Yargıtay yargitay 2025/6951 E. 2025/9637 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6951
2025/9637
8 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/6951 E. , 2025/9637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3323 E., 2025/1846 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/246 E., 2024/403 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.05.2010-17.04.2013, 10.10.2014-30.08.2017, 02.02.2018-13.06.2019 tarihlerinde davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde teknolojik ekipman sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından sonlandırıldığını, işyerinde 3 öğün yemek, barınma, yol parası gibi gereksinimlerin işverence karşılandığını, davacının son saatlik ücretinin 6,50 USD olduğunu, davacının haftanın her günü 07.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, bir ayda üç hafta tatili (pazar) günü ile dinî bayramların bir günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının bulunduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiğine dair herhangi bir itiraz bulunmadığından emsal kararlar dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümünde Türk hukuku uygulandığı, dosyadaki bilgi belgeler, tanık beyanları, sözleşmeler, yurda giriş çıkış kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının 30.05.2010-17.04.2013, 11.10.2014-30.08.20 17... .02.2018-12.06.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıklı olarak çalıştığı, davacının iddiası ve bu iddiasını teyit eden sözleşmeler dikkate alındığında saat ücretinin net 6,50 USD, aylık 1.462,50 USD olduğu, yemek ve barınma karşılığı 150,00 USD'nin giydirilmiş ücrette esas alındığı, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle feshi davalı yönünden haklı fesih sebebi oluşturmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının de bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının cevap dilekçesinde yabancı hukuk kurallarının uygulanmasına dair bir itirazı bulunmadığından taraflar arasında Türk hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, davacıya ait çalışma süresinin yurt dışı giriş çıkış kayıtları, İŞKUR sözleşmesi hükümleri doğrultusunda belirlendiği, davalının hükmedilen işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, giydirilmiş ücret hesabında ve genel sağlık sigortası payının eklenmesi suretiyle tespitinde hata bulunmadığı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin işverence ispat edilememesi nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalının yaptığı yıllık ücretli izin ödemesi mahsup edilerek bakiye yıllık ücretli izin alacağına hükmedildiği, beyanları hükme esas alınan tanık ifadeleri ile ücretinin ödendiğine dair bordro sunulmayan dönem yönünden, davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ispat ettiği ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Uyuşmazlığın çözümünde ... İş Kanunu’nun uygulanması gerektiğini, ... İş Kanunu’na göre davanın zamanaşımından reddi gerektiğini,
2. Davacının alacaklarından müvekkili Şirketin sorumlu olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının yeterli gerekçeyi taşımadığını, hizmet süresi ve giydirilmiş ücretin hatalı belirlendiğini, davacı yurt dışında çalıştığından ücretinin brüte çevrilemeyeceğini,
4. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, kıdem tazminatının döviz olarak talep edilemeyeceğini, tazminatların ödendiğini,
5. Davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, davacı Türkiye'deyken izinlerini kullandığını, kullanmadığı izinlerin karşılığının ödendiğini,
6. İmzalı ve ihtirazı kayıtsız ücret bordrolarında tahakkuku bulunan hafta tatili ve genel tatil ücretinin üzerinde alacak bulunduğu iddiasının tanık ile ispatlanamayacağını,
7. Davacı tanıklarının davacı ile çalışma döneminin belli olmadığını, davacının çalışma karşılığı alacaklarının imzalı bordrolarla ödendiğini, bu alacakların talep edilemeyeceğini, davacı ...'da çalışırken Türkiye ve ... genel tatil günlerinde işçilerin çalıştırılmadığını,
8. Tanıkların beyanlarının çelişkili olduğunu, davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu, tanık beyanlarına davacı ile çalıştıkları dönemle sınırlı değer verilebileceğini,
9. Alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, husumet, hizmet süresi, ücretin miktarı, iş sözleşmesinin feshi ve davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu kıdem tazminatının hesabında "03.02.2018-12.06.2019 tarihleri arası kıdem tazminatı" açıklamasıyla bordroda tahakkuk ettirilen 1.340,79 USD ödemenin hesaplamadan mahsup edileceği belirtilmesine rağmen hesaplama incelendiğinde bu tutarın mahsup edilmediği anlaşılmaktadır. Dosyada yer alan 2019 yılının Haziran ayına ait davacı işçi imzalı ücret bordrosu incelendiğinde, bordroda bu döneme dair tahakkuk ettirilen kıdem tazminatı ödemesi mahsup edilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.
3. Davacıya kullandırıldığı ispatlanamayan yıllık ücretli izin sürelerine göre hesaplanan yıllık ücretli izin alacağından, son aya ilişkin ücret bordrosunda tahakkuk ettirilen izin ödemesi mahsup edilerek talep hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamının incelenmesinde, davacı işçi imzalı 17.08.2018-31.08.2018 tarihleri arasına ilişkin ücretli izin kullanma talepli dilekçeye rastlanmıştır. Yurda giriş çıkış kayıtlarına göre davacının bu tarih aralığında yurda giriş ve yurttan çıkış yaptığı görülmektedir. Dosyada mübrez 2018 yılı Ağustos ayı ücret bordrosunda ise 15 günlük çalışma ücretinin yanı sıra "İzin Parası Hakedişi" açıklamasıyla günlük ücretine uyumlu, 728,00 USD yıllık ücretli izin ödemesi yapıldığı, ücret bordrosunda davacının imzasının bulunduğu görülmektedir. Belirtilen sebeplerle; hesaplanan yıllık ücretli izin alacağı miktarından 728,00 USD yıllık ücretli izin ödemesinin mahsup edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.