Yargıtay yargitay 2025/7173 E. 2025/9315 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/7173
2025/9315
1 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/7173 E. , 2025/9315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1143 E., 2025/1233 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/249 E., 2020/528 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.06.2015-23.11.2018 tarihleri arasında davalı Şirkete ait yurt dışı şantiyesinde topograf ölçme işlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi gerekçesiyle feshedildiğini, haftanın yedi günü 07.00-19. 00... .00-07.00 vardiyalarında çalıştığını davalı tarafından birçok işçiye şantiyedeki iş bitiminde prim ödemesi yapılmasına rağmen davacıya ödenmediğini ileri sürerek yıllık ücretli izin, ücret alacağı, prim, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.06.2015-23.11.2018 tarihleri arasında en son topograf görevlisi olarak davalı Şirketin Etiyopya’daki projesinde çalıştığını, iş bitimi nedeniyle yasal hakları ödenerek iş sözleşmesine son verildiğini, dönemsel prim uygulaması bulunmadığını, davacının ücretinin fazla çalışma dâhil her nevi çalışmasını karşılayacak şekilde belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile tüm hafta tatili günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan bir ülkede çalıştığı dikkate alınarak ücreti brütleştirilirken yalnızca dosya kapsamından tespit edilen net ücretine 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 5-(g) hükmü gereğince %5 genel sağlık sigortası primi eklenmek sureti ile sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, İş-Kur ile birlikte taraflarca imza edilen "Yurt Dışı Hizmet Akdi" başlıklı belgenin incelenmesinde yıllık 270 saate ilişkin bir sözleşme maddesinin bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ücretinin her nevi çalışmasını kapsayacak şekilde belirlendiğini,
2. Yurt dışında çalışmış olan davacının ücretinden gelir vergisi kesintisi ile sair prim kesintileri yapılmadığı hâlde hükme esas hesaplamanın giydirilmiş brüt ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu,
3. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğine ilişkin iddiasının ispatlanamadığını,
4. Alacaklardan yapılan indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ile hesaplanmasına ilişkindir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma alacağının ispatında salt menfaat birlikteliği olan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacağın varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, haftanın yedi günü 07.00-19. 00... .00-07.00 vardiyalarında çalıştığını iddia etmiş, Mahkemece hükme esas alınan 15.06.2020 tarihli bilirkişi kök raporunda davacının hizmet süresinin 05.06.2015-23.11.2018 tarihleri arasında 3 yıl 5 ay ve 18 gün olduğu, 06.05.2016-01.11.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını beyan eden davacı tanığı ...'nin anlatımına göre davacının iddia edilen şekilde çalışması hâlinde ara dinlenmesinin mahsubu ile haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı, 01.11.2018 tarihinden sonra ise davalı tanık anlatımlarına göre haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı belirlenmiş ve İlk Derece Mahkemesince bu hesaplama üzerinden %30 indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kök raporda dikkate alınmadığı anlaşılan ve talimat yoluyla dinlenen diğer davacı tanığı ... davacının kendisinden beş ay önce işe başladığını ve çalışma saatlerinin 07.00-19.00 arasında olduğunu ifade etmiştir.
Şu hâlde dosyadaki ispat durumu ve davalı lehine usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak davacı tanıklarının davalı işyerindeki hizmet süresine göre davacının 05.11.2015-01.11.2018 tarihleri arasındaki dönem için haftalık 18 saat ve bu tarihlerden önce ve sonraya denk gelen çalışma süresi için de davalı tanık beyanlarına göre haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek sonuca varılmalıdır. Davacı tanıklarının davalı işyerindeki hizmet sürelerinin değerlendirilmesinde işe başlangıç tarihleri gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.