Yargıtay yargitay 2025/6739 E. 2025/9693 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6739
2025/9693
9 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/6739 E. , 2025/9693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/252 E., 2025/1016 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/28 E., 2023/450 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, en son Türkmenistan projesinde kule/vinç operatörü olarak 06.05.2016-01.04.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle feshedildiğini, davacının çalıştığı süre boyunca 2.608,00 USD ücret aldığını, bordro hilesi ile ücretin düşük gösterildiğini, ihbar tazminatının eksik ödendiğini, normal çalışma sürelerinin 08.00-18.00 olduğunu, davacının bu sürelerin çok üstünde çalıştığını, davacının her gün 00.00'a kadar çalıştığını, bu sürelerin gece 01.00-02.00'ye kadar sarktığını, 2 haftada bir hafta tatili uygulaması bulunduğunu, davacının hafta tatilini hiç kullanamadığını, davacının dinî bayramların ilk günü hariç tüm bayramlarda çalıştığını, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi gereği davacının 6 ayda bir 15 gün yıllık ücretli izne hak kazandığını belirterek ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 06.05.2016-31.03.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle feshedildiğini, tüm alacaklarının ödendiğini ve ibraname imzaladığını, davacının iddia ettiği çalışma saatlerinin gerçeğe aykırı olduğunu, davacının yaptığı takdirde fazla çalışma alacaklarının ödendiğini, bordrolarda gerekli tahakkukların bulunduğunu, davacının izinlerini kullandığını, davacının Türkiye'de bulunduğu dönemlere denk gelen bayram günlerinin dışlanması gerektiğini, Türkmenistan'daki bayram günlerinin düşülmesi gerektiğini, davacının bu günlerde çalışmadığını, davacının ücret iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının imzaladığı ibranamede ücret tutarı yazdığını ve imzalayarak bu tutarı kabul ettiğini, davacının bordro hilesi iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, fazla çalışma dâhil ücret belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücretinin aylık net 2.608,00 USD olduğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından bildirim öneline uyulmadan feshedildiği, davacının kullandığı izinler düşüldükten sonra 4,5 gün yıllık ücretli izin alacağı kaldığı, tanık beyanları uyarınca davacının fazla çalışma yaptığı, ayda iki hafta tatilinde ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi ve tespit edilen miktarın dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Tanıkların yurt dışı giriş çıkış kayıtları getirtilmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
2. Davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olan tanıklar olduğunu, beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
3. Çalışılan ülke tatillerinin dışlanması gerektiğini,
4. Davacının Türkiye'de bulunduğu sürelerin hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri bakımından dikkate alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
5. İbranamenin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davacının aylık ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır.
1.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımnî olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada, davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacının tanık beyanlarına göre bir hafta haftanın 6 günü 08.00-21.30 saatleri arası çalıştığı, ayda iki hafta tatilinde çalışma süresinin de eklenmesi ile haftalık 30 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından, davacının fazla çalışmalarının davacı tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tanıklarından... . "Davacının normal mesai saatleri sabah 08: 00... :00 saatleri idi. Ancak işler yoğun ve süreli işler olduğu için davacı akşam 20:00-21: 00... :00 saatlerine kadar çalışırdı.", diğer davacı tanığı ... . "Normal mesaimiz 08.00-18.00 arası idi. Ancak haftanın 6 günü saat 22.00-23.00' a kadar çalışma olurdu. Sadece Pazar günleri 18.00' da paydos edilirdi.", son davacı tanığı .... "Normal çalışma şeklimiz 08.00 - 18.00 dır, ancak haftada 3-4 gün akşam maksimum (bir gün) 21.00, minumum (iki veya üç gün) 19.30 a kadar çalışmalarımız oluyordu, davacı da aynı şekilde çalışırdı, davacının haftalık ortalama kaç saat mesai yaptığını bilmemekteyim," şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Davalı tanığı ise beyanında "Çalışma saatleri 08:00-18:00 arası idi, proje açılışına yakın olan dönemlerde yılın son 3-4 ayında haftada 3-4 gün saat 20:00 a kadar fazla mesai olurdu," açıklamasında bulunmuştur. Tanık beyanları dikkate alındığında davacının sürekli şekilde saat 18.00' den sonra çalıştığının net olarak ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, yapılan işin niteliği ve özellikle davalı tanığının beyanı dikkate alındığında; davacının normal çalışma saatlerinin 08.00-18.00 olduğu, yılın 4 ayında haftanın 4 günü bu çalışma süresinin 20.00'e kadar sürdüğünün kabulü ile fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekli iken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.