SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/7632 E. 2025/9482 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/7632

Karar No

2025/9482

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7632 E. , 2025/9482 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3466 E., 2025/1106 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/280 E., 2021/499 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 02.04.2015-09.08.2017 tarihleri arasında toprak işleri formeni olarak aylık 2.800,00 USD net ücretle çalıştığını, ücretinin bir kısmını bankadan geri kalanının elden ödendiğini, hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkartıldığını, haftanın 7 günü 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, iş yoğunluğuna göre çalışmanın 23.00'e kadar sürdüğünü, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle hakları ödenerek feshedildiğini, davacının 02.04.2015-09.08.2017 tarihleri arasında toprak işleri formeni olarak 2.800,00 USD ücretle çalıştığını, davacının ücretine fazla çalışma ücretinin dâhil olduğunu, Yurtdışı Çıkış Yapan İşçi Bilgilendirme Formunda "fazla çalışma ücreti yok" ibaresi yer aldığını, davacının davalı Şirketi ibra ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 02.04.2015-09.08.2017 tarihleri arasında davalı nezdinde brüt 3.500,39 USD ücret ile çalıştığı, davacıya kıdem tazminatının ödendiği, ihbar tazminatının ise eksik ödendiği, yıllık izin alacağının bulunmadığı, dosyaya sunulan ibranın yasal şartları taşımadığı anlaşıldığından ibranameye itibar edilmediği, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı, fazla çalışma alacağına %40 oranında, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına ise %30 oranında indirim yapıldığı, yurt dışı hizmet sözleşmesinin eki olan Yurtdışına Çıkış Yapan İşçi Bilgilendirme Formunda "fazla çalışma ücreti: YOK" ibaresi yazılı olduğu, bu ibareden ücrete fazla çalışma ücretinin dâhil olduğu sonucunun çıkarılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hizmet süresi yönünden taraflar arasında ihtilaf olmadığı, taraflar arasında imzalanan yurt dışı hizmet sözleşmesinde açıkça fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olacağına dair bir düzenleme olmadığı gibi emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesinin 2020/4382 Esas, 2023/1072 Karar sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere davacının fazla çalışma ücretinin olmadığına dair bilgilendirme formunu imzalamasının yasal olarak yaptığı fazla çalışma alacağının ödenmemesini gerektirmeyeceği, İlk Derece Mahkemesince ücretin tespiti ile ücretin brüte çevrilme yönteminin isabetli olduğu, iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen davacı lehine bakiye ihbar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalı tarafından davacının çalışma saatlerine yönelik imzalı puantaj veya yazılı delil sunulmaması nedeniyle fazla çalışma alacağının tanıkla ispatının yerinde olduğu, tanığın davacıyla menfaat birliği içinde olmasının tek başına beyanını geçersiz kılmayıp başkaca deliller ile desteklenen tanık beyanlarına göre hüküm kurulmasının yerinde olduğu, tanıkla ispat edilen fazla çalışma alacağından indirim yapıldığı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ile hafta tatili alacağı bakımından da aynı ilkeler geçerli olduğundan tanıkla ispatın yerinde olduğu, ödemeye dair ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ile hafta tatili alacaklarının ödendiğinin ispat edilemediği ve 2016 yılı Nisan ayı bordrosunda yer alan prim tahakkukunun ve ek menfaat ödemesine dair tahakkukların bu alacak kalemlerine yönelik yapıldığı ispat edilmediğinden mahsup edilmemek suretiyle hükmedilen alacak kalemlerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesi boyunca sabit ücret ile çalıştığını ve bu ücretine fazla çalışma ücretinin dâhil olduğunu,
2. Davacının 02.04.2015-01.07.2016 tarihleri arasında haftanın 7 günü çalıştığı varsayımı ile hafta tatili alacağı hesaplanmasının hatalı olduğunu,
3. Davacıyla menfaat birliği içindeki tanık beyanları dikkate alınarak fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının hesaplanamayacağını,
4. İndirim oranının üst sınırdan yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması hususlarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma alacağının ispatında salt menfaat birliği olan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacağın varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Aynı ilkeler, hafta tatili günündeki çalışmanın ispatı bakımından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta davacı; davalı işyerinde haftanın 7 günü çalıştığını iddia etmiş, iddiasını ispat amacıyla tanık deliline dayanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının 02.04.2015-06.07.2017 tarihleri arasında haftada 7 gün, 06.07.2017-09.08.2017 tarihleri arasında ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı kabulü ile hesaplama yapılmış ve İlk Derece Mahkemesince bu hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Davacı tanıkları haftanın 7 günü çalışma olduğunu, davalı tanığı ise ayda 2 hafta tatilinde çalışma yapıldığını beyan etmiştir. Davacı tanıklarının davalıya karşı davaları bulunduğu, kendi beyanlarından anlaşılmaktadır. Hafta tatili alacağının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bu hâlde davalı tanığının beyanı ile Dairemiz incelemesinden geçen emsal dosyalar da dikkate alındığında; hafta tatili alacağının, davacının tüm hesap döneminde ayda 2 hafta tatili gününde çalıştığı kabul edilerek, hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim