Yargıtay yargitay 2025/7760 E. 2025/9325 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/7760
2025/9325
1 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/7760 E. , 2025/9325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2374 E., 2025/1758 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 65. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/916 E., 2024/246 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve katılma yoluyla davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde 2014-2018 yılları arasında iskele montaj ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, uyuşmazlık hakkında davacının çalıştığı yer hukukunun uygulanması gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) bireysel iş sözleşmesinde uyuşmazlık hâlinde çalışılan ülkenin mevzuatının uygulanacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafın süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ile birlikte çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiğini ifade ettiği, mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı yer olan ... olduğu, dava konusu uyuşmazlık hakkında çalışılan ülke hukuku olan ... Federasyonu iş mevzuatının uygulanması gerektiği, davacının fasılalı bir şekilde çalıştığı, son çalışmasındaki iş sözleşmesinin 14.12.2017 tarihinde sonlandığı, davanın 25.11.2021 tarihinde açıldığı, fesih tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi ve güncel Yargıtay kararları hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığı, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakıldığı, arabuluculuk giderinin yasal olarak davacıya yüklenildiği, ancak davacı aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlıkta ... hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, her ne kadar çalışmanın sona ermesi 03.07.2016 tarihinden sonra olması sebebiyle ... İş Kanunu'nda yapılan değişiklik dolayısıyla zamanaşımı süresi 1 yıl olarak uygulanması gerekirken 3 ay uygulanarak davanın reddine karar verilmesi hatalı ise de davacının çalışmasının sona erdiği tarih itibarıyla arabuluculuk süreci dikkate alınsa bile 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, içtihat değişikliği nedeniyle açılan davalarda yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin Yargıtay kararları gereği olduğu, Mahkemece bu yönde yapılan uygulamada da bir hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı tarafın cevap dilekçesinde alacakların zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak uygulanması gerektiğini ileri sürdüğünden usuli kazanılmış hakkın korunması gerektiğini,
b. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
c. Yargıtay tarafından içtihat değişikliğine gidilmesi durumunda Yargıtay Dergisinde veya başka yolla yayımından sonra açılacak davalara uygulanması gerektiğini,
d. Yabancı hukuktaki zamanaşımı düzenlemesinin uygulanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini,
e. İŞKUR nezdinde imzalanmış matbu sözleşmeye dayanılarak taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından bahsedilemeyeceğini,
f. Arabulucu masrafının ve taraflarınca yapılan yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
a. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin, harç ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesinin açıkça hukuksuzluğa neden olduğunu,
b. Davalı tarafça yatırılan harçlar hakkında hüküm kurulmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince içtihat değişikliği nedeniyle açılan davalarda yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava, 25.11.2021 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326. maddesi dikkate alınarak yargılama giderleri konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentlerinde yer alan "4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerine bırakılmasına" ve "5-Gerekçede açıklandığı üzere davalı lehine vekalet ücretine yer olmadığına" ibarelerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine, "4-Davalı tarafça yapılan 600,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" ve "5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 22.957,73 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.