Yargıtay yargitay 2025/8486 E. 2025/9619 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8486
2025/9619
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8486 E. , 2025/9619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1107 E., 2025/131 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/49 E., 2025/88 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ödenmemiş veya eksik ödenen ücretler, yıllık ücretli izin ve işsizlik ödeneği alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, ödenmemiş işçilik alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na dayanılarak çıkartılan ve 02.06.2018 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik sonrası taraflar arasında yürütülen arabuluculuk sürecinde davacı tarafça başvuru formunda ödenmeyen ücretlerin, primlerin, fazla çalışma ücretinin, kıdem tazminatının ve diğer yasal alacakların ödenmesinin talep edildiği, arabuluculuk son tutanağında “İşçi işveren ilişkisinden kaynaklı iş sözleşmesine dayalı olarak Ücret, prim/prim ikramiye alacağı, fazla çalışma ücreti/fazla sürelerle çalışma ücreti, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesi talebi hususlarında anlaşmaya varamamışlardır.” ifadelerine yer verildiği, dava konusu edilen işsizlik ödeneği, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yol parası, yemek parası, giyim yardımı ve yakacak yardımı alacaklarının arabuluculuk görüşmelerine konu edilmediği, bu sebeplerle mezkur alacak kalemlerinin tefriki ile ayrı esasa kaydedildiği belirtilerek sözü edilen alacak kalemleri yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru formu uygulamasının başladığı 02.06.2018 tarihinden sonraki başvurularda hangi alacak veya tazminat kalemleri konusunda anlaşma sağlandığı veya sağlanamadığını açıkça belirtmeyen son tutanağa göre dava şartının gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, davacının arabuluculuk başvuru belgesinin Yönetmelik yürürlük tarihinden sonra olduğu, işsizlik ücreti, yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yol parası, yemek parası, giyim yardımı, yakacak yardımı alacakları bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinin kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Adil yargılanma hakkı ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,
2.Yargıtay tarafından ilgili konuda Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmaksızın norm denetimine tâbi olmadan ve kanun mahiyetinde bulunmadan, kendi içerisinde görüş benimsenmesinin ve bunun kanunmuş gibi uygulanmasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırı olduğunu,
3. Tarafların davadan önce arabuluculuk dava şartını yerine getirdiklerini, son tutanağa bağlı kalınarak son tutanakta tek tek alacak kalemlerinin yazmamasından dolayı arabuluculuğa başvuru şartının sağlanamadığının söylenemeyeceğini,
4. Adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde, Mahkeme tarafından arabuluculuk tutanağından anlaşılamayan hâllerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesi çerçevesinde taraflara açıklattırılarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini,
5. Davalının cevap dilekçesinde ve arabuluculuk sürecinde herhangi bir şekilde arabuluculuk tutanaklarına itiraz etmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davaya konu alacak kalemleri bakımından dava şartı arabuluculuğun yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.