SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/6816

Karar No

2025/9961

Karar Tarihi

16 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6816 E. , 2025/9961 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1002 E., 2025/1393 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/635 E., 2025/182 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... duruşmaya geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının Kazakistan'da bulunan şantiyelerinde 05.08.2012-30.11.2014, 03.06.2015-16.08.2015 tarihleri arasında saha formeni (tubik formen) olarak çalıştığını, her iki dönemde de iş sözleşmesinin işverence haklı sebep olmaksızın feshedildiğini, ücretinin net 1.800,00 USD olduğunu, müvekkilinin işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, ücret alacağının da eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeni ile feshedildiğini, son ücretinin net 1.256,00 USD olduğunu, davacıya hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini, davacının çalışma koşullarına ilişkin iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının tüm hak ve alacaklarının eksiksiz şekilde ödendiğinin ücret bordroları ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, ödenmeyen hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 27.11.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının 05.08.2012-16.08.2015 tarihleri arasında fasılalı olarak 2 yıl 6 ay 8 gün süreyle davalı nezdinde çalıştığı, davacının yurt dışında çalıştığı, çalışma süresi, yaptığı iş ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde net 1.800,00 USD, çıplak brüt 2.517,80 USD, yol ve barınma yardımının eklenmesi sureti ile giydirilmiş brüt 2.667,80 USD ücret aldığının kabulü gerektiği, davacının ilk çalışma döneminin iş bitimi nedeni ile sona erdiği, 02.12.2014 tarihinde davacıya yapılan kıdem tazminatı ödemesi dikkate alındığında bu dönemin tasfiyesi gerektiği; davacının ikinci çalışma dönemi olan 03.06.2015-16.08.2015 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden davacının l yıllık çalışması bulunmadığından kıdem tazminatına hak kazanamadığı, ancak ihbar tazminatına hak kazandığı; davacı işçinin ilk dönem çalışması için yıllık izin hakkını kullandığının davalı tarafça ispatlanmadığı, ikinci dönem çalışması için ise henüz bir yıl çalışması bulunmadığından yıllık izin hakkının bulunmadığı, buna göre ilk dönem yönünden davalı tarafça yapılan yıllık ücretli izin ödemesinin mahsubu suretiyle davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, davacının eksik ödenen ücret alacağına ilişkin somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz konusu talebin reddi gerektiği, doysa kapsamında dinlenilen tanıklar ile davacı arasında menfaat birliği bulunduğunu gösterir bir delil dosya kapsamında yer almadığından davacı tanıklarının beyanına itibarla davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı; ancak söz konusu çalışmalarının karşılığının işverence ödenmediği gerekçesiyle ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne; diğer taleplerin reddine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tubik formeni olarak yaptığı iş, tanık anlatımları, emsal ücret verisi ve sunulan bordrolarda "Şantiyede ödenen" başlığı altında davalı işyerinde elden ödeme yapıldığı da dikkate alındığında davacının ücretinin 1.800,00 USD olduğu hususunun kanıtlandığı, sunulan bordrolar da dikkate alındığında davacının fazla çalışma yaptığı ve hafta tatili günlerinde çalıştığını ispatladığı, davacı tanığı ... .'nin davacıdan farklı bir şantiyede çalıştığını beyan etmesi nedeniyle diğer davacı tanıklarının beyanına itibar edilmesinin yerinde olduğu, davalı işveren tarafından yapılan ödemeler ile aylık 1.800,00 USD'yi aşan ödemelerin ilgili alacak kalemlerinden mahsup edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerektiğinden uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İmzalı ücret bordrolarında belirtilen aylık ücret miktarının aksinin tanıkla ispatının mümkün olmadığını, işyerinde elden ücret ödeme uygulamasının bulunmadığını,
2. Bordrolarda yer alan fazla çalışma, hafta tatili tahakkuklarının sembolik nitelikte olmadığını,
3. Yapılan işin niteliği ve bordrolardaki tahakkuklar dikkate alındığında fazla çalışmaların yaz ve kış aylarında farklılık arz edeceğinin kabulü gerektiğini, yaz kış sürekli aynı şekilde fazla çalışma yapıldığının kabulünün hatalı olduğunu,
4. Fazla çalışma ücreti alacağının haftalık 18 saati aşacak şekilde kabulünün hatalı olduğunu,
5. Türkiye'deki ulusal bayram ve genel tatil günlerinin dikkate alınmasının yerinde olmadığını, ayrıca Kazakistan dinî ve millî bayramlarında çalışma yapılmadığından bu günlerin dışlanması gerektiğini,
6. Çalışma koşullarına ilişkin kabulün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
7. Davacıya yapılan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin ödemelerinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının aylık ücret miktarı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubuna ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragraflarının kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Aynı ilkeler, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmanın ispatı bakımından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı talebi ile bağlı kalınmak suretiyle ve dinlenen tanık beyanları uyarınca davacının haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığı, ayda iki hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığının kabulü ile söz konusu alacaklar hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Ancak davalı vekilince yargılama aşamasında sürekli olarak davacının asfalt işinde çalışması, işin Kazakistan'da yapılması, iş yapılan yerin iklim koşulları da değerlendirildiğinde yazın ve kışın farklı çalışma saatlerinin olduğu, bu durumun bordrolardan da anlaşılacağı ifade edilmiştir. Davalı tarafça yargılama aşamasında işbu dosyada tanık olarak bildirilmeyen ve başka dosya için dinlenilen tanık ... . beyanı ibraz edilmiş olup bu beyanın esas alınması mümkün değil ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde yer alan hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Nitekim dosya kapsamında dinlenen davacı tanıkları, yaz ve kış dönemindeki çalışma koşullarının aynı olup olmadığı hususunda beyanda bulunmamışlardır. Buna göre yapılan işin niteliği de dikkate alındığında davacı tanıkları yeniden dinlenilmek ve gerekirse davacı asılın beyanı da alınmak suretiyle yaz ve kış dönemleri bakımından çalışma şartlarının aynı olup olmadığı hususunun netleştirilmesi ve hüküm altına alınan alacakların yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Eksik inceleme ile verilen karar, bu sebeple hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim