SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/8330 E. 2025/9735 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/8330

Karar No

2025/9735

Karar Tarihi

10 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8330 E. , 2025/9735 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2059 E., 2025/751 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/217 E., 2024/42 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 26.10.2018 tarihinde yönetici olarak işe başladığını, sonrasında reyon görevlisi olarak çalışmaya devam ettiğini, bu çalışmasının, davalı Firmanın 01.12.2022 tarihinde yapmış olduğu ihtiyari arabuluculuk görüşmesine kadar devam ettiğini, 01.12.2022 tarihinde davalı işyeri sahibinin müvekkili ile birlikte arabuluculuk ofisi olup olmadığını bilmediği bir yere gidip, davalı Şirketin avukatı olduğunu öğrendikleri arabulucunun yanına götürerek, müvekkiline herhangi bir açıklama yapılmadan arabuluculuk tutanağı imzalatıldığını, müvekkiline bu arabuluculuk tutanağını imzalamış olmasına rağmen işine devam edeceği, bunun sadece formalite icabı olduğunun söylendiğini, sonraki gün müvekkiline işe gelmemesinin bildirildiğini belirterek ... numaralı ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisinin bizzat işten ayrılma iradesinin oluştuğu zamanda müvekkili Şirket ile anlaşarak işten ayrıldığını, müvekkili ile davacı arasındaki 01.12.2022 tarihli ... numaralı ihtiyari arabuluculuk işlemlerinin A. Arabuluculuk Merkezinde ve Arabulucu Avukat ... . eşliğinde yapıldığını ve tarafların hür iradeleri ile anlaşma sağlanarak imza altına alındığını, müvekkili Şirketin davacı taraftan gelen istek üzerine arabulucuya başvurduğunu, arabuluculuk işlemlerinin tamamlanmasının ardından işten çıkışının verileceği bilgisinin verildiğini, müvekkili Şirketin anlaşmaya varılan miktarı ödememiş olduğu iddiasının asılsız olduğunu, tüm koşullar üzerinde ayrıca arabuluculuk ofisinde de anlaşıldıktan sonra davacıya anlaşılan miktarın hemen geciktirilmeksizin ödendiğini, davacının irade fesadına yönelik “baskı, yıldırma ve zorlama” iddialarıyla ilgili ispata yönelik tanık delili dışında bir delili olmadığı gibi somut başkaca da delil sunulmadığını, delil sunulmadığı gibi şimdiye kadar zorla imzalattırıldığı hususunda suç duyurusunda da bulunulmadığını, somut olay açısından gabinden bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının kendi hür iradesi ile söz konusu alacaklarına da kavuştuğu, buna dair makbuz imzaladığı, yaşı, içinde bulunduğu durum gibi hususlar dikkate alındığında gabinin şartlarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mevzuat hükümleri ve dosya kapsamı birlikte ele alındığında, somut olayda; davacı işçinin davalıya ait işyerinde 25.01.2019- 01.12.2022 tarihleri arasında ve 04.02.2023-06.06.2023 tarihleri arasında çalıştığı, davalı işveren tarafından ihtiyari arabuluculuk süreci başlatılarak düzenlenen anlaşma tutanağında davacıya kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, prim ikramiye alacağı, yol-yemek ücreti, eğitim yardımı, çocuk parası, yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücretleri, agi alacağı, ilave tediye alacağı, haksız fesih tazminatı, kötüniyet tazminatı, ayrımcılık tazminatı, sendikal tazminat, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı tazminat, gece vardiyası zammı, transfer ücreti alacağı, yarım ücret alacağı, işe iade sonrası boşta geçen süre ücreti, bakiye süre ücret alacağı, işe almama tazminatı, cezai şart alacağı, iş arama izni alacağı, maddi ve manevi tazminat alacaklarına karşılık toplam 7.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı, iş ilişkisinin devam etmesi, davacının hizmet süresi ve aylık ücretine göre serbest iradesi ile anlaşmaya vardığının kabulünün dosya kapsamına uygun düşmeyeceği, tutanağın düzenlendiği 01.12.2022 tarihinden sonra da iş sözleşmesi devam eden davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti gibi iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı tazminat ve alacakların ödeneceğinden söz edilmesinin çelişki oluşturduğu, bu şekilde gerçekte bir fesih işlemi olmadığı hâlde avans niteliğinde ödemelerin kıdem ve ihbar tazminatı olarak gösterilmesinin; ayrıca iş sözleşmesi sona ermediği hâlde kullandırılmayan yıllık izin hakkının parasal alacağa dönüştürülmesinin kanuna uygun görülemeyeceği, gerçekte bir fesih söz konusu olmadığı hâlde işçiye ihbar ve kıdem tazminatı adı altında bir ödemenin arabulucu önünde yapılan anlaşma ile kararlaştırılmış olmasının ödemenin avans niteliğini ortadan kaldırmayacağı, aynı şekilde iş sözleşmesi sona ermediği hâlde yıllık ücretli izin hakkının arabulucu anlaşma tutanağı ile paraya tahvil edilmesinin de kabul edilemeyeceği, bu nedenle arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 07.02.2022 tarihli ve 2021/12911 Esas, 2022/1387 Karar sayılı ilâmı; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/1327 Esas, 2023/1665 Karar sayılı ilâmı; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/3108 Esas, 2023/1893 Karar sayılı ilâmı) gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu tazminat ve alacaklar yönünden arabuluculuk süreci başlamadan önce taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğuna yönelik dosyada herhangi bir delil mevcut olmadığı gibi davalı tarafın kabulünde olduğu üzere arabuluculuk işlemleri gerçekleştikten sonra davacının işten çıkışının verildiği anlaşılmakla taraflar arasında arabuluculuk faaliyeti başlamadan önce herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, 01.12.2022 tarihli anlaşma belgesinde yer alan, sözleşmenin sona ermesine bağlı olan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık çıktığından söz edilemeyeceği, tutanağın düzenlendiği anda bir fesih söz konusu olmadığı hâlde işçiye ihbar ve kıdem tazminatı adı altında bir ödemenin arabulucu önünde yapılan anlaşma ile kararlaştırılmış olması, ödemenin avans niteliğini ortadan kaldırmayacağından Mahkemece arabuluculuk tutanağının geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının hür iradesi ile birlikte tayin ettikleri arabulucuya başvurduklarını, davacının kendisinin işten ayrılmak istediğini, davacıya arabuluculuk işlemleri tamamlandıktan sonra çıkışının verileceği bilgisinin verildiğini, yapılan işlemlerin arabulucu huzurunda yapıldığını, davacının iradesinin fesada uğradığını ispat edemediğini, sözleşme serbestisi ilkesi kapsamında tarafların anlaştığını,
2. Gabin bulunmadığını, iş sözleşmesinin 01.12.2022 tarihinde son bulduğunu, daha sonra işe girip çalışmasının ayrı sözleşme olduğunu,
3. Davacının ödeme yapılmasına rağmen inkar etmesi, olaydan 8 ay sonra gelip neye imza attığını bilmediğini iddia etmesi davacının kötü niyetli olduğunun gösterdiğini, davacı tarafın talep ettiği ihtiyari arabuluculuk iptali isteminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim