Yargıtay yargitay 2025/8184 E. 2025/9425 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/8184
2025/9425
2 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/8184 E. , 2025/9425 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/315 E., 2025/1207 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/264 E., 2022/158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup bu istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davalılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin diş teknisyeni olarak 01.01.1997 tarihinden 02.09.2019 tarihine kadar davalılar bünyesinde çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yaptığı başvuru neticesinde sigortalılık süresinin 21 yıl ve prim ödeme gün sayısının 6957 gün olarak belirlenmesi üzerine ... . Noterliğinin 02.09.2019 tarih ve ... sayılı ihtarnamesiyle emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, davalı Şirketin kıdem tazminatı olarak 50.370,23 TL, yıllık ücretli izin alacağı için de 4.918,10 TL ödeme yaptığını, ödemenin asgari ücret üzerinden yapıldığını, fesih tarihinde diş teknisyeni olarak çalışan müvekkilinin net aylık ücretinin 7.120,00 TL olduğunu, çalıştığı son 5 yıl içinde yıllık ücretli izin hakkını kullanmadığını, haftada en az 16 saat fazla çalışma yaptığını ancak fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının da ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, iddianın aksine davacının müvekkili ... nezdinde 01.05.1999 tarihinde çalışmaya başladığını, 31.01.2000 tarihinde askerlik nedeniyle işten ayrıldığını, 05.01.2002 tarihinde yeniden çalışmaya başlayıp 31.12.2013 tarihine kadar devam ettiğini, 02.01.2014 tarihinde müvekkili Şirket nezdinde çalışmaya başladığını, bu çalışmanın da 02.09.2019 tarihine kadar sürdüğünü, Şirket nezdindeki en son ücretinin net 2.108,04 TL olduğunu, ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, davacıya hak ettiği kıdem tazminatının ve yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini, davacının müvekkilleri nezdinde yasal süreler içinde çalıştığını, fazla çalışma yapmadığını ayrıca ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmasının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre hissedarlarından birinin ve temsilcisinin davalı ... olduğu, davacının SGK kayıtlarına göre 01.05.1998 tarihinde davalı ... yanında işe başladığı, 21.02.2000 tarihinde askere sevk edildiği, askerlik sonrası 05.01.2002 tarihinde tekrar ... nezdinde işe başladığı ve 31.12.2013 tarihine kadar çalıştığı bu tarihte de (17) çıkış koduyla çıkışının verildiği, davacının ... işyerinde çalışması son bulduktan sonra 02.01.2014 tarihinde ortağı ve temsilcisi davalı ...'ın olduğu davalı Şirkette iş başı yaptığı dolayısıyla davacı ...'a ait ... diş laboratuvarında çalışmakta iken işyerinin şirketleşmesi üzerine davalı Şirket nezdinde çalışmayı sürdürdüğünün tespit edildiği, bu nedenle işyerinin şirketleşme sebebiyle davalı Şirkete devrolduğu sonucuna varıldığı ve davacının bu Şirket nezdindeki çalışmasının 02.09.2019 tarihinde son bulduğu, davacının, ... dönemindeki hizmet süresi ve çalışmanın bu davalı nezdinde sona erdiği, 31.12.2013 tarihindeki ücret seviyesi gözetilerek ...'ın kıdem tazminatından sorumluluğunun hesaplanması gerekeceği, davacı adına düzenlenen işten ayrılma bildirgesinin (14) yani emeklilik koduyla yapıldığı dolayısıyla davacının davalı Şirket nezdinde çalışmakta iken emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğinin uyuşmazlık dışı olduğu, tanık beyanları, yapılan işin niteliği ve tüm dosya kapsamına göre davacının son ücretinin iddia edildiği gibi net 7.120,00 TL, brüt aylık tutarının da 9.959,30 TL olduğu sonucuna varıldığı, davacının haftada 16,5 saat fazla çalışma yaptığı, 1 Ocak ve dinî bayramlarda çalışmadığı, bunun dışındaki genel tatillerde ise çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kayıtlarda belli olduğu gibi davacının asgari ücret üzerinde ücret aldığını, elden ücret ödemenin söz konusu olmadığını,
b. Davacının tanık olarak dinlendiği dosyadaki beyanı da dikkate alınarak 2015 Haziran ayı ile fesih tarihi arasında davacının yaptığı iş değişmemesine rağmen bu tarihten önceki ücretten farklı ücret belirlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
c. Davacının çalışmalarının kesintisiz olmadığını, SGK kayıtları ile kesinti olduğunun sabit olduğunu,
d. Taleplerin zamanaşımına uğradığını,
e. Kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödendiğini,
f. Tanıkların davacı ile birlikte uzun süre çalışmadıkları gibi beyanlarının fiilî ve gerçek duruma aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden verilen kararın da dosya kapsamına uygun olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet süresi, ücret seviyesi, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının ödenip ödenmediği, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususlarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
B. Davalılar Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.