SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/8095 E. 2025/9433 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/8095

Karar No

2025/9433

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/8095 E. , 2025/9433 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3723 E., 2025/1079 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/249 E., 2020/311 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Dernek evrakları ve hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucunda bir kısım defter, belge ve kayıtların Dernek merkezinde bulunmadığının tespit edildiğini, belge ve kayıtların eksiksiz ve yetersiz tutulduğunu, Dernek işlemlerini yürütebilmek amacıyla alınan talimat ile Dernek hesaplarında avans olarak birtakım paralar çekildiğini ve çekilen paralar karşılığında herhangi bir harcama belgesi veya transfer evrakına rastlanmadığını, Dernek hesaplarından avans olarak çekilen ve harcama belgesine rastlanmayan takip konusu olan 342.800,00 TL'nin davalı işçinin hesaplarına geçirildiğinin tespit edildiğini, davalıya buna ilişkin ihtarname gönderildiğini, davalının parayı geri ödemek istediğini bildirmiş ise de sürekli oyalayarak parayı iade etmediğini, borcun ödenmesi için davalı aleyhine ... . İcra Müdürlüğünün 2016/28262 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, vaki itirazın iptali için Asliye Hukuk Mahkemesinde 23.05.2018 tarihinde açılan itirazın iptali davasında görevsizlik kararı verilerek dosyanın iş mahkemesine gönderildiğini beyanla davalının borca itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin konusu olan taleplerin zamanaşımına uğradığını, icra takibine 30.09.2016 tarihinde itiraz ettiklerini, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, takibe konu borcun ispat edilemediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2017/212 Esas, 2018/32 Karar sayılı kararı ile davalının üzerine atılı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde anlaşılmakla sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 155/2 hükmü uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, failin amacı dikkate alınarak sanığın takdiren 1 yıl 15 gün hapis ve 5 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı vekili tarafından keşide olunan ... . Noterliğinin 21.06.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle Dernek hesaplarında yapılan inceleme neticesinde banka hesaplarından avans olarak çekilen ve harcama belgesine rastlanmayan en az 302.842,05 TL'nin iade edilmesi, tüm defter, kayıt, şifre, bilgi ve belgelerin Dernek yetkili organlarına teslim edilmesi hususlarının ihtar olunduğu, davacı Derneğe ait banka hesabının 01.01.2011-31.12.2015 dönemine ilişkin hesap dökümleri incelendiğinde, davalı işçinin hesabına para transferi yapıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının alacağının likit olduğu, banka dökümlerinden davalının uhdesine geçirdiği para miktarının belli olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği belirtilerek davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacı tarafından 22.09.2016 tarihinde başlatılan icra takibinde borçlu tarafından 30.09.2016 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, her ne kadar borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine ilişkin belgeye rastlanmamış ise de davacı alacaklının 23.05.2018 tarihinde İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/250 Esas sayılı dosyası ile bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı, verilen görevsizlik kararı neticesinde dosyanın yasal süresi içinde görevli iş mahkemesine gönderildiği, iş mahkemesi tarafından arabuluculuk dava şartı yokluğundan 03.05.2019 tarihinde verilen usulden ret kararının 21.06.2019 tarihinde kesinleştiği, 14.05.2019 tarihinde arabulucuya başvuru yapılarak 27.05.2019 tarihinde son tutanağın düzenlendiği, arabuluculuk dava şartı tamamlanarak 28.06.2019 tarihinde açılan eldeki davada bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşıldığı, her ne kadar itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine ilişkin belgeye rastlanmamış ise de davacı alacaklı tarafından 23.05.2018 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava ile itirazın iptali istenmiş olup artık itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediğinden söz edilemeyeceği, bu sebeple kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin Asliye Hukuk Mahkemesine itirazın iptali davasının açıldığı tarih olan 23.05.2018 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, öte yandan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67/1 hükmünde öngörülen süre bir yıllık süre hak düşürücü süre niteliğinde olup kamu düzenine ilişkin olduğundan kendiliğinden dikkate almasının zorunlu olduğu, hak düşürücü süre içinde kullanılmayan hakkın kendisinin ortadan kalkacağı, bu nedenle hak düşürücü sürelerin zamanaşımında olduğu gibi durması veya kesilmesinin de söz konusu olmadığı, arabulucuya 14.05.2019 tarihinde başvurulduğu, son tutanağın 27.05.2019 tarihinde düzenlendiği, arabuluculukta geçen sürenin 14 gün olduğu, 23.05.2018 tarihine bir yıl ilave edildiğinde hak düşürücü sürenin son günü olarak 23.05.2019 tarihine ulaşıldığı, arabuluculukta geçen 14 günlük sürenin de eklenmesiyle 06.06.2019 tarihinde hak düşürücü sürenin dolduğu, davanın ise 28.06.2019 tarihinde hak düşürücü süre sona erdikten sonra açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalının, Dernek hesaplarında avans olarak birtakım paralar çekmesi ve çekilen paralar karşılığında herhangi bir harcama belgesi veya transfer evrakına rastlanmaması üzerine yapılan araştırmada davalının davacı hesaplarından zimmetine para geçirdiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
2. Davalının itirazının iptali için süresinde itirazın iptali davası açıldığını, görevsizlik kararı verilmesi üzerine derhâl arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, bu durumun ve dosyanın geçirdiği safahatın davacının hak arama iradesini kesintisiz biçimde sürdürdüğünü gösterdiğini,
3. Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğine ilişkin dosyada belge bulunmamakla birlikte, yorum yapılarak davanın açıldığı tarihi itirazın tebliğ edildiği tarih olarak kabul etmesinin kanunen mümkün olmadığını,
4. Usul ekonomisi ve hak arama özgürlüğü ihlal edilerek dava şartı yokluğu kararları ile karşılaşan davacı müvekkilinin buna rağmen sürekli olarak dava açarak hakkını aramaya devam ettiğini,
5. Bilirkişi raporunun ve ispat durumunun görmezden gelinerek karar verildiğini, davalının zimmetine geçirdiği tutarın tespit edilmesine rağmen verilen kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı konusunda toplanmaktadır.
Dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 158. maddesinde "Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükme paralel bir düzenleme mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 137. maddesinde de yer almaktadır.
Somut uyuşmazlık bu kapsamda değerlendirildiğinde; davacı işveren tarafından, davalı işçi aleyhine ... . İcra Müdürlüğünün 2018/28262 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilâmsız icra takibine borçlu tarafça süresinde itiraz edilmiş olup sözü edilen itirazın iptali için 23.05.2018 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. 2004 sayılı Kanun'un 67. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılan ve İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/250 Esasına kaydedilen sözü edilen davada, 20.12.2018 tarihinde görevsizlik kararı verilmesi üzerine kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve dosyanın davacı vekilinin talebi üzerine iş mahkemesine gönderilerek İstanbul 33. İş Mahkemesinin 2019/108 Esasına kaydedildiği ve bu davanın da 03.05.2019 tarihinde arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği ve bu kez 14.05.2019 tarihinde arabulucuya başvurulup 12.05.2019 tarihli arabuluculuk son tutanağı ibraz edilerek 28.06.2019 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda eldeki davanın, daha önce açılan itirazın iptali davasının usulden reddine dair kararın kesinleşmesinden itibaren 6098 sayılı Kanun'un 158. maddesi uyarınca ek 60 günlük sürede açıldığı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince esasa girilerek bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim