Yargıtay yargitay 2025/7910 E. 2025/9467 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/7910
2025/9467
3 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/7910 E. , 2025/9467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/879 E., 2025/962 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/227 E., 2025/12 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ... Optik adlı işyerinde 2002 Ekim ayında çalışmaya başladığını, iş sözleşmesini ... Noterliğinin 28.08.2019 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarı ile feshetmek zorunda kaldığını, çalıştığı süre boyunca sabah saat 08.00'de işe başladığını, yaz aylarında saat 20.00'ye kadar, kış aylarında ise saat 18.00'e kadar çalıştığını, ancak fazla çalışmalara ilişkin ücretinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerini kullanamadığını ve karşılığının da ödenmediğini, millî bayramların tamamında, dinî bayramların ise arefe günlerinde çalışmış olmasına rağmen bu çalışmalara ilişkin ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının da ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili tarafından işten çıkarılmadığını, 26.08.2019 tarihinde davacı müvekkiline ait işyerindeki işine gelmiş ve işyerindeki diğer çalışan ... 'ye işyeri anahtarını bırakarak işten çıktığını ve bir daha da işe gelmediğini, davacının iş sözleşmesini devamsızlığı nedeniyle haklı olarak feshettiğini ... Noterliğinin 02.09.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirdiğini, iddia edilen hak ve alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini ve buna ilişkin ihtarnamenin gönderildiğini beyan ettiği, dosya arasına kazandırılan tebliğ mazbatasının incelenmesinde davalıya 05.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, işverence devamsızlık nedeniyle yapılan feshe ilişkin ihtarnamenin davacıya 12.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu hâlde davacı tarafından fesih iradesi daha önce gösterildiğinden iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından feshedildiği, istinaf kaldırma kararı sonrası alınan 10.12.2024 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının gönderdiği ihtarname içeriği, tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde geniş anlamda ücret içerisinde yer alan asgari geçim indirimi, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmemesi nedeniyle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığının anlaşıldığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki engel bulunmadığı, kaldı ki Mahkemesince davanın kısmi dava olarak görülüp neticelendirildiği, bu tür alacakların belirsiz alacak davası olarak açılmasının davanın reddedilmesini gerektirmediği, zamanaşımı def'inin bilirkişi raporunda değerlendirildiği, birden fazla ıslahın ve davanın niteliğine göre hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine yönelik itirazlarının değerlendirilmeden eksik araştırma ile karar verildiğini, tekrardan rapor taleplerinin reddinin yerinde olmadığını,
2. Davacı hakkında işyerinde işverenin izni olmadan kendisine ve ailesine gözlük yapması sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan hakkında savcılığa yapılan şikâyet sonucunun beklenmeden karar verildiğini,
3. Davacının feshinin haksız olduğunu, davacı tanıklarının beyanları doğrultusunda karar verildiğini,
4. Zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmediğini,
5. Kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacakları belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından, bu alacaklar yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini,
6. Davacının alacak kelemlerinin bir kısmını (kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, asgari geçim indirimi) ıslah ederek kısmi davaya çevirmesi ve kısmi davaya çevirdiği alacak kalemlerini tekrar ıslah ederek taleplerini artırmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiği, talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanamadığı ve ispatı ile davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı hususlarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Belirsiz alacak davasına yönelik Daire ilkeleri 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararda açıklanmıştır. Dairemiz uygulamasına göre belirsiz alacak davasında, davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesinden anlaşılması gereken; davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi ya da objektif olarak imkânsız olmasıdır. Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, iddianın ispata muhtaç olması ve bilirkişi raporu alınması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. İş yargılamasında sıklıkla davaların yığılması söz konusu olmakla alacağın belirsiz olma kriterleri her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve şartları taşımayan davanın usulden reddine karar verilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar sayılı; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar sayılı; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları). İşçilik alacaklarının hangi hâllerde belirsiz, hangi hâllerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özelliklerinin nazara alınarak sonuca gidilmesi gereklidir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 15.12.2017 tarihli ve 2016/6 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava dilekçesinin ilk sayfasında talep konusu alacakları belirsiz alacak davasına konu ettiğini açıkça belirtmiştir. Bu alacaklar arasında yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacakları da bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince bu tür alacakların belirsiz alacak davası olarak açılmasının davanın reddedilmesini gerektirmediği yönünde değerlendirme yapılmış ise de davacı, hak kazandığı yıllık izin süresi ile yıllık ücretli izin alacağı hesabına esas ücretini ve asgari geçim indirimi alacağının miktarını belirleyebilecek durumdadır. Diğer yandan somut olayda kısmen ıslah yapılarak yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacakları bakımından dava türünün kısmi dava olarak değiştirildiği belirtilmiş ise de Dairemiz uygulamasına göre dava türünün kısmen ıslah yolu ile değiştirilmesi mümkün değildir.
Şu hâlde yıllık ücretli izin alacağı ile asgari geçim indirimi alacakları bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından, bu alacaklar yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.