Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/7885
2025/9960
16 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/7885 E. , 2025/9960 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/290 E., 2025/376 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1999 yılından başlayarak 21.12.2015 tarihine kadar 16 yıl kadar süre davalı Şirket bünyesinde, 1999 yılı ile 2011 yılı Haziran ayı arası Suudi Arabistan, 2011 Haziran ve 2013 Haziran arası Letonya/Riga, 2013 Haziran ve 2014 Haziran arası Hatay/Erzin ve 2014 Haziran ve 21 Aralık 2015 tarihine kadar Irak/ Erbil şantiyesinde olmak üzere son olarak montaj şefi ve şef olarak çalıştığını, davacının tüm çalıştığı yıllarda günlük yasal çalışma saatlerinin çok üzerinde çalışmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, davacının çalıştığı süre boyunca 15 gün haricinde yıllık ücretli iznini kullanmadığını, Riga ve Arabistan'daki çalışmalarında ayda 1-2 kez hafta tatili kullanırken diğer şantiyelerde hafta tatili çalışma ücretlerinin ödenmediğini, davacıya aylık 1 ücreti kadar sadakat primi ödendiğini, Irak/Erbil şantiyesinde 6 ayda bir sadakat primi ödemesi yapılırken son 1,5 yılın sadece 1 adedinin ödendiğini ve geriye kalan 2 ücret karşılığı 2 sadakat priminin ödenmediğini, davacının son ücret alacağının da kendisine ödenmediğini, davacının tüm çalışmaları boyunca 1 ay karşılığı 1 ücret ve 1 ücret karşılığı ücret farkı olmak üzere toplam 2 ücret tutarı kadar ödeme aldığını ancak normal ücreti dışında ücret farklarının bir sonraki şantiye çalışması sırasında bir önceki çalışmaların ücret farkları şeklinde toplu olarak ödendiğini, davacının tüm şantiyeler için çalışmasının bu şekilde olduğunu ancak davacının son 18 ay çalıştığı Irak/Erbil şantiyesindeyken alması gereken 18 aylık ücret farklarını alamadığını ileri sürerek son aylık ücret alacağı, iki ücret karşılığı sadakat primi, son 18 aylık ücret farkı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının en son şantiye müdürü olarak çalıştığını ve son ücretinin 7.500,00 USD olduğunu, davacının kendisine ücret farkı olarak yapıldığını iddia ettiği ödemelerin şantiye bitiminde son kalan idari kadroya ödenen bonus proje kârlılık primi niteliğindeki ödemeler olduğunu ve ücret farkları ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacının şantiye müdürü olarak en üst yetkili konumunda olduğunu ve çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, bazı dönemlerde yaptığı fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının karşılığının da bordrolarda tahakkuk edilerek ödendiğini, davacının yıllık ücretli izin kullandığını ve kullanmadığı kısmın ücretini ise aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli kararı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile; davacının fazla çalışma ücreti ve para birimine dair istinaf taleplerinin Dairece verilen 28.06.2022 tarihli kararda değerlendirildiği ve hukuka aykırı bir yön olmadığı; davalının cevap dilekçesinde uygulanacak hukuka dair bir itirazı olmadığından buna ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davalının diğer istinaf sebeplerinin ise Dairece verilen 28.06.2022 tarihli kararda değerlendirildiğinden yeniden incelenmediği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, hak kazandığı yıllık ücretli izin süresini, çalışma süresi boyunca varsa kullanmadığı veya karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin sürelerini belirleyebilecek durumda olduğu, buna göre davanın açıldığı tarihte son aylık ücret alacağı, iki ücret karşılığı sadakat primi, son 18 aylık ücret farkı ve yıllık ücretli izin alacakları belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak davasına konu edilmesinde hukuki yarar bulunmadığı, söz konusu alacaklara ilişkin açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesinin hatalı olduğu; davacının 01.06.2014-14.06.20 14... .08.2014-21.12.2015 tarihleri arasındaki çalışmaları bakımından davacı ile ortak çalışması bulunan tanık beyanlarına göre ayda iki hafta tatilinde çalışıldığının kabulü gerekirken davacının ayda üç hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hafta tatili alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olmadığı; ayrıca tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinden uygun bir indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı uyarınca kapsama alınan 20.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda, ücret, ücret farkı, sadakat primi ve yıllık izin ücreti alacakları talepleri yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine; diğer taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Ücret, ücret farkı, sadakat primi ve yıllık izin ücreti alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
b. Alacakların USD cinsinden hüküm altına alınması gerektiğini,
c. Hafta tatili ücreti alacağı bakımından sadece iki tanığın beyanının esas alınmasının yerinde olmadığını,
d. Alacaklara yapılan indirim oranına itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının şantiyedeki en yetkili kişi olması sebebiyle fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanmasının mümkün olmadığını,
b. Davacının başka bir dosyada tanık olarak vermiş olduğu beyanlarının esas alınması gerektiğini,
c. Ücretin hatalı tespit edildiğini,
d. USD'den TL'ye çevrilerek yapılan hesaplamalarda kurun hatalı belirlendiğini,
e. İlk Derece Mahkemesi kararındaki harç ve vekâlet ücretleri ile faiz ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, müvekkili aleyhine ve fazla her türlü hesaplamaya itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ücret, ücret farkı, sadakat primi ve yıllık izin ücreti alacaklarının belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar dava şartının bulunup bulunmadığı, hafta tatili ücreti alacağının hesaplanması ve miktarı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına uygulanacak indirim oranına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.