Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8362
2025/9993
16 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8362 E. , 2025/9993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3371 E., 2025/2426 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 58. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/593 E., 2024/406 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışı iş sözleşmesi ile 17.03.2007-07.07.20 14... .01.2016-01.07.2016 tarihleri arasında iş makinesi operatörü olarak en son net 2.150,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden işverence haksız yere sonlandırıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, alacakların zamanaşımına uğradığını, dava konusu uyuşmazlığa çalıştığı ülke mevzuatının uygulanması gerektiğini, davacının 17.03.2007-28.02.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek son bulduğunu ve müvekkilinin ibra edildiğini, iddia edilen 06.01.2016-01.07.2016 tarihleri arasındaki çalışmanın ise dava dışı ... Şirketinde geçtiğini bu dönemin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Suudi Arabistan'da çalıştığı, davalı tarafça dosyaya sunulan iş sözleşmesinde hukuk seçimi yapıldığı buna göre hukuk seçimi yapılan dönem yönünden uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun, sözleşme bulunmayan dönem yönünden ise mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiği ve bu itibarla tüm hizmet süresi yönünden uyuşmazlık hakkında Suudi Arabistan hukukunun uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki iş ilişkisinin 01.07.2016 tarihinde son bulduğu, davanın 18.03.2021 tarihinde açıldığı, Suudi Arabistan İş Kanunu'nun 234. Maddesinde öngörülen sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında çalışma dönemine ilişkin olduğu anlaşılan 06.01.2016 tarihli iş sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmede anlaşmazlık hâlinde çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının düzenlendiği, diğer taraftan mutad işyerinin de Suudi Arabistan olduğu, dava konusu uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, yabancı hukuktaki söz konusu düzenlemede işçilik alacaklarının iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 12 aylık zamanaşımı süresine tâbi olduğu, iş sözleşmesinin fesih tarihi ile dava tarihi arasında 12 aylık sürenin geçmiş olduğu bu itibarla dava konusu taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin yasal düzenlemelere uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Somut olayda Suudi Arabistan hukukunun uygulanmasının emsal kesinleşmiş kararlara uygun olmadığını,
2. Somut olayda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü kapsamında işçi ve işveren arasında müvekkilinin anlayabileceği Türkçe düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığını,
3. Her ne kadar mutad işyeri yabancı ülke olsa da 5718 sayılı Kanun'un 27/4 ve Yargıtay kararları uyarınca daha sıkı ilişki içerisinde olan Türk hukukunun uygulanmasına karar verilebileceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk noktasında toplanmaktadır.
1. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Şirkete ait yurt dışı şantiyelerinde 17.03.2007-07.07.2014 tarihleri ile 06.01.2016-01.07.2016 tarihleri arasında çalıştığını, son dönem çalışmasının Suudi Arabistan'da geçtiğini iddia etmiş; davalı işveren ise davacının 17.03.2007-28.02.2013 tarihleri arasındaki çalışma döneminin davacı tarafından ibra edildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, 06.01.2016-01.07.2016 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da geçen çalışmanın ise dava dışı bir şirkette geçtiğini ve kendileri ile bu dönemin bağlantısının olmadığını savunmuştur. Davacılar vekilinin dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 17.03.2007-28.02.2013 tarihleri arası çalışma döneminin tasfiye edildiğinin kabul edilmesinin isabetli olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Dosya içerisinde yer alan yurda giriş çıkış kayıtları, yurt dışı iş sözleşmeleri ve tanık beyanlarına göre davacının davalı Şirket nezdinde tasfiye edilen dönem dışında 02.03.2013-23.01.2014, 01.03.2014-07.07.20 14... .01.2016-01.07.2016 tarihleri arasında yurt dışında çalıştığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davacının uyuşmazlık konusu tüm çalışma dönemi bakımından Suudi Arabistan hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmış, davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 02.03.2013-23.01.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için dosya içerisinde işyeri adresinin Moldova olduğunun yazılı olduğu Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) sözleşmesinin yer aldığı, iş sözleşmesinde uyuşmazlık hâlinde çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının düzenlendiği, dosya içeriği ve tanık beyanlarına göre bu dönemdeki çalışmanın Moldova'da geçtiği tespit edilmiştir.
Yurt dışı iş sözleşmesinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmede hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir.
Şu hâlde davacının 02.03.2013-23.01.2014 tarihleri arasında Moldova'da geçen çalışma dönemi için talep konusu alacaklar bakımından seçilen hukukun Moldova hukuku olduğu görülmektedir. Bu durumda belirtilen dönem için Suudi Arabistan hukukunun uygulanması hatalı olmuştur.
2. Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği, 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta davacının 01.03.2014-07.07.2014 tarihleri arasındaki çalışmasının hangi ülkede geçtiği konusunda netlik bulunmamaktadır. Bu nedenle taraflardan ve tanıklardan yeniden sorulmak, vize belgeleri ve pasaport kayıtlarından araştırma yapmak suretiyle öncelikle söz konusu dönemde çalışılan ülke tespit edilmelidir. Ayrıca bu dönemde işverence davacı ücretlerinin banka aracılığı ile Türkiye'de ödenip ödenmediği hususu da araştırılmalıdır. Yapılacak araştırma sonucu ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetilerek 01.03.2014-07.07.2014 tarihleri arasındaki çalışma döneminde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olup olmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Taraflar arasında son çalışma dönemi 06.01.2016-01.07.2016 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da geçmiş olup bu döneme ilişkin 06.01.2016 tarihli iş sözleşmesi imzalanmış ise de sözleşmenin dili Arapça ve İngilizcedir. Davacı işçinin Arapça ve İngilizce bildiğinin işverence ispat edilmediği de dikkate alındığında, sözleşmenin hukuk seçimine ilişkin hükümlerinin geçersiz olduğu açıktır. Bu hâlde hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, daha sıkı ilişkili hukukun varlığı tespit edilmediği sürece, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerekir. Mutad işyerinin ise 06.01.2016-01.07.2016 tarihleri arasında Suudi Arabistan olduğu sabittir.
Şu hâlde davacıya ücretlerinin banka aracılığı ile Türkiye'de ödenip ödenmediği araştırılmalı, yapılacak araştırma sonucu ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde 06.01.2016-01.07.2016 tarihleri arasındaki çalışma döneminde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olup olmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde uyuşmazlık konusu tüm çalışma dönemleri yönünden Suudi Arabistan hukuku uygulanarak karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.