SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/7847 E. 2025/9422 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/7847

Karar No

2025/9422

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7847 E. , 2025/9422 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/443 E., 2025/714 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/295 E., 2024/750 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkiline ait ...'nda bulunan otelde resepsiyon görevlisi olarak çalıştıklarını, müşteri temini amacı ile anlaşma yapılan booking.com adresine sahip Şirketten gelen faturalar ile reel tahsilatlar arasında fark oluştuğunun fark edildiğini, yapılan araştırma neticesinde davalıların tahsilatları kaydırmak suretiyle haksız yere kazanç elde ettikleri, davalıların otele gelen müşterilerden nakit olarak tahsil ettikleri oda kalma bedelini Şirkete beyan ve teslim etmeden o odada kalan kişi dışındaki müşterilerden tahsil ettikleri kredi kartı çekimleri ile odanın kalma ücretini tahsil etmiş gibi gösterdiklerini, kredi kartı ile otelde kalan müşterinin odasını ise boş oda gibi gösterdiklerini, bu olayı üç davalının müşterek yaptıklarını iddia ederek zarar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; işyerine herhangi bir zarar verici davranışı olmadığını, işletmenin kurumsal değil şahıs işletmesi olduğu için çalışma koşulları ve düzeninin tamamen işletme sahibinin yönlendirmesi, kontrolünde ve denetiminde yapıldığını, patron ne demişse onun dediğinin yapıldığını, işyerinden ayrılırken de el sıkışıp ayrıldıklarını, aradan geçen 4 yıl sonrasında hakkında yapılanların ... kırıcı ve üzücü olduğunu, iddia edilen konunun tarafınca hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; işyerinde çalıştığı süreçte sürekli gece vardiyasında çalıştığını, işyerine maddi, manevi, ticari hiçbir zararı olmadığını, negatif durum yaşamamak adına oteli doldurabilmek için elinden geleni yaptığını, patron ve müdürler tarafından açık ve net olarak nakit ödemelere fatura kesmemelerinin söylendiğini, nakit ödeme gerçekleştirip fatura isteyen misafirlerin ödemelerinin sanki kredi kartı ile yapılmış gibi gösterilip buna göre fatura kesmeleri gerektiğinin özellikle bildirildiğini, her gece e-posta yolu ile oda bilgilerinin bildirildiğini ayrıca her an kamera ile tüm anlarının takip edildiğini, iddiaların küçük düşürücü, rencide edici olduğunu, bahsi geçen durumla hiçbir ilgisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... cevap dilekçesinde; aradan yıllar geçtikten sonra açılan bu davanın mesnetsiz olduğunu, davacı ile arasında işçilik alacaklarına dair davanın derdest olduğunu, iddiaların tamamen iftira olduğunu, davacının her gün işe geldiğinden tüm çalışmaların gözetim ve denetim altında yürütüldüğünü, günlük konaklayan kişilerin ve tutarların işyeri sahibine, otel müdürüne, muhasebe müdürüne ve koordinatöre her gece e-posta yoluyla gönderildiğini, işverenin sadece visa ile yapılan ödemelerin resmî kayıtlara geçirilmesini istediğini, elden yapılan ödemelerin ise davacı Şirketçe vergide gösterilmek istenmediği için bu şekilde ikili kayıt tutulduğunu tahmin ettiğini, işverenin kendi yaptığı usulsüzlüklerden yola çıkarak zarar iddiasında bulunmasının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı Şirket zarara uğradığını iddia etmişse de, davalıların resepsiyon görevlisi olarak çalıştığı, bu işin görev tanımı kapsamında bulunduğu üzere otelde kalan müşterilerin hesaplarına istinaden tahsilat yaptıkları, bu tahsilatları müşterilerin folyolarına işledikleri ve bu folyoları kapatarak muhasebe departmanına teslim ettikleri, booking.com Şirketi ile davacı Şirket arasındaki ödeme- komisyon rakamlarında farklılıklar olmasına rağmen davacı Şirketin bu rakamsal farklılıklara zamanında itiraz etmediği, günlük olarak alınan folyo ve yönetim özetlerinde, hesap ve folyo dökümleri transfer edilen odalara ait notların düşüldüğü, bilgi notlarının paylaşıldığı, dolayısıyla yapılan tüm bu işlemlerden davacının haberdar olabileceği ya da en azından kendisinden bu işlemlerden haberdar olmasının beklenebileceği, zamanında müdahalede bulunup tedbirini alabileceği, booking.com Şirketinin komisyon miktarı ile booking.com müşterilerinden yapılan tahsilat tutarlarının birbirini tutmamasının davalıların tahsil ettikleri bedelleri davacıya bildirmediğinin ispatına yeterli olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği zararların davalıların eylemlerinden kaynaklı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işverenin, davalıların kredi kartı ile yaptıkları tahsilatları, konaklama ücretlerini, nakit tahsilat yaptıkları odalar için de ödenmiş bedeller olarak gösterdiklerini ve bu şekilde nakit tahsilatları davacıya beyan etmediklerini, müşteriden aldıkları oda ücretini daha az bildirmek sureti ile haksız kazanç elde ettiklerini ileri sürmüşse de, işlemin tâbi olduğu prosedür ya da bu konudaki iç işleyişi gösterir yazılı belge sunulmadığı, dinlenen tanık beyanları da gözetildiğinde davalıların bu konudaki işyeri uygulamasına aykırı hareket ettiğinin ispat edilemediği, davalıların işyeri uygulamasına, bu konudaki prosedüre aykırı hareket ettiklerine ve usulüne aykırı beyanda bulunduklarına dair delil, belge sunulmadığı, günlük tutulduğu belirtilen folyo ve yönetim özetlerinde, hesap dökümlerinde transfer edilen odalara ait notların ve bilgi paylaşımlarından davacı Şirketin habersiz olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince düzenlenmediği tespit edilen davacı Şirkete ait ticari defterlere değer verilemeyeceği, incelenen kayıtlarda nakit tahsilatların tespit edilemediğinin, nakit tahsilatların fatura edilmediğinin belirtildiği, bu durumun sorumluluğunun davalılara yüklenemeyeceği, davacı Şirket tarafından her zaman düzenlenebilecek belgelerin iddianın ispatında değerlendirilemeyeceği, davacı Şirketin davalıların eylemini ve iddia ettiği ... nedeni ile uğradığını belirttiği zararını usulünce ispat edemediği bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında iddiaların yeterince açıklığa kavuşturulmadığı gibi sunulan delillerin neden dikkate alınmadığının da açık bir şekilde izah edilmediğini,
2. Teknik anlamda hiçbir yenilik ihtiva etmeyen 20.09.2024 tarihli söz konusu rapor ile hüküm kurulmasının isabetsiz olacağından bahisle taraflarınca ilgili rapora itiraz edilmiş olup itirazlarının dikkate alınmadığını,
3. Somut olayın detaylarına haiz en önemli tanığın anlatımlarına hukuki bir dayanak olmaksızın riayet edilmemesi sebebiyle de raporun noksan kaldığını, fahiş derecede hatalı şekilde, tanık ... 'nin Şirketin muhasebe müdürü olmadığı yolundaki yazılan bilirkişi raporuyla hüküm verilmesinin hukuken çok açık şekilde isabetsiz olduğunu,
4. İlgili uzman mütalaasının incelendiğinde de görüleceği üzere ilgili mütalaada; uyuşmazlığa konu, davalıların resepsiyon görevlisi olarak yaptıkları otel rezervasyon işlemlerinin başından sonuna kadar detaylı bir şekilde açıklandığını, dava konusu edilen haksız fiillerin hangi surette gerçekleşmiş olduğunun tafsilatlı bir şekilde örnekleriyle izah edildiğini, ilgili uzman mütalaasının dikkate alınmayarak hüküm kurulmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların iddia edilen Şirket zararından sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim