Yargıtay yargitay 2025/6516 E. 2025/9674 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6516
2025/9674
9 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/6516 E. , 2025/9674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/92 E., 2025/235 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı asıl ile vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.10.2007-22.04.2014 tarihleri arasında davalı ... Şirketinde çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 22.04.2014 tarihinde davalı Şirket tarafından haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin taraflar arasında imzalanan 26.10.2007 tarihli iş sözleşmesi gereği davalı Şirketin genel müdürü ve Yönetim Kurulu başkanı olarak 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) kapsamında göreve başladığını, müvekkilinin kullanmadığı yıllık ücretli izin karşılığının ödenmediğini, davalı Şirket ile müvekkili arasındaki iş sözleşmesi gereğince müvekkilinin toplam 64.000,00 Euro tutarında ihbar tazminatı hakkı doğduğunu, 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesinde "Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir." denmek suretiyle sürelerin taraflarca artırılabileceğinin hüküm altına alındığını, taraflar arasındaki 26.10.2007 tarihli iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğunu ve sözleşmenin 10. maddesinde yasal ihbar süresinin arttırılarak 8 ay olarak belirlendiğini, aynı sözleşmenin 6. maddesinde müvekkilinin aylık ücretinin 6.000,00 Euro olarak belirlendiğini, aynı sözleşmenin 7. maddesinde müvekkiline 31 Mart, 30 Haziran, 30 Eylül ve 31 Aralık tarihlerinde yılda dört defa bir aylık ücret tutarında ikramiye ödeneceğinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin kullanmamış olduğu yıllık ücretli izinleri dolayısıyla 44.688,00 Euro alacağı bulunduğunu belirterek ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin isminin ... ... (...) olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili ... Şirketinin, merkezi Monako'da bulunan, hisselerinin tamamı ... Uydu Haberleşme ... TV ve İşletme AŞ'ye ait olan bir Şirket olduğunu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından ... AŞ Yönetim Kurulu başkanı olarak seçilen davacının 26.10.2007 tarihinden itibaren ... AŞ Yönetim Kurulu başkanlığı ve ... AŞ genel müdürlüğünün yanı sıra ... AŞ'nin iştiraki olan davalı ... Şirketinin de Yönetim Kurulu başkanı ve genel müdürü olarak göreve başladığını, müvekkili davalı ... Şirketi ile davacı arasında 26.10.2007 tarihli iş sözleşmesinin imzalandığını, ... AŞ ve faaliyetlerinin o tarihte Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından denetlenmekte olduğunu, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun 2009 yılı raporunda yer alan öneri uyarınca ... AŞ Yönetim Kurulunun 18.01.2011 tarihli ve 1 sayılı kararı ile "Dr. ...'ın 01.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ... AŞ ile iş sözleşmesi yapılması, yurtiçi veya yurtdışındaki başka bir kurum, kuruluş, şirket v.b.'den genel müdür ücreti almamak şartıyla ... net ücret ödenmesine ve diğer özlük haklarından da şirket mevzuatı uyarınca Genel Müdür Yardımcılarının yararlandığı şekilde yararlanmasına" karar verildiğini, bu karar doğrultusunda davacı ile ... AŞ arasında davacının hiçbir itirazı ve karşı çıkması olmaksızın 01.02.2011 tarihli iş sözleşmesi imzalandığını, bu doğrultuda davacının Şubat 2011 tarihinden itibaren ... Şirketinden genel müdürlük ücretini almadığını, sadece ... AŞ'den ücret almaya başladığını, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı dâhil tüm alacaklarının ödendiğini, iş sözleşmesinin devri ile birlikte sözleşmeye bağlı tüm hak ve borçların bir değişikliğe uğramadan devralan işverene geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli kararı ile; davacının davalı işveren ... Şirketi nezdinde genel müdür ve Yönetim Kurulu başkanı olarak çalıştığı, her ne kadar davalı tarafça davacının 26.10.2017 tarihinde başlayan iş sözleşmesinin 01.02.2011 tarihinden itibaren ... AŞ'ye devredildiği savunulmuş ise de taraflar arasında imzalanan 01.02.2011 tarihli iş sözleşmesinde iş sözleşmesinin devrine dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle de işyeri devri hükümlerinin uygulanma imkânının olmadığı, uyuşmazlık konusu olayda davacının 2007 yılının Ekim ayında hem ... AŞ'de genel müdür olarak hem de ... da genel müdür olarak çalışmaya başladığı, aynı anda birden fazla iş sözleşmesi yapılmasına ilişkin bir engel bulunmadığı, davacının ... AŞ ile iş ilişkisinin ilk kez 01.02.2011 tarihinde imzalanan iş sözleşmesi ile başlamadığı, davacının 2007'den beri ... AŞ genel müdürü pozisyonunda çalıştığı, 01.02.2011 tarihinde ... ile kurulan iş sözleşmesi sona erdirilmeden ... AŞ ile yeni bir iş sözleşmesi kurulduğu, davacının her iki işveren ile iş ilişkisinin bağımsız sözleşmelerle devam ettiği, bu hususun 15.05.2014 tarihli noter ihtarnamesinden de anlaşıldığı, davacının ... AŞ ile olan iş sözleşmesinin 21.04.2014 tarihinde, ... ile olan iş sözleşmesinin 22.04.2014 tarihinde sona erdirildiği, iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiği hususunun ispat edilemediği, bu nedenle davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde ihbar önelinin 8 ay olarak kararlaştırıldığı, ancak Yargıtay uygulamasına göre ihbar önelinin üst sınırının en çok ihbar ve kötüniyet tazminatlarının toplamı olabileceği dikkate alındığında davacının 32 haftalık ihbar öneline tekabül eden 59.734,08 Euro ihbar tazminatı hakkı bulunduğu, davacının 26.10.2007-21.04.2014 tarihleri arasında 6 yıl 5 ay 25 gün çalıştığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yıllık izin süresinin yıllık 4 hafta olarak belirlendiği, davacının kıdemine denk gelen toplam 168 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, yıllık ücretli izin kullandırıldığına ilişkin ispat yükünün işveren üzerinde olduğu, davalı işveren tarafından yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığına dair veya kullandırılmayan yıllık izinlerin ücretinin ödendiğine dair herhangi bir belgenin ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 15.02.2024 tarihli kararı ile; davacıya hitaben dava dışı ... AŞ tarafından gönderilen 22.04.2014 tarihli fesih ihbarında "... AŞ Yönetim Kurulu'nun 21/04/2004 tarih ve 24 sayılı kararı ile ... Genel Müdürlüğü görevinden alınmış ve tüm imza yetkileriniz iptal edilmiştir. ... A. Yönetim Kurulu'nun 22/04/2014 tarih ve 34 sayılı kararı ile de 22/04/2014 tarihinden itibaren ... şirketinde bulunan temsil yetkinizin kaldırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar muvacehesince ... Yönetim Kurulu tarafından Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür olarak Prof. Dr. Ensar GÜL atanmıştır. Bu itibarla, gerek ... AŞ'de gerekse ... şirketinde Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür sıfatıyla olan görevinizin ve tüm yetkilerinizin yukarıda belirtilen tarihler itibariyle sona erdiği ve bu tarihlerden itibaren ... şirketi ve ... AŞ ile herhangi bir akdi ilişkinizin kalmadığı, ayrıca ... ve ... AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür sıfatı ile yedinizde bulunan tüm bilgi, belge ve materyallerin ... A.Ş.ye tevdi hususlarını lüzumuna binaen ihbar ve ihtar ederiz." şeklindeki gerekçeyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiği, davacının 2007 yılının Ekim ayından itibaren dava dışı ... AŞ genel müdürü ve aynı anda davalı ... Şirketi nezdinde genel müdür ve Yönetim Kurulu başkanı olarak çalıştığı, 01.02.2011 tarihinde davalı ile kurulan iş sözleşmesi sona erdirilmeden ... AŞ ile yeni bir iş sözleşmesi imzalandığı, 22.04.2014 tarihli fesih ihbarı ile de davalı işverence iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacının yıllık izin belgesi sunulmayan dönem yönünden yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının davalı Şirkette genel müdür ve aynı zamanda Yönetim Kurulu başkanı olarak davalı Şirketi temsil ve ilzama birinci derece yetkili bulunduğu, davacının görevi değerlendirildiğinde, işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden, davacının kişi-organ vasfında olması sebebiyle işçi olarak kabulünün mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı ... Şirketinin Yönetim Kurulu başkanının dava dışı ... AŞ tüzel kişisi olduğunu, davacının sadece söz konusu tüzel kişinin temsilcisi olduğunu,
2. Davalı Şirket kuruluş sözleşmesinin 10... . maddeleri uyarınca, Şirketin Yönetim Kurulu üyesi seçilebilmek için en az 1 hissesine sahip olma zorunluluğu bulunduğunu, davacının hiçbir zaman davalı Şirketin hissesine sahip olmadığını,
3. Dava dosyasında davacının davalı Şirketi temsil ve ilzama birinci derecede yetkili olduğuna dair herhangi bir delil, bilgi ve belge bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve buna göre iş mahkemelerinin görevi noktasında toplanmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.