Yargıtay yargitay 2025/8424 E. 2025/9783 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8424
2025/9783
10 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8424 E. , 2025/9783 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/46 E., 2025/1078 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/525 E., 2021/474 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.07.2013 tarihinde davalı işverenin fabrikasında otomasyon sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin ... mezunu olduğunu, 2017 yılı Ocak ayı öncesinde ... makinelerinin şifrelerini, bilgisayar erişim şifreleri dâhil olmak üzere, sistemin bütün şifrelerini pozisyonu gereği kullanmasına rağmen Ocak ayından bu yana bütün şifrelerin işverence müvekkilinin elinden alındığını, 2017 yılının Ocak ayının ilk haftasından müvekkilini iş sözleşmesini feshettiği tarihe kadar, işyerinde müvekkiline psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını, müvekkilinin ilk işe başladığında sabah 08.30-18.00 arasında, cumartesi günü 09.00-12.00 saatleri arasında çalıştığını, bu şekilde yaklaşık 2.5 yıl çalıştığını, bu süre sonunda vardiya sistemine geçildiğini, üç vardiya sisteminde 08.00-16.00, 16.00-24.00, 24.00-08.00 saatleri arasında çalışma olduğunu, üç vardiya sistemine geçildiğinde müvekkilinin sadece haftanın 1 günü hafta tatili kullandığını, tatil günü dışındaki diğer günlerde vardiya düzenine göre çalıştığını, fazla çalışma yaptığı ve bu ücretlerinin davalı işverenden talep ettiği hâlde bugüne kadar fazla çalışma ücretlerinin de ödenmediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin ... . Noterliğinin 03.04.2017 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, müvekkili işyerinde üç vardiya sisteminin uygulandığını, çok nadir fazla çalışma yaptırıldığını, çok nadir de olsa yaptırılan fazla çalışmalar için çalışanlardan sene başında yazılı onayın alındığını, ay içerisinde yaptırılan fazla çalışmaların yerine denklik izninin iki ay içinde bire bir, iki aydan altı aya kadar da bire bir buçuk şeklinde kullandırıldığını, resmî tatil ve bayramlarda yapılan fazla çalışmaların ücret olarak ödendiğini, sonuç itibarıyla fesih tarihi itibarıyla davacının muaccel hâle gelmiş herhangi bir alacağının olmadığını, davacının gönderdiği ihtarnamenin tebliğinden sonra psikolojik taciz iddiasının da araştırıldığını ve bahsedilen süre olan Ocak ayının ilk haftasından beri, iddiaların tam aksine davacının müvekkili Şirkete zorluk çıkarttığını, 2017 yılı başında yapılan denetleme sırasında şifreleri girmediğinin ve denetlemeye yardımcı olmaktan imtina ettiği, şifrelerin ne olduğu sorulduğunda bunları söylemediği, daha sonra amirine söylediği şifrelerin de yanlış çıktığı, izinli olduğu bir günde işyerine gelerek bazı vinçlere izinsiz olarak müdahale ettiği, yapması gereken yedeklemeleri 3-4 yıldır yapmadığı, giymesi gereken iş elbisesini giymeden birçok sefer iş yaptığı ve çalışmasına da görev tanımında yazılı şekilde devam ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinde davacının başka bir iş bulduğu ve kendisini kovdurmaya çalıştığı kanaatinin oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 02.07.2013-03.04.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalışan davacının, 2017 yılı Ocak ayı öncesinde ... makinelerinin şifrelerini, bilgisayar erişim şifreleri dâhil olmak üzere sistemin bütün şifrelerini pozisyonu gereği kullanmasına rağmen 2017 yılı Ocak ayından itibaren bütün şifrelerin davalı işveren tarafından davacının elinden alındığı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar gündüz formeni ve otomasyon sorumlusu olmasına rağmen, şifre kullanarak yapması gereken işleri sırf şifreleri bilmesin ve kullanmasın diye gece vardiyasındaki sorumlu çağrılmak suretiyle, bu işçiye şifre kullanılması gereken işlerin yaptırıldığı, kendisine işyerinde yokmuş gibi davranılmaya, hiçbir iş verilmemeye başlandığını, işyerinde akşama kadar oturup hiçbir iş yapmadan vardiyanın dolmasını beklemek zorunda kaldığını, kendisine bu şekilde davranılmasının kişilik haklarının da zedelenmesine sebep olduğu, işyerinde bulunan diğer işçilere karşı suçluymuş imajının verildiğini, tamamen soyutlanmasının sağlandığı, 2017 yılının Ocak ayında davalı şirket tarafından formenler için İngilizce eğitimi verildiği, bu eğitimde formen olmayan teknisyenler de mevcut iken kendisinin bu eğitime dâhil edilmediği gerekçeleriyle işyerinde kendisine psikolojik taciz yapıldığı yönündeki iddialarını ispatlayamadığı kanaatine varılarak manevi tazminat alacağının bulunmadığı sonucuna varıldığı, dosya kapsamındaki tüm belgeler, bilirkişi raporları ve Mahkemece yapılan keşif doğrultusunda davacının fazla çalışma alacağının bulunmadığı ve manevi tazminat gerektirecek hususların davacı tarafından ispatlanamaması nedeniyle feshin haklılığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davalı tarafça, işe giriş ve işten çıkış kayıtlarının sunulduğu, bu kayıtların imzasız olduğu, Mahkemece, davalı işyerinde keşif icra edilerek rapor alındığı; 22.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, sisteme hukuka aykırı olarak girilip bir değişiklik yapılmadığının tespit edildiğinin belirtildiği, hükme esas alınan 08.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda, giriş çıkış kayıtlarına göre yapılan hesaplamada, serbest zaman belgeleri hariç, sadece yapılan ödemeler mahsup edildiğinde dahi davacının bakiye fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığı, yine aynı raporda tanık beyanları esas alındığında da serbest zaman belgeleri hariç, sadece yapılan ödeme mahsup edildiğinde dahi davacının yine fazla çalışma alacağının bulunmadığının tespit edildiğinden fazla çalışmanın reddine ilişkin kararın isabetli olduğu, dosya içerisinde, tanık beyanları dışında, davacıya psikolojik taciz uygulandığına dair delil bulunmadığı, mevcut delillere göre psikolojik tacizin ve manevi tazminata esas alınabilecek ağırlıkta bir eylemin varlığının ispat edilemediği, davacının ödenmeyen fazla çalışma alacağı bulunmadığı, psikolojik taciz iddiası da ispatlanamadığından kıdem tazminatının reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde bildirilen tanık ... . dışında, duruşmada hazır edilen diğer davalı tanıklarının dinlenilmesinin, ikinci tanık listesi sunma yasağına aykırı olduğu ve doğru olmadığı ancak bu durumun sonuca bir etkisi olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğini, Mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini,
2. İşyerinde psikolojik taciz uygulandığına dair somut verilerin dosyada olduğunu, manevi tazminat taleplerinin reddinin hatalı olduğunu,
3. Fazla çalışma alacağına ilişkin yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıya psikolojik taciz uygulanıp uygulanmadığı, feshin haklı nedenle dayanıp dayanmadığı ile kıdem tazminatı, manevi tazminat ve fazla çalışma alacağının ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.