SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/6806

Karar No

2025/9963

Karar Tarihi

16 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6806 E. , 2025/9963 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1804 E., 2025/1405 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/29 E., 2023/213 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı ... Belediye Başkanlığı vekili Avukat ... ile davalı ... AŞ vekili Avukat ... ve davacı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Belediye Başkanlığı bünyesinde dava dışı ... (...) sigortalısı olarak çalıştığını, davalı Belediye ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı işleme dayandığı hususunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) iş müfettişlerince dava dışı Şirket bünyesinde yapılan teftiş sonucunda düzenlenen 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa raporunda tespit edildiğini, davalının raporun iptali için İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesinin 2014/468 Esas sayılı dosyasında açtığı davada Bakanlığın tespit raporunun yerinde olduğunun tespiti ile davanın reddedildiğini, kesinleşmiş muvazaa olgusu nedeniyle müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı Belediye işçisi sayılarak geçmişe dönük ücret ve alacaklarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fark ücret, fazla çalışma ücreti ve fark alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fark alacağı, sendikal hakları, denge tazminatı alacağı, bayram parası, yemek ücreti, harcırah fark ücreti, ikramiye fark alacağı ile ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının davalı Şirket çalışanı olduğunu, müvekkili Belediye ile diğer davalı Şirket arasındaki ihalelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na (4734 sayılı Kanun) uygun şekilde yapıldığını ve ihale konusu işlerin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) 67. maddesinde sayılan işlerden olduğundan üçüncü kişilere gördürülmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının davalı Şirketin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, bu sebeple ayrımcılık tazminatına hak kazanmasının da mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili Şirket ile davalı Belediye arasındaki alt işveren asıl işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığını, ihalelerin 4734 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının hak kazanıp da ödenmeyen herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 15.12.2021 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığının kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu ve davacının başlangıçtan itibaren ... Belediyesi işçisi sayılması gerektiği, davacının sendika üyesi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasındaki 01.01.2013-30.06.2014 yürürlük süreli hizmet alım sözleşmesinin muvazaaya dayandığının kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu; ancak 11.09.2014 tarihli ve 29116 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun ile 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 8. maddesinde yapılan değişikliklerle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmelerinin yapılabilmesine imkân tanındığından davacının 11.09.2014 tarihine kadar muvazaalı çalıştığının kabulü gerektiği gerekçesiyle kapsama alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Belediye vekili temyiz dilekçesinde;
a. Emsal dosyalarda davanın reddi yönünde karar verildiğini,
b. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) 1 26... . maddeleri uyarınca alt işveren işçileri kadroya geçirildiğinden muvazaa kavramından söz etmenin mümkün olmadığını, işçilerin bu dönem için 696 sayılı KHK kapsamında haklarından feragat ettiklerini,
c. Davacının sendika üyeliğinin sadece ...’ye bildirilmesinin yeterli olmadığını, Belediyeye bildirilmesi gerektiğini,
d. Davacının davasının kısmi dava niteliğinde olduğunu, ücret alacaklarına ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
e. Davacı tanıklarının davalı aleyhine derdest davaları bulunduğundan beyanlarına itibar etmenin mümkün olmadığını,
f. Toplu iş sözleşmesinin bulunduğu hâllerde muvazaadan söz edilemeyeceğini, davacının ... işçisi olarak da yıllarca kendi işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini,
b. Sendika üyesi olmayan ve üyeliği davalı Belediyeye bildirilmeyen davacının Şişli Belediyesinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığını,
c. Muvazaa kabulünün hatalı olduğunu, muvazaa tespitinin 01.01.2013-30.06.2014 tarihleri arasını kapsamasına rağmen bu tarihi aşacak şekilde fark alacakların hesaplanmasının isabetli olmadığını,
d. Hesaplamalar emsal çalışan olduğu iddia edilen ... . ve ... 'nın ücretlerinin ortalamasına göre yapılmış ise de ilgili işçilerin davacıya emsal nitelikte olup olmadığının araştırılmadığını,
e. Davacı tanıklarının davalı aleyhine derdest davaları bulunduğundan beyanlarına itibar etmenin mümkün olmadığını,
f. 696 sayılı KHK kapsamında istihdam edilen davacının çalışmaya başlamakla söz konusu haklardan feragat ettiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının tarafı olduğu asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile hesaplara esas alınacak emsal ücretin belirlenmesine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine esas teşkil eden ÇSGB İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenmiş 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa raporu ve ekleri üzerinde yapılan incelemede; muvazaalı olduğu kesinleşen 12.12.2012 imza tarihli ve 01.01.2013-30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde 80 adet şoför çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin kapsamında çalışan işçilerin isimlerinin liste hâlinde açıklandığı ve davacının söz konusu işçiler arasında 56. sırada olduğu anlaşılmıştır. Davacının hizmet döküm cetvelinden, müzekkere cevaplarından ve davacıya ait bordrolardan davacının da muvazaalı olduğu kesinleşmiş hizmet alım sözleşmesi sonrasında 30.06.2014 imza tarihli ve 01.07.2014-31.12.2016 yürürlük süreli "Her Türlü Personel Destek Hizmet Alım İşi" konulu (2014/55194 ihale numaralı) hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığı anlaşılmaktadır. Söz konusu bu hizmet alım sözleşmesi 11.09.2014 tarihinden önce imzalandığından istinaf ve temyiz edenin sıfatı da dikkate alındığında davacının 11.09.2014 tarihine kadar muvazaalı çalıştığının kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan emsal ücretin denetime elverişli olmadığı görülmektedir. Zira Bölge Adliye Mahkemesince kapsama alınan 15.05.2024 havale tarihli ek rapor incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı öncesi yapılan ilk yargılamada kapsama alınan 16.10.2017 havale tarihli bilirkişi raporundaki emsal olduğu belirtilen ücretin hesaplamalara esas alındığı anlaşılmaktadır. 16.10.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davalı tarafından sunulan emsal işçilerin ücretlerinin esas alındığı belirtilmiştir. Ancak dosya içerisinde davalı tarafça sunulan emsal işçi bulunmadığı gibi davacı tarafça emsal olduğu belirtilen ... . ve ... . isimli işçilerin ücretlerinin ortalaması esas alınarak hesaplamaların yapıldığı 19.07.2022 havale tarihli bilirkişi raporunun da hükme esas alınmadığı ortadadır. Buna göre hesaplamalara esas alındığı belirtilen ücretin denetime açık hâle getirilerek davacının kıdemi, işi, eğitim durumu vb. yönlerden emsal olup olmadığının ortaya konması gerekmektedir.
Eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalılar yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim