SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/8485 E. 2025/9786 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/8485

Karar No

2025/9786

Karar Tarihi

10 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8485 E. , 2025/9786 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/52 E., 2025/1091 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/119 E., 2024/41 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... (... Şirketi) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... (...) ... terminalinde 19.02.1997 - 31.12.2020 tarihleri arasında değişen alt işveren Şirketler bünyesinde aşçı olarak, en son net 5.700 TL ücret ile çalıştığını, davacının emir ve talimatları ... yetkililerinden aldığını, buna rağmen ...'ın muvaazalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarını başka firmalar üzerinden yaptırdığını, davacının iş sözleşmesinin işin sona ermesi gerekçe gösterilerek sonlandırıldığını, çalışma sisteminin 7 gün çalışma 7 gün dinlenme şeklinde olduğunu, hafta tatilini kullanmadığını, resmî tatillerde çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili, yıllık izin, asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak, davalı Şirketin işçi temin etmekten başka bir sıfatı olmadığını ve işçiye emir ve talimat verme yetkisinin de olmadığını, bu sebeplerle işveren sıfatında bulunmadığını, davacının talep ettiği alacaklardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının 854 sayılı Deniz İş Kanunu (854 sayılı Kanun) kapsamında çalıştığını, 854 sayılı Kanun'da alt işveren asıl işveren ilişkisinin tanımlanmadığını, ...'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın esastan da reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının gemi aşçısı olarak çalıştığı ve taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmadığından uygulanacak mevzuatın 854 sayılı Kanun olduğu, davacının mülkiyeti ...'a ait olan deniz vasıtalarında görevini ifa ettiği, gemilerin yanaştığı rıhtımdaki iskelenin ...'a ait olduğu, 17... tarih 22261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... Ana Statüsünde ...'ın iskeleler inşa ettirip işletebildiği, deniz araçları ile teçhizatını inşa, imal ettirebildiği, kılavuzluk, römorkörcülük, palamarcılık, tahmil/tahliye, kurtarma ve yardım işleri ve yer hizmetleri, dalgıç hizmetleri ile her türlü liman işletmeciliğini yapabildiği hususlarının düzenlendiği, tanık anlatımlarına göre işçilerin emir ve talimatları ... yetkililerinden aldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yer alan alt işveren Şirketlerin tamamen göstermelik olduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının kıdem tazminatına esas hizmet süresinin toplam 23... gün olduğu, en son ücretinin aylık çıplak brüt 4.267,35 TL olduğu belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) alt bendinde ve 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı ...'ın, aynı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, gemiadamı davacının yaptığı işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı bir ilişki olmadığı bu nedenle davalı ...'ın dava konusu işçi alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, Mahkemenin bu yöndeki kabulünün hatalı olduğu, davalı ... Şirketinin 854 sayılı Kanun'da asıl işveren - alt işveren hükümlerine yer verilmemesi ve davacı tarafından herhangi bir muvazaa iddiasına dair ispat vasıtası ileri sürülmemiş olması nedeni ile davacının kendisinde çalıştığı süreyle sınırlı olarak dava konusu alacaktan sorumlu tutulması gerektiğini savunmuş ise de; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/51107 esas ve 2013/9195 karar nolu ilâmında; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde işyeri devri ile ilgili ayrıntılı ve açık bir düzenleme olduğu, buna karşılık bu maddenin her iki kanunun özel kanun olması nedeniyle deniz iş hukuku alanında özellikle gemiadamı açısından uygulama alanının bulunmadığı ve ancak genel kanun olan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 428. ve 429. maddelerindeki hükümleri gereğince devralan işverenin tüm süre üzerinden sorumluluğunun olduğu belirtilmiş olup 6098 sayılı Kanun gereğince davalı ... Şirketinin Mahkemece davacının tüm çalışma dönemi üzerinden sorumlu tutulmasının isabetli olduğu, davacının son brüt ücretinin 4.267,35 TL olduğu kanaatine varıldığı, bu yöndeki istinafların da yerinde olmadığı, ispat yükü üzerinde olan davalı işveren davacının iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak ve ihbar öneli verilerek feshedildiğini ispatlayamadığından kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasının dosya kapsamına uygun olduğu, davacının bakiye 562 günlük yıllık izin ücreti alacağının ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, hükme esas alınan raporda; davacıya günlük 6 saat fazla calışma yaptığı kabul edilerek buna ilişkin zamlı ücretin ödendiği, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ile hafta tatili alacağı kayıtlar uyarınca belirlendiğinden indirim yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hafta tatili alacağının 1 günlük yevmiye esas alınarak hesaplandığı, hesaplamalarda gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı, zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı, arabuluculuk giderine hükmedilmemesinin ise hatalı olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu alacaklardan ...' ın sorumlu olduğunu,
b. Davacının ücreti hatalı belirlendiğinden tüm alacaklarının eksik hesaplandığını,
c. Tanık beyanları ile 7 günlük çalışma döneminden 24 saat çalışma yapıldığının ispatlanmasına karşın hesaplamanın eksik yapıldığını,
ç. Hesaplama yapılırken gelir vergisi kesintisi yapıldığını
d. Faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından asıl işveren alt işveren ilişkisine dair 854 sayılı Kanun'un irdelenmediğini,
b. Müvekkili ile ... arasında akdedilen hizmet alım sözleşmelerinde dahi çalıştırılacak personellerin kıdem tazminatından ve işçilik alacaklarından ...'ın sorumlu olduğunun düzenlenmiş olmasına rağmen Mahkeme tarafından ... yönünden husumetten ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu,
c. Davacının müvekkili nezdindeki çalışması 1 tam yılını doldurmaması neticesinde kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını,
ç. Davacının hizmet süresindeki kesintilerin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,
d. Dava konusu iddiaları kabul etmemekle birlikte davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından devir suretiyle sonlandırıldığını, işyeri devrinin gerçek anlamda bir fesih olmadığını,
e. Hafta tatili alacağının hatalı hesaplandığını,
f. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu işçilik alacaklarından davalı ...'ın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ücretin tespiti ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının hesaplanması, yapılan hesaplamalarda gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmadığı ve faize ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... Şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı Aypark Şirketine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim