Yargıtay yargitay 2025/8500 E. 2025/9625 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8500
2025/9625
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8500 E. , 2025/9625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1480 E., 2025/1745 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/283 E., 2022/368 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 06.12.1999-14.02.2020 tarihleri arasında bakım formeni olarak çalıştığını, müvekkilinin yıllık izin ücreti alacaklarını talep ettiğini, davalı işveren tarafından bu talebi kabul edilmeyerek iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, işyeri uygulaması hâline gelen ikramiye ödemesinin son bir yılda eksik yapıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkete ait aküleri tamir gerekçesiyle Şirket dışına çıkararak üçüncü kişilere sattığını, satış bedelini kendi nam ve hesabına tahsil ettiğini, bu durumun müvekkili Şirket tarafından öğrenilmesinden sonra davacı işçinin yazılı ifadesinin talep edildiğini, davacının 14.02.2020 tarihli yazılı beyanı ile açıkça ikrar ettiğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren tarafından, iş sözleşmesinin 14.02.2020 tarihli fesih bildirimi ile bakım formeni olarak çalışan davacının davalıya ait olan aküleri işveren bilgisi dışında Şirket dışına çıkarması ve bunları üçüncü kişilere satması ve bedelini kendi uhdesinde tutması gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II hükmü uyarınca haklı nedenle sona erdirildiği, dinlenen davacı tanıklarının fesih döneminden önce işten ayrıldıkları, davalı tarafından sunulan özlük dosyasında davacının 14.02.2020 tarihli savunma beyanında kendi el yazısı ile 52 adet aküyü tamir amaçlı götürdüğünü, tamir olamayacaklarını öğrenince orada bıraktığını, akülerin hurda bedelinin kendi hesabına yattığını, davalı Şirkete iade etmediğini kabul ettiği ve imzaladığı, bu hâliyle davacının üzerine atılı eylemleri ikrar ettiğinin kabulü gerektiği, işverenin öğrenme anı ve eylemin niteliği dikkate alınarak yapılan feshin haklı olduğunun değerlendirildiği, işverenin dava konusu yıllık izinlerin ücretlerinin ödendiğini kanıtladığı, işçinin ücretinin ödendiğinin ispatının işverene ait olduğu, işverenin ücretin ödendiğini bordro ve benzeri yazılı belgelerle ispatlamak zorunda olduğu, davalı işveren tarafından dava konusu ikramiye alacağının ödendiğinin ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işverene verdiği 14.02.2020 tarihli savunmasında 30.12.2019 tarihinde kendi el yazısı ile 52 adet aküyü tamir amaçlı götürdüğünü, tamir olamayacaklarını öğrenince orada bıraktığını, akülerin hurda bedelini kendi nam ve hesabına aldığını kabul ettiği ve imzaladığı, davacının akülerin hurda bedelinin iade edildiğine yönelik beyanı bulunmadığı gibi imzaya yönelik itirazının da bulunmadığı ve irade fesadının ispatlanamadığı, davacının kullanılmayan yıllık izinlerini talep etmesi nedeniyle iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia etmesine rağmen dinlenen davalı tanıkları ve davacının işverene sunduğu savunması karşısında davalının haklı feshi ispatladığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı işverenin hırsızlık iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunu,
2. Müvekkiline imzalatılan evrakların, müvekkilini işçilik alacaklarından yoksun bırakmak amacıyla baskı ve işkence yapılmak suretiyle, bir odanın içine hapsedilerek zorla imzalattırıldığını,
3. Davalının savunma alma prosedürünü usulüne uygun bir şekilde yerine getirmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin fesih şekli ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.