SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/7880 E. 2025/9495 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/7880

Karar No

2025/9495

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7880 E. , 2025/9495 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1204 E., 2025/977 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/27 E., 2021/383 K.
MAHKEMESİ : İstanbul 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/38 E., 2020/20 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.04.1996- 02.09.2016 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde en son 15 yıl para transferlerinden sorumlu Türk Lirası operasyon müdürü ve aynı zamanda 2009 tarihinden itibaren ek olarak MASAK uyum görevlisi olarak çalıştığını, 16.08.2016 tarihinde yapılan Şirket Yönetim Kurulu toplantısında alınan karar gereği müvekkili ile birlikte 50 kişinin işine son verildiğini, İstanbul 26. İş Mahkemesinin 2016/444 Esas, 2017/290 Karar sayılı kararı ile davacının işe iade talebinin kabul edilerek kararın kesinleştiğini, müvekkilinin işe başlamak için başvuruda bulunmasına rağmen 1 aylık sürede işe başlatılmadığını ve ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek bakiye kıdem ve ihbar tazminatları, bakiye 4 aylık boşta geçen süre ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki gerekçelere ek olarak müvekkilinin işe başlatmama tazminatının ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazında haksız olduğunu ileri sürerek İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2019/46083 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının asıl alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının işe davet edilerek başlaması için gereken ortam, araç gereç, bilgisayar, şirket bilgisayar sistemine giriş izinlerinin hazırlandığını ve mail hesabının açılması için çalışmalar yapıldığını, davacının işe başlama iradesinden yoksun olduğunu, bu konuda samimi olmadığını, bütün alacaklarının kendisine ödendiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, müvekkili Şirket aleyhine haksız icra takibine başlandığından davacının asgari % 20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, işlemiş faize ilişkin talebin kanuna aykırı olduğunu, faiz hesabı ve faiz başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı Şirkette 01.04.1996-02.09.2016 tarihleri arasında çalıştığı, işe iade davası nedeniyle kıdemine 4 ay daha eklenerek kıdem süresinin toplam 20... ay 2 gün olduğu, ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının bulunduğu, boşta geçen süre ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava bakımından; davacı vekilince icra takibi ile talep edilen 61.500,00 TL işe başlatmama tazminatı talebinin ıslah dilekçesi ile 81.174,18 TL'ye çıkarıldığı, davanın itirazın iptali davası olduğu, talebin takip miktarıyla sınırlı olduğu ve takip miktarını aşar şekilde itirazın iptaline karar verilemeyeceği, ıslah ile arttırılan miktar yönünden talebin alacak davası olarak devam edildiği yönünde herhangi bir talebin olmadığı anlaşılmakla takibe konu alacak miktarıyla bağlı kalınarak itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işe başlatılmama nedeniyle oluşan fesih tarihine göre (Kasım 2019) davacının alması gereken ücrete ilişkin Mahkemece itibar edilen rapor seçeneğinin dosya kapsamına uygun bulunduğu ve fark kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesindeki hüküm ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2021 tarihli ve 2019/8192 Esas, 2021/3909 Karar sayılı ilâmındaki açıklama dikkate alındığında davacıya geçersiz fesih tarihinde ihbar tazminat ödendiği anlaşılmakla ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği, birleşen davada davacı tarafın 07.10.2021 tarihli ıslah dilekçesinde işe başlatmama tazminatı yönünden 19.674,18 TL fark talebinde bulunduğu ve dava dilekçesinde talep edilmeyen bir alacağın ıslah dilekçesinde talebi mümkün olduğundan söz konusu miktarın hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddinin hatalı olduğu gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada ise davalı borçlunun İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2019/46083 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 61.500,00 TL işe başlatmama tazminatı, 652,07 TL faizi üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bakiye ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiğini,
b. Hükme esas alınan hesaplamalarda aylık ücretinin hatalı belirlendiğini, davacının ek görevi de olduğundan kabul edilen ücret miktarının eksik olduğunu,
c. Bakiye boşta geçen süre ücretinin bulunduğunu, ret kararının hatalı olduğunu
d. Birleşen dava bakımından ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının işe başlama yükümlülüğünü yerine getirmediğinden asıl ve birleşen davanın reddi gerektiğini,
b. Hükme esas alınan hesaplamaların denetime elverişli olmadığını, hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının işe başlama konusunda samimi olup olmadığı, asıl ve birleşen dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, bu alacakların hesaplanması ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 8/1 hükmü şöyledir:
"Bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunur."
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamada kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı lehine asıl ve birleşen davada ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına yeni bir bent eklenerek birleşen dava bakımından “Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim