SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/7899 E. 2025/9757 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/7899

Karar No

2025/9757

Karar Tarihi

10 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7899 E. , 2025/9757 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2641 E., 2025/1418 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 42. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/220 E., 2021/309 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait malikanede 05.01.1998-10.06.2019 tarihleri arasında kesintisiz şekilde çoğunlukla gece bekçisi olarak çalıştığını, ailesi ile birlikte davalı işverenin müştemilatında yaşadığını, gece bekçiliği ile birlikte bahçıvanlık, özel şoförlük, özel koruma hizmetleri yanı sıra davalının alışverişini yaptığını, aylık 2.400,00 TL net ücretle çalıştığını, ayrıca davacıya ücretsiz lojman tahsis edildiğini, faturalarının işveren tarafından ödendiğini, tüm gıda harcamalarının işveren tarafından karşılandığını, yapılan tüm ücret ödemelerinin elden yapıldığını, davacının kendisi ile birlikte aynı işverende ev hizmetlisi olarak çalışan eşi ... 'un sigortasının yapılmasının talep edildiğini, davalı tarafından sadece bir kişiyi sigortalı yapabileceğinin söylendiğini ve davacının 13.11.2006 yılında sigorta çıkışı yapılarak 11.12.2006 yılında davacının eşinin sigortasının başlatıldığını, iş sözleşmesinin 10.06.2019 tarihinde işveren tarafından feshedildiğini, hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ücret ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ev hizmetlerinde çalıştığını, 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) kapsamında değil 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na tâbi olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, çalışmasının 13.11.2006 tarihinde sona erdiğini, davalı işverenin evinin yanındaki evde davacı ve ailesinin kalmalarına izin verdiğini, davalının 80 yaşında olduğu ve evde eşi ile birlikte yaşadığını, davacının davalı işverenin evinde ev ve ev yaşamının gerekleri olan işleri yaptığını, davalının gece bekçisi veya koruma gibi hizmetlere ihtiyacı olmadığını, davacının işi bıraktıktan sonra davacının eşinin ev hizmetlerinde ev işleriyle ilgilendiğini, getir-götür işlerini yaptığını, davalının zamanının bir kısmını ayrı evlerde yaşayan çocuklarının yanında geçirdiğini, birlikte tatile giderek zaman geçirdiğini, dolayısıyla davacının da yıl içinde yasal izinlerini kullandığını, fazla çalışmasının olmadığını, davalı tarafça davacı hesabına 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı ile eşinin aynı işi yaptığını ve ayrı zamanlarda yaptığı hâlde her iki kişinin de mükerrer taleplerde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında 10.11.2006 tarihli istifa dilekçesi mevcut ise de davacının daha sonrasında çalışmasının devam ettiği tanık ve davalı beyanlarıyla anlaşıldığı, davacının sürekli şekilde davalının evinde getir-götür alışveriş, şoförlük, bahçıvanlık yanında bekçilik ağırlıklı olarak çalıştığı, 4857 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olduğu, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispat yükümlülüğü üzerinde olan işverenin bu yükümlülüğü yerine getirmediği, davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı da değerlendirilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalı tarafça yapılan ödeme mahsup edilmek suretiyle bilirkişi ek raporundaki hesaplamalara itibar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya tazminat açıklaması ile ödendiği sabit olan tutarın hesaplanan kıdem tazminatından mahsubunda isabetsizlik bulunmadığı, davacının davalı bünyesinde bahçe düzenlemesi, alışveriş, servise çıkma, bekçilik, şoförlük gibi evin genel ihtiyaçlarına ilişkin görevi kapsamında 05.01.1998-10.06.2019 tarihleri arasında çalıştığı, tanıkların çalışma saatlerine ilişkin beyanlarının bulunmadığı, zaten davacı ile aynı yerde de çalışmadıkları, davacının salt gece bekçiliği yaptığı kabulünün dosya içeriği ile uyuşmadığı, davacının davalıya ait müştemilatta kaldığı ve yaptığı işin niteliği dikkate alındığında boş zamanlarının bulunduğu, davacının fazla çalışma yaptığı ve hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı iddiası yöntemince kanıtlanamadığından bu taleplerin reddi yerine kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddi, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışma iddiasının ispatlandığını,
2. Çalışma saatlerinin eksik değerlendirildiğini,
3. Davalı tarafından tazminat karşılığı olarak belirtilen ve 11.06.2019 tarihinde gönderilen 55.000,00 TL' nin kıdem tazminatından mahsubunun yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı işverende çalıştığı kabul edilen dosya kapsamına uygun şekilde belirlenip belirlenmediği, davalı işverence yapılan ödemenin kıdem tazminatı hesabından mahsubu, fazla çalışma yapılıp yapılmadığı ile hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmanın ispatı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim