Yargıtay yargitay 2025/8279 E. 2025/9607 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8279
2025/9607
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8279 E. , 2025/9607 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2800 E., 2025/1334 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/438 E., 2020/368 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davalılardan ... Uluslararası Nakliyat İhr. ve Tic. Ltd. Şti. (... Ltd. Şti.) aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalılar ... Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesini (... Adi Ortaklığı) oluşturan Şirketler vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Adi Ortaklığı nezdinde 18.12.2014- 10.06.2015 tarihleri arasında ve davalı ... Adi Ortaklığının alt işveren işçisi olarak 26.08.2015 tarihinden iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği 03.07.2017 tarihine kadar diğer davalı ... Ltd. Şti. nezdinde İstanbul 3. Havalimanı inşaatında ekskavatör operatörü olarak en son 3.550,00 TL net ücretle çalıştığını ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... Adi Ortaklığını oluşturan Şirketler vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, diğer davalı Şirketin sunduğu belgelerden de görüleceği üzere davacıya her türlü alacağının ödendiğini ve Şirket nezdinde herhangi bir alacağının kalmadığını, her ay fazla çalışma ücret tahakkuku bulunan ücret bordrolarının imzalı olduğunu ve davacı tarafından ihtirazı kayıt sunulmadığını, haftanın yedi günü günde 12 saat çalışılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıya hafta tatilleri ile ulusal bayram genel tatil izinlerinin kullandırıldığını, kullandırılmayan tatil günlerine ilişkin alacaklarının eksiksiz ödendiğini, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin İstanbul 3. Havalimanı şantiyesinde alt yüklenici olarak hafriyat işlerini yürüten bir firma olduğunu, davacının da müvekkili Şirkette 26.08.2015-03.07.2017 tarihleri arasında ekskavatör operatörü olarak çalıştığını, müvekkili şirketin sadece davacının hizmet aldığı bu tarihler arası için sorumlu tutulabileceğini, bundan önceki dönem işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili Şirkette haftanın 5 günü çalışıldığını ancak zaman zaman fazla çalışma, hafta tatili ya da millî bayram çalışması yapıldığını ve ücretinin ödendiğini, fesih ihtarnamesinde ileri sürülen sebeplerin gerçeği yansıtmadığını ve kıdem tazminatı talebinde bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğinden kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerektiği, bakiye 14 günlük yıllık ücretli izin alacağı olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar ... Adi Ortaklığını oluşturan Şirketler vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ücretinin dosyada mübrez ücret bordrolarının aksine salt davacı tanık beyanlarıyla belirlenmesinin hatalı olduğunu,
b. Davacının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı ile dava konusu diğer taleplere ilişkin hak ve alacağının bulunmadığını,
c. Davacıya hak kazandığı tüm ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını ve davacının ücret bordrolarını aşan istemlerinin kabul edilemeyeceğini,
d. Faiz başlangıç tarihlerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna dair iş sözleşmesi hükmünün dikkate alınıp alınamayacağı hususlarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... Adi Ortaklığını oluşturan Şirketler vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sözleşme özgürlüğü kuralı uyarınca yasal sınırlar içinde kalan fazla çalışma ücretinin aylık ücretin içinde olduğuna dair sözleşme hükümleri kural olarak geçerlidir. Dairemiz; yerleşik hâle gelen ilkeleri ile fazla çalışma ücretinin, ücrete dâhil olarak kararlaştırılmış olmasına sınırlı olarak değer vermektedir. Bu bağlamda sözleşme hükümlerinin geçerliliğine getirilen iki temel sınırlama mevcuttur. Bunlardan ilki, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi gereği fazla çalışma süresinin bir yılda 270 saatten fazla olamayacağı; diğeri ise kararlaştırılan aylık temel ücretin asgari ücretin üzerinde olması gerekliliğidir. Bir başka anlatımla Dairemiz, ücret seviyesinin yüksekliğini kaydın geçerliliğinin tespitinde dikkate almaktadır.
Diğer yandan iş sözleşmesinin devamı sırasında işçinin bir hakkından feragat etmesi veya hakkından feragat sonucu doğuran bir işlem yapması geçersizdir. Ancak fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olması, fazla çalışma ücretinden feragat anlamına gelmez. Fazla çalışma ücreti ödenmeyeceğinin kararlaştırılması ile fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceğinin belirlenmesi birbirinden farklı kavramlardır (... , ... , ..., "Anayasa Mahkemesinin Fazla Çalışmaya İlişkin Bireysel Başvuru Kararının Değerlendirilmesi (... Başvurusu)", Çimento İşveren, Cilt 36, Temmuz 2022, Sayı 4, 8-35, s.31). Bu bağlamda davacı fazla çalışma ücretinden feragat etmiş değildir.
Fazla çalışma onayı alınmasına ilişkin düzenleme, işçinin fazla çalışma yapmaya zorlanamaması bakımından önemlidir. Düzenlemenin amacı, işçiyi işverenin olası haksız feshine karşı korumaktır. Fazla çalışma ücretinin karşılığının kararlaştırılan temel ücretin içinde olduğuna ilişkin kayıtlar ise fazla çalışmanın ücretlendirilmesine ilişkindir. İş sözleşmesindeki kayıt ile taraflar, fiilen yapılan fazla çalışmanın nasıl ücretlendirileceğini belirlemişlerdir. Fazla çalışma ücreti dâhil edilerek belirlenen ücret, işçinin aylık temel ücreti olduğundan iş sözleşmesindeki kayda rağmen yapılmayan fazla çalışmanın karşılığı ücretin, işverence geri istenmesi de mümkün olmaz. Şu hâlde fazla çalışma onayı alınması ile iş sözleşmesinde temel ücret içinde fazla çalışma ücretlerinin ödeneceği kuralı arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacının davalılardan ... Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı süre kapsamında taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 12/3 hükmünde fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğu kararlaştırılmıştır. Davacının kabul edilen ücretinin yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresini karşılayacak miktarda olması karşısında, ücretin içinde ödendiği anlaşılan fazla çalışmanın (aylık 22,5 saat, haftalık 5,2 saat) ispatlanan fazla çalışmadan indirilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı ... Ltd. Şti. Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davalılar ... Havalimanları İnşaatı Adi Ortaklığı Ticari İşletmesini Oluşturan Şirketlerin Temyizi Yönünden
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.