Yargıtay yargitay 2025/7889 E. 2025/9466 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/7889
2025/9466
3 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/7889 E. , 2025/9466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/661 E., 2025/1429 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/134 E., 2024/402 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.07.2007 - 30.03.2023 tarihleri arasında davalı Banka nezdinde en son özel bankacılık müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalıştığını, davalıya gönderilen 30.03.2023 tarihli ihtarname ile çalışma saatlerinin hafta içi 09.00-17.30 saatleri arası olmasına rağmen öğle yemek saati arası verilmediğini ve öğle yemek arası saatlerinde çalışmaya zorlandığını, hafta sonu günleri, yıllık ücretli izinli olduğu günler ve istirahat raporlu olduğu günlerde de çalışmaya zorlandığını, çalışma saatleri dışında ayrıca yurt dışında bulunan müşteriler ile yurt dışı saatlerine göre çalışmak ve aramalarını daima cevaplamak zorunda kaldığını, işbu fazla çalışma karşılığı olan ücretlerinin ise ödenmediğini, ayrıca Banka Yönetiminin ve çalıştığı yöneticilerinin dönemsel ve yıllık hedefleri tutturma konusundaki baskısı ve ısrarı sebebi ile de işyerinde uzun zamandır manevi baskı ve mobbinge (psikolojik tacize) maruz kaldığını, bunlarla birlikte son dönem Ülkemizde yaşanan ekonomik değişkenlikler sebebi ile ... Bankası regülasyonları, kur ve faiz politikalarının yarattığı yeni finansal sistemlere banka müşterilerinin dâhil edilmesi baskısı, bu hususta ikna ve zorlama yolu ile müşterilere baskı kurmasının istenmesi neticesinde müşterilerle sürekli olarak karşı karşıya ve zor durumda bırakıldığını, tüm bu sıkıntılara karşı ilettiği uyarılarının dikkate alınmaması sebebi ile manevi olarak acı ve elem duyduğunu, çalışma ve hayat şartlarının bu anlamda çekilmez bir hâl alması nedenleri ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri gereği iş sözleşmesini haklı ve geçerli nedenle derhâl feshettiği bildiriminde bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya baskı uygulanması bir tarafa, kendisine her türlü desteğin sağlandığını, kişilik hak ve değerlerini hedef alan hiçbir müdahalenin söz konusu olmadığını, davacının özel bankacılık müşteri ilişkileri yöneticisi olduğunu, borsada işlem gören uygulamaları gerçekleştiren ekipte olduğunu, alım satım emirlerinin borsanın kapanması sebebiyle en geç 17.00'ye kadar iletildiğini, şubenin 08.30 - 17.30 saatleri arasında açık olduğunu, ödenmeyen bir fazla çalışma ücretinin bulunmadığını, şubenin özel bankacılık şubesi olması ve hitap ettiği müşteri portföyünün belirli bir segment grubunu içermesi sebebiyle esnek ve rahat bir çalışma dinamiği bulunduğunu, davacının fazla çalışma yapmak ve psikolojik tacize maruz kalmak bir tarafa, işe geç gelmesi ve işten erken çıkması konusunda sürekli idare edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen davacı tanıklarının en son 2021 yılına kadar davacıyla çalışan kişiler olduğu, 2021 yılına kadar davacıyla çalışan tanık ...'nin davacının iddiası hakkında görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığını belirttiği, diğer davacı tanığı ...'nin, davacı iddialarını teyit etmiş ise de, davacıyla en son Şubat 2020 tarihinde birlikte çalıştığını beyan ettiği, davacının ispatını kısmen sağladığı hususların Şubat 2020 dönemine ilişkin olup fesih tarihi olan 30.03.2023 tarihi itibarıyla haklı fesih yapmak için makul süresinin geçtiğinin kabul edildiği, yine bu kapsamda günlük normal çalışmalarına göre haftalık 45 saati geçen çalışmasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her iki tanığın da fesih tarihinde davalı Bankada çalışmadıkları ve beyanlarının fesih konusunda dikkate alınamayacağı, tanık beyanlarından fazla çalışma hesabına elverişli veriler çıkarılamayacağı, fesih ihtarında belirtilen baskı ve mobbing iddialarının da somut olarak ortaya konulamadığı, davacının fesih ihtarında belirtilen sebeplerin aksine kendi işini kurmak için istifa etmek suretiyle işten ayrıldığı anlaşıldığından davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İstinaf incelemesinin usule aykırı yapıldığını,
2. Davalı işverenlikte yaklaşık 16 yıl yıl kıdemi bulunan müvekkilinin kıdem tazminatını yakarak istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
3. İş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükümlülüğünün işverene ait olduğunu ve davalı işverenin ispat yükünü usul ve kanuna uygun olarak yerine getirmediğini
4. Müvekkilinin haklı nedenle fesih iddiasını tanık beyanı ile ispatladığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediğine ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.