SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/8472 E. 2025/9715 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/8472

Karar No

2025/9715

Karar Tarihi

9 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8472 E. , 2025/9715 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1917 E., 2025/1921 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/2 E., 2024/378 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2003 yılı Ağustos ayında davalı Şirket bünyesinde çalışmaya başladığını ve 31.03.2023 tarihine kadar üretim grup lideri olarak çalıştığını, emekliğe hak kazanmasına rağmen tekrar çalışmasının talep edilmesi üzerine 31.03.2023 tarihinde akdolunan sözleşme gereği yeniden çalışmaya başladığını, ancak iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, ... . isimli dava dışı çalışanın işten ayrılışı sırasında müvekkili tarafından rahatsız edildiğini beyan etmesi üzerine müvekkilinin 10.05.2023 tarihinde savunmasının alındığını, yıllardır davalı Şirket nezdinde aralıksız çalışan ve bu hususta en ufak bir şikâyete dahi uğramayan müvekkiline karalama kampanyası yapılarak sadece 3-4 ay çalışan bir işçinin asılsız söylemi ile işten çıkarıldığı yetmezmiş gibi Kuruma verilen ayrılış bildirgesinde kodun işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile öngörülen fesih durumuna ilişkin olması nedeniyle mağduriyet yaşadığını, gerçeğe ve fiilî duruma aykırı bu kodun işçinin istifasına ilişkin kod olarak düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek işten ayrılış bilirdirgesinde yer alan kodun değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin işverenin bildirimleri doğrultusunda usul ve kanuna uygun olarak gerçekleştirildiğini, işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarında yasal muhatabın işveren olduğunu, bu tip davalarda müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Gereçleri San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talep ve iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, iş sözleşmesinin Disiplin Kurulu kararı ile haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili Şirket çalışanı kadın işçinin işten ayrılırken davacının kendisine yönelik uygunsuz davranışlarda bulunduğunu beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesi bilgi sahibi olan bu kişilerin beyanlarıyla davacı hakkındaki iddiaların teyit edildiğini, ayrıca davacının işyerindeki bir başka kadın çalışana da benzer davranışlar sergilediğinin tespit edildiğini, bu durumun işverence tolere edilmesinin mümkün olmadığını, davacı yaşanan olaylarla ilgili savunmasında suçlamaları kabul etmemesine rağmen, savunması müvekkili Şirket İşyeri Disiplin Kurulu tarafından yeterli görülmeyerek, davacının iş sözleşmesinin feshine karar verildiğini ve kendisine fesih bildirimi gönderilerek, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(c) hükmüne göre haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanlarının alındığı, tüm dosya kapsamının incelendiği, davacının iddiaları değerlendirildiğinde, dava açmakta hukuki yarar bulunduğu yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunduğu, işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabı işveren olup SGK'ya husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, dosya içeriğine göre davacının 15.08.2003-31.03.2023 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı ve emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı, akabinde 01.04.2023 tarihinden itibaren yeniden davalı işyerinde çalışmaya başladığı 12.05.2023 tarihinde işten çıkarıldığı, SGK işten ayrılış bildirgesi incelendiğinde davacının işten ayrılış kodunun "44-İşçinin Başka İşçiyi Taciz Etmesi" olarak gösterildiği, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde yapılan değerlendirmede, davacı tarafından ... . isimli kadın çalışana gönderilen mesajların taciz niteliğinde olduğu, bu itibarla davalı işveren tarafından bildirilen işten ayrılış kodunun yerinde olduğu kanaatine varılarak, SGK yönünden davanın husumetten reddine, davacı tarafından ispatlanamayan davanın davalı ... Yapı Şirketi yönünden ise esas yönünden reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(h) hükmüne göre hukuki yararın dava şartı olduğu ve davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması gerektiği, tespit davalarının eda davalarının öncüsü olup eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, konuya ilişkin emsal içtihatların da bu yönde olduğu, tespit davasında, sadece tespit hükmü verilebileceği ve davalının varlığını inkâr ettiği ilişkinin var olduğu veya yokluğunu inkâr ettiği hukuki ilişkinin yok olduğunun hükme bağlanacağı, işveren tarafından SGK'ya bildirilen işten ayrılış kodunun düzeltilmesine ilişkin tespit davalarında güncel hukuki yararın varlığının, her somut olayın özelliğine göre ve dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiği, Dairenin kaldırma kararı doğrultusunda gerekli araştırma yapıldığı, tanıkların dinlendiği, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin davalı işyerinde 2003 yılından itibaren yönetici sıfatıyla çalıştığını, bu güne kadar olumsuz sicil oluşturabilecek herhangi bir eylemi olmadığını, işten çıkışına sebep olan dava dışı kadın çalışanın davacıdan işinin ağır olduğu gerekçesiyle daha rahat bir bölüme geçirilmeyi talep ettiği ancak davacıdan olumsuz bir yanıt alınca, işin ağır olduğu ve buna benzer bir çok sebebi de gerekçe göstererek istifa ettiğini,
2. Müvekkili ile ilgili kişi arasında karşılıklı rızaen mesajlaşmalar varken söz konusu durumun farklı anlatılması sonucunda müvekkilinin kötü bir iftira ile karşı karşıya bırakıldığını, kaldı ki müvekkilinin işten çıkmasına sebep olan kişinin herhangi bir suç duyurusunda bulunmadığını
3. Bahsi geçen olayda karşılıklı olarak bir mesajlaşmanın dışında davacının asla kimseyi herhangi bir çalışanı taciz etmesi gibi bir durumu söz konusu olmadığını, müvekkilinin beyanlarına hiçbir şekilde itibar edilmeyerek tacize ilişkin ayrılış kodu ile çıkış işlemleri yapılmasıyla mağdur edildiğini,
4. Davalı işyerinde uzun yıllardır çalışan davacının kimse ile özel bir ilişki kurmadığı gibi herkesle ağabey kardeş ilişkisi kurmaya özen gösterdiğini, tanıklarının beyanlarından da bunun anlaşılacağını, beyanına itibar edilen ... . isimli işçinin kendisi lehine menfaat temin etmek amacıyla taraflı hareket ettiğini ve gerçeğe aykırı anlatımlarda bulunduğunu,
5. Bir kısım çalışanların içeriği konusunda ayrıntılı beyanda bulunmadıkları varlığı iddia olunan mesajların taciz boyutunda olmayıp, içeriği doğrulanmayan ve rızaya dayalı olduğu anlaşılan mesajlar gerekçe gösterilerek bunca yıllık kıdeminin göz ardı edilmesi ve yazılı kodla işten çıkartılmasının haksız olduğunu beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının işten ayrılışına ilişkin olarak bildirilen kodun fesih sebebine uygun olup olmadığına ve düzeltilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim