Yargıtay yargitay 2025/6451 E. 2025/9690 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6451
2025/9690
9 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/6451 E. , 2025/9690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1286 E., 2025/1837 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/862 E., 2024/744 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 02.07.1997-11.10.2022 tarihleri arasında gelirler ve satış müdürü olarak çalıştığını, davacının günlük normal çalışma süresinin 09.00-17.00 saatleri arasında olduğunu ancak işin yoğunluğu sebebi ile davacının günde en az 4 saat fazla çalıştığını, puantajlara farklı çalışma süresi yazılmasına işveren tarafından izin verilmediğini, davacıya fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, her yıl ekim ayında çalışanlara 1 aylık ücret tutarında prim ödendiğini, bu ödemenin davacı dışındaki işçilere verildiğini, davacıya verilmediğini, işverence işyerinde çalışan Alman personele çalışma saatlerinde esneklik tanındığını ve Euro üzerinden ücret ödendiğini, bu tür ayrıcalıkların başta davacı olmak üzere Türk personele sağlanmadığını, eşitlik ilkesinin işveren tarafından ihlal edildiğini, ayrımcılık yapıldığını, davacının sendika kurma çabasında bulunduğunu, bu nedenle baskıya maruz kaldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, prim, sendikal tazminatı ve ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının yıllar önce gerçekleştirilmiş olan yazıcı uygulamasını yeni gerçekleşmiş gibi, tüm üstlerini ve Türkiye amirlerini aşarak gerçeğe aykırı olarak ... Markası yöneticilerine şikayet ettiğini, davacının otel genel müdürünün odasını basarak tehditte bulunduğunu ve üzerine yürüdüğünü, aynı gün Bölge IT Direktörüne saldırgan ve tehditvari davranış ve ithamlarda bulunduğunu, bu nedenlerle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının müdür olarak görev yaptığını, çalışma sürelerini kendisinin belirlediğini, fazla çalışma alacağının bulunmadığını, davacı ile işveren arasında prim sözleşmesi bulunmadığını, davacının yabancı personel olmamasına rağmen Euro üzerinden ücret aldığını, davacının ileri sürdüğü ayrımcılık iddialarının yerinde olmadığını, sendikal nedenle iş sözleşmesinin feshedildiği iddiasının yerinde olmadığını, işveren tarafından yirmi yıldır sendika ile anlaşma yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıkların davacının cevap dilekçesinde açıklanan eylemlerde bulunduğunu bizzat görmediklerini, davalı tanığı ... .'nin ise davacı ile işten çıkartılmasına sebep olan tartışmanın tarafı olduğu, beyanlarına tek başına itibar edilemeyeceği, beyanlarını destekler nitelikte tarafsız tanık beyanı bulunmadığından davacının haklı sebep olmaksızın işten çıkartıldığı ve kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığının hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, yılda 1 aylık ücret tutarında prim aldığı ve hak ettiği primin ödendiğine dair herhangi bir belge sunulmadığı, tanıkların davacıya sendikal sebeplerle ayrımcılık yapıldığı ve işten çıkartıldığına dair beyanlarının olmadığı, bir davacı tanığının beyanının tek başına davacının sendikal sebeple işten çıkartıldığının ispatı için yeterli olamayacağı, davacıya ayrım yaptığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı, ayrımcılık tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı davalı tarafça bir kısım dönemler yönünden sunulan imzalı puantaj kayıtlarının hesaplama dışı bırakılarak puantaj kaydı bulunmayan tarih aralıkları için tanık beyanları esas alınmak suretiyle fazla çalışma ücret alacağına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacının satış müdürü olarak çalıştığı yönünden taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp çalışma saatlerinin kendisi tarafından belirlendiği hususunun ispatlanamadığı, tanık beyanları kapsamında ve dosyaya sunulan bordro kapsamlarına göre müdür olarak çalışan elemanların yıl sonunda bir aylık ücret tutarında prim aldığının ispatlandığı, prim ücret alacağına hükmedilmesi yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının üst düzey yönetici olduğunu, kendi çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, bu nedenle fazla çalışma alacağının bulunmadığını,
2. Davacı ile prim sözleşmesi yapılmadığını, kaldı ki primin işverenin yaptığı performans değerlendirmesine göre şartları yerine getiren bazı çalışanlara yapıldığını,
3. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacı tanıklarının söz konusu olayın yaşandığını kabul ettiklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, ve prim alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktalarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacının imzalı puantaj kayıtlarının bulunduğu dönemde fazla çalışması bulunmadığından hesaplama yapılmadığı, puantaj kaydı bulunmayan dönem bakımından ise tanık beyanlarına göre haftanın 5 günü 09.00-23.00 saatleri arası çalıştığı, buna göre haftalık 25 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır.
Dosya kapsamında bulunan bir döneme ait davacı imzalı puantaj kayıtlarında davacının çalışma saatlerinin genel olarak 09.00-17.30 saatleri arasında olduğu anlaşılmaktadır. Puantaj bulunmayan dönemde davacı tanık beyanlarına göre davacının çalışma saatleri tespit edilmiştir. Davacı tanıkları davacının 09.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, ancak bu çalışma saatlerinin dışında da çalıştığını belirtmişlerse de davacının 17.00'den sonra çalıştığına dair net beyanlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, yapılan işin niteliği ve puantaj kayıtları birlikte dikkate alındığında; davacının fazla çalışma iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.