Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8366
2025/10008
17 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8366 E. , 2025/10008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1866 E., 2025/1754 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/154 E., 2023/151 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 22.11.2007-31.01.2019 tarihleri arasında davalı ...'ın sahibi olduğu diğer davalı ... Mücevherat Saatçilik İnş. Teks. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.nde perakende satış elemanı olarak aralıksız çalıştığını, 31.01.2019 tarihinde haksız olarak işyerinden çıkartıldığını, ...'ın yeğeni diğer davalı ... tarafından 07.04.2021 tarihinde müvekkili aleyhine toplam 1.542.435,62 TL'lik icra takibi başlatıldığını, dosyanın kapak hesabının 1.902.109,43 TL olduğunu, müvekkilinin söz konusu icra takibini incelediğinde işleme konulan senedin işe başlarken kendisinden alınan boş teminat senedi olduğunu fark ettiğini, söz konusu senette sadece adı, soyadı, imza ve adres kısımlarının müvekkili tarafından imzalandığını, geri kalan tüm kısımların davalılar tarafından düzenlendiğini, müvekkili gibi başkaca çalışanlardan da aynı şekilde işe giriş esnasında teminat senedi alındığını, bir işçiye nakit olarak bu miktarda para verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu ileri sürerek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacı tarafından durdurulmak istenen icra takibine konu senetteki alacağın konusunun işçi ile işveren arasındaki sözleşmeden veya kanundan doğan herhangi bir iş ilişkisi nedeniyle olmadığını, davacının müvekkillerinden ...'ın kuyumcu dükkanında satış personeli olarak çalışırken dükkanda bulunan bir miktar altını zimmetine geçirdiğini, bunu tespit eden müvekkilinin ise kendisine altınları geri iade etmesini aksi taktirde suç duyurusunda bulunacağını ifade ettiğini, aralarındaki sözlü tartışmanın akabinde müvekkilinin davacıya bir daha ulaşamama ve alacağını ispat edememe düşüncesiyle bahsi geçen altın bedeline ilişkin aralarında senet imzalamaları gerektiğini ifade ettiğini, davacının da söz konusu eylemi gerçekleştirdiğini bildiğinden senete bizatihi imzasını attığını, dolayısıyla imzalanan senetin davacının işçilik alacağından bağımsız haksız fiiline yönelik düzenlenmiş bir senet olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının senette sahtecilik iddiasına ilişkin olarak başlatılan soruşturma sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda, inceleme konusu senet üzerinde borçlu kısmındaki isim yazısı, kimlik numarası, adres ve davacıya atfen atılı imzaların mevcut karşılaştırma imzalarına göre davacının eli ürünü olduğu, senet üzerindeki diğer yazılar ile davacının dosyada mevcut karşılaştırma yazıları arasında farklılıklar olduğu, buna göre senet üzerindeki diğer yazıların mevcut karşılaştırma yazılarına göre davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, böylelikle davacı tarafın senedin kendisinden boş olarak alındığı, tarihlerin ve diğer kısımlarının ise sonradan doldurulduğu iddiasının doğrulandığı, dava konusu senedin davalıların iddia ettiği sebeple tanzim edildiğinin ispat külfetinin davalılarda olduğu, davalı taraf dava konusu senedin davacının zimmetine geçirdiği altınların bedeli olarak düzenlendiğini iddia etmiş ise de soyut davalı iddiası dışında davacının senet tutarı kadar altını zimmetine geçirdiğini gösterir bir delilin ortaya konulamadığı, davalıların senedin düzenlenmesine esas sebebi ispatlayamadığı, senedin bu niteliğiyle davacıyı borçlu duruma getirmeyeceği, davacı iddiasında olduğu gibi dava konusu senedin davacıdan işe giriş sırasında teminat senedi olarak alındığı, daha sonra eksik kısımlarının doldurularak takibe konulduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının takibe konu bonodan dolayı davalılar ... ve ...'a borçlu olmadığının tespitine, senette sıfatı bulunmayan davalı Şirkete açılan davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre inceleme konusu senet üzerinde borçlu kısmındaki isim yazısı, kimlik numarası, adres ve davacıya atfen atılı imzaların mevcut karşılaştırma imzalarına göre davacının eli ürünü olduğu, senet üzerindeki diğer yazılar ile davacının dosyada mevcut karşılaştırma yazıları arasında farklılıklar olduğundan diğer yazıların mevcut karşılaştırma yazılarına göre davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, böylelikle davacı tarafın senedin kendisinden boş olarak alındığı, tarihlerin ve diğer kısımlarının ise sonradan doldurulduğu iddiasının doğrulandığı, davalı ...'ın davacı ile arasındaki bononun düzenlenmesine esas zimmet iddiasını ispat edemediği, bu hususta davalı tarafından herhangi bir şikayet yapılmadığı, işçiden teminat olarak alınan senet sebebiyle işçinin borcunun işverene verdiği zarar veya yedindeki nakit miktarı ile sınırlı olduğu, zararı ve davacı işçiden alacağı olduğunu davalıların ispatlaması gerektiği, teminat niteliğinde alınan bu senedin işveren zararını veya alacağını ispatlamadığı sürece geçersiz sayılması gerektiği, davalılardan Merve Aslan'ın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Senedin teminat amacıyla düzenlendiği kabulü hâlinde dahi her hâlükarda davacının bu yöndeki öne sürdüğü def'inin şahsi def'i niteliğinde olduğunu,
2. Müvekkilinin senedin asıl keşidecisi (davacı) ile cirantası ... arasındaki temel borç ilişkisinin niteliğinden haberdar olmaksızın ve iyiniyetli bir üçüncü kişi sıfatıyla hareket ederek mevcut alacağının tahsilini sağlamak amacıyla kambiyo senedinin tedavül kabiliyetine duyduğu güvenle senedi usulüne uygun bir ciro zinciri ile iktisap ettiğini,
3 .Senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun ispatlanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının bono sebebiyle borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.