SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/7682 E. 2025/9334 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/7682

Karar No

2025/9334

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7682 E. , 2025/9334 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/580 E., 2025/1017 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/33 E., 2025/25 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.11.2006 tarihinde davalı işyerinde bulaşıkçı olarak çalışmaya başladığını, meslek kodunun 30.06.2018 tarihinde davalı işveren tarafından kötüniyetli şekilde aşçı yardımcısı olarak değiştirildiğini, müvekkilinin bağlı olduğu sendikanın ... İşçileri Sendikası olduğunu, davalı Şirket ve Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden bazı meslek gruplarının faydalanamadığını, müvekkilinin çalıştığı pozisyon olan aşçı yardımcısı statüsünün faydalanamayacak meslek grupları arasında yer almadığını, buna rağmen müvekkilinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklı hiçbir hak ve alacağının ödenmediğini ileri sürerek ilave tediye, ücret farkı, ikramiye, giyim eşyası yardımı, yemek yardımı, aile yardımı, vardiya tazminatı, sosyal yardım, gıda yardımı, hizmet teşvik primi ve elektrik yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin belirlenebilir nitelikte olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ücretinin ne şekilde ödeneceği, zam yapılıp yapılmayacağı hususlarının taraflar arasında imzalanan sözleşmede açıkça düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının devir öncesi dönemde Elektrik Üretim AŞ bünyesinde alt işveren şirketlerde bulaşıkçı ünvanıyla çalıştığı, işyerinin 22.06.2015 tarihinde davalı işverene devredilmesi sonrasında da 30.06.2018 tarihine kadar çeşitli alt işverenler bünyesinde bulaşıkçı olarak görev yaptığı, 01.07.2018 tarihi itibarıyla davalı işverenlik işçisi olarak aşçı yardımcısı sıfatıyla çalışmaya başladığı, dava tarihine kadar meslek kodu değişmeden çalışmaya devam ettiği, işyeri kayıtlarından, davacının İdari İşler Müdürlüğü organizasyonu içerisinde çalıştığı, davacıya görev tanımının aşçı yardımcısı olduğunun bildirildiği, davacının davalı bünyesinde işe alınırken aşçı yardımcısı olarak istihdam edildiği, görev tanımında bulaşık yıkama işinin yanında yemekhane düzenine ilişkin birtakım işlerin bulunduğu, görevlerin aşçılara ve aşçı başına yardımcı olmaya ilişkin olduğu, görevlendirmenin işyeri organizasyon şemasına ve taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesine uygun olduğu, buna göre davacının meslek kodunun bulaşıkçı olduğunun tespiti talebinin reddi gerektiği, davacının, işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinin tarafı sendikaya üye olduğu, ilgili sendikanın üyeleri adına sözleşme serbestisi çerçevesinde toplu iş sözleşmesi imzaladığı, kapsam dışı personelin sözleşme serbestisi uyarınca belirlendiği, işverenin işyerinde geçerli 4 ve 5. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri'ne uygun olarak kapsam dışı personelin özlük haklarını belirlediği, davacının işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca kapsam dışı personelden olduğu, yemekhanede çalıştırılan işçilerin aşçı yardımcısı sıfatıyla çalıştırılmasının işverenin yönetim hakkı kapsamında aldığı işletmesel bir karar olduğu, bu kararın yerindeliğinin denetlenemeyeceği, kararın tutarlı, ölçülü olduğu ve davacının yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinin parasal hükümlerinden faydalanamayacağı, davacının taleplerinin reddi gerektiği, Devlet teşekkülü olmayan davalı Şirket bakımından ilave tediye ödemesinin söz konusu olmadığı, meslek kodunun tespitine yönelik talebin para ile ölçülmemesi gerekçesiyle maktu vekâlet ücretine hükmedildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aşçı yardımcısı olarak çalıştığı, davacının kapsam dışı personel olduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklara ve ilave tediye ücretine hak kazanamadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin iş hukukunun temel ilkesi olan fiilî durumun esas alınması prensibini göz ardı ettiğini,
2. İşverenin yönetim hakkının sınırsız olmadığını ve sendikal hakları engellemek amacıyla kullanılamayacağını,
3. Dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının meslek kodunun tespiti ile işyerinde geçerli toplu iş sözleşmelerinden faydalanıp faydalanamayacağı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanamayacağına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim