Yargıtay yargitay 2025/7608 E. 2025/9680 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/7608
2025/9680
9 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/7608 E. , 2025/9680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1289 E., 2025/2029 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 59. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/33 E., 2025/179 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının Kuveyt Havalimanı projesinde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını ve davanın kabul edildiğini, ilgili kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, işe iade kararının kesinleşmesi üzerine işverene yapılan işe başlatılma başvurusuna rağmen işverence müvekkilinin işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kuveyt Devleti arasında imzalanan 30.03.2008 tarihli İşgücü Değişimi Hakkında Anlaşma uyarınca dava konusu uyuşmazlığın Kuveyt hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin Kuveyt'te işveren konumunda olduğu bir havalimanı inşaatı projesinin bulunmadığını, işbu inşaat projesinin müvekkili Şirketin tüzel kişi ortak olarak yer aldığı ... İnşaat ... Şirketine ait olduğunu, davacının kendi çalışanları olmadığını, müvekkili Şirketin talep konusu alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Şirket nezdinde davacının iade olunabileceği havalimanı projesi ya da benzer nitelikte kalıp işlerinin yapıldığı bir projenin bulunmadığını, müvekkilinin işe davetinin usule uygun olduğunu, buna rağmen davacının işe başlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılamada; dava dosyasında geçersiz fesih tarihinin 22.04.2020 olduğu, davanın ise 20.10.2022 tarihinde açıldığı, Kuveyt İş Kanunu'nun 144. maddesinde zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, davacının boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı dışındaki diğer alacak taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidildiği, daha önce verilen Yargıtay kararlarına güvenilerek açılan davalarda davacı taraf aleyhine olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebildiği, bu husus da dikkate alınarak görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda reddedilen talepler yönünden davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varıldığı, bu nedenle reddedilen alacaklar yönünden davalı taraf yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emsal Yargıtay kararı uyarınca Kuveyt iş mevzuatında öngörülen 1 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olduğu, davacı vekilinin işe başlatılmama yoluyla oluşan fesih tarihine göre kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının zamanaşımına uğramadığını belirttiği, söz konusu uygulamanın Türk hukukuna göre bir uygulama olduğu, Kuveyt hukukunda işe iade, işe iade davası sırasında iş sözleşmesinin askıda olduğu, işe başlatmama yoluyla yeni bir feshin oluşacağı şeklinde bir düzenleme bulunmadığı, nitekim Dairemizin kaldırma kararında da açıkça işe iade davasında geçersizliğine hükmedilen fesih tarihi itibarıyla zamanaşımı değerlendirmesinin yapılması gerektiğinin belirtildiği, dolayısı ile alacaklar açısından Kuveyt hukukuna göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu yolundaki mahkeme kararında hata bulunmadığı, davalı vekili davanın 2022 yılında açıldığını, vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, aynı davalıya karşı bir kısım açılan davalarda Türk hukukunun uygulandığı, davanın işe iade sonrası isteklere ilişkin olduğu, işe iade davasında Türk hukuku uygulandığı, dolayısı ile hukuki belirliliğin dava tarihi itibarıyla tam olarak sağlandığından söz edilemeyeceği, Yargıtayın görüş değişikliği nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği yönündeki kararında bir tarih belirlemesi yapılmadığı, buna göre Mahkemece davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının feshe bağlı alacaklar olduğu, bu nedenle bu alacak kalemlerinin talep edilebileceği tarihin işe iade davasının kesinleşmesi üzerine işverenin işçiyi işe başlatmadığı tarih olduğu, buna göre feshe bağlı alacaklar bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin başlangıcının işverenin işçiyi işe başlatmadığı tarih olması gerektiğini, davanın davacının işe başlatılmadığı tarihten sonra 1 yıl içinde açıldığını,
b. Feshe bağlı olmayan alacaklar bakımından da davacının işe başlatılmadığı tarihten 1 yıl sonra bu alacak kalemlerinin talep edildiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın 2022 yılında açıldığını, reddedilen miktarlar yönünden lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, emsal kararlarında bu yönde olduğunu,
b. Kuveyt hukukunda işe iade ve bunun sonuçlarına ilişkin düzenlemelerin bulunmadığını, davacının işe davet edildiğini ancak başlamadığını, yapılan feshin geçerli olduğunu ve davacının işe başlatmama ve boşta geçen süre alacaklarına hak kazanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının işe başlatılıp başlatılmadığı ve zamanaşımı def'ine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) 90/son hükmü şöyledir:
“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) "Kapsam" başlıklı 1. maddesi ise şu şekildedir:
"(1) Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizi bu Kanunla düzenlenmiştir.
(2) Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır."
30... tarihinde ...'da imzalanan ve 21.01.2010 tarihli ve 5949 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında İşgücü Değişimi Hakkında Anlaşma'nın (Anlaşma) 8. maddesi de şöyledir:
" İşçiler ve işverenler arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesinde ilgili hükümetin yetkili makamları kendi yasa, kural ve düzenlemelerine göre uyuşmazlığın dostane çözümü için çalışır.
Dostane çözüm çabalarının başarılı olamaması halinde, uyuşmazlık, istihdam eden ülkenin yasaları uyarınca çözümlenmek üzere yetkili mahkemeye taşınır."
Anayasa'nın 90/son hükmünde usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir. 5718 sayılı Kanun'un 1/2 hükmünde ise yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk bakımından Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerinin saklı tutulduğu belirtilmiştir. Buna göre yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesine ilişkin uyuşmazlığın çözümü konusunda, 5718 sayılı Kanun karşısında uluslararası sözleşmenin uygulanma önceliği bulunmaktadır. Dolayısıyla belli bir ülke hukukunun uygulanmasını öngören uluslararası anlaşmanın varlığı durumunda 5718 sayılı Kanun'un 24. maddesi çerçevesinde hukuk seçimine değer verilmesi mümkün olmadığı gibi aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca iş sözleşmesine uygulanacak hukuka yönelik bir değerlendirme yapılması da mümkün değildir. Buna göre davalının esasa cevap dilekçesinde yabancı hukuk itirazı ileri sürüp sürmemesinin de sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre değerlendirme yapıldığında; İlk Derece Mahkemesince Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti arasında imzalanan Anlaşma'nın 8. maddesi uyarınca davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması yerindedir.
Diğer yandan dosyadaki bilgi ve belgelere göre Türk hukukuna göre kesinleşen işe iade davası sonrasında davacının davalı tarafından işe başlatılmaması suretiyle gerçekleşen fesih tarihi 28.08.2022 tarihidir. Mahkemece davacının işe iade sonrasında işe başlatılmayarak gerçekleşen fesih tarihine göre feshe bağlı alacaklar bakımından zamanaşımının dikkate alınması gerekli iken, geçersiz olan ilk fesih tarihine göre zamanaşımının dikkate alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince Yargıtayın daha önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin ihlaline yol açmamak amacıyla davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava, 20.10.2022 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Buna göre davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi de hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıya, davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.