Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8377
2025/9906
15 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8377 E. , 2025/9906 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1854 E., 2025/1236 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/565 E., 2025/226 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının açtığı alacak davasında hükmedilen alacakların ilâmlı icra yoluyla tahsilinin talep edildiğini, davalının Batman İcra Dairesi icra dosyasına ödeme yaptığını ancak enflasyonun yüksek seyrinden mütevellit alacaklara uygulanan faiz ile karşılanamayacak derecede davacının zararı oluştuğunu ileri sürerek davacının uğradığı aşkın zararın (munzam zararın) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın makul sürede bitmemesinin davalıya kusur olarak yüklenemeyeceğini, husumet itirazlarının olduğunu, munzam zararın oluşabilmesi için borcun ifasında temerrüde düşülmüş olması, alacaklının temerrüt faizinden fazla bir zararının olması, borçlunun kusurlu olması, alacaklının aşkın zararı ile borçlunun temerrüdü arasında illiyet bağının mevcut olması gerektiğini, ancak bu şartların işbu davada gerçekleşmediğini ve talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının varsa bir aşkın/munzam zararı, bunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi çerçevesinde somut vakıalar ile iddia ve yöntemince ispatının şart olduğu, Mahkemeye hiçbir delil getirmeyen, somut vakıalara dayanmayan, davacının salt varsayımlarına dayalı soyut munzam zarar talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ispat edemediği munzam zarar talebinin reddi isabetli olup İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/3534 Esas sayılı güncel kararında enflasyon nedeniyle munzam zararın talep edilebileceğine, ekonomik unsurlardan oluşacak sepet hesabına göre alacağın bilirkişi raporuyla belirlenmesine karar verildiğini,
2. Anayasa Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2014/2267 Başvuru numaralı kararı uyarınca davayı açmakta hukuki yararı olduğunu, davacının hiçbir şekilde alacağına geç kavuşmasında kusurlu olmadığını, icra dosyasında davacının ana parasına temerrüt tarihi ve paranın yatırıldığı tarihe kadar geçen süredeki işletilen faizin davacının gerçek alacağını hiçbir şekilde karşılamadığını ve davacının munzam zararının doğduğunu, davalının alacağı her aşamada ödeyebilecek durumda olmasına rağmen ödemediğini, alacaklının temerrüdün gerçekleştiği tarihle ödemenin yapıldığı tarih arasında paranın alım gücünde azalma meydana geldiğini gösteren delilleri ibraz etmesinin yeterli olduğunu, her ne kadar çoğu olayda aşkın zararın miktarı tam olarak tespit edilemese de olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutularak zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi ve talebin kabulü gerektiğini, mülkiyet hakkının mevcut durumda ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, munzam zararın ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.