım işleri bulunmaktadır. ... Enerji AŞ'de sözü edilen ihaleler kapsamında yasal düzenlemelere uygun şekilde iş üstlenmektedir.
Dosya kapsamından 6446 sayılı Kanun'un hukuki çerçevesinde işlem tesis edildiği, davacı işçinin ihale ile verilen işler kapsamında elektrik teknisyeni olarak çalıştırıldığı belirlenmiştir. Her ne kadar özelleştirme öncesi, ... ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişki kesinleşen yargı kararlarına göre muvazaalı ise de özelleştirme sonrası ... ile ... Enerji AŞ arasında yasal düzenlemelere uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yapılan açıklamalara göre, davacının ... Enerji AŞ'de çalışmaya başladığı 04.09.2013 tarihi itibarıyla ... taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı bulunmamaktadır.
Şu hâlde öncelikle 01.08.2013 tarihine kadar olan dönem için davacının sendika üyeliğinin davalı ... bildirilip bildirilmediği belirlenmelidir. Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve 2022/13480 Esas, 2022/12661 Karar sayılı kararında muvazaanın varlığı durumunda işçinin gerçek işveren tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşulları şu şekilde açıklanmıştır: "... Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi asıl alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının ya da geçerli olarak kurulmadığının ve işçinin çalışma süresinin en başından itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun belirlendiği durumlarda; işçi, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde yetkili sendikaya üye olsa da gerçek işveren olan asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi; ancak taraf sendika üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren mümkündür. ..." Buna göre sözü edilen dönem için, davacının ... taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sendika üyeliğinin ... bildirildiği tarihten itibaren yararlanabileceği kabul edilerek hesaplamaların yapılması gerekir. 01.08.2013 tarihinden sonraya ilişkin uyuşmazlık dönemi bakımından davacının ... taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir.
04.09.2013 tarihinden sonraki çalışmalar için ise davacı işçinin davalı ... Enerji AŞ'de çalıştığı sürede, bu davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinden 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesine göre yararlanması mümkündür. Ancak dava dilekçesinde davacının ... Enerji AŞ'nin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığı ve bu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği yönünde bir iddiasının bulunmadığı anlaşıldığından 04.09.2013 sonrası için toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar bakımından değerlendirme yapılması mümkün değildir. Davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanmayan alacakları (kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti) da bulunduğundan 04.09.2013 sonrası için yalnızca bu alacaklar için yeniden değerlendirme yapılması gerektiği hususu göz önünde bulundurulmalıdır.
Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim